• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Bir Vicdani Red Daha

Bir Vicdani Red Daha
“Müslüman Olmayan Bir Ordunun Mensubu Olmayacağım!”

 

 

 

 

 

5 aylık askerlik süresi, neyin ne olduğunu görmeme vesile olmuştur. Müslüman olmayan bir ordunun mensubu olmayacağım. Zulme karşı sessizlik zulümdür. Bundan sonra asker değilim, hakkımda açılacak bütün davaları ve iddiaları reddediyorum. Ne firardayım ne de kaçağım. Bu zorunlu askerlik görevini reddediyor, vicdani reddimi açıklıyorum.”

Muhammed Serdar Delice, 5 aylık asker. Enver Aydemir'den sonra dinî inancı nedeniyle Türkiye'de askerlik yapmayı istemeyen Delice, askerliğini yaptığı Malatya 2. Ordu Komutanlığı'nda izne geldikten sonra bir daha geri dönmek istemediğini belirterek, vicdani retçi olacağını açıkladı. Kendisini dinine bağlı bir Müslüman ve milliyetçi olarak tanımlayan Delice, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi'nde vicdani reddini açıkladı.

2 çocuk babası ve 27 yaşında olan Muhammed Serdar Delice, bu ülkede "hayli düşmanlar" yaratıldığını ve kandırıldıklarını söyledi. Askerliği sırasınca ordunun nasıl bir ordu olduğunu gözlediğini ifade eden Delice, zulmün olduğu bir orduda askerliğe devam etmeyeceğini ifade etti. Delice'nin diğer vicdani retçilerden ayrılan tarafı ise Müslüman kimliğinin yanı sıra milliyetçi bir bakışa da sahip olması…

"Yalanlarla Kandırıldık; Kürt Kardeşlerimizi Hedef Aldık!"

İHD'de yaptığı basın toplatısında şöyle konuşmuş Muhammed Serdar Delice: "Bizler bu ülkede Çanakkale destanları ile büyüdük. Kendimize Osmanlı'yı örnek, Kuran-ı Kerim'i kılavuz rehber edindik. Dedik ki: Allah Allah, dedik ki: Hak birdir, ümmet tek'dir dedik. Hoşgörüyü sadakati Atilla'dan, Selahattin-i Eyyubi'den öğrendik. Bizler yıllarca üç kıtaya hükmettik. Ama ne silahla ne de zorbalıkla. Maneviyatla, imanla, hoşgörümüzle sahip çıktık bütün uluslara. Fakat yozlaştık, unuttuk geçmişimizi. Kendimize hayali düşmanlar yarattık. Kürt kardeşlerimizi hedef aldık. Yıllarca bir takım yalanlarla kandırdık gençliğimizi… Şu anda ise artık maskeler düşmüştür. 5 aylık askerlik süresi, neyin ne olduğunu görmeme vesile olmuştur. Müslüman olmayan bir ordunun mensubu olmayacağım. Zulme karşı sessizlik zulümdür. Bundan sonra asker değilim, hakkımda açılacak bütün davaları ve iddiaları reddediyorum. Ne firardayım, ne de kaçağım. Bu açıklamamdan sonra, en yakın Emniyet Müdürlüğü'ne bana ulaşabilecekleri telefonumu ve adresimi bırakacağım. İçinde bulunduğum psikolojik ve sosyo-ekonomik durumum zaten benim firari yaşamama uygun değildir… Bu zorunlu askerlik görevini reddediyor, vicdani reddimi açıklıyorum… Saygılarımla."

"Böyle Bir TSK'ya İhtiyacımız Yok!"

"Ne olursa olsun hayatımın pahasına bile olsa o üniformayı bir daha kimse bana giydiremez!" diyen Delice, bundan sonra başına neler geleceğini iyi bildiğini, ancak kendisine ne yaptırılacağını merak ettiğini belirtti. Millet ve vatan aşkıyla askere giden gençlerin bir süre sonra vatan ve millete küfrettiğini söyleyen Delice, "Çünkü bir insana değer verirseniz, değer alırsınız. Ama o kışlalarda insanlık yok" dedi. "Bu şekilde bir TSK'ya ihtiyacımız yok!" diyen Delice, askerlerine ve milletine değer veren bir ulusun değil ulusların olan bir TSK'ya ihtiyaçlarının olduğunu kaydetti.

"Şehitlerin Şahadetinden Şüphe Duyuyorum!"

"Ben o kışlada bulundum. Yaşadım. Birçok şeyi gördüm. Ben şu kadarını söylüyorum. Kendisini şehit olarak düşünen insanları şahadetinden şüphe duyuyorum." diyen Delice, şunları kaydetti:

"Ama İslamiyet'te şöyle bir şey vardır. Her şey niyettir. O saf niyetiyle gitmiştir. Kandırılmıştır. Kendisini şehit olarak tanımlar. Ama ben şu ortamdaki şahadet olayına inanmıyorum. Kendimize sanal düşman yarattık. Ben doğuda askerlik yaptım. Kürt arkadaşlarım da var. Hepsi kelime-i şahadet getiriyor. E ben bunlara karşı savaştığım zaman, bunlara karşı bir eylem gerçekleştirdiğim zaman düşünebilir misiniz benim şahadetimi. Şehitlik böyle bir şey değil. Kendi halkına karşı yapılan bir olayda kesinlikle şehitlik söz konusu değildir. Yani neyin ne olduğunu gördüm."

"İnsan Olduğumuzu Unutanlara Askerlik Hizmeti Vermek Mantıklı mı?"

Bu açıklamalarından sonra başının belaya gireceğini bildiğini ancak birilerinin bunları dile getirmesi gerektiğini söyleyen Delice, kışlalarda bulunan binlerce askerin de böyle düşündüğünü kaydetti. "Vatan bize sahip çıkıyorsa, asker bizi koruyorsa, sahip çıkıyorsa tabi seve seve bu işin içerisinde yer almak gerekiyor. Ama bu devlet beni korumayacak, benim sosyal haklarımı göz ardı edecek. Askeriye benim insan olduğumu unutacak. Ve bana insan dışı muamelelerde bulunacak. Ve istemediğin şeyleri sana zorla yaptıracak. Böyle bir durumda senin askerlik yapman ne derece mantıklı?" diye soran Delice, askerlikte yaşadıklarını anlattığı takdirde bazı kişilerin yıpranacağını, o yüzden anlatmayacağını söyledi. Vatana ihanetten, emre itaatsizlikten ve firardan yargılanacağını belirten Delice, "Belki hiç kimse bana sormayacak. Neden böyle oldun? Sebebin neydi? Ne oldu? Ne sana yanlış geldi? Olması gerekenler neydi? Bunlar sorulmayacak. Bu hareketimden sonra peşimden gelenler olacak. Çünkü benim gibi düşünen birçok insan var" dedi.

"Oralarda Düşünemezsiniz! Düşünürseniz Yargılanırsınız!"

"Bu ülkede özgürlüğünüz üzerine, kendi düşünceleriniz, fikirleriniz ve insanlığınız üzerine bir şeyler yaptığınız zaman sıkıntılar çekiyorsunuz. Yargılanıyorsunuz." diyen Delice, umutsuz olmadığını birilerinin bu gidişata 'dur' diyeceğini umduğunu söyledi. Kışladaki askerlerin bütün gün teskere gününü saydığını söyleyen Delice, hapis hayatından daha kötü bir durum yaşanıldığını söyledi. "Oralarda düşünemezsiniz. Fikrinizi beyan edemezsiniz. Öyle bir hakkınız yok" diyen Delice, "Bugüne kadar benim gibi yaşadıklarını anlatan kimse çıkmamıştır. Gözünü karartmamıştır. Benim bunları söylememin nedeni, birileri buna dur desin. Orada yaşanılanlara bir dur desin. Çünkü bu böyle gitmez. Bu onların da bütünlüğünü tehdit eder." şeklinde konuştu.

HAKSÖZ-HABER

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim