• BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 34 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

BİZİ ALLAH BİRLEŞTİRMİŞ KİMSE AYIRAMAZ

BİZİ ALLAH BİRLEŞTİRMİŞ KİMSE AYIRAMAZ
Azerbaycan Milletvekili ve Bakü Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Yakup Mahmudov: “Çanakkale’de bizim yiğitlerimiz de şehit düştü”

 

 

 

 

 

Azerbaycan Milletvekili ve Bakü Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Yakup Mahmudov ile son Ermeni açılımını ve Türkiye ve Azerbaycan halkları arasındaki kardeşliği konuştuk. Aynı zamanda Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Tarih Enstitüsü'nün de Başkanı olan Mahmodov; “Rus Çarlığının işgali altındaki Azerbaycan'dan kaçan yiğitler geldi ve Çanakkale'de şehit düştüler. Nuri Paşa'da Bakü'yü işgalden kurtardı. Bu kardeşliği kimse bitiremez. Bizi Allah birleştirmiş, kimse ayıramaz” dedi. Abhazya ve Osetya olaylarından sonra Ermenistan'ın Rusya ile bağının koptuğunu ve çok zor duruma düştüklerini söyleyen Mahmudov; “Ermenilerin en zor durumlarında, en çözümsüz kaldıkları bir anda Türkiye'nin sınırları açma konusunun açılması çok kötü oldu. Böyle bir zamanda sınır kapılarının açılması Ermeniler için tek çözümdür. Ama Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bizim Millet Meclisimizde çok güzel bir konuşma yaptı. Gözlerimiz yaşardı, yüreklerimiz kabardı. “Ben bu ülkenin Başbakanı olarak size söz veriyorum ki kapılar açılmayacak” dedi. Biz, Erdoğan'ın Meclisimizde verdiği söze güveniyor ve inanıyoruz” dedi.

 

Azerbaycan Milletvekili ve Bakü Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Yakup Mahmudov, hem ilim adamı hem de siyasetçi kimliğine sahip olmanın avantajı ile olayları çok net bir dille anlatıyor. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Tarih Enstitüsü Başkanı da olan Mahmudov ile Bakü'nün güzel bir semtindeki İlimler Akademisi binasında bulunan ofisinde görüştüm. Türkiye'nin yaptığı Ermeni açılımını eleştiren Mahmudov, bu açılımların zamanlamasına özellikle dikkat çekiyor. Buna rağmen Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan Millet Meclisinde yaptığı konuşmaya da vurgu yaparak; “Biz, Erdoğan'ın Meclisimizde verdiği söze güveniyor ve inanıyoruz” diyor. Ermeni meselesinden Türkiye ve Azerbaycan halkları arasındaki kardeşliğe kadar birçok konuyu Yakup Mahmudov ile görüştük. Buyurun;

ERMENİLER ÇOCUKLARINI DÜŞMANLIKLA YETİŞTİRİYOR

sterseniz öncelikle Ermeni meselesi ile başlayalım. Bir İlim adamı ve Siyasetçi olarak Ermeni meselesinin çözüm yolu nedir?

*Ermeni meselesi, hem Anadolu Türkü hem de Azerbaycan Türkü için henüz çözülememiş bir problem, burası doğru. Ama bu problemin tek çözümü Ermenistan'ın insan yetiştirilmesine bağlıdır. Ermeni ahlakının değiştirilmesi lazım. Çünkü çocuk doğar Ermenistan'da ve “Türk'e Ölüm” diye öğretirler. Çocuklarını büyük bir kinle, büyük bir saldırganlıkla yetiştirirler. Bu değişmedikten sonra Ermeni meselesi çözülemez. Bu nedenle Ermeni Anayasasında Doğu Anadolu Toprakları kendilerinin kabul edilir, Ağrı Dağını kendilerinin sayarlar.

*Olayın bilimsel temellere dayandırılarak çözümü olamaz mı?

*Olmuyor işte. Bakın biz, buyurun arşivlere bakalım diyoruz. Gelmiyorlar buna. Gelemezler çünkü gelirlerse ifşa olacaklar. Ermenileri bir arada tutan bu bağ gidecek ellerinden.

ERMENİ MESELESİ TÜRKİYE İÇİN DE YA ÖLÜM YA OLUM MESELESİDİR

*Peki, sınır kapılarının açılması olayına nasıl bakıyorsunuz?

*Kapılar açılmamalıdır. Ermeniler, o sahte soykırımdan vazgeçtiler mi? Ağrı Dağından, Doğu Anadolu'dan vazgeçtiler mi? Karabağ'ı teslim ettiler mi? Yok. Neden açacağız sınırları o zaman? Ermeniler dünyanın her yerinde bu soykırım yalanını kabul ettiriyorlar. Ama aynı Ermeniler sınırları da açtırmak istiyor. Büyük bir üzüntüyle söylüyorum ki, zaman zaman Türkiye'de sınır kapılarının açılacağı yönünde açıklamalar geliyor. Özür dilerim ama bu bizden çok Türkiye'nin kendi öz meselesidir. Ermeniler Doğu Anadolu'yu istiyorlar. Asla doymayacaklar. Bu nedenle Ermeni meselesi Türkiye için de “Ya olum, ya ölüm” meselesidir. Ermeni meselesi Türkiye'yi zora sokmak için kullanılıyor, oyuna gelmemek lazımdır.

*Son gelişmeleri nasıl yorumluyorsunuz?

*Bu sorun Azerbaycan için de Türkiye için de aynıdır. Ermenilerin en zor durumlarında, en çözümsüz kaldıkları bir anda Türkiye'nin sınırları açma konusunun açılması çok kötü oldu. Osetya ve Abhazya meselesi ile Ermeniler de zor durumda kaldılar. Rusya ile yolları kapandı. Böyle bir zamanda sınır kapılarının açılması Ermeniler için tek çözümdür. Ermeniler mecbur kalmıştı. Ermeni soykırımı iddialarından vazgeçeceklerdi. Ağrı Dağından, Doğu Anadolu'dan vazgeçeceklerdi. Karabağ'ı bırakacaklardı. Mecbur kalacaklardı bunlara ama şimdi yeni bir umutları var.

*Türk hükümetinin açılımları hakkında ne düşünüyorsunuz?

*Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bizim Millet Meclisimizde bir konuşma yaptı. Ben de bir milletvekili olarak bu konuşmayı orada canlı dinledim. Sayın Recep Tayyip Erdoğan orada çok güzel bir konuşma yaptı. Bizim Milli Marşımızı okudu orada. Bu bizi çok duygulandırdı. Gözlerimiz yaşardı, yüreklerimiz kabardı. Ben bu ülkenin Başbakanı olarak size söz veriyorum ki kapılar açılmayacak dedi. Başka ne diyeyim dedi. Bize bu yetti. Biz buna inanıyoruz. Kardeş ülkemizin Başbakanı bunu söylüyorsa biz buna inanırız elbette. Milli Meclisimizde bunu söylüyorsa biz buna güveniyoruz. Kaldı ki bizim halkımız ve Türkiye halkı arasında genetik bir bağ vardır. Kanla bağlıyız biz. Bize ihanet etmezsiniz siz. Siyasette bazı hatalar olabilir ama milletler birbirlerine aynı hataları yapamazlar öğle kolay kolay.

ÇANAKKALE'DE AZERİ YİĞİTLER DE ŞEHİT DÜŞTÜ

*Bu kardeşliği diri tutan bağlar nelerdir?

*Mesela Çanakkale'dir. Çanakkale'de Çar Rusya'sının altında esir olmamıza rağmen bizim yiğitlerimiz sınırları gizlice aşarak Çanakkale'ye gittiler. Şehit düştü orada bizim Azerbaycanlı yiğitlerimiz. Bakü'yü Rus zulmünden kurtaran Osmanlı'nın güzel yiğidi Nuri Paşa'nın ordusu da geldi burada nice şehitler verdi. Biz Nuri Paşa'yı burada sevgi ile besledik. Atı olan atını, ekmeği olan ekmeğini verdi. Nuri Paşa'yı Batum'da esir ettiler. İngilizler. Zindan'a attılar o yiğidi. Azerbaycan yiğitleri o zaman buradan Batum'a gittiler, şehit verdiler, çok sıkı çatışmalar oldu, İngilizleri öldürdüler ve Nuri Paşa'yı kurtardılar. Çanakkale'deki Azeri yiğitlerini unutamaz Türkiye. Biz Nuri Paşa'yı unutmalı mıyız? Bunları kimse unutturamaz.

*Son Ermeni saldırılarında da Türkiye destek verdi size?

*Elbette. Ermeniler bize saldırdıkları zaman ben Türkiye'ye geldim. Türk yiğitleri sınırlarımıza geldiler ve dizlerini kırdılar. Bizi bırakın, biz kardeşlerimizi yardıma gideceğiz diyorlardı. Bizim en büyük kazancımız budur. Birbirlerini feda eden, birbirleri uğruna elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan 2 halk var burada.

*Tarihi bağlarımız da güçlü.

*Evet. Ben Kınık boyundanım. Göynük, Bilecik aynı Türkiye'de olduğu gibi burada da var. Buradan giden Kınıklar, Türkiye'de de Göynük ve Bilecik'i kurmuşlar. Göynük ve Bilecik şehirleri aynı zamanda Nahcivan'da da vardır. Yunus Emre ve Tapduk Emre'nin kabirleri bizde de vardır. Benim köyüme yakındır kabirleri. Bursa'nın ahalisi buradan gitmiştir. Şehirleri, kültürleri, dilleri aynıdır. Et tırnaktan ayrılmaz, biz aynıyız. Bizi Allah birleştirmiş, kimse ayıramaz. Bakın, geçtiğimiz günlerde İstanbul bir sel felaketi yaşadı. Evde benim hayat yoldaşım gözyaşlarını tutamadı. İstanbul gibi bir şehre ne oldu diyerek gözyaşlarını tutamadı. Yani bu yürekten gelir. Biz aynı yüreğe sahibiz.

TÜRKİYE AB İÇİN HERŞEYİNİ KURBAN VERMEMELİDİR

*Türkiye'ye ve mesela PKK'ya nasıl bakıyorsunuz?

*30.000 insanımızın cellâdı olan Abdullah Öcalan'ı biz de sevmiyoruz. Azerbaycan güçlenirse Ermenilerle tehdit ediyorlar. Türkiye canlanırsa bu defa PKK ile Öcalan ile tehdit ediyorlar. Uğraştırıyorlar. PKK içerisinde bol miktarda Ermeni vardı. Aynı davayı güdüyorlar.

*Türkiye, AB'ye girme yolunda epey mesafe kat etti. Azerbaycan'dan bakılınca bu yol haritası nasıl görünüyor?

*Türkiye AB'ye girmek için her şeyi kurban vermemelidir. Şunu bilin ki siz AB'nin kapısına geldiğinizde bir Yunan meselesini önünüze koyacaklar, bir Ermeni meselesini önünüze koyacaklar. İlla bir şey koyacaklar yani. Türkiye'yi AB'ye asla almayacaklar. Onlarca yıldır almadılar, yine almayacaklar. Çünkü alacak olurlarsa başlarına da bela almış olacaklar. Türkiye bunu kara çevirecektir ve buna müsaade etmezler. Çocukları yok, aileleri yok, dinleri yok. Bitmiş Avrupa ve Türkiye'yi oraya sınırsız bir şekilde bırakmazlar. Bu nedenle sürekli engel üstüne engel çıkartıyorlar.

AMERİKA KIZILDERELİLERE NE YAPTI?

*Hem Milletvekili olarak, hem de bir Tarihçi olarak mutlaka dışarıdan birileri ile sık sık muhatap oluyorsunuz. Bu tür konularda nasıl karşılanıyorsunuz?

*Sürekli benzer görüşmelerimiz oluyor. Ben mesela; “Siz bize ders veriyorsunuz” diyorum Amerikalılara. Diyorum ki; “Siz ne yaptınız zılderililere? Ne oldu Afrika'dan getirdiklerinize? Ne yaptınız?” Susuyorlar. Bize kimse bu anlamda ders veremez. Ezilmeye bükülmeye gerek yok. Bakın, siz Akdamar Adasındaki Kilise'yi onardınız, yeniden yaptınız ama buradan gelen din adamları orada ibadet yapmadı. Buralar Ermeni hâkimiyeti altına girene kadar burayı kullanmayacağız dedi. Şimdi, böyle bir ezikliğe biz neden ihtiyaç duyduk ki? Türkiye neden kendi isteklerini öne sürmüyor? Neden bu Soykırım yalanını filan öne sürerek vazgeçirmiyor? Yalvarmakla, teslimiyetçi politikalarla bu işler çözülmez.

*Farklı bir alana geçecek olursak eğer, şöyle bir şey söyleyebilirim. Ben Erzurumluyum ve sizi yani Azeri Türkçesini hiç problemle karşılaşmadan anlıyorum.

*Çok iyi. (gülüyor) Çünkü Erzurum ile Azerbaycan her açıdan aynı kültüre aittir. İnsanı da aynıdır. Ermeni zulmünden kaçanların Erzurum'a yerleşmesiyle bu birliktelik tam pekişti. Iğdır'a, Kars'a da yerleştiler. Tabi bu saydığım topraklar eski Erivan Hanlığının topraklarıydı. Tarih boyunca Azerbaycan ile Türkiye halkı hep birlikte oldu. Biz şimdi de 2 devlet, tek milletiz. Zaman zaman bu işleri bizim bazı adamlarımız anlamasa da bu gerçeği değiştiremezler. Kimileri kıskanıyorlar. “Şimdi siz birleşip tek devlet olursunuz” deyip bize laf atıyorlar.

*Son olarak?

*Son söz olarak; Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın Meclisimizde verdiği söze güveniyor ve inanıyoruz. Biz o sözlere hürmetle yanaşıyoruz.

 

M. MUSTAFA UZUN / VAKİT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim