• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

BÖYLE TAHLİYE İLK KEZ GÖRÜLDÜ

BÖYLE TAHLİYE İLK KEZ GÖRÜLDÜ
Ahmet Gündel: Dursun Çiçek’ten daha hafif suçlardan tutuklu pek çok kişi var... Yılmaz Geniş: Müebbetlik suçlarda böyle bir gerekçeyle tahliye edilen hiç olmadı...

 

 

 

 

Kazım Berzeg: Normal vatandaşa göre bu tür suç işleyen Albay’ın kaçması daha kolay.

Turkiye’yi sarsan ‘Demokrasiye Müdahale Eylem Planı’nın altında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek’in, tutuklandıktan 43 saat sonra tahliye edilmesi ve tahliye gerekçeleri hukukçuları şaşırttı. 3. Ergenekon iddianamesinde ‘hakkında soruşturma süren şüpheli’ olarak yer alan, “Silahlı terör örgütü üyeliği” ve “Darbeye zemin hazırlama” suçlarından tutuklanan Çiçek’in “Sabit adresi var kaçmaz” ve “Hakkındaki tüm deliller toplanmış” gerekçesiyle tahliye edilmesine hukukçular isyan etti.

GEREKÇEDE CİDDİ BİR SORUN VAR

AHMET GÜNDEL (E. Yargıtay Savcısı):
Mahkemenin gösterdiği gerekçeler tatminkar değil. Ciddi suçlamalar var. Daha önceki yargı uygulamalarına baktğımız zaman bu tür durumda olanlar tutuklanırlar, yargılamaları da tutuklu davam eder. Tahliye kararında ciddi sorunlar var. Daha küçük suçlamalardan hakkında tutuklama kararı olan pek çok kişi var. Böyle onbinlerce tutuklu var. Bunların yargılamaları tutuklu devam ediyor. Suçlarda ikametgahın olması, kaçma ihtimalinin olması tutuklamaya engel değildir.”

DİĞER TERÖR SUÇLULARI NE OLACAK?

YILMAZ GENİŞ (Boğaziçi Hukukçular Derneği Başkanı):
Terör örgütü üyesi olmak ve darbeye zemin hazırlamak çok ağır cezaları olan suçlar. Hukukumuzda bunun karşılığı ağırlaştırılmış müebbet hapis, eski yasaya göre idam. Sonuçları bu kadar ağır suçlar işleyen birinin böyle sudan sebeplerle bırakılması bu zamana kadar görülmemiş birşey ve mantıklı açıklaması yok. Hukuk ona göre, buna göre değişen bir şey değil. Çiçek’in ‘sabit adresi var’ diye bırakılması çok şüphe çekici. O zaman tüm terör suçluları sabit adreslerinde otursun biz de hapishaneleri kapatalım.

HİÇ EMSALİ OLMAYAN BİR GEREKÇE

KAZIM BERZEG (AİHM Avukatı):
Türkiye’deki genel hukuk uygulamalarına göre bu tür suçları işleyen tutukluların adresi belli olduğu için serbest bırakılması gibi birşey söz konusu değil ve örneği de yok. Albay Çiçek’in tutuklanmasına neden olan eylemler organize işlenen bir suç olduğu için bu kişinin kesinlikle serbest bırakılmaması gerekir. Normal bir vatandaşın kaçmasına göre bu tür bir suç işleyen bir Albay’ın kaçırılması çok daha kolay. Bunun örneklerini de geçmişte gördük, askeri cezaevlerinden insanları kaçırdılar. Bunlar göz önüne alındığında Albay Çiçek’in kesinlikle salıverilmemsi gerekmektedir.

HATALI TUTUKLAMA KARARI EMSAL OLMAZ

ALİ FAHİR KAYACAN (Askeri Yargıtay Onursal üyesi):
İşin derinliğine girilirse, belge irdelenirse, belgenin TSK içinde böyle insanlar olması hoş değil. Demokrasi için hoş değil. Ama bu ceza hukukunu ilgilendirmez. Mahkeme, Çiçek’e ait olduğu söylenen planın sadece plan olması ön hazırlığnın yapılmaması ve eyleme geçmemesini düşünerek tahliye kararı vermiş olabilir. Tutuklama kararlarında hassas olunmalı, aksi halde kamuoyunda “ötekinin ne günahı var” deniliyor.

‘Uğurlama’ iddiası

Dursun Çiçek’in ifade vermeye gelmediği 10 Kasım günü avukatı Mustafa Çevik “Müvekkilim kanser tedavisi gören annesini ziyaret için Tokat’ta olduğu için ifade vermeye gidemedi” açıklaması yapmıştı. Taraf gazetesi bugün şok bir iddiayı gündeme getirdi. Buna göre, Albay Çiçek 10 Kasım günü Tokat’ta değil, Genelkurmay Gelincik Salonu’nda Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarıyla öğle yemeği yedi. Ve yaklaşık 1.5-2 saat komutanlarla sohbet etti.

İki tahliyesi de ‘geçici’ hakimle

Albay Dursun Çiçek, Mahkeme Başkanı Nurettin Ak, üye hakimler Tuncay Aslan ve Oktay Kuban’ın oy birliğiyle verdiği kararın ardından 43 saatte tahliye edilmesiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Çiçek’in iki kez tutuklanıp ikisinde de geçici görevlendirme ile oluşturulan mahkeme heyetleri tarafından tahliye edilmesi akıllardaki soru işaretlerini çoğalttı. Çiçek’e tahliye kararı veren 9. Ağır Ceza’ya karar günü geçici görevlendirme ile hakim ataması yapılması, ilk tutuklandığında Çiçek’in itirazını görüşen 14. Ağır Ceza’ya 13. Ağır ceza’dan geçici görevlendirme ile hakim atanmasını gündeme getirdi.

ÜYE HAKİM SÜRGÜNE GİDİP GERİ GELDİ

Kararı veren heyetten Hakim Tuncay Aslan, 9. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak Ergenekon soruşturması kapsamında Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun evinin aranması kararını verdikten sonra “geçici görevle” Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi hakimliğine atanmıştı. Aslan, daha sonra Ergenekon savcılarının görevden alınması tartışmasının yaşandığı HYSK’nın yaz kararnemesi ile 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki görevine geri gönderilmişti. HSYK Aslan’a 9. Ağır Ceza üyeliği dışında Ergenekonla ilgili talepleri değerlendirecek olan mahkeme heyetlerinde yer alma görevi vermişti.

OKTAY KUBAN GEÇİCİ HAKİM ATANDI

Oktay Kuban ise HSYK’nın Ekim ayının sonunda yayınladığı atama kararnamesi ile 12. Ağır Ceza Mahkemesi üyeliğine atanmıştı. Oktay Kuban, dün geçici görevlendirme ile 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Kuban geçici görevlendirme ile geldiği 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Albay Çiçek’in tahliye edilmesine yönünde oy kullandı. Dursun Çiçek ilk kez tutuklandığında da 13. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Faik Saban geçici görevlendirme ile Çiçek’in itirazını görüşen 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görevlendirilmiş ve mahkeme Saban’ın da ‘tahliye’ yönündeki oyuyla 2’ye karşı 1 oyla Çiçek’i tahliye etmişti.

‘Albay Temizöz de serbest kalacak mı?’

Albay Dursun Çiçek’in 43 saatte ikinci kez tahliye edilmesi sivil toplum örgütleri tarafından protesto edildi. Özgür-Der, Mazlum-Der ve İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı üyelerinden oluşan 50 kişilik grup İstanbul Adliyesi önünde “Cuntaya hayır”, “Darbeciler yargılansın”, “Genelkurmay yargıdan elini çek” ve “Hükümet Başbuğ’u görevden al” pankartları eşliğinde basın açıklaması yaptı. Genelkurmayın yargıyı etkilediğine dair kamuoyunun ciddi endişenin bulunduğu ifade edilen açıklamada “Sormak lazım; Genelkurmay dayanışması diğer muvazzaflar için de gerçekleşecek mi? Örneğin Cemal Temizöz’ün de serbest kalıp kalmayacağını merak etmeye başladık. Adı onlarca faili meçhul cinayete karışmış biri ‘kaçma şüphesi yoktur, adresi bellidir’ diyerek bırakıldığını görürsek ona da şaşırmayacağız” denildi.

(STAR)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim