• BIST 82.363
  • Altın 147,310
  • Dolar 3,7689
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Bu bölgede, coğrafyada biz de varız

Bu bölgede, coğrafyada biz de varız
Başbakan Erdoğan, "Türkiye sizin bildiğiniz Türkiye değil, köprünün altından çok sular aktı. Bu bölgede, coğrafyada biz de varız" dedi

KÖLN (AA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) kuruluşunun 10. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte Avrupa'da yaşayan Türklere hitap etti. 

Erdoğan, konuşmasına gurbetçileri en kalbi duygularıyla, hasretle, muhabbetle selamladığını belirterek başladı.

"Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi hepimizin üzerine olsun" diyen Erdoğan, üzerindeki bir emaneti, bugün bir kez daha sahiplerine teslim etmek istediğini söyledi. 

Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin sizlere selamı var. 77 milyon kardeşinizin sizlere selamı var. Türkiye'deki akrabalarınızın, dostlarınızın, yakınlarınızın sizlere selamı var. Sanmayın ki sadece sizler gurbettesiniz. Sizlerin hasretiyle sizlerin özlemiyle inanın, on yıllardır bizler de gurbeti içimizde yaşıyoruz. Sizin hasretiniz kadar bizler de içimizde hasret taşıyoruz" diye konuştu.

Yarın, Necip Fazıl Kısakürek'in vefatının 31'inci sene-i devriyesi olduğuna işaret eden Erdoğan, Kısakürek'in, "Dağda dolaşırken yakma kandili/Fersiz gözlerimi dağlama gurbet/Ne söylemez akan suların dili/Sessizlik içinde çağlama gurbet/Titrek parmağınla tutup tığını/Alnıma işleme kırışığını/Duvarda emerek mum ışığını/Bir veremli rengi bağlama gurbet/Gül büyütenlere mahsus hevesle/Renk renk dertlerimi gözümde besle/Yalnız, annem gibi, o ılık sesle/İçimde dövünüp ağlama gurbet" dizelerini okudu. 

Başbakan Erdoğan, gurbettekilerin çok büyük çileler çektiklerinin, sıkıntılara maruz kaldıklarının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Ama direndiniz, tahammül ettiniz, sabrettiniz. Gurbeti, kendiniz için sılaya tahvil ettiniz. Şunu bilin ki; millet olarak sizlere minnettarız. Millet olarak her birinize tek tek müteşekkiriz. Milletçe, her birinizle gurur duyuyor, her birinizle iftihar ediyoruz. İşte bugün bir kez daha, sabrınız için, dirayetiniz için, ahde vefanız için, şahsım, ülkem ve milletim için sizlere gerçekten teşekkür ediyorum. Emeğinizle, alın terinizle, vakarınızla 50 yılı geride bıraktığınız, geride onur ve gurur dolu bir 50 yıl bıraktığınız için her birinize teşekkür ediyorum. Rabbim, sabrınızı, tahammülünüzü arttırsın. Rabbim, hasretinizi hafifletsin. Rabbim, sizleri de bizleri de muhafaza eylesin dua ediyorum."

"Hesabını mutlaka soracağız"

Geçen hafta Manisa'nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasına da değinen Erdoğan, 301 madencinin, o elim kazada Hakk'a uğurlandığını anımsattı.

Erdoğan, Türkiye'deki acıyı, gurbetçilerin de hissettiğini, Türkiye'nin yeryüzündeki tüm dost ve kardeşlerinin bu acıyı paylaştığını vurguladı. 

Gurbetçilere, Soma faciasının ardından verdikleri maddi destekler, özellikle de duaları için teşekkür eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeryüzündeki tüm dost ve kardeşlerimize, taziyeleri, temennileri, duaları için teşekkür ediyorum. Soma'dan 10 kişilik bir heyet ziyaretime gelmişti. Onlarla oturduk, dertleştik, durum nedir ne değildir, onlar da madenciydi, baretleriyle geldiler. Onlarla görüşmemin arkasından Şansölye Sayın Merkel ile bir telefon görüşmesi yaptık. Kendisi başsağlığı ve destek mesajlarını iletti. Federal AlmanyaCumhuriyeti'ne, Almanya hükümetine, başta Sayın Merkel olmak üzere tüm Alman makamlarına huzurlarınızda, Soma'daki madenlerle geleceğe yönelik ne gibi iş birliği yapabiliriz bunları konuştuk, kendisine şükranlarımı ifade ediyorum. 

UETD, bu organizasyonla hem kendi 10. kuruluş yıl dönümü kutlarken, bir diğer yandan da burada bizim değerler silsilemiz içinden gelen anlayışla bir yaklaşım sergiledi ve burada hatmi şerifler indirildi, Kur'an-ı Kerim okundu, dualar edildi, ezan-ı Muhammed'i okundu. Rabbim, inşallah bunları kabul buyursun, 301 şehidimizin ruhunu muazzez etsin. Bir kez de burada, sizlere şu sözü vermek istiyorum. Bu elim kazadaki ihmalleri mutlaka ortaya çıkaracak, hangi kademede olursa olsun bunun hesabını mutlaka soracağız. Şu anda hem idari hem adli soruşturmalar devam ediyor. Şehitlerimizin bizlere emaneti olan yetimlerine, ailelerine devlet olarak sahip çıkacak, acılarını hafifletmek adına ne gerekiyorsa yapacağız ve yapıyoruz."

"Tayyip Erdoğan'a saldırmakla buradan farklı yerlere oy devşiremezsin"

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) Soma'daki işlerle ilgili merkez olarak görevlendirildiğini, bu tür kazaların, elim hadiselerin yaşanmaması için de her türlü tedbiri aldıklarını ve çok daha yoğun tedbirler alacaklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu elim faciayı yaşarken ülkemizin içerisinde bu ıstırabı duyamayanlar da oldu. Bunlar Türkiye’nin büyük bir yekunu değildi aslında, bunlar azınlık olan, ama buradan nemalanmaya çalışan kesimlerdi, bunlar illegal örgütlerdi. Maalesef baktık ki anamuhalefetin bazı milletvekilleri de bunlarla beraber bu eylemlere ortak oluyorlar, bununla da kalmadılar, şurada İstanbul Beyoğlu Okmeydanı'nda, Şişli Okmeydanı'nda burada birçok illegal eylemlere girdiler ve bir gencimiz orada maalesef öldü, ardından bir gencimiz daha öldü. Ölenlerden bir tanesinin kız kardeşi şöyle söylüyordu, 'siz bu eylemleri yapmasaydınız benim kardeşim ölmeyecekti' diyor.

Bakıyorsun hemen buraya yansıması olmuş ve burada bazı bu tür örgütler ve buradaki bir kısım medya ne yazık ki Soma faciasını kendilerini için ranta dönüştürmek üzere Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına farklı şekilde hakaretler ediyorlar. Hele bir tane kendini bilmez derginin attığı başlık manidardı. Şahsımı cehenneme gönderiyordu, nasıl biliyorsa cehennemin yolunu onu da anlamak mümkün değildi. Tabi iş sadece bu değil. İşin manidar olan yanı şu, ülkemdeki bazı medya ile bunların anında koordine olması çok anlamlıydı. Şunu tabi gönül rahatlığıyla, huzur içinde söyleyebilirim. Yarın Almanya'da Avrupa Parlamentosuyla ilgili seçimler var, Tayyip Erdoğan'a saldırmakla buradan farklı yerlere oy devşiremezsin, böyle bir şey olmaz. Veyahut da Türkiye'deki Gezi olaylarında hopladınız oturdunuz, 17 Aralık'ta hopladınız oturdunuz, 25 Aralık'ta hopladınız oturdunuz. Benim milletim size en güzel dersi 30 Mart'ta verdi."

"Sizin bu oyunlarınız tutmaz"

Başbakan Erdoğan, demokrasiye, sandığa inanılıyorsa, sandıktan çıkan neticeye inanç varsa Türk milletinin verdiği karara da saygının olması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Benim ülkemin halkının verdiği kararı bir yerlerin onaylamasına ihtiyacımız yok, sadece milletimizin onayıdır aslolan. Biz, herhangi bir ülkedeki seçim sebebiyle oralara müdahale noktasına gidiyor muyuz? Biz ne yapıyoruz? Dışarıdan izliyoruz, telefon açıp tebrik ediyoruz. Yapmanız gereken Türk milletinin o sandıklarda çıkardığı neticeye saygı duymanızdır, olay budur. Ne Soma’da 301 şehidimizle alakalı, bizim içimiz yanıyor, canımız yanıyor, birileri de kalkıp burada onu suistimal etmeye kalkıyor, aynen ülkemdekiler gibi. Sizin bu oyunlarınız tutmaz. Bunlar benim o kömür ocaklarına giren kardeşlerime 'bidon kafalı' dediler, 'göbeğini kaşıyan adam' dediler, 'bunlar bir şey bilmez' dediler ama onlar bir şey bilmediklerini anladılar."

"Ben masada oturarak kömür ocağını tanımadım, kömür ocağına indim" diyen Başbakan Erdoğan, ocağa 4-5 kilometre girerek, oradan kömür çıkardığını, işçilerle oturup, yemek yediğini söyledi. 

Başbakan Erdoğan, "Ama bunlar Boğaz'ın o güzel sularına bakarak demlenenlerden, benim bakanım, Enerji Bakanım Soma’da bu ocaklara girdi, o da girdi orada. O da orada çalışanlarla beraber iftar sofrasına oturdu, iftarını onlarla yaptı. Siz, kimlerle neyi değerlendiriyorsunuz ya? Batı, bunu sen iyi anlaman lazım. Ülkemdekiler ne yazarsa yazsın, ne çizerse çizsin 30 Mart'ta zaten cevaplarını aldılar, bundan sonra da alacaklar" dedi.

Törende hatimlerle, Kur'an-ı Kerim ve dualarla Soma'yı andıklarını, diğerlerinin de ortalığı terörize ederek 2 gencin ölümüne sebep olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, "Batı, hala polisimize fatura kesmeye çalışıyor" ifadesini kullandı.

İstanbul'da yaşanan olaylarda göstericilerin "Şortland" diye tabir edilen polis aracının camı kırılarak içine molotofkokteyli attıklarını, 2 polis memurunu yaraladıklarını ve bu memurların tedavilerinin sürdüğünü, Güneydoğu'daki olaylarda da yaralanan bir polis memurunun şuurunun bir ara kapandığını anlatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bütün bu terör eylemlerine karşı ne yapacaktı bizim polisimiz? 'Gel bizi yakın' mı diyecekti, emniyet amirini nasıl dövüyorlar, televizyonlarda izlediniz. Bunlar illegal örgütler, bunlar toplumu terörize etmeye çalışanlar, ortada herhangi bir şey yok ama bunların görevi sürekli terör estirmek. Başaramayacaklar, bu iş de çözülecek ama öyle ama böyle." 

Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

-Referansımız her zaman demokrasi olacak, hukuk olacak, barış olacak. Nefes alıp verdiğimiz her yerde uyumu savunduk, uyumlu bir toplum olduk; bundan sonra da, asimile olmadan, özünden, öz kültüründen, öz dilinden taviz vermeden entegrasyonu teşvik etmeye devam edeceğiz.

-Hem Türkiye’nin hem Almanya’nın kalkınması için, büyümesi için, daha güvenli, daha huzurlu ülkeler olması için her aşamada birlikte hareket etmeyi önemsiyoruz.

-Türkiye’ye tepeden bakmayı alışkanlık haline getirmiş olanlar var. Türkiye’ye parmak sallamayı, Türkiye’yi kendince tedip etmeyi, terbiye etmeyi kendisine hak görenler var.

-İçerdekilere söylediğimizin aynısını, dışardaki bu kibir abidelerine de söylüyorum: Türkiye sizin bildiğiniz Türkiye değil, köprünün altından çok sular aktı. Bu bölgede, coğrafyada biz de varız.

-Yeni Türkiye’yi artık herkes kabullenmek zorundadır. Büyük ekonomisiyle, aktif dış politikasıyla, 21’inci yüzyılı şekillenmesinde teri olan Türkiye’yi artık herkes görmek ve hazmetmek zorundadır. Hiç kimse, hiçbir ülke, hiçbir uluslararası çevre, parmağını sallayarak, kibirle bize istikamet çizemez. Hiç kimse Türkiye’yi azarlayamaz. Kendisine hak gördüğünü, hiç kimse Türkiye’den esirgeyemez.

-Biz, AB’ye tam üye olmayı önüne bir hedef olarak koymuş, bunun için samimi olarak çalışan bir ülkeyiz. Bütün engellemelere, yapılan haksızlıklara rağmen, reformlarını kararlılıkla yapan bir ülkeyiz. Dostlarımız bizden korkmasın, bizden çekinmesin. Barıştan başka, demokrasiden, hukuktan, insanca yaşam şartlarından başka hedefimiz yok bizim.

-Taziye çadırını ziyaret eden İsmail Heniye, Uğur Söylemez'in ailesine ve Türk halkına başsağlığı diledi.

-Biz hatimlerle Soma'yı andık, diğerleri ortayı terörize ederek ortalığı kan gölüne çevirdi, 2 gencimizi öldürdüler.

-Bütün terör olaylarına karşı polisimiz 'gel bizi yak yık' mı diyecekti, emniyet müdürünü nasıl dövdüklerini izlediniz.

- Başaramayacaklar bu iş de çözülecek, ama öyle ama böyle.

- UETD gibi örgütlerimiz sayesinde Türkler artık daha etkili hak mücadelesi verebiliyor.

-Biz yüzyıllardır Almanya ile kader ortağı olduk, sadece savaşta değil, ekonomide de, şu anda da yapıyoruz.

-Almanya'da 80 bin işletme açtınız, 40 milyar avro ciroya ulaştınız, 400 bin istihdam sağladınız.

-Şu anda ikili ticaret hacmimiz 30 milyar avronun üzerine çıktı. G20'de Almanya ile beraberiz. 16. sıraya tırmanıyoruz.

-Aidiyetlerimizi, maneviyatımızı yok saydılar. Senin başörtün var, senden ancak kapıcı, hizmetçi olur dediler.

-Çok sevdiğimiz Başbakanımız Adnan Menderes'i idam ettiler. Onlar unutulmuyor ama o kararı verenleri kimse hatırlamıyor.

-3 Kasım 2002'de milletin tekrar sesini yükseltmesiyle iktidara geldik. Tüm ihmal edilmişler için mücadele verdik.

-Size cumhurbaşkanı seçtirmeyiz dediler. Milli iradeyi Abdullah Gül kardeşimizi seçtirmek suretiyle tecelli ettirdik.

-Pensilvanya'da uluslararası çevrelerin maşası olanlara Türkiye'de fırsat tanımadık.

-Türkiye içinde, millete kibirle bakanlarla, Türkiye dışında kibirle bakanlar, maalesef çok kirli bir ittifakın içindeler. Yaptıkları karalama kampanyalarıyla, yaptıkları algı operasyonlarıyla, Türkiye’de iktidarı zayıflatmak, demokrasiyi zayıflatmak, geçmişte olduğu gibi millete tahakküm etmek istiyorlar. Dikkat edin sevgili kardeşlerim, içerde, o kibir abideleri ne söylüyorsa dışarda da aynıları, aynısını söylüyorlar. İçerdeki bazı siyasetçilerle, dışardaki bazıları aynı dili kullanıyorlar.

Almanya, belki de 'Cehenneme Git Erdoğan' tarzı, ahlaktan, edepten yoksun, ırkçı ve nefret dolu manşetleri yılda bir görüyor. Ama Türkiye’de her gün onlarca gazete bundan daha ağır manşetleri atarken, kim çıkıp da 'Türkiye'de medyaya baskı yapılıyor' diyebilir.

-Recep Tayyip Erdoğan fanidir, her canlı gibi, vakti zamanı geldiğinde, bir an bile erken ya da geç değil, ölümü mutlaka tadacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti, kutlu yolculuğuna kesintisiz olarak devam edecek, hedefleriyle inşallah buluşacaktır. Benim şahsım üzerinden Türkiye’ye operasyon çekmeye çalışanlar, bilsinler ki milletin kararlı duruşunu, şu dik duruşunu, asil duruşunu karşılarında bulacaklardır.

-Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye’yi gerçek fotoğraf üzerinden okusun. Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye üzerine değerlendirme yaparken, yanlı medyanın, kışkırtıcı siyasetin, çıkar çevrelerinin, ideolojinin etkisinde kalmasın, hakkaniyetle değerlendirmeler yapsın. Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye’ye bakarken, sadece elitleri, sadece belli kesimleri, belli zümreleri değil, 77 milyonun tamamını görebilsin.

-Artık Türkiye, siyasetiyle, ekonomisiyle, insanıyla, misyonuyla, değerleriyle Avrupa’nın bir parçasıdır. Avrupa, özellikle de Avrupalı siyasetçiler bunu artık görmek, kabullenmek durumundadır. Avrupa siyasetinin sorunları, Türkiye kullanılarak değil Türkiye ile çözülür.

-Mavi Kart ile ilgili çalışmalarımız son noktaya geldi. İnşallah fevkalade bir durum olmazsa Meclis kapanmadan yasal düzenlemeyi yapıyoruz, bunu da Meclisimizinden geçireceğiz.

-(Köln'deki protesto gösterileri) "Onlar da bizim vatandaşlarımız. Onlar da bizim kardeşlerimiz. Hiçbir provokasyona mahal vermeden, sağduyu içinde, soğukkanlılık içinde evlerimize döneceğiz. Vakarımızı, ağır başlılığımızı azami derecede sergileyecek, karalama kampanyalarına fırsat tanımayacağız. Türkiye’deki olaylar burada nasıl kışkırtma için kullanılıyorsa buradaki olaylar da aynı şekilde kışkırtma amacını taşıyor. Hiçbirimiz bu tuzağa düşmeyeceğiz. 77 milyon Türkiye’de kardeş iken, yurtdışında da kardeşliğimizi en güçlü şekilde muhafaza edeceğiz.

-Sosyal medya şikayetlerimizi eleştirenlerin kendi ülkelerindeki uygulamaları incelemelerini istiyorum.

-Küresel meselelerde söz söylemek bizim de hakkımız. Artık gündemi belirleyen bir Türkiye var.

-Yeni Türkiye'yi artık herkes kabullenmek zorundadır. Ekonomisi, dış politikasıyla herkes görmek hazmetmek zorunda.

-Hiçbir çevre bize parmağını sallayarak istikamet çizemez, hiçkimse Türkiye'yi azarlayamaz.

-AB'ye üyeliği hedef olarak samimiyetle önümüze koyduk. Dostlarımız çekinmesin, demokrasinin gelişmesinden korkumuz yok.

-Yıllarca dışarıda teröre sahip çıkanlar şimdi de 'basın özgür değil' diyerek teröre katkı sağlıyorlar Hepsinin belgesi var.

-Avrupa'nın hangi ülkesinde vandallara, kıranlara bu kadar müsamaha gösterilir

-Diktatörün olduğu bir ülkede sen böyle yürüyebilir, konuşabilir misin? TBB'de de aynısını söylemiş. Al birini vur ötekine.

-Benim şahsım üzerinden Türkiye'ye operasyon çekmeye çalışanlar bilsinler ki milletin asil duruşunu karşılarında bulacaklar.

-Mısır'a darbe diyemeyenlerin, ülkemde bir kısım yargı, polis mensuplarıyla girişilenleri iyi okumalarını istiyorum.

-AB ülkelerinden bugüne kadar Mısır'daki idam kararlarına karşı güçlü bir ses çıktı mı? Hamile kadınlara bile idam verdiler.

-Türkiye'de olanlarla ilgili olarak ey Batı sesin çıkıyor da, Mısır'la, Bengladeş'teki idamla ilgili neden sesin çıkmıyor?

Nefes alıp verdiğimiz müddetçe hak neredeyse biz oradayız, biz yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.

-Özgürlükleri büyütmeye devam edeceğiz, Avrupa değerlerini ülkemize taşımaya devam edeceğiz.

-Avrupa içinde yükselen ırkçılığın panzehiri inanın Türkiye olacaktır. Medeniyetlerin buluşma zemini Türkiye olacaktır.

-Türkiye misyonuyla, değerleriyle Avrupa'nın bir parçasıdır. Avrupa siyasetçileri bunu görmek zorundadır

-Bulunduğunuz ülkelerin dillerini çok iyi öğrenin. Kültürünüzü asla sekteye uğratmayın ama Almanya'da yabancı gibi durmayın.

-Biz henüz adayımızı açıklamadık, istişarelerimiz devam ediyor, en kısa sürede Cumhurbaşkanlığı adayımızı açıklayacağız.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim