• BIST 89.695
  • Altın 145,769
  • Dolar 3,6139
  • Euro 3,9332
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Bir Direnişçinin Cephe Notları

Bir Direnişçinin Cephe Notları
“Bir Direnişçinin Cephe Notları: Çeçenistan Günlüğü” kitabını bir solukta heyecanla okudum. S. Yusuf Güleryüz oldukça samimi duygularla, riyasız yazmış yazacaklarını. Vakit yazarı Serdar Demirel "Bir Direnişçinin Cephe Notlarını" yazdı:

 

 

 

 

Vakit Gazetesi yazarı Serdar Demirel’in “Bir Direnişçinin Cephe Notları” başlıklı bugünkü yazısı:

 

 

Türkiye’den, Arap dünyasından ve başka Müslüman ülkelerden nice gençler nerede bir İslâmî bağımsızlık mücadelesi yahut Müslüman bir halkın varoluş savaşı varsa koşa koşa gittiler. Kimisi gazi olarak tekrar ülkelerine döndü, kimisi de ruhunu gittiği topraklarda Rabbine teslim etti. Bunların öyküsü henüz hakkıyla yazılmış değil.

  

Yıllar öncesinde Afganistan cephelerinde Ruslara karşı olduğu gibi Bosna’ya, Keşmir’e ve hatta ismini çok az insanın bildiği kara Afrika’daki Ogadin’e koşanlar oldu. Gidip dönenler ve gidip dönemeyenler...

 

 

Onlardan, sayıları çok az da olsa, yaşadıklarını ve şahit olduklarını yazanlar da oldu. Bunların bir kısmı da maalesef direniş coğrafyasındaki gerçekleri yansıtmaktan uzaktı. Hayâl dünyalarında ürettikleri, öyle olmasını istedikleri bir destansı direnişi anlatmışlardı. Gördüklerini değil, görmek istediklerini yani...

  

O dönem özellikle de Afganistan cihadı üzerine yazılanların büyük kısmına bakınız, bizi nasıl da gerçeklerden uzaklaştırdığını göreceksiniz. Propaganda amaçlı yazılanlar yıllar sonra elde patladı. Nice genç o yazılanların büyüsüne kapılarak yollara düştü...

 

Sonrasında Afgan mücahidleri Kabil’i ele geçirip birbiriyle savaşmaya başladığında o coğrafyadan büyük müjdeler bekleyenler, hayatlarının en büyük hayâl kırıklıklarından birisini yaşadılar. Hazırlıksızdılar buna. Çünkü Afganistan cihadı bütün gerçekleriyle anlatılmamıştı.

 

Anlatılanlarda gerçeklerle kurgu birlikte sunulmuştu. Yazılıp çizilenlerde Afganistan cihadına yardım toplamak ve gençleri motive etmek kastı öndeydi. Ama neticede direniş meydanındaki acı gerçekler saklanmıştı.

  

Bizde böyle olduğu gibi Arap dünyasında da böyleydi. Belki de bu yüzden mücahitler arasındaki ihtilafların zamanında çözümünü sağlayacak girişimler başlatılamadı. Gerekli önlemler üzerinde düşünülmedi.

  

Bu durumu hep eleştirdim. Müslüman coğrafyanın direniş merkezlerinde verilen mücadeleler gerçek boyutlarıyla anlatılsın istedim. Bunun direnişe kaybettirmeyeceğini, aksine ileride büyük hayâl kırıklıklarını engelleyeceğine inandım.

  

Peki, gerçekleri yansıtan, içeriden gerçeklere ayna tutan anlatılar hiç mi yoktu? Vardı elbette, ama, azdı ve gözlerden ırak tutulmuştu.

  

Bunları bu istisnalardan birisine dikkat çekmek için yazıyorum. Çıra yayımlarından piyasaya çıkan “Bir Direnişçinin Cephe Notları: Çeçenistan Günlüğü” kitabını, yukarıda anlattığım endişeyle elime alıp sayfalarını çevirmeye başladım. Ama hayır, kitabın yazarı S. Yusuf Güleryüz oldukça samimi duygularla, riyasız yazmış yazacaklarını. Bu yüzden de kitabı bir solukta heyecanla okudum.

  

Kitap, 1999 yılında başlayan 2. Çeçenistan savaşına dindaşlarını Ruslara karşı canıyla desteklemek için cepheye giden Türkiyeli bir direnişçinin 9 ay boyunca tuttuğu notlardan oluşuyor.

  

Kitapta kurgu istemiyordum. Neyse o, diyordum. Sayın yazar da neyi yaşamışsa onu yazmış.

 

Cihad ateşiyle yanıp tutuşan gençlerin ruh iklimini yansıtması açısından da önemli bir deneme. O ruhta esen fırtınaları, yaşanan çelişkileri, hayâlle gerçek arasında yaşanan med cezirleri, gayet sade bir dille ve propaganda amacı taşımadan samimice kaleme almış.

 

Çok öğretici buldum...

  

Çokça yazılan Çeçenistan direnişinin tarihini, bu coğrafyanın Kafkasya’daki jeo-stratejisini, doğal zenginliğini, uluslararası güç denkleminde bölgeye biçilen rolü vs. ele almamış.

  

Lâkin, ateş altındaki Çeçenya’da anormal bir hayatın nasıl normalleştiğinin fotoğrafını çekmiş. Bununla beraber cihad etme ve şehâdete erişme sevdalısı dünya Müslüman gençliğinin binbir zorluğa rağmen oraya nasıl gittiklerinin çarpıcı profilini sunmuş. Çeçenistan savaşı hakkında bilinmeyenleri; yerel mücahitlerin özelliklerini, yabancı mücahitlerin intibak sorunlarını, yerel halkın savaşa ve yabancı mücahitlere bakışını bireysel bir serüvenin içine sıkıştırdığı anekdotlarla anlatmış, yazarımız.  

Bir neslin hikâyesinin izleğini yakalıyorsunuz. Oradan yola çıkarak bugünkü gelişmeleri de, yarın olacakları da daha rahat anlamlandırma şansını elde ediyorsunuz..  

Yazar, çelişkilerle dolu bir toplum yapısına tanıklığını sunuyor okurlarına. Misafirperverliğin zirve örneklerini, ihanetleri, işgalin etkisiyle yozlaşmış İslâmî hayatı, Çeçenlerdeki disiplinsizliği, cesareti iç içe geçmiş yapısıyla sunuyor. Velhâsıl, anlamak isteyenlere hitap ediyor kitap.

  

İrtibat: 0212-6359919 

.............................

 

Çıra Yayınları tarafından basılan “Bir Direnişçinin Cephe Notları” isimli kitap oldukça ses getireceğe benziyor. 2. Çeçenistan savaşıyla ilgili bilinmeyenleri ilk defa ortaya çıkaran kitabın önsözü şöyle:

 

Bu kitap, Türkiyeli bir direnişçinin 1999 yılında başlayan 2. Çeçenistan savaşına katılmasıyla cephede tuttuğu notlardan oluşmaktadır. Gürcistan sınırından Çeçenistan'a girmesi ve yaklaşık bir yıl sonra Türkiye'ye dönüş yapmasına kadar geçen süre içerisinde tutulan notlarda; Çeçen savaşı hakkında bilinmeyenler, Çeçen mücahidlerin özellikleri, yabancı mücahidlerin intibak sorunları, Çeçen köyleri ve halkın savaşa bakışı, mücahidlerin kendi aralarındaki ilişkileri, mücahidlerin sahip olduğu silahları, Rusların askeri yapıları gibi konular tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor.

 

Samimi niyetle, sadece Allah rızası için Türkiye'deki ailesini, eşini ve çocuklarını bırakıp cepheye koşan direnişçimizin burada yaşadığı duygusal kırılmaları, gelgitleri, abartısız, riyasız, yalın bir şekilde anlatması, tarihe düşülecek bir not niteliğindedir.

 

Üç aylığına cepheye giden direnişçimiz yolların zorluklarla dolu olması, giriş-çıkıştaki sıkıntılar, Rus bombardımanı ve savaşın acımasızlığı sebebiyle ancak 11 ay sonra dönebilmiştir.

 


Direnişçimiz; samimiyeti, gayreti, ihlası, dobra oluşu, cesareti ve vefası sayesinde cepheye ve zor savaş şartlarına kısa zamanda alışmış, İslam davasının adamı ve Çeçen savaşının bir mücahidi olarak komutan Şamil Basayev, Aslan Maşadov, komutan Hattab, komutan Velid gibi üst düzey komutanlarla müşerref olmuştur. Savaş dehası bu komutanların korkusuzluğu, cesareti ve mücahidlere kol kanat geren alçakgönüllülüğüne şahid olmuştur.

 

Çeçen komutanların, dil bilmemeleri, savaş alanlarını, araziyi ve coğrafyayı tanımamaları, birbirleriyle uyum sağlamadaki sorunları, Çeçenistan'a giriş-çıkıştaki güçlükler ve yollardaki kontrol noktalarında Rusların eline düşüp esir edilme ihtimallerinin yüksek olması nedeniyle yabancı mücahidlerin Çeçenistan'a gelmelerine pek sıcak bakmadıklarını da yine tutulan bu notlardan öğreniyoruz.

 

Mücahidlerin kampları, mevzileri, karargâhları, kışın zor şartlardaki yaşam mücadeleleri, ne yiyip ne içtikleri, nasıl pusu attıkları, savaş taktikleri gibi konuları yine birinci elden, yani mücahidin yazmış olduğu notlardan öğreniyoruz.

 

Grozni kuşatmasından mücahidler nasıl çıktı, kuşatmada kaç şehid verdiler, Şamil Basayev bu kuşatmada ayağını nasıl kaybetti, komutanların bu kuşatma hakkındaki yorumları ne oldu? İşte bu soruların cevabını da yine bu notlardan öğreniyoruz.

 

Savaş dışında mücahidler dağlarda ne yapıyorlar, birbirleriyle ilişkileri nasıl, eğitim düzeyleri ne, neden cepheye geliyorlar, cephede hangi ırktan mücahidler var, cepheden dönen mücahidler hangi cephelere kayıyorlar? İşte bu ve bunun gibi daha birçok sorunun cevabını cephede tutulan bu notlardan öğreniyoruz.

 

Kitap, ara başlıklara ve bölümlere ayrılmamıştır. Çünkü her şey hızlı bir şekilde akmaktadır. Çabuk değişilen mevziler, Rus bombardımanı ve çemberi nedeniyle bir dağdan başka bir dağa, bir köyden başka bir köye hızlı bir şekilde hareket edilmektedir. Sürekli değişen kamplar, ani pusu atmalar veya baskın yemeler, zaman zaman sığınaklara girilmesi ve her an her şeyin değişmesi, bir konu hakkında uzun uzadıya bir şey yazmayı kısıtlamaktadır. Bundan dolayı kitaba ara başlık ve bölümler konulmamıştır. Kitap bir bütün halinde cephede tutulan notlardan oluşmaktadır.

 

Bu nedenle biz de kitaba ara başlık ve bölüm koymayı uygun görmedik. Kitabı sadece paragraflara böldük ve çok az kısmına müdahale ettik.

 

Bu kitap 2. Çeçen Savaşı hakkında bilmek istediğiniz her şeyi ihtiva etmektedir. 100 bin kişilik Rus ordusunun Çeçenistan'da gerçekleştirdiği katliamlara, kuşatmalara, baskınlara ve sivil ölümlerine şahid olmuş içeriden birinin, bir mücahidin günlüğü niteliğindeki bu çalışma tarihi bir vesika özelliği taşımaktadır.

 

Bu kitap, 100 bin kişilik Rus ordusuna kök söktüren bir avuç mücahidin destansı mücadelesini konu edinmektedir.

 

Başta Şamil Basayev ve Hattab olmak üzere tüm şehidlerimize ve “Size ne oluyor da, Allah yolunda ve “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?” ayetinin hükmü mucibince coğrafya coğrafya gezip mazlumların, kadınların, çocukların, mültecilerin yardımına koşan, adı sanı bilinmeyen gerçek kahramanlara, özgürlük savaşçılarına selam olsun.

 

 

Çıra Yayınları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bir Direnişçinin Cephe Notları12 Mayıs 2010 Çarşamba 14:22
  • Hazreti Haticenin Bilinmeyen 40 Yılı07 Mayıs 2010 Cuma 11:14
  • Öteki kadınların dünyası: Angelika07 Nisan 2010 Çarşamba 15:35
  • Liberal Kibrin Tahakkümcü Dili20 Şubat 2010 Cumartesi 21:18
  • Avrupa Birliği yerine Türk Birliği!10 Şubat 2010 Çarşamba 23:49
  • Osmanlı donanmasının bilinmeyenleri10 Şubat 2010 Çarşamba 18:42
  • MALCOLM X KİMDİR?19 Ocak 2010 Salı 20:49
  • GENÇLİK NASIL YÖNLENDİRİLİYOR15 Ocak 2010 Cuma 21:50
  • FİLİSTİNİ EN İYİ ANLATAN ÇİZGİ ROMAN19 Aralık 2009 Cumartesi 20:21
  • ULUSÇULUK ÇIKMAZI ÜZERİNE16 Aralık 2009 Çarşamba 20:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim