• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Bu Çocukları Hapisten Çıkartın!

Bu Çocukları Hapisten Çıkartın!
Bugün çocukların tutuklu olarak ve ağır ceza mahkemelerinde yargılanmaları Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve çocuk adalet sistemine aykırı bir durumdur. Bu çocuklar için yapılması gereken ne varsa

RSS Feed for This Post

Ya AKP’den A’yı çıkartın ya da bu çocukları hapisten!

Güneydoğu’da Devlet eliyle PKK’ya adam yazılıyor. Kendi çocuklarına bu kadar eziyet eden, onları terörün kucağına iten bir ülke Terörle Mücadele’den bahsedebilir mi ?

Ya AKP’den A’yı çıkartın ya da bu çocukları hapisten!

MY

Çocuklar için adalet istiyoruz, hemen, şimdi!

Ufuk Coşkun, SİVİL DÜŞÜNCE PLATFORMU

Uluslar arası düzeyde kabul görmüş olan insan hakları belgelerinin dayandığı  bazı temel ilkeler vardır. Buna göre; İnsan hakları evrenseldir. Tüm insanlar bu haklara sahiptir. Tüm bireyler insan varlığı olarak eşittir ve herkes onur ve haklar bakımından herhangi bir ayrımcılığa uğramaksızın eşit haklardan eşit şekilde yararlanır. Türkiye böylesi ilkelerle oluşturulmuş olan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 14 Eylül 1990′da imzalamış 4 Nisan 1995′te de onaylayarak sözleşmeye taraf olmuştur… Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalayan taraf devletler bireyi 18 yaşına kadar çocuk kabul etmişlerdir. Aynı zamanda ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin çocukları tanır ve taahhüt ederler.”(md.2)

Ancak Türkiye yaklaşık 3 bin Kürt çocuğunu 2006 yılında TMK’da(Terörle Mücadele Kanunu) yapılan bir dizi değişiklik sonucunda yetişkinlerle aynı koşullarda sorguluyor ve onları tutuklu olarak ağır ceza mahkemelerinde yargılıyor. Bu çocukları gösterilerde taş attıkları gerekçesiyle hapishanelerde kötü muameleye tabi tutuyor.

Çocuk bayramına sahip tek ülkeyiz ama

Bilindiği gibi Türkiye çocuk bayramına sahip tek ülkedir! Her yıl 23 Nisan’da çocuklar bir süreliğine başbakan ve cumhurbaşkanı olurlar… Türkiye bu bayramla çocuklarına ne kadar değer verdiğini anlatmaya çalışır. Ne yazık ki gerçek bundan biraz farklı… Her ne kadar 23 Nisan’da çocuklara dönük bir bayram kutlanıyor olsa da maalesef Türkiye çocuklarına birçok bakımdan gereken özeni ve değeri göstermemektedir. Çünkü Türkiye’de sadece 2009 yılında 292 çocuk hakkında soruşturma açıldı.15 yaşında bir kız çocuğu 7,5 yıl hapse mahkûm edildi. Üstelik bu çocukların büyük bir çoğunluğu gösteri yerlerinden değil ev ve okullarından alınan çocuklar. Ve tutuldukları cezaevlerinde de kötü muameleye maruz kalıyorlar. Örneğin Mardin Cezaevi’nde tutuklu olan T.İ. (yaş 15), boğazında giderek büyüyen ve onu konuşmaz hale getiren şişliğe rağmen iki ay boyunca Diyarbakır Devlet Hastanesi’ne sevk edilmeyi bekledi. T.İ. ancak bu konuda faaliyet gösteren çeşitli derneklerin, sivil örgütlerin (ÇİAÇ gibi) ısrarlı telefonları sonucunda Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül’ün devreye girmesiyle Diyarbakır Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Yasalara göre 15 yaşında seçmen ve aday olamayan, evlenemeyen, mülk vb. şeyleri alıp satamayan hatta yalnız başına seyahat bile edemeyen çocuklara bu tür cezalar kesilmesi gerçekten vahim bir durumdur.

Mevzuat, çocukların kanunsuz derneklere üyeliğini kabul ediyor

Sorun Meclis’in Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) yapılması gerekli bir takım değişiklikleri yapmamasıdır. Bu konudaki mevcut mevzuat “ reşit olmayan çocukların kanunla kurulmuş örgütlere (mesela derneklere) üyeliğini geçersiz saymakta fakat kanunsuz kurulmuş örgütlere (mesela terör örgütlerine) üye olmasını kabul etmekte ve bu üyeliğe cezai neticeler bağlamaktadır. (Av.Haki Demir/Sivil Düşünce) Dernekler kanununun 3. maddesinde çocukların (18 yaşın altındaki kişilerin) üye olabilecekleri derneklerin “çocuk dernekleri” olduğu ve bunlara üyeliğin de velilerinin iznine bağlı olduğu kaydedilmiştir. Çocuk derneklerine on sekiz yaşından büyükler kurucu veya üye olamazlar. Ancak TMK’nın 7. Maddesine göre reşit olmayan kişilerin (çocukların) “illegal örgütlere”, kanunun tabiriyle “terör örgütlerine” üye olması mümkündür. Madde 7 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K 6.Mad) Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır. Kısacası reşit olmayan kişiler (çocuklar) kanuni örgütlere (derneklere) üye olamamakta fakat kanunsuz örgütlere (terör örgütlerine) üye olabilmektedir. Görüldüğü gibi bu yasalarla mümkün hale getirilmiş. Bu çelişkinin giderilmesi için meclis TMK’yı mutlaka gündemine almak durumundadır.

Çocuklar hepimizin

Çocuğun dini, ırkı, rengi, mezhebi olmaz. Çünkü o daha çocuktur. Masumdur. . Bugün çocukların tutuklu olarak ve ağır ceza mahkemelerinde yargılanmaları Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve çocuk adalet sistemine aykırı bir durumdur. Bu çocuklar için yapılması gereken ne varsa yapılmalıdır. Kendi çocuklarına üzen, dışlayan, onları cezaevlerine mahkûm eden bir ülke bir bakıma kendi geleceğini karartmaktadır. Çocukların mutlaka fiziksek ve ruhsal olarak sağlıklı koşullar altında özgür ve kişilikleri zedelenmeyecek şekilde yetişmeleri sağlanmalıdır.

Bugün dünyanın birçok bölgesinde büyüklerin savaşından en çok etkilenenler, çocuklardır. Sadece Körfez savaşında milyonlarca çocuk mağdur edilmiştir. Büyük bir çoğunluğu da maalesef öldürülmüştür. Keza Gazze’de, Afganistan’da ve birçok bölgede çocuklar evsiz, barksız en önemlisi de öksüz bırakılmışlardır. Dünyanın neresinde olursa olsun çocukların mağdur edilmesi vicdanlı her insanı rahatsız eder/etmelidir de. Çocukların aç kaldığı, öldürüldüğü, ailelerinden kopartıldığı, sokak ortalarında çalıştırıldığı, cezaevlerine gönderildiği bir dünya hakikaten Amin Maalouf’un ifadesiyle “çivisi çıkmış bir dünyadır.”

Türkiye’de TMK mağduru çocukların durumu mutlaka meclis gündemine gelebilmelidir. Başbakan bu konuda gerekli adımları mutlaka atmak zorundadır. Aksi takdirde demokratik açılımla kazandığı prestiji ve halk desteğini, çocukların hapsedilmelerine göz yumarak hızla kaybetmektedir.  Kürt sorununa dönük birçok yazı kaleme alan bazı aydınların Kürt çocukların mağduriyetleri hakkında yazmamaları da ayrıca üzücü bir durumdur. Bu konuda herkes çocuklar için üzerine düşeni yapmalıdır. Bu zamana kadar demokratikleşme adına atılan adımların heba edilmesi istenmiyorsa biran önce çocukların serbest bırakılması sağlanmalıdır.Çünkü onlar bizim çocuklarımız..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim