• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 5 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

BM NE İŞE YARAR?

BM NE İŞE YARAR?
BM, kurulduğu 1945 tarihinden bugüne kadar hiçbir problemi çözemedi ve aldığı bütün kararlar da İslam dünyasının aleyhine oldu

 

 

 

 

 

 

Son BM Genel Kurulu'nda Libya Lideri Muammer Kaddafi, İran Lideri Mahmud Ahmedinejad ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın BM'nin varlık sebebini ve işleyişini yüksek sesle eleştirmesi BM'nin ne iş yaradığı sorusunu akıllara getirdi. Gerçekte Filistin'de bir Siyonist Devleti kurmak maksadıyla kurulan BM, kurulduğu 1945'ten bugüne kadar hiçbir problemi çözemedi ve aldığı tüm kararlar da İslam dünyasının aleyhine oldu. Milletleri birleştirmeyi değil bölmeyi kendisine ilke edinen BM, sadece küresel güçlerin arzu ve isteklerine uygun kararlar alırken Filistin, Bosna, Lübnan, Keşmir ve Çeçenistan gibi bölgelerde ise zulmü görmezden geldiği gibi mazlumların değil, zalimlerin yanında durması ile biliniyor. Kıbrıs dahil, çözmek üzere el attığı her sorunu, daha da sorun yumağı haline getiren BM, Bosna savaşı esnasında yaptığı ahlaksızlıklarla dünyayı şok etmişti. Bosna savaşında bölgeye barış gücü olarak giden ama Sırpların düzenlediği tecavüz partilerine de katılan BM askerleri, güvenli bölge olarak ilan edilen Srebrenica'da kontrolü Sırp kasap komutan Mladic'e teslim ederek 12 bin Müslüman'ın katline göz yummuştu.
Son BM Genel Kurulu'nda Libya Lideri Muammer Kaddafi, İran Lideri Mahmud Ahmedinejad ve Recep Tayyip Erdoğan'ın BM'nin varlık sebebini ve işleyişini yüksek sesle eleştirmesi BM'nin ne iş yaradığı sorusunu akıllara getirdi.
BM, BAŞTA ABD OLMAK ÜZERE VETO HAKKI OLAN 5 ÜLKENİN KUKLASI
Filistin'de bir Siyonist devlet kurmak ve kurulan İsrail devletinin kanlı işgallerini meşrulaştırmak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler, 1947 yılında bu işlevini yerine getirdikten sonra artık anlamını yitirmiş bir kukla sistem olarak biliniyor. Başta ABD olmak üzere devamlı veto yetkisine sahip beş üyenin kontrolündeki bu ahlaksız yapı, kurulduğu 1945 tarihinden bugüne kadar hiçbir problemi çözemedi ve aldığı tüm kararlar da İslam dünyasının aleyhine oldu. Milletlerarası hukukun üstünlüğünü hiçe sayarak beş devlete veto hakkı veren BM, ayrıca BM Güvenlik Konseyi'ne de daimi üyeler seçti. 2. Dünya Savaşı'nın galibi olan bu devletlerin haricinde kalan hiçbir devlete söz hakkı verilmedi. ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'nın oluşturduğu bu devletler Müslümanlara ait hiçbir problemde İslam dünyasının lehine karar almadılar. Şu ana kadar da hiçbir İslam ülkesi BM'ye daimi üye olamadı.
SADECE KEŞMİR BİLE BM'NİN GERÇEK YÜZÜNÜ ORTAYA ÇIKARTIYOR
BM, 1948 ile 1958 yılları arasında Keşmir hakkında 23 karar almasına ve Hindistan bütün bu kararları çiğnemesine rağmen Hindistan'a yönelik tek bir yaptırım kararı dahi almayarak, gerçek yüzünü ortaya koymuştu. 11 Eylül saldırıları sonrasında henüz saldırganların kimliği tespit edilmeden İslam dünyasına karşı savaş ilan eden BM, kendi aldığı kararları çiğneyen Hindistan'a karşı ise Keşmir'in yüzde 60'ını işgal etmesine rağmen sesini çıkartamıyor. Irak hakkında aldığı 17 karar ile ABD'nin Irak'ı işgalini haklı gösteren BM, Keşmir hakkında aldığı 23 karara rağmen kılını kıpırdatmıyor. Üstelik Irak hakkında aldığı kararı Irak tarafı kabul etmezken Keşmir hakkında alınan kararlarda hem Hindistan'ın hem de Pakistan'ın imzaları var. Buna rağmen BM, kendi onurunu da ayaklar altına alarak Hindistan'a yaptırım uygulamıyor.
LÜBNAN'DA DA ÇUVALLAMIŞLARDI
Birleşmiş Milletler, terörist İsrail'in geçtiğimiz yıllarda Lübnan'a yaptığı saldırıyı utanç verici bir biçimde uzun süre seyretmiş ve sessiz kalmıştı. Lübnan'ın güneyi yakılıp yıkıldıktan ve halk katledildikten sonra İsrail'in Hizbullah'ın sert direnişi nedeniyle Lübnan'da başarısızlığa mahkûm olduğu anlaşıldığında BM devreye girmişti. ABD'nin izin vermesiyle BM Güvenlik Konseyi toplanmış ve Lübnan'a barış gücü gönderilmesi kararı almıştı. Kurulduğu günden itibaren İslam coğrafyasının aleyhine kararlar alan BM, burada da İsrail'i korumuş ve Lübnan'a yerleştirilen sözde Barış Gücünün Hizbullah'ı silahsızlandırması kararını almıştı. BM, bu kararına Türkiye'yi de alet ederek Türk Silahlı Kuvvetleri'ni bu amaçla kullanmıştı. İsrail'in tüm isteklerini yerine getiren BM, Lübnan'a yönelik İsrail ambargosunu devam ettirmiş, ülkenin bazı bölgelerinin işgal altında kalmasını engellememiş, İsrail dayatmalarına müsaade etmişti.
BOSNA'DA BM ASKERLERİ DE AHLAKSIZLIĞA KATKI VERMİŞTİ
Kıbrıs dâhil, çözmek üzere el attığı her sorunu, daha da sorun yumağı haline getiren BM, Bosna'daki akıl almaz faaliyetleri ile de iğrenç yüzünü göstermişti. Bosna'daki soykırım esnasında on binlerce Müslüman, Sırplar tarafından öldürülmüştü.
Yüz binlerce Müslüman kadına sistematik bir şekilde tecavüz edilmiş ve eski Yugoslavya'da işlenen suçların faillerini yargılamak için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi tecavüzün Müslümanları aşağılamak için bir yöntem olarak sistematik bir şekilde kullanıldığını ortaya koymuştu. Bütün bunlar yapılırken BM hiçbir şey yapmamış ve yaptıkları ile mağdurların durumunu daha da kötüleştirmişti. Bosna'da uygulanan silah ambargosundan büyük ölçüde Müslüman Boşnaklar zarar görmüştü.
BM'nin etkin müdahalesi ise tam olarak Müslümanların toparlandığı anda gelmişti. Bu müdahalenin sonunda dayatılan çözüm ile de Sırplar adeta ödüllendirilmişti. Diğer taraftan Bosna'da işlenen savaş suçlarına ve katliamlara karşı BM, etkili bir tutum da benimseyememişti. Bosna savaşında bölgeye barış gücü olarak giden ama Sırpların düzenlediği tecavüz partilerine de katılan BM askerleri, güvenli bölge olarak ilan edilen Srebrenica'da kontrolü Sırp kasap komutan Mladic'e teslim ederek 12 bin Müslüman'ın katline göz yummuştu.
GAZZE SOYKIRIMI BM'NİN ÖLÜM İLANI OLDU
Dünyada atom bombasını kullanan yegâne ülke olan ABD, İsrail ve Fransa gibi binlerce nükleer başlık sahibi ülkelere bir şey demeyip İran ve Kuzey Kore'ye uyarı üstüne uyarı gönderen BM, terörist devlet İsrail'in Gazze'de yaptığı son soykırımda da aşağılık yüzünü bir kez daha göstermişti. BM'nin bu tutumu, kurumun yeniden yapılandırılması gerektiği gerçeğini ortaya çıkartırken, D-8 gibi alternatif oluşumların gerekliliğini de ortaya koymuştu. İsrail'e hiçbir şey yapamayan uluslararası bir kuruluşun hiçbir fonksiyonunun kalmadığı, misket bombalarının ve kimyasal bombaların kullanıldığı Gazze soykırımı ile daha net bir şekilde açığa çıkmıştı.
NEDEN KURULMUŞTU?
Birleşmiş Milletler (BM) dünya üzerinde büyük bir tahribata sebep olan korkunç İkinci Dünya Savaşı sonrasında, uluslararası ilişkileri istikrara kavuşturmak ve barışı daha sağlam temeller üzerine oturtmak için 1945 yılında kuruldu. Günümüzde, söz konusu faaliyetlerine ilâve olarak çocuk gelişimi ve sağlığı, çevre koruma, insan hakları, yoksullukla mücadele ve ekonomik kalkınma, tarımsal kalkınma, eğitim, kadın hakları, tabiî afet yardımı, atom enerjisinin barışçıl amaçlar için kullanılması ve iş ve işçi hakları gibi pek çok alan vardı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni de kuran BM, bu konseyi de üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla yükümlü yaptı. Bu Konsey'de bulunan 15 üyenin 5'i daimi, 10'u ise geçici. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde, kararları veto etme hakkı bulunan daimî üyeler Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya. Diğer taraftan 2009 yılı ile birlikte, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliği de resmen başladı. Geçici üyeliğimiz, 31 Aralık 2010 tarihinde sona erecek.
=============
Saakaşvili: Abhazya, Gürcistan'ın olacak
Gürcisan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, Abhazya'nın bir gün, eskiden olduğu gibi Gürcistan'ın olacağını söyledi. BM Genel Kurulu'nda konuşan Saakaşvili, "Zaman alacak ama Abhazya, bir zamanlar olduğu gibi yine Gürcistan'ın en güzel kısmı olacak" dedi. Abhazya'nın son durumu hakkında kara bir tablo çizen Saakaşvili, bahçelerin, otellerin ve tiyatroların yerini askeri üslerin, mezarlıkların aldığını, nüfusun dörtte üç oranında azaldığını söyledi. Saakvaşvili, "Avrupa bugün dışarıdan bir güç tarafından inşa edilen ve Gürcistan'a uzanan yeni bir Berlin duvarıyla bölünmüş durumdadır" dedi. Gürcistan'ın Ağustos 2008'de Güney Osetya'da giriştiği operasyonun ardından harekete geçen Rusya, önce Gürcü kuvvetleri püskürterek Gürcistan sınırlarına girmiş, çatışmaların sona ermesinin ardından da Abhazya ile Güney Osetya'nın bağımsızlığını tanımıştı. Abhazya ile Güney Osetya'nın bağımsızlığı daha sonra Nikaragua ve Venezuela tarafından da tanındı.

vakit

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • BOMBALAR ALTINDA GAZZE15 Ocak 2010 Cuma 21:44
  • HEPSİ KOZMİK...!09 Ocak 2010 Cumartesi 16:43
  • BOŞANMA!09 Ocak 2010 Cumartesi 13:39
  • İDEOLOJİK EĞİTİMLE YOL ALINAMAZ09 Ocak 2010 Cumartesi 12:58
  • AÇLIKLA BOĞUŞAN ÜLKEDE DİN SÖYLEMLERİ06 Ocak 2010 Çarşamba 11:51
  • SOL PARTİLER DARBE İSTİYOR06 Ocak 2010 Çarşamba 11:48
  • LAİSİZM TÜRKİYEYE NE SAĞLADI 303 Ocak 2010 Pazar 12:03
  • GAFFAR OKKAN SUİKASTİNDE ŞOK İDDİA23 Aralık 2009 Çarşamba 11:44
  • MASONLAR TSKYA NASIL SIZDI?21 Aralık 2009 Pazartesi 11:58
  • TABİAT AYETLERİ KİME YÖNELİK?19 Aralık 2009 Cumartesi 01:11
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim