• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Bir 'a' Yüzünden Ayrıldılar

Bir a Yüzünden Ayrıldılar
IMF ile görüşmelerin bozulmasına Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılına yön verecek mali kural formülündeki a katsayısının neden olduğu anlaşıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

IMF ile görüşmelerin bozulmasına Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılına yön verecek mali kural formülündeki a katsayısının neden olduğu anlaşıldı. IMF’nin toplam kamu harcamasını tarif eden formüldeki a’nın içine belediyeleri TOKİ’yi ve KİT’leri de dahil etmek istediği ancak bütçe dışı harcama yapan kuruluşlarla ilgili isteğe hükümetin seçim arifesi sıcak bakmadığı öğrenildi

 

sa=y(a(-1)-a*)+k(b-b*)

 

IMF’yle bir stand-by anlaşmasının rafa kaldırılmasının ardından görüşmelerdeki pürüzler de netleşmeye başladı. IMF ile 22 aydır süren görüşmelerin son evresinde, Orta Vadeli Program ve bu programda ortaya konulmuş Mali Kural temel alınırken, ilişkileri koparan temel tartışmanın mali kural formülünde tanımlanmış “a” değerinden kaynaklandığı ortaya çıktı.

 

Mali Kural formülünde yer alan ve her yıl için belirli bir kısıta bağlanacak “kamu harcaması” tanımında IMF’nin istediği genişletmeyi, hükümetin kabul etmediği öğrenildi. IMF, belediyelerin, KİT’lerin ve hatta TOKİ ve benzeri bütçe dışında harcama yapan kuruluşların mali kural hesabına katılmadıkça kamu açığına dayalı bir Mali Kural’ın etkin olmayacağını savundu. Bu nedenle “a”ya sadece Maliye’nin merkezi yönetim bütçesi değil, diğer unsurların da eklenmesini istedi. Ancak hükümet, özellikle seçime giderken kamunun tüm harcamalarına Mali Kural baskısı getirecek böyle bir yaklaşıma olumsuz baktı.

 

Genişletilmiş ‘a’ya izin yok

 

Edinilen bilgilere göre, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Babacan başta olmak üzere ekonomi yönetimi Mali Kural’ı Türkiye ekonomisinin geleceği için çok önemsiyor. İçerikle ilgili tartışmaya da bu kapsamda açık durdu. Hatta Babacan’ın bir süre önce “mali kural formülünde kamu açığı değerlendirmesinde belediyelerin ve KİT’lerin bazı unsurlarının da yer almasının mümkün olduğunu” söylediği biliniyor. Ancak Başbakan Erdoğan başta olmak üzere hükümet bu yaklaşımı kesin olarak reddetti. Hükümet bu yıl olası bir referandum ile en geç 1.5 yıl sonra gerçekleşecek genel seçime doğru giderken, belediye harcamalarını da kısıtlayacak böyle bir yaklaşıma yanaşmadı.

 

Formüldeki tanımlar:

 

Kamu açığındaki değişim

 

Yakınsama hız katsayısı

 

Bir önceki yıl gerçekleşen kamu açığı

 

Hedef kamu açığı

 

Konjonktür etkiyi yansıtma katsayısı

 

Reel büyüme

 

Reel büyüme hızının uzun vadeli ortalaması

 

‘a’ niye önemli?

 

Hükümet Türkiye’nin gelecek 10 yılına şekil verecek formülü Eylül ayında açıklamıştı. Babacan’ın, “İyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta bu formüle bağlı kalarak uluslararası piyasaların ve kendi piyasamızın güvenini kazanacağız. Bu formül, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki 10 yılının yol haritası olacak” dediği Mali Kural formülünde “a” ile ifade edilen kamu açığı tanımı, sonucu belirlemesi açısından büyük önem taşıyor. “a” sadece merkezi yönetim bütçesini dikkate alırsa sonuç başka, eğer belediyelerin ve bütçe dışı harcama birimlerinin harcamaları da dahil edilirse başka olacak.

 

FT: AKP seçim öncesi Fon’un denetiminden kurtulmaya karar verdi

 

IMF ile stand-by görüşmelerinin kesilmesi dış basında da geniş yer buldu. Financial Times Gazetesi, Türkiye’nin IMF ile yeni bir anlaşma yapmayacağı açıklamalarını, “Kendine güvenen Türkiye, IMF ile görüşmelere son verdi” şeklinde yorumladı. Gazeteye konuşan BCG Partners’dan bir ekonomist de, “Türkiye, dış şoklara daha yatkın olacak” uyarısını yaptı.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin “Artık kendi ayakları üstünde durabilen bir ülke olduğu” yönündeki açıklamalarını yansıtan gazete, “Yatırımcılar, Ankara’nın küresel finansal krizinin etkilerini azaltmak amacıyla olası bir finansman paketine ilişkin görüşmeleri başlattığı Ekim 2008’den beri diken üstüne bırakıldı” yorumunu da yaptı.

 

Buna karşın “Az sayıda yatırımcı anlaşmanın gerçekleşmesini bekliyordu” diyen gazete, anlaşmanın yapılmayacağı duyurulduğu Çarşamba günü tahvil faizlerinin yükseldiğini ve liranın biraz zayıfladığını ancak ilk başta yüzde 1.6 bir düşüş yaşanan İstanbul Borsası’ndaki gerilemenin sabah bitimine doğru yüzde 0.2 ile sınırlı kaldığını bildirdi ve “Analistler, yapılan açıklamaları, Türkiye’nin artık dış fonlarına acil bir ihtiyacının olmadığına göre, iktidardaki AK Parti’nin 2011 seçimi öncesi Fon’un denetiminden kurtulmaya karar verdiğinin işareti olarak değerlendirdi” diye yazdı. Eski bir IMF görevlisi olan Barclays Capital’ın ekonomisti Christian Keller ise, “Türk hükümetinin, artık durum gerektirdiğinde piyasaları potansiyel IMF programını anımsatma olanağı olmayacağı” nı vurguladı.

 

İlk sınavı Hazine verecek

 

Hazine 2010 yılı dış borçlanma programı çerçevesinde 2021 vadeli dolar cinsi tahvil ihracı için Bank of America, Merrill Lync, Barclays Capital ve RBS’ye ortak lider bankalar olarak yetki verdi. Satışın 1-2 milyar dolar seveyisende olması beklenirken. getiri beklentisinin ise yüzde 5.75 civarında tahmin edildiği ihale, IMF ile stand-by’ın yapılmayacağı açıklamasının gölgesinde gerçekleşecek. Bazı analistler, bu ihalenin açıklama öncesi yapılması halinde maliyetinin yüzde 5.60-5.70 civarında olabileceğine dikkat çektiler.

 

Dış şoklara açık, tamamen dış piyasa endeksli Türkiye

 

ANALİSTLER, IMF beklentisinin sona ermesi ile büyüme üzerinde aşağı yönlü risklerin arttığına dikkat çekiyor. IMF anlaşması olsaydı 2010 büyüme tahminlerini yüzde 5’in üzerine çekme potansiyeli olduğunu belirten analistler, şimdi yüzde 3.8 büyüme beklentisinin aşağı yönlü riskler taşıdığını söyledi. Türkiye’nin artık dış şoklara daha açık hale geldiğini belirten analistler “Türkiye’de artık piyasaların yönünü dışarısı belirleyecek. IMF beklentisi batıda işler kötü gittiğinde Türkiye’yi ayakta tutuyordu” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

u

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim