• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

BİR MISIRLI ALGISI

BİR MISIRLI ALGISI
Muhammed Abdusselam, Mısır'ın Müslüman Kardeşler'e ve bölgedeki İslamcı gruplara karşı bakışını analiz etti.

 

 

 

Hamas ve Ürdün Müslüman Kardeşleri üzerinde yürüyen tartışmada Mısır'ın durumu nasıl algıladığına işaret eden göstergeler yok. Ancak bu tartışmadan dersler çıkartılabilir. Özellikle de Mısır'ın benzer gelişmeleri engellemek için başvurduğu katı politikalara gelip çattığı müddetçe. Mısır, Hamas ve Müslüman Kardeşlere aynı noktadan bakıyor: Her ikisi de göz ardı edilemez de facto aktörler. Hamas, Gazze'deki meşru otorite olarak tanınmıyor her ne kadar liderleri sıksık Kahire'de ağırlanıyorsa da. Müslüman Kardeşler ise dini ehliyeti bakımından meşru bir grup olarak tanınmıyor her ne kadar Meclis'te 88 üyesi varsa da. Yine de bu iki partiyi ayrı ayrı ele almakla ikisi arasındaki ilişkileri ele almak farklı şeylerdir.

Mısırlılar Hamas ve Müslüman Kardeşler arasında bağ olduğundan şüphe etmezler ve bu bağın doğasına ilişkin doğru bir algıları vardır. Hamas'ın 2007'de Gazze'de yönetimi ele geçirmesinden evvel Mısırlı yetkililer, belirtilen "çatışma kuralları" çerçevesinde, Hamas ve Müslüman Kardeşler'in sınırlı "halkla ilişkilerine", mesela Hamas liderlerinin Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki bürosunu ziyaret etmesine fırsat düştükçe müsaade etti. Ancak bu kurallar, Filistinli kalabalık Gazze-Mısır sınırını geçtiğinde, Ocak 2008 tarihinde ihlal edilmişti. Bir Hizbullah hücresi Mısır'da tutuklandığında İhvan (Müslüman Kardeşler üyeleri) kuralı üçüncü kez ihlal etti ve yetkilileri kuralları kökünden değiştirmeye zorladı.

Bu izaha dayalı olarak Mısır'ın Hamas ve Ürdün'deki Müslüman Kardeşler arasındaki ilişkileri nasıl algıladığını kavrayabiliriz. Bu konuyla ilgili resmi bir beyan veya yorum olmamasına rağmen ve Mısır medyası konuya ilgisizken, Kahire'nin Amman'da olup bitenler hakkında gözün gördüğünden daha fazla ilgilendiğini, özenle izlediğini farzedebiliriz.

Her ne kadar uluslararası Müslüman Kardeşler örgütünün başını Mısır İhvanı'nın çektiği ve medyada onun Hamas'la yakın ilişki içinde olduğu resmedilse de – en azından Hamas'ın Mısırla sürekli problemleri olmasından dolayı – Hamas'ın Ürdün İhvan'ıyla ilişkilerinin her zaman daha güçlü olduğuna inanır Mısır. Hamas, Filistinlilerin ve Ürdünlülerin bağlantıları sayesinde Ürdün İhvanı'nın bir uzantısı olarak ortaya çıkmıştır.

Ürdün'deki gelişmelerin detayları Mısır'daki çevrelerce sürpriz olarak karşılanmıştır yine de. Hamas - Ürdün İhvanı bağlarının, Hamas'ın İran'la mâli ilişkilerine rağmen, Hamas'ın Ürdün İhvanı'ndaki yeni şahin bir gruba mâli destek verecek düzeye çıkacağı, Körfez'deki dört Ürdün İhvanı bürolarına Hamas bağlılarının egemen olacağı ve Müslüman Kardeşler Şûra Meclisi'nin yayınladığı bir iç raporun Ürdün İhvanı'nı Hamas'ın kontrol etmesini önerecek şekilde Ürdün devletini ağır bir şekilde eleştirdiği [haberlerine] Mısır'da akıl sır ermiyor.

Mısır'ın bu girift ilişkileri ele alış şeklinin bir analizi, bu ilişkilerin kontrol altında tutulmasının bir gereklilik olduğunu kabul edecektir. Tecrübeli bir siyasi ve güvenlik teşkilatı olan ve yurtiçinde silahlı çatışmalara yol açan el Fetih'in egemen olma teşebbüsünden acı çekmiş Ürdün gibi "bek'asına düşkün" bir devletin, bağlantıların bu düzeye gelmesine niçin müsaade ettiği şaşılacak bir iştir.

Mısır'ın duruşunu daha fazla analiz etmeye imkan verecek yeterince beyânat yapılmadı Mısırlı yetkililerden. Bununla birlikte, Mısır İhvanı'na yapılan son muameleler, ulusal güvenliği tehdit edecek şekilde sınırları ihlal etme duyarsızlığını asla bağışlamadığını telkin ediyor. Benzer şekilde, Mısır, Gazze savaşı sırasında Mısır karşıtı kampanyada İhvan'ın sergilediği duruşu da bağışlamamış görünüyor. Mısır kamuoyu, direnişe destek kisvesi altında Hizbullah'ın Mısır'da bir hücre kurmuş olmasını kınamada tereddüt eden İhvan'ı neredeyse bitirdi.

Mısır, müsaade edildiği takdirde bu grupların örgütsel bağlar tesis edeceğini veya özel anlaşmalar yapacağını biliyor. Devlet bu yüzden kırmızı çizgiler tesis etti. Mısırlı analist Mustafa el Fiki'nin dediği gibi, Hamas bir ders aldı; Halid Meşal, Kahire ziyaretlerinde Müslüman Kardeşler'in merkez bürosunu ziyaret etmemeleri için Hamas liderlerini uyardı.

Müslüman Kardeşler ise yeterince ders almış değil; sonuç, devletle yeniden karşı karşıya kalmak ama bu kez uluslararası Müslüman Kardeşler örgütü çerçevesinde. Müslüman Kardeşler liderlerinden Muhammed Habib (...) mevcut duruma yönelik yaptığı târifte Mısır devletinin İhvan'ın gözetmesi gereken bir kırmızı çizgisi olmadığını söyledi.

Ürdün'de gerçekleşenler Mısır'da olmayacaktır. Dış bağlantılara sahip olmak, yer yer Müslüman Kardeşler de dâhil olmak üzere Mısır'daki herkesin çok hassas olduğu bir meseledir. Mısır İhvanı, Hamas'ı "dış askeri kanat" olarak görmemesi için defalarca uyarıldı ve Hizbullah hücresi hakkında yapılan tartışmalarda, iki üyesinin bu hücreye katıldığını gayretli bir şekilde yalanladı. Cevaplanması gereke soru şu: Olaylar Ürdün'de niçin farklı bir seyir izledi?

Yazar hakkında: El Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Bölgesel Güvenlik Programı müdürü.

Dünya Bülteni için çeviren: M. Alpaslan Balcı

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim