• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 34 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Bu Şerefsizlere Teşekkür Etmeliyiz! +18

Fatih Tezcan

Hanım okurlarımdan çok özür diliyorum ama artık bu kadarına sabredemeyeceğim ve biraz net konuşacağım, mümkünse yazıyı okumasınlar...

Başlığı okur okumaz “Ne oluyor yahu! Hangi şerefsizlere neden teşekkür etmeliyiz?” dediğinizi duyar gibiyim.

Esasen ben de tam bu şerefsizlerin yaptıklarını izleyip “Ah, o anda oralarda olmak vardı!” derken aklıma geldi bu ‘teşekkür’ meselesi...

Tarih 15-16 Temmuz 2016.

CIA taşeronu FETÖ Türkiye’de bir darbe ve işgal girişiminde...

Jetler, helikopterler, tanklar, zırhlılar, füzeler gasp edilmiş, bunların gerçek sahibi olan millete çevrilmiş...

Millet sokaklara dökülmüş, meydanlara çıkmış, köprüleri tutmuş, uluslararası pezevenk Fetullah Gülen’in fikir fahişelerine karşı onuruyla, namusuyla, kanıyla, canıyla, bedeniyle, ruhuyla mücade veriyor...

(F.Gülen’e pezevenk derken bunu sığ bir küfür, ayıp bir yakıştırma olarak söylemiyorum. Örgütü hakkında terör örgütü soruşturması yapan savcı N.M.Y’in koynuna soktuğu kız başta olmak üzere, benzer fetvalarla hayatını yaktığı bir sürü kıza istinaden söylüyorum, itirazı olan varsa iğrençliğin detaylarını Emre Uslu, Tuncay Opçin, Önder Aytaç gibi yardımcı pezevenklere sorabilir. Gülenizm Dini’ne göre hangi durumlarda zina farz olurmuş, onlar anlatsınlar.)

Biz kaldığımız yerden, milletin mücadelesinden devam edelim...

Hainlere karşı millet kadınıyla erkeğiyle sokaklara dökülmüşken, camilerden selalar okunmaya başlıyor. İmamlar, müezzinler, gözleri ve yürekleri uyuyanları uyandırmaya, vatan müdafaası için davranmaya çağırıyorlar.

İşte tam bu esnada bu yazının başlığına konu olan kanı bozuk grup, bu arsız, soysuz, şerefsizler ortaya çıkıyor.

İzmir Narlıdere'de, İstanbul Başakşehir’de ve daha başka yerlerde camileri basıyorlar.

Ellerinde taş var, silah var.

İzmir’de müezzini dövüyorlar, zorla ite kaka camiden çıkarıyorlar.

İstanbul’da silah çekiyorlar.

Hem “Darbeyse darbe! Asker ne diyorsa o olacak ulan!” diyorlar hem de bir kaç saniye sonra “Asker gelsin ona sıkarım, polis gelsin ona da sıkarım, Ak Partili gelsin ona da sıkarım!” diyorlar.

Neye güvenerek biliyor musunuz?

O esnada vatana zerre kadar sadakati olan herkes  meydanda vatanını koruyor.

Anasında, bacısında, karısında namus olanlar bu namusu müdafaanın vatan müdafaasından geçtiğini biliyorlar ve can pahasına tankların karşısındalar, uçaklara meydan okuyor, şehadeti arıyorlar!

Bu elinde taşla, elinde silahla, ağzında küfürle, tehditle camilerimizi basıp Amerika Birleşik Devletleri istihbaratı CIA’in tertiplediği, Türkiye’deki uzantısı FETÖ’nün sahneye koyduğu darbeye karşı çağrı yapan imamları müezzinleri döven pezevenkler de, bu boşluktan istifade, lanet olasıca hayatları boyunca unutamayacakları bir şerefsizliğe imza atıyorlar!

Tek güvenceleri karşılarında Diyanet’ten gelen emir gereği işini yapıp sela okuyan müezzinlerden başkalarının olmaması!

Tek güvenceleri imamların, müezzinlerin aradığı polislerin oraya gelemeyeceğini bilmeleri!

Tek güvenceleri Fethullah Gülen’in terör örgütü FETÖ’nün gasp ettiği silahların Türk Milleti’ne ölüm kusuyor olması!

İşte bunlar bu kadar Allah’sız, Kitap’sız, Namus’suz, Onur’suz, Şeref’siz, Vatan’sız tipler!

Mevzu ortaya çıkınca sosyal medyada yazılanları okudum.

“İyi yapmışlar! Ellerine sağlık!” diyenler mi istersiniz?

“Aynısını biz de olduğumuz yerde yapmalıydık!” diyenler mi istersiniz?

“İyi fikir lan! Yarın aynısı olsun ben de bizim müezzini dövücem!” diyenler mi istersiniz?

CIA-FETÖ darbesine karşı milleti direnişe çağıran müezzinleri dövecek, cami basıp silah çekecek polisi askeri imamı milleti halkı tehdit edecek kadar şerefsizleşen bu piçler bu ülkede ne ara nasıl doğdular, nasıl bu kadar müptezelleştiler, ben bilmiyorum ve anlamıyorum!

Bu vatan hainleri kendilerine Atatürkçü diyorlarsa, cümle alem bilsin ki bu Atatürk’e en büyük hakarettir!

Zira evet, Atatürk Pera Palas’ta İngilizler’le görüşerek, Lozan’da ne istedilerse vererek, sonrasında pozitivizmi din yerine koyup millete dayatarak korkunç hatalar yapmıştır ama Atatürk asla ABD’nin din tüccarı bir pezevengin vesilesiyle giriştiği kanlı darbe sırasında vatanı müdafaa edenlere saldıran şerefsizlerin yanağını sıvazlayacak birisi olmamıştır.

Daha önce de söylediğim gibi, Ortadoğu’da Yahudi Devleti kurulmasına karşı çıktığı için katledilen Mustafa Kemal, Ortadoğu’da Amerikan Devleti kurmak için darbe yapanlara karşı olurdu, silah çekip yanlarında olmazdı.

Bu kansızlar kendilerine Ülkücü diyorlarsa, cümle alem bilsin ki bu Ülkücülüğe de en büyük hakarettir.

Bir Alpaslan Türkeş bir Muhsin Yazıcıoğlu yaşasaydı, darbe gecesi vatanseverlere silah çeken şarlatanları ne yapardı, onu da ehlinin vicdanına bırakıyorum!

Bu kahpelerin anaları “Fethullahçılar’a destek için cami basan evlat doğuracağıma taş doğursaydım daha iyiydi” demiyorsa, onlar da ana değildir!

Bunların babaları bunları adam gibi yetiştiremedikleri için kıvranmıyorlarsa onlar da baba değildir!

 Hele durun bak, bu yazıyı yazarken haberim oldu!

Başakşehir’de sela okuyan imamı silahla tehdit edenler camiye baba oğul birlikte gelmişler.

Şimdi ikisi de cezaevindelermiş!

Bu utanç yetmiş zürriyetlerine yeter!

Evlatları, torunları bunları anlatırken “Benim babam ve dedem darbe gecesi vatan hainleri insanları katlederken ellerine silah alıp darbecilere karşı değil, vatansever imama saldırmışlar! Benim böyle bir babam yok, dedem yok! Allah belalarını versin! Soyadımızı rezil ettiler”deyip soyadlarını değiştirecekler!

Ha, bu kadar şerefsiz itlere neden mi teşekkür etmeliyiz?

Oraya gelelim...

“Bu ülkede camiler basıldı, samanlığa çevrildi” dediğimizde “bize yalan söylüyorsun” dediler mi, dediler...

Buyrun, eskisi gibi tek parti diktatörlüğüne dönmeye gerek bile duymadılar, daha darbenin, silahın ucunu görünce silahla müezzin susturmaya camiye geldiler!

Canlı şahitler bir yana, belgeler, kitaplar bir yana, artık yeni nesilin internete tıkladığı an seyredebileceği onca ispat var!

Bu şerefsizlere teşekkür etmeliyiz!

“Bunların özgürlük, demokrasi dediklerine bakmayın, bunlar İslam Düşmanı azgın azınlıktır, işleri güçleri özgürlük diye diye fitne fesat çıkarmak, demokrasi diyerek kastettikleri eski diktatörlüğü çağırmak” dediğimizde inkar etmediler mi, ettiler.

Buyrun, özgürlükten anladıkları yanına karılarını alıp ellerinde taşlarla camide tek kalmış müezzinin ellerine vurmakmış!

Bu şerefsizlere teşekkür etmeliyiz!

Demokrasi dedikleri silah çekip sela susturmakmış, görmüş olduk!

Bu şerefsizlere teşekkür etmeliyiz!

“Bunların polis, asker sevgisi yoktur, yalandır, bunların ruhu diktatörlüktür, vatansız bir sürüdür” dediğimizde bize küfretmediler mi?

“Asker gelsin ona da sıkarım, polis gelsin, ona da sıkarım” diye elindeki silahı sallayanları gördük mü gördük!

Bu şerefsizlere teşekkür etmeliyiz!

“Bunların Türkiye diye bir sevdaları yok! Bunların vatan diye bir dertleri yok! Bunlar uluslararası istihbaratların kara propagandalarıyla ruh hastası olmuş bir güruhtur! Bunlara gösterilen tek hedef Recep Tayyip Erdoğan’dır! Gezi bir darbe girişimidir! 17-25 Aralık bir darbe girişimidir!” dediğimizde bize envai çeşit hakaretleri etmediler mi?

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmeyi amaçlayan darbeye omuz verdikleri, sokağa direnişe çıkmak bir yana camii bastıkları an, cami basmayı aklına getiremeyip sonradan sosyal medya dövündükleri an, Gezi’nin de 17-25 Aralık’ın da Darbe Girişimi olduğunu itiraf etmiş oldular.

Hatta binlerce yalan ve yaygarayla boş yere sinirini gerdikleri halkın arasındaki görevlerinin, aslında 15 Temmuz Darbesi sonrası millet Erdoğan’ın ardından fazla üzülmesin, darbe sonrası normalleşme hızlı olsun diye kara propaganda yapmak olduğu, diğer bir deyimle, 5.kol faaliyeti yapan vatan haini FETÖ’nün gönüllü işbirlikçileri olduğu “Bu gece herkese sıkarız ulan!” salyaları arasında  darbe gecesi ortaya çıktı ya, daha ne isteriz!

Bu şerefsizlere teşekkür etmeliyiz!

Gezi Darbe girişimi sırasında Dolmabahçe Camii’ne ayakkabılarla girdiklerini söylediğimizde karşı çıkmadılar mı? Camide bira bile içtiler deyince yaygara koparmadılar mı? Sonra bizzat Cihan Haber Ajansı’nın muhabirinin camide yaptığı çekimde ortaya çıkan kırmızı Tuborg kutusuyla yalanları ortaya çıkmadı mı?

Çıktı.

Peki, o video ortaya çıkana kadar bunlar kısaca ne diyorlardı?

“Biz camiye saygısızlık yapmadık!”

Peki, şimdi ne oldu?

Kimi yerde caminin camlarını indirdiler, kimi yerde imamı rehin aldılar.

Dediğimiz kanıtlandı mı, maalesef evet!

Ben çok ciddi söylüyorum,

Bu şerefsizlere teşekkür etmeliyiz!

Ama bir yandan da demeden edemeyeceğim:

Polisin ve askerin kısmen de olsa acze düşürüldüğü, devletin bir kaç saatliğine de olsa işlevsiz bırakıldığı gecede bu olanlar, devletimize ve milletimize ders olmayacak mı?

Bir önceki yazımda gönüllü birlikler oluşturulsun, silah depoları hazırlansın derken, macera arıyor veya provokasyon mu yapıyorum sanıyordunuz?

Herkes gibi olaylardan sonra rüzgar gülü gibi ağız değiştirip konuşacak olsak, bizim Goygoy Medyası’ndan ne farkımız kalırdı...

15 Temmuz’da olan ama daha ortaya çıkarılmayan başka vahim şeyler de olabilir... Bunları gördükçe, benim uyarılarımı biraz daha iyi anlayabilirsiniz...

Şimdi;
Bu şerefsizlere teşekkür mü edersiniz, “bir daha benzeri olursa biz de aynısını yapacağız” diyen ve hazırlık yapan çakallara ne dersiniz  bilemem, ama bence siz bu yazıyı yabana atmayın...

Sonra yanan camileri, şehid edilen imamları, elden giden vatanı görünce üzülmemek için:

15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?

Fatih Tezcan
twitter.com/fatihtezcan

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim