• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 10 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Böyle İtlik Görülmedi!

Böyle İtlik Görülmedi!
Salih Tuna İsrail'deki itlikten Türkiye'deki Ertuğrul Özkök'e geldi...

 

 

 

 

 

 

 

Böyle itlik görülmedi

Sokak köpeğinin teki ne bürokrasi ne güvenlik, hiçbir şey dinlememiş, palas pandıras dalmış mahkeme salonuna.

Hazirun panik olmuş tabii; "Ulan n'oluyoruz?!" yollu bakmışlar birbirlerine, "Bu itin mahkemede işi ne?"

Fıkra anlatmıyoruz Şinasi, mahkeme de gerçek, it de.

Mahkeme...

İsrail'de, aşırı sağcı mahallelerden Mea Şearim'deki "dini" bir mahkeme.

İt mi?

Şeceresi de tıyneti de epey çetrefilli.

Evet, tıyneti de.

Mahkeme binasından bir türlü çıkaramamışlar çünkü.

Kovulduğu yerden gitmeyecek kadar yüzsüz, bütün baskılara direnebilecek kadar da inatçı bir it yani.

Dahası, hem yüzsüz, hem inatçı, hem de nasıl derler, biraz takıntılı.

"Takıntılı" diyorum ama "Yahudi şeriatına" göre hükmeden mezkur "dini" mahkemenin hakimlerinden birine göre, mahut eylemi gayet "bilinçli" bir şekilde gerçekleştirmiş.

Nasıl mı?

Haber aynen şöyle: "Hakimlerden biri, 20 yıl önce mahkemenin laik bir avukatın hakaretine uğradığını ve mahkemenin de şimdi hayatta olmayan bu avukata, 'köpek olarak yeniden dünyaya gelme bedduasında bulunduğunu' hatırlattı ve köpeği recm cezasına çarptırdı..."

Yanlış okumadınız, köpek recm cezasına mahkum edildi.

Köpek dile gelseydi ne derdi acaba? "Taşlanacaksam eğer, ilk taşı, hiç manşet günahı olmayan atsın" mı derdi?

Pardon, sehven araya karıştı, bu ifadeyi Ertuğrul Beyciğim dünkü yazısında serdetmişti.

Malum balkon konuşmasındaki "helalleşmek" sözcüğünü kaptığı gibi "Vay Şerefsiz" manşetiyle hayatını kararttığı Ahmet Kaya'nın mezarında almış soluğu.

Pişman değilmiş ama üzgünmüş!

Halbuki, geçenlerde o şerefsiz manşet hakkındaki düşünceleri sorulduğunda "Ahmet Kaya şerefsiz kelimesini severdi..." diyerek tüy dikmişti.

Vah zavallı vah!

Seçimden iki ay evvel "Ara rejim çuvallıyor" diyordu, seçim sonuçları açıklanınca öyle çuvalladı ki mezarlardan özür dilemeye başladı.

Neyse uzatmayalım; recm cezasına çarptırılan köpek dile gelseydi ne derdi diye sormuştuk değil mi?

"Siz Filistinlilerin topraklarını işgal ettiniz, ben mahkemenize girdim çok mu?" der miydi?

O değil de, "köpeksever" arkadaşlar ne diyecekler bu recm işine, çok merak ediyorum.

Vaktiyle "Köpek milletine isyanımdır" başlıklı bir yazı dercetmiştim de "petarkadas.com"daki ahali başta olmak üzere tozu dumana katmışlardı. Şerlerinden emin olmak için bir köpek satın almakla da kalmamış, "Kıtmir günlüğü" serlevhalı yazı dizisine başlamıştım. Neyse.

E tabii, o hakimin "Laik avukatın köpek olarak dünyaya gelme" telakkisi de bir hayli enteresan.

Zaten reenkarnasyon veya "ruh göçümü" oldum olası ilgimi çeker.

"Ruh göçümü" bildiğiniz tenasüh inancının TDK'deki karşılığıdır: "Ruhun bedenden bedene intikal etmesi."

Yahudilikte bilebildiğim kadarıyla rivayetler muhtelif; lakin İslam'a göre batıl itikat olduğu kesin.

İtikadî bakımdan batıl olsa da tahayyül etmek eğlenceli olabilir.

Hitler'i, okyanusun dibinde "yürüyen balık" olarak düşünsenize!

Ahmet Altan'ın müthiş bir hayretle dile getirdiği "yürüyen balık" gibi alnından çiçek fışkırtarak diğer balıkları manyaklaştırıp avlayamayacak ama!

Çiçek fışkırtma özürlü olacak. Okyanusun dibinde sürünsün (...)ne.

Daha evvel de yazmıştım: Max Deauville de bir hikayesinde "Baudelaire"in reenkarnasyonunu konu edinir.

Kedi köpek derken, on ikinci kez yeniden doğuşunun ardından yarış atı kılığındaki Baudelaire'i anlatır.

Yarış atı kılığındaki Baudelaire, üzerine bahse giren seyircileri suçlar.

Suçlar suçlamasına ama iyisinden azarı işitir.

Haline şükretmelidir; "Fleurs du Mal" için kazandığı parayı günümüzde kazanması şöyle dursun, şiirlerini basabileceği kağıdı satın alması bile mümkün değildir.

Hikayenin sonunda huysuzluğu artan Baudelaire'in çifte atmasına, kişnemesine aldırış edilmez ve ahırın kapısı yüzüne kapatılır.

Schopenhauer'a göre, önceki hayatında ölmek zorunda olduğunu bilen "metafizik hayvan" olan insanoğlunu, herhangi bir ahırda tımarlanmış bir at olarak düşlemenin birçok sakıncası vardır.

Mesela Ertuğrul Beyciğimin (Allah gecinden versin) aramızdan ayrıldıktan sonra bir at olarak dünyaya gelmesini istemem.

Her şeyden evvel ahır cemaatinin çıngar çıkarması kuvvetle muhtemeldir.

Hayır yani, at olarak düşlesem ona yazık, inek olarak düşlesem bana!

Çünkü hangi mezarı ziyaret edeceği belli olmuyor.

Mezarıma bırakılacak çiçekleri hiçbir ineğin yemesini istemem.

Salih TUNA/ Yeni Şafak

 

Şerefsiz Manşeti İçin Helalleşmeye Gitti!

Özkök: Hacılar mı! Aşk Yürüyüşündeki Almanlar mı?

'Mini Etekle Namaz, Başörtüsüyle İçki!'

İsrail'de Bir Köpeğe 'Recm' Cezası Verdiler!

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim