• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -8 °C
  • İzmir 4 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Bülent Arınç'tan Melih Gökçek'e Şok Sözler! VİDEO

Bülent Arınç'tan Melih Gökçek'e Şok Sözler! VİDEO
Bakanlar Kurulu sonrası Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç açıklama yaptı.

 

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, "Çalışmaları uzun süredir devam eden, daha önceki aşamaları da 2010'dan sonra uygulamaya geçen bir konuda, 2015 planı sunulmuş oldu. Bu da Başbakanlık İdareyi Geliştirme Başkanlığının, Bürokrasi ve Kırtasiyeciliğin Azaltılması Planı'dır. 2015'e yönelik bu plan, detaylı olarak Bakanlar Kuruluna arz edildi" dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakanlığa devredilen Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında yaklaşık 4 saat süren Bakanlar Kurulu Toplantısı'na verilen aranın ardından, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Arınç, Çankaya Başbakanlık yerleşkesindeki ilk Bakanlar Kurulu toplantısını yaptıklarını belirterek, daha önce Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak kullanılan yerleşkenin bundan sonra başbakan, başbakan yardımcıları, Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü ve birtakım birimlerin hizmet vereceği alan olacağını söyledi.

Yerleşkede, bazı yerlerde tadilatın devam ettiğini anlatan Arınç, "Kısa küre içinde Başbakan ve yakın çalışma arkadaşlarının hizmet göreceği bir hizmet alanı olarak burası bundan sonraki çalışmalara ev sahipliği yapacak. Elbette diğer ek binalar ve bunlara ilişkin olan eklenti yerlerde yine Başbakanlık hizmetlerinin görülebilmesi için yeni düzenlemeler yapılıyor" bilgisini verdi.

Bakanlar Kurulu Toplantısı öncesinde, Başbakanlık Resmi Konutu'nda Çözüm Süreci ile ilgili bir toplantı yaptıklarını dile getiren Arınç, "Orada da en sondan başlarsak Nevruz öncesi ve sonrası gelişmeler hakkında, Çözüm Süreci'nin içinde bulunduğu şartları tekrar değerlendirdik. Saat 13.30'dan itibaren buradaki toplantımıza başlamış olduk" diye konuştu.

Bakanlar Kurulunda gündemdeki ilk maddenin TBMM ile ilişkiler konusu olduğunu aktaran Arınç, şunları söyledi:

"Burada bildiğiniz gibi muhalefet partilerinin bazı bakanlar hakkında verdiği gensorular görüşülüyor. Daha sonra da çok maddeli bazı kanunlara yeniden başlandı. İçişleri Komisyonu'na çekilen İç Güvenlik Paketi'yle ilgili gelişmeler de takip ediliyor. Bugün ve bundan sonraki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma takvimi, Sayın Akdoğan tarafından Bakanlar Kurulumuza sunuldu. Zannediyorum ki yasama çalışmalarına, bakan arkadaşlarımız da gurubumuz da büyük bir katkı verecek."

BÜROKRASİ VE KIRTASİYECİLİĞİN AZALTILMASI PLANI

Başbakan Yardımcısı Arınç, toplantıda AB Bakanı Volkan Bozkır'ın da her hafta olduğu gibi Avrupa Birliği konusundaki gelişmelerle ilgili sunum yaptığını belirtti. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin de Avrupa Gümrük Birliği ve ABD Gümrük Birliği ilişkileri konusunda, bilgi verdiğini bildiren Arınç, şöyle devam etti:

"En son da çalışmaları uzun süredir devam eden, daha önceki aşamaları da 2010'dan sonra uygulamaya geçen bir konuda, 2015 planı sunulmuş oldu. Bu da Başbakanlık İdareyi Geliştirme Başkanlığının, Bürokrasi ve Kırtasiyeciliğin Azaltılması Planı'dır. 2015'e yönelik bu plan, detaylı olarak Bakanlar Kuruluna arz edildi. İlgili bakan arkadaşlarımız da bu plan çerisinde yer alan konuları da ayrıca bilgiler sunmuş oldular."

Arınç, toplantıda, Başbakan Davutoğlu'nun da seçim süreciyle ilgili AK Parti genel merkezinde yaptığı çalışmalar, katıldığı kongre ve toplantılarla ilgili bilgi verdiğini kaydetti.

KABUL EDEMEYECEĞİMİZ NOKTALAR VAR

Bizim kabul edemeyeceğimiz noktalar elbette vardır, Eşme'den, hakikat ve yüzleşme komisyonundan bahsedilmiş olması, biz bu çalışmaların içerisinde PKK'nın veya İmralı'nın terminolojisine bağlı kalamayız. Biz hükümetiz, devleti yönetiyoruz. O yüzden bir şey yapılacaksa bunun örgüte ait terminolojiyle değil hükümetimizin uygun gördüğü şekil ve tarzda yapılması gerekir. Her şeyi reddediyor anlamında söylemiyorum ama mesela diyalog başka şeydir, müzakere başka şeydir. Onlar hep müzakere sözünü kullanabilirler, biz müzakere sözünü şu veya bu sebeple kabul etmeyebiliriz, etmiyoruz da zaten.

 Bülent Arınç, "Sayın Cumhurbaşkanımız, bazı konularda düşüncelerini ifade ediyor. Eğer o düşünceler yanlış kanaate, eksik bilgiye, yanlış yönlendirme gayretinde olan insanların hoşuna gidecek bir noktaya geliyorsa bize düşen, haşa onu eleştirmek değil, onu yanlış bulduğumuzu söylemek değil, onu bilgilendirmektir, olayın eksik kalan yönlerini anlatmaktır" dedi.

Gazetecinin, "AK Parti'li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek" ifadesi üzerine Arınç, Cumartesi günü "Barış Kenti Kudüs" ile ilgili toplantıdan sonra, Pazar günü de Yeni Dünya Vakfında üniversite öğrencilerine yönelik verdiği konferanstan sonra konuşmalar yaptığını, bu konuşmaların kamuoyunun malumu olduğunu dile getirdi.

Arınç, bazı medya mensuplarının bu konuşmaları, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hükümet veya kendisiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında çekişme, ihtilaf ya da karşı karşıya gelme durumu olduğunu belirten yazılar yazıp, dedikodular yaptığını" ifade ederek, "Arınç fevri çıkış yaptı, duygusal tepki verdi, paralel devlet tartışmalarından ayrı düşmüşlerdi, şimdi intikam alıyor" gibi çok basit, sığ, terbiye dışı şeylerin konuşulduğunu kaydetti.

-"DUYGULARIMI KARIŞTIRMAM"

Ülke ve millet meselelerine duygularını karıştırmadığını belirten Arınç, sözlerini söyle sürdürdü: "Yeni bir siyasetçi değilim. Yıllardan beri Parlamento içi ve dışında, Meclis Başkanlığında, devlet, hükümet yönetiminde bulunmuş bir insanım. Dolayısıyla tecrübelerimle gönlümden, kalbimden geçenleri birleştirerek, bir şeyler söylersem, elbette bunun tartışmasını kamuoyu yapabilir. Ama bunun kötü niyetli bir tartışma olduğunu söylemek için doğrusu sözlerimi ya anlamamak veya yanlış anlamaktan kaynaklandığını söyleyebilirim.

Biz Sayın Cumhurbaşkanımız ile duygusal polemiklere girecek tıynette insan değiliz. Ona karşı bir nezaketsizlik yapmayı hiçbir zaman aklımızdan geçirmeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız ile hukukumuzun yıllar öncesine dayandığını ve ateş çemberlerinden geçerek bugünlere geldiğimizi herkesin bilmesi lazım. Rahat yataklarımızda, ayaklarımızı uzatarak evlerimizde sadece bunların lafını ederek bugünlere gelmiş değiliz. Türkiye'nin her tarafını köyleriyle, kasabalarıyla, Avrupa'nın her yanını düşündüğümüz inancımızı ve ülke için gördüğümüz hayırlı işleri anlatarak geçirmiş, cezaevlerinden, DGM'lerden, siyasi yasaklı olmaktan, cuntacılıktan bugünlere kadar süzüle süzüle safiyetle samimiyetle gelmiş insanlarız.

Sayın Cumhurbaşkanımız ile olan hukukumuzun bir kardeşlik hukuku, bir dava arkadaşlığı hukuku olduğunu herkesin bilmesi lazım. Birileri bilmeyebilir, o yüzden vesile oldunuz, tekrar söylüyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız devletin başıdır. Milletimizin birliğini temsil eder. Bu Anayasa'daki konumudur. Ama bunun dışında da bizim liderimizdir, yıllarca başbakanlığımızı yapmıştır, çile insanıdır ve örnek bir aile reisidir, milletini candan seven bir insandır ve halkımızın kahramanıdır. Bunları her zaman bilen, gözyaşlarıyla bu sevgiyi her zaman takdir eden bir insanım. Ama şunu düşünmemiz lazım: Sayın Cumhurbaşkanımız, bazı konularda düşüncelerini ifade ediyor. Eğer o düşünceler yanlış kanaate, eksik bilgiye, yanlış yönlendirme gayretinde olan insanların adeta hoşuna gidecek bir noktaya geliyorsa bize düşen, haşa onu eleştirmek değil, onu yanlış bulduğumuzu söylemek değil, onu bilgilendirmektir, olayın eksik kalan yönlerini anlatmaktır. Benim iki gün üst üste yaptığım konuşmaları tek tek analiz ederseniz, en ufak bir saygısızlık göremezsiniz, muhatap alma göremezsiniz, polemik göremezsiniz. Ben hükümetin bir üyesiyim. Hükümetimi belli konularda elbette savunurum, yanlış anlamalara yol açabilecek eksik bilgileri tamamlamak da benim görevim olur. Dolayısıyla o günkü yaptığım konuşmaların, ben samimi olarak karşılandığını ve bundan artık diyalog yollarının ve kanallarının daha çok açılması gerektiğinden hareket ederek bugün geldiğimiz noktayı faydalı, yararlı bir nokta olarak görüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız ile ilişkilerimiz sadece Anayasal çerçevede Cumhurbaşkanlığı ve hükümet ilişkilerini belli bir noktada götürmek değil, aynı zamanda Türkiye için çağ atlatacak noktada, en büyük gelişmelerde imzası bulunan, toplumsal kardeşliğimizi pekiştiren, ülkenin maddi kalkınmasında en önemli hizmetleri yapmış bir insanın, vatandaşlarımızın, yurttaşlarımızın, fakirlerin, yoksulların, kimsesizlerin sevgilisi haline gelmiş bir insanla, aynı zamanda saygıya ve sevgiye dayalı bir arkadaşlığımız da vardır."

-"KUSURU KENDİMİZDE ARARIZ"

Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerini hiç yanlış anlamayacağını, kendisinin de bugüne kadar onun sözlerini hiçbir zaman küçültücü, insanlara karşı söylenmiş alçaltıcı bir ifade olarak kabul etmediğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Çözüm Süreci ve diğer konularda, Sayın Cumhurbaşkanımızı eksik bilgilendirmişsek, belli konularda görüş ve düşüncelerine layıkı veçhile eğer karşılık verememişsek, kusuru kendimizde ararız. Ama kamuoyu bazı şeyleri tartışmaya başlamışsa o zaman da bunu en güzel şekilde ifade etmek bizim vazifemiz olur. Benim adım Bülent Arınç, söylediğim sözler ortadadır. Bunların arkasında hiç kimse bir şey aramasın. Ben cam gibi bir adamım, önüm arkam bellidir. Kimsenin adamı değilim, kimsenin çantasını taşımadım. Ben siyasi hayatımın sonunda, Allah kısmet ederse iki ay sonra, başım dik alnım açık olarak gezeceğim. Hiçbir akçeli işte benim ismim geçmez. Hiçbir dürüst olmayan ilişkide benim ismim geçmez. Ben hayatını, sevgisini, aşkını, gençliğini, çocukluğunu, evlatlarını bu dava için harcamış, tüketmiş bir insanım.

Her sözümün arkasında kimse 'Acaba neden bunu söyledi' diye herhangi bir şey aramasın. Başkaları için arayabilirsiniz ama ben bu hesapları yaparak bugünlere gelmiş bir insan değilim. 8 Haziran'da sokağa çıktığım zaman 'Bu adam namuslu, dürüst, vicdanlı bir adamdı. Doğru söylerdi, doğru söylediği için de dokuz köyden kovulmuştu. Helal olsun' diyeceklerini biliyorum. Başkaları için teminat veremem ama benim için böyle denmesi milyarlara, trilyonlara sahip olmaktan çok daha değerlidir.

Arkadaşım soruyor, 'Sayın Başbakan ile bunun öncesinde görüştünüz mü'. Bütün şerefimle temin ediyorum, cumartesi ve pazar günü yaptığım konuşmada, konuşacağımı değil ki içindeki içeriğini konuşmuş olayım."

Başbakan Davutoğlu ile geçen Perşembe ve Cuma akşamı parti genel merkezinde, Bursa ile ilgili seçim çalışmaları konusunda bilgi vermek üzere bir araya geldiklerini belirten Arınç, "İkinci olarak da partimize gelmesi arzu edilen veya talep üzerine kendisiyle konuşmam gereken bir kişiyle görüşmem olmuştu. Onun sonuçlarını Sayın Başbakanımıza arz etmek için gittim. Bunun dışında 'Sayın Cumhurbaşkanımız böyle konuşuyor, ben böyle bir cevap vereceğim...' Bunları söylemiş değilim. Sayın Ahmet Davutoğlu, bu konuda tamamen masumdur. Ben böyle bir şeyi kendisine bildirmedim. Bu suç değil ki masumiyetten bahsetmiş olayım. Hayır. Ama birileri bizim o görüşmelerimizi dışarıya başka türlü nakletmiş olabilirler. İçeriğini size söyledim" diye konuştu.

BEN CAM GİBİ ADAMIM

Arınç, kendisine yöneltilen "O gün hükümet sözcüsü sıfatıyla mı konuştunuz" sorusuna cevaben de şunları söyledi: "Ayıptır, günahtır canım. Benim adım Bülent Arınç. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsüyüm. Her mikrofon uzatıldığında bunu aynen açıklamak zorunda mıyım? 'Bak bu benim kişisel düşüncemdir, altını büyük bir şekilde çizelim. Bak şimdi tam hükümet sözcülüğüne sıra geldi, o sıfatla konuşuyorum.' Arkadaşlar, ben uzatılan mikrofondan 40 senedir kaçmamış bir adamım. Başkaları sağda solda saklanırlar, ben hamdolsun ki cevap vermem gereken bir yerde, siz de basın mensupları, hiçbirinizi kırmamışımdır. Dolayısıyla o güne kadar bu konularda görüşmemiştim ama sorulduğu zaman da düşüncelerimi ifade ettim. Bunların hangi anlama geldiğini herkes çok iyi anladı. Onu ayrıca tashih etmeye gerek duymuyorum.".

MELİH GÖKÇEK'E CEVAP

Gökçek benimle ilgili bazı tweetler atmış. Allah kısmet ederse 8 Haziran'dan itibaren bu görevde olmayacağım. Sadece emekli maaşıyla geçinen biri olarak Ankara'nın sokaklarında gezeceğim. Beni istifaya çağırmak kimsenin haddi değil. Benim Gökçek'e değil ama eşine büyük bir saygım var. Gökçek'le ilgili konuları 8 Haziran'dan sonra konuşmak isterim. Koltuk sevdasında değilim, AK Parti'yi yıpratacak bir şey içinde olmam.

Herkes benim cemeate karşı görüşümü bilir ama 17 ve 25 Aralaık davalarından sonra ben hükümetin yanında oldum.

8 Haziran'a kadar müsaade.

PAZAR GÜNKÜ AÇIKLAMA GÖRÜŞMEYLE İLGİLİ DEĞİL

Başbakan Yardımcısı Arınç, "Cumartesi akşamı Cumhurbaşkanı ile Başbakanın bir görüşme yaptığını öğrendik. O görüşmeye ilişkin bilginiz var ve sonuçlarına dair yeniden bir açıklama yapma gereği mi hissettiniz? Bu konuyu netleştirebilir miyiz? Ayrıca Öcalan'ın mektubuyla ilgili değişmiş olabileceğinin imasında bulundunuz. HDP kanadından ise tek satır değişmedi açıklamaları gelmedi. Değişim oldu mu? Neye istinaden bunu söylediniz" sorusu üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu'nun Cumartesi günü görüştüğünü, buna ilişkin "talep üzerine gerçekleşti" açıklaması yapıldığını ancak ne konuştuklarından, nerede bir araya geldiklerinden haberdar olmadığını, özel kalem müdürlüğü yapmadığını söyledi.


Fatih Tezcan Yazdı: 23 Mart Bülent Arınç Darbesi

Arınç, Pazar günkü açıklamanın bu görüşme veya bunun sonuçlarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını da bildirdi.

Öcalan'ın Nevruz mesajlarının ne anlama geldiğini, hangi eksik hususların bulunduğunu, hangilerinin mevcut olduğunu Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığınca analiz edildiğini belirten Arınç, şunları söyledi:

"Ben sadece bir şeye dikkat çekmiştim, bizim beklentilerimiz farklıydı. Başka olması gerekenler bulunmalıydı, olmaması gerekenler de çıkmalıydı. Ama açıklandığı şekliyle bile bu mesajı olumlu bulduğumu söylemiştim. Bugünkü çalışmalarımız içinde de Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı bu konuyu derinlemesine tahlil ederek bundan sonraki aşamaların ne olabileceğini çalışıyor."

*

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim