• BIST 106.711
  • Altın 143,532
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 33 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

BU KİTAP DOĞRU CİNSELLİK İÇİN ŞART!

BU KİTAP DOĞRU CİNSELLİK İÇİN ŞART!
“Sakın Okumayın Cısss” Cinsel hayat üzerine önemli ve okunması gereken kitap. İŞTE KİTAPLA İLGİLİ BÜTÜN DETAYLAR...

 

 

 

 

Cinsel yaşamın sosyal boyutunu ele alan “Sakın Okumayın Cısss” kitabının yazarı Dr. Ünzile Girişgin’le önemli bir söyleşi. 

Toplumda cinsel eğitime karşı bir direnç var, hatta bu konu hala tabu, böyle bir iletişim çağında bu normal mi? Cinsel eğitimle alakalı hazırladığınız kitaptan sonra veya yayın aşamasında ne gibi sıkıntılar çektiniz? Toplumun bu konuya bakışı nasıl?  

Beni bu denli açık anlatmaya mecbur bırakan şey, aile içinde işlenen cinsel şiddet ve hak gasplarının hızla artması olmuştur. Şu bir gerçek ki cinsel hayat konusunda toplum olarak bilgi eksiğimiz var. Ama bu konuda danışma almaktan kaçınmaktayız. En kötüsü de bu uğurda gayret eden manevi önderler, ilahiyatçılar haksız ithamlara maruz kalmaktadır. 

 Topluma kazandırabileceğim güzellikleri ve alacağım duaları hayal ederek cesur davrandım. En büyük yardımı manevi büyüklerimizden Nureddin Yıldız hocamdan gördüm. Onun desteği yazma duyguma rehberlik etti. Müslüman bir hekim olarak mesuliyet duygumun ağır basması bu kitabı yazmama en büyük neden olmuştur. 



 “SAKIN OKUMAYIN CISSS” Çok ilginç neden böyle bir isim? 

Cinsel yaşamla ilgili çoğu zaman erkek fıkıhçılar, ürologlar ve psikiyatristler yazdı. Kadınlar ise çekindiler ve sustular.  Kitabımızın ismini SAKIN OKUMAYIN CISSS! Koyduk. Çünkü yasakladığımız, "Cıss" diye bildiğimiz cinsel konuların kadın, erkek herkes tarafından bilinmesinin gerekliliği görülsün istedik. 

Bu kitabın hedef kitlesi?

Öncelikle yeni evliler, evliliğe hazırlananlardır. Ancak pek çok araştırma sonucuna göre ve benim de mesleki tecrübelerime dayanarak çok açık biçimde söyleyebilirim ki, 10, 20 hatta 30 yıldır evli olanlar bile bu kitabı mutlaka bir kez okumalıdır. 

Neden öncelikle yeni evliler?

Genelde insanların en masum halleri çocuklukları ve çocukluktan evlilik öncesine uzanan halleridir.  Büyüklerimizin şöyle bir sözü var “âşık olan kör olur” derler. Genelde gençlerimizin evlilikle ilgili hiçbir doğru bilgileri yok. Kızlar kulaktan duyma, çocuklar sokaktan aldıkları bilgilerle evliliğe hazırlanıyorlar. Bu bilgiler dini hasssasiyetten, sağlıktan, edepten yoksun bilgiler. Ve çoğunlukla da ifsad edici bilgiler. Bunlara karşı uyanık olmaları, doğru bilgileri almaları ve evlilik hayatını zevk içinde yaşamaları için bu kitap özellikle de gençlere yönelik olarak hazırlandı. 

Cinsel eğitimin, cinselliğin yaşanmasındaki olumlu etkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz? 

Cinsellik  doğaçlama, fizyolojik bir dürtüdür. Aslında dışarıdan olumsuz müdahaleler, yanlış telkinler ve kışkırtmalar yapılmasa insan cinselliği doğal seyri ile yaşar. İnsanın hayatını kuşatan ulvi gayeleri birinci sırada yer alırsa, cinsel haz odaklı yaşanmaz

Günümüz insanı üzerine boca edilen bir cinsel söylem var; her taraftan gençler, erkekler, kadınlar görsel ve işitsel uyaran alıyor. %80 inden kaçsanız  %20 si yine gözünüze gözünüze sokuluyor. Hastalığı teşhis etmez isek tedavisi güç olur. Ya da hastalığı önemsemez isek masum yavrulara sirayet eder. 

O yüzden onlara(gençlerimize)sık sık kız olsun, erkek olsun cinsel tehlikeleri ve korunma yollarını, nikâhın önemini anlatmalı. Ana babaların da kafalarını kumdan çıkarıp çocuklarını bir an önce evliliğe hazırlamaları sağlanmalıdır.

Bugün cinsel eğitim Müslümanların üzerine farz olmuştur Kötü telkine karşı iyi eğitimi vermediğimiz için meydanı boş bulan cinsel sapkınlıklar hızla artmakta. İslami gruplardan gelen sorulardan dolayı böyle iddialı konuşuyorum

Cinsel eğitimin şu güzelliği de vardır. İçgüdüsel olan cinsel eylemi renkli, neşeli ve daha tatmin edici seviyeye getirir. Eğitim verdiğim hanımların cinselliğe bakışı değişir. Eşlerinin önemini fark ederler. Cinselliğin sağlığa faydalarını öğrenince ihmal ettikleri cinselliklerini yeniden keşfederler. Helal olan fantezilerini geliştirir, fıkra kültürleri artar ve erkeğine farklı anlar yaşatabilir. İlişkiyi monotonluktan çıkarmayı başarır ve kocaların farklı arayış içine girmesine engel olur.

Eğitim alan erkek nefs kontrolünün mükâfatını idrak eder. Karısını daha nazik daha güzel sever. Sayıdan çok kalite aramaya başlar. Kendini cinsel hazlar için feda etmez. Parasını ulvi gayelere yönlendirir. Pornografik materyale ihtiyaç duymaz nikâhlı eşi ile mutlu olabilir. 

Ev hayatında kadınların eşlerine karşı cinsel anlamda itici gelmelerine sebep olarak bakımsız olmalarının sizce rolü var mı? Bu konuda bayanların özellikle dikkat etmesi gereken davranış biçimi ne olmalıdır? 

Kadınlar dişiliklerinin nimetini bilmemekte, hakkını vererek dişiliklerini eşleri ile paylaşmamaktadırlar. İşyerlerinde, çarşılarda kibar ve süslü hanımları gören erkekler evlerindeki hanımın sert, emredici, nezaketsiz olan üslübu karşısında mutsuz olmakta. 

Güzellik hizmetleri çok pahalı olmadan alınabilmektedir. Her tarafı kıl dolu gezmenin mazereti olabilir mi? Evde dekolte giyim, renkli, makyaj, seksi kokular kullanmanın neresi yanlıştır. Günümüzde bunlar lüks ve israf olmaktan çıkmış en takvalı erkek dahi sıcak ve çekici kadın arzulamaktadır. Evdeki kadının erkeğine hizmeti,  bakımı, cilve ve nazı küçümsenir olmuş. Kadınlarımıza sunulan rol modeller erkeğe hükmeden hep kendi dediği yapılması gereken şuh kadın modelleridir. Kadınlarımız dış ortamlarda en vakur, en mesafeli ve en sade tavırlarını takınmalı iken evde eşi ile olan muhabbet ve cinsel paylaşımı arttırmanın yöntemlerini geliştirmelidirler

Sezgi yeteneği, merhameti yüksek yaratılmış kadınların bunu başarması zor değildir. Tabi ki TV dizilerinden kendilerini uzak tutabilirlerse. Müslüman hanımlar bilmelidirler ki bizlerin yaratılış hikmeti kulluk, zevcelik ve anneliktir. Bizler Batılı kadının içinde bulunduğu erkekle dişe diş göze göz mücadele içine giremeyiz. Bizler erkeklerimizle el ele, gönül gönüle ümmet binasının temelini oluştururuz. Bizler erkeklerimizi mutlu edemez isek işlerinde, davalarında başarılı olamazlar. Yüzü gülmeyen, sinirli, gayretsiz erkek modelleri peydah olur. Kadın taşıdığı değeri fark etmeli ve eşine itici motor güç olabilmelidir.

Kadın ve makyaj için ne diyorsunuz?

Yirmi yıldan fazladır kadınların dertlerini dinliyorum. Onlara çözümler sunuyorum. Kadınlarımızın büyük bir kısmı süslenme konusunda yanlış bilgilere sahipler. Toplum olarak batıya döndüğümüzden beri hubbe ile kubbe yer değiştirdi. Kadın evinde süslenip kocasına cazip olması gerekirken, sokakları şenlendirmeye başladı. Hatta lastik reklamına bile malzeme oldu. Evlerde süslenme niyeti olanların da pek çok malzemeden bilgisi yok. Genelde şöyle yanlış bir inanış var; “makyaj malzemeleri hayvansal ürünlerden oluşuyor ve pek çoğunda domuz yağı var” gibi. 

Belki bazı örnekler olabilir. Ama günümüzde o kadar yaygın bitkisel ürün kullanım alanları var ki. Özellikle de sağlık ve güzellik ürünleri konusunda çok farklı ürünler var.  Sırf bunu insanlara anlatabilmek için kendi güzellik merkezimi kurdum ve orada hanımlara bu işin eğitimini vermekteyim. Dolayısı ile kadın kendi süslüdür evet ama eşine güzel görünmek ve mutlu bir aile hayatını devam ettirmek için çeşitli süs ve makyaj ürünlerini de kullanmak durumundadır. Bundan sevap da kazanacaktır. 

Küçük yaşta çocuklara cinsel eğitimin verilmesi hangi açılardan önemlidir? Kız çocuklarına cinsel eğitim nasıl verilmelidir?  

Çocuk cinsel eğitimi çok riskli ve çok önemli bir konudur. Siz batılı mantıkla cinsel eğitim vermeye kalkarsanız nesli tümden kaybedersiniz. Bu eğitim İslam ve töreler dikkate alınarak tıbba uygun yapılmak zorundadır. Bunu da en iyi yapacak kişiler İslami ilimle pozitif ilmi birleştirmeyi başarmış hekimler, psikologlar, ilahiyatçılardır. Sayımız azdır. Çok dikkatli olmak ve sistematik çalışmak gerekir. Şu an ebeveynlerimiz bu eğitimden yoksundur. Yani çocuklara nasıl yaklaşmaları gerektiği eğitiminden. Buna ihtiyaç duyan ailelerimizin sayısı artmaktadır.

Çocuğa bilgi vermemek demek hayatın en çok hata yapılan alanına donanımsız gir demektir. Merak eden çocuk bu merakı bir şekilde giderecek. Bunu ya biz başaracağız ya da bizim adımıza işgüzar birileri yanlış şekilde yapacak. Müslüman sivil toplum örgütleri bunu ele alma husussunu henüz gündemlerine almadılar. Batılı ve feminist kuruluşlar ise can atmakta. 

Kız çocukları çok duygusal ve sevgiye muhtaç. Evde şiddet gören kızlarımız evden kaçmak ya da seni seviyorum diyen ilk erkeğe güvenmek durumuna sokuluyor. Çok hata yapıp intihara teşebbüs ediyorlar. Eğitimler ‘gel sana eğitim vereyim’ şeklinde değil çocukların yaşına göre aşama aşama sohbet tarzında güzel diyaloglar eşliğinde çizerek resmederek neşeli bir anlatım şeklinde sunulmalıdır. 10 yaşına gelen her kız çocuğuna ergenlik belirtileri ve adet görmenin önemi anlatılmak zorundadır. Çocuklar korkutulmadan cinsel koruma ve mesafe öğretilmelidir. Bir erkek kız çocuklarına asla dokunamamalıdır. Dersane ve okul ortamlarını gözlemlemenizi tavsiye ederim. 

Ailede babanın, çocuğun cinsel kimliğinin oluşumunda ki rolü nedir? 

Baba kız çocuğu için koruyucu kalkandır. Babalar kızlarını saçlarından, alnından, ellerinden, yanaklarından öper. Babalar annelerini sevmekle kız çocuklarına sevgi paylaşımının, erkek çocuklarına da kadın sevmenin modeli olur. 

Kız çocukları babalarının her zaman annelerini ve kendisini koruyacağını öğrenir. Dışarıdaki erkeklere hemen pirim vermez. Babası gibi erkek, adam gibi adam arar. Baba alkolik, baba evde yok, baba karısını kızını dövüyorsa kız çocuğu ergenliğe girer girmez ipsiz sapsız bir erkeğin kölesi olur. Sevgiye açtır. İdeal erkeği hayal edemez. 

Erkek çocuk için baba güçtür, kastır, başarıdır, para kazanan ve sözü dinlenendir. 5-6 yaşlarından itibaren erkek çocuk babaya yönlendirilmeli; anne, şefkati ve fiziksel ihtiyaçların giderilmesi için rol almalıdır. Çocuk uyuduktan sonra eve gelen ve sabah onu görmeden işe giden bir baba ölü bir babadır. Erkek çocuk abi, dede yok ise rol modelsiz kalır ve yalnızlaşır. Anne de canım cicim pışpışlarsa özgüvensiz bir genç yetişir ve babaya kızgındır. Kadınlara imrenir, erkeklerden soğur. Erkek kimliği kazanamaz. 

Erkek çocuk için en güçlü erkek kendi babasıdır. Bilir ki her zaman annesinin, kız kardeşlerinin ve kendisinin yanındadır. Hep koşandır. Para kazanan, araba yıkayan, alış veriş yapan, spora götüren bahçede çim biçen, odun kesen, boya yapan hep babadır. O da babaya özenir ve onun gibi olmak ister. Birlikte top oynar güreş tutarlar babası gibi yakışıklı, babası gibi kaslı olmayı hayal eder. Baba ‘arslan oğlum’ diye sever ve ona ağır işler verir. Çünkü o da adam gibi bir adam olmak zorundadır. Ümmetin adamlara ihtiyacı vardır. Kadın sayısı zaten yeterli hatta giderek artmaktadır. Erkekleri kadınlaştırmak ne büyük bir sosyal faciadır gören gözler için. Feminizmin çarkına su taşıyan kadınlar gün gelir kızlarını sevecek, kendilerini koruyacak adam gibi erkek bulamaz olurlar. 

Evlilik öncesi cinsel tecrübelerin, evlilikten sonra çiftler üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir? 

Bakir ve bakire evlenen çiftlerimiz deneme yanılma yolu ile birkaç ay içerisinde cinsel birlikteliğin inceliklerini öğrenirler. Biraz eğitim almışlarsa, biraz okumuşlarsa aşk ve muhabbetleri iyi ise tatmin edici cinsel yaşama kavuşurlar. Evlenmeden önce erkeğin tecrübeli olması için geneleve gitmesi gerekir, tecrübeli olmaz ise ilk gece kıza karşı mahcup olabilir diye yanlış bir töre yıllarca uygulanmış. Zina olduğu görmezden gelinmiş, genç çocuklarımız adeta teşvik edilmiştir.5,6 aylık evli 25 yaşında bir gencimiz “ Abla biz nasıl birlikte olacağımızı hiç bilmiyoruz. Sağdıcım bana hiçbir şey demedi. Meğerse benim bir yerlere gittiğimi sanmış ve biliyorsundur diye düşündüm.” demiştir. Gençlere çizerek ya da tarif ederek yol göstermek gerekiyor. 

Günümüzde bir erkeğin kontrolsüz gelişigüzel hanımlarla beraber olması demek AİDS, Frengi, HPV, Bel soğukluğu vs. cinsel hastalıklara yakalanması ve masum eşine aktarması demektir. Bu kul hakkı ihlalidir. Ayrıca zina yapmamış temiz kızlarımızın temiz erkeklerle evlenmesi gerekiyor. Neslin temiz kalması için bu şarttır. Kızların evlilik dışı cinsel paylaşımına gelirsek; vajinal birleşme de şart değil. Bir erkekle paylaştıkları her temas kızın gizemini zayıflatır ve cinselliği sıradanlaştırır. Önceki erkeğin ve ya erkeklerin cinsel yaklaşım şekli ile eşini karşılaştırır. Beklentileri artar. Kocasına bağlanma duygusu yerleşmez. Evlendikten sonra da başka erkeklerle yaşadığı özgürlüğü devam ettirebilir. 

Şayet bakire olmayıp hileye başvurdu ise vicdan azabı çekebilir. Sürekli eşine ihanet hissi ile birliktelik esnasında haz duyumundan mahrum kalabilir. Evlilik öncesi ilişkilerin bedeli kızlarımız için daha ağır olmaktadır. Modern tıpta cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın yolu tek partnerli ilişkidir. Bu da en güzel şekilde nikah bağı ile yaşanır. Batılı bilim adamları bu noktaya ulaşmışlar ama toplumu değiştirememektedirler.  Belki bizler yolun ortasında yanlış yola giren nehrin akışını doğru mecraya kavuşturabiliriz. Çabalamaya devam etmek durumundayız. 

Doğum Kontrol ve Kürtaj hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz? 

Şunu peşinen söyleyeyim “yüzde yüz geçerli bir doğum kontrol yöntemi yoktur” Doğum kontrolü batıda ortaya çıkmış ve özellikle Müslüman nüfusu azaltmak için yıllardır uygulanan bir yöntemdir. Ve maalesef zamanla bizim toplumumuza da sirayet etmiş arızi bir durumdur.  Kürtaja gelince, onunda pek çok sakıncası var. Her şeyden önce dinimiz açısından çok sakıncalı. Sağlık açısından fetusun öldüğü, çocuğun ölüp anneyi de riske soktuğu bazı durumlarda doktor tavsiyesi olarak uygulamalar ancak kabul edilebilir. Onun dışında genelde bir sektör halinde uygulandığı için çıkar amaçlı kürtaj ve doğum kontrolü yöntemlerine taraftar değilim. 

Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederiz. 

Rica ederim benim için zevkti. Umarım insanlara faydalı oluruz.

BİYOGRAFİ 

Dr. Ünzile Girişgin 1970 Adana doğumlu olup 1993 yılı Ankara Ünv. Tıp. Fak. mezunudur.15 aylık çocuk ihtisasının ardından Selçuk Ünv. Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD. ihtisaslıdır. 

Lazer epilasyon, karboksiterapi mezoterapi kurlarına katılmış Suderm Güzellik işl. kurmuştur. Konya’da halen bu işletmeyi yürütmektedir. Türk Androloji Derneği ve CETAD (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği)’nin kadın cinsel sağlığı eğitimlerine katılmış ve seminer ve konferanslarla sesini duyurmaya çalışmıştır. Halen bir yerel radyoda eğitim vermekle birlikte Mayıs 2010 tarihinde ilk kitabı SAKIN OKUMAYIN CISS!  Tahlil Yayınlarından çıkmıştır. Kitaba www.tahlilyayinlari.comadresinden veya 0212 418 32 54’den ulaşabilirsiniz. 

Kitap için iletişim bilgileri. 

www.tahlilyayinlari.com 

0212 418 32 54 – 0554 510 30 76 

www.unzilegirisgin.com 

ugirisgin@hotmail.com
 
 
 
 
 
 
 
Y

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim