• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Baykal Sus Pus Olma !

Baykal Sus Pus Olma !
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa eden Deniz Baykal'ı savcılara yardımcı olmaya çağırdı.

 

 

 

 

 

Çelik, Baykal'ın hükümetleri hakkında ağır eleştirilerde bulunulduğunu belirterek, gerekirse hukuka başvuracaklarını söyledi.

Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, YSK'nin referandum süresiyle ilgili aldığı kararı değerlendirdi. YSK'nın kararlarının temizi mümkün olmayan nihai kararlar olduğunu ifade eden Çelik, "Buna da herkese uymak düşer.

Elbette biz de buna uymak durumundayız, uymak zorundayız. YSK'nın almış olduğu bu kararı çok zorlama ile alınmış siyasi bir karar olarak değerlendiriyoruz. Bazı kanun maddelerini peş peşe sıralamak alınan bu kararın doğru olduğu anlamına gelmez, bunun doğruluğu için gerekçe de olmaz." dedi.

Yapılanın bir seçim değil referandum olduğuna işaret eden Çelik, YSK'nın kararını şu ifadelerle eleştirdi: "Anayasa'nın 79. maddesi ki, YSK'nın basın açıklamasında da buna yer verilmiş, 'genel yönetim ve denetimi milletvekili seçimleri ile aynı kurallara tabidir' anlamına gelmektedir.

Bu yapılan bir seçim değildir. Yapılan bir referandumdur, bu yapılan bir referandumdur. Aradaki farkı, bırakın hukuk tahsili yapmış insanlar, sadece oy vermekle yükümlü olan vatandaşlarımız bile bilir." diye konuştu.

Referandumun yapılacağı günün 12 Eylül tarihine gelmesinin hoş bir tesadüf olduğunu kaydeden Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz parti olarak 60 güne de 120 güne de hazırız. Alınan kararın şöyle bir hoş tesadüfi tarafı da var; 12 Eylül Anayasa'nın değişikliği ile ilgili referandumu 12 Eylül'de yapacağız.

Anlamlı bir tarih olacaktır. Ayrıca 12 Eylül, Ramazan bayramının hemen sonrasına gelen bir tarihtir. Ümit ediyoruz ki, bu tarihte yapılan referandum sonucu, paket halkımız tarafından kabul edilir ve halkımız çifte bayram yapmış olur. 28 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan bazı hususlar da ortadan kaldırılmış olur. Biz milletimize meramızı bütün meşru yolları kullanarak anlatacağız. Milletimize hayırlı olmasını diliyorum."

"CHP'nin başvurusu ile Anayasa Mahkemesi'nin paketi iptal etmesi halinde erken seçimin gündeme gelip gelmeyeceğinin" sorulması üzerine Çelik, "Hiç bir ihtimal ve şartta hükümetin gündeminde, partimizin gündeminde erken seçim yoktur. Erken seçim söz konusu değildir. Seçim zamanında, yani 2011 yılı yaz aylarında yapılacaktır. Belki temmuz olmayabilir, ama haziran sonu olabilir. Sıcakların durumuna göre 15 gün oynayabilir. Türkiye'nin erken seçime ihtiyacı da yoktur. (Referandum için) hesabımızı 120 güne göre yapacağız. Biz ne yaptığını bilen bir parti ve hükümetiz." cevabını verdi.

Referandumun halk tarafından 'evet'le sonuçlandırılacağına inandığını kaydeden Çelik, "Bu oranın da yüzde 60'dan aşağı olmayacağına inanıyorum. Bunu söylerken de temennimi ifade etmiyorum. Tuttuğum nabızlara ve kamuoyu anketlerine göre söylüyorum. Son yapılan kamuoyu anketinde halkımızın yüzde 67'si 'anayasa değişikliğine acilen ihtiyaç vardır' şeklinde karar vermiştir ve yüzde 60'a yakın da 'evet' oyu olacağı ortadadır. Meselenin anlatılmasına göre bu değişebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Baykal'ın açıklamalarının hatırlatılması üzerine Çelik, Başbakan Erdoğan'ın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile ilgili kasetle Başbakan Erdoğan'ın olayın başından beri büyük bir nezaket ve hassasiyet gösterdiğini belirterek şöyle devam etti:

"Sürecin başından beri sayın Başbakanımız büyük bir hassasiyetle ve nezaket göstermiştir ve bir başbakana, bir insana yakışan ne ise onu kesinlikle yapmıştır. Fakat maalesef sayın başbakanın, hükümetimizin partimizin, parti mensuplarımızın gösterdiği bu hassasiyet, nezaket CHP nezdinde sayın Genel Başkan Deniz Baykal nezdinde karşılık bulmamıştır.

Aksine, sayın başbakanımız, hükümetimiz ve partimiz değişik vesilelerle itham edilmiştir. bunu özellikle kabul etmediği halde bunu bir haksızlık, büyük bir iftira olduğunu huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Sayın Deniz Baykal'ın istifasını açıklarken, söylediği bazı sözler vardır. Hükümetin haberi olmadan devletin haberi olmadan, böyle bir şeyin yapılamayacağını iddia ediyor.

Bazı insanlar, seviyesiz bazı kimseler eskiden tuvaletlerin kapılarının arkasına yazdıklarını, şimdi internete yazıyorlar. Biliyorsunuz internetle ilgili suçların önüne geçmek, sadece Türkiye'de değil maalesef dünyada da çok mümkün olamamaktadır. Elbette bununla ilgili bir yasal düzenleme yapılmıştır ama bütün olup bitenlerin önüne geçmek mümkün olmamıştır. Hatırlamaya çalışın sayın Dursun Çiçek meselesinin ortaya çıkmasıyla birilikte ortaya çıkan bir gerçek var sadece AK Parti aleyhinde kara propaganda yapması için 35 ayrı site kurulmuştur.

Bu sitelerde yazılıp çizilenlere maalesef Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın AK Parti ile ilgili açtığı kapatma davasında delil olarak kullanılmıştır ve bu sitelerin ıp numaralarına varıncaya kadar her şey tespit edilmiştir ve bunlar iddianamelere de konu olmuştur. Hal böyleyken kendi hükümetimizle, partimizle başkanımızla ve partimizin yöneticileriyle ilgili yazılıp çizilenlere maalesef mani olamadığımız gibi, zaman zaman ardniyetli insanların yaptıklarını da sanal ortamda maalesef yasal çerçevede mani olmak mümkün olamamıştır, olamamaktadır."

VAN'DAKİ BAYKAL'A SALDIRI

"CHP'deki kaset tartışmaları Van'daki protesto olayı ile ilişkilendiriliyor. Samsun ve Kayseri'deki saldırılarda Emniyet Müdürleri'nin yerlerinin değiştirildiği gösteriliyor. Van'da böyle bir şeye neden gerek duyulmadı?" sorusuna Çelik, her üç olayın da çirkin olaylar olduğunu değerlendirdiklerini ve kınadıklarını belirterek, "Gerek Deniz Baykal'a, gerek Ahmet Türk'e, gerek Taner Yıldız'a yapılan saldırıların çok çirkin saldırılar olduğunu söyledik. Bunları kınadık, bunları lanetledik ve ayıpladık.

Her vesile bunu yaptık. Taner Yıldız ve Ahmet Türk'e fiili bir darp girişiminde bulunulmuştur. Her ikisinin de burnu kırılmıştır. Bu olaylarda son derece vahim olaylardı. Bu illerdeki Emniyet Müdürlerinin ihmallerinden dolayı görev yerleri değiştirilmiştir. Van'daki olayda sayın CHP Genel Başkanı ve heyetine karşı bir protesto olayında bulunulmuştur. Yumurta atılmıştır. Sayın Baykal'a yönelik fiili bir darp söz konusu değildir. Böyle bir şeyin olmamasını da biz bir şans olarak değerlendiriyoruz.

Bundan dolayı da memnuniyetimizi ifade ettik. Olayın kendisi çirkindir, yapılmaması gerekiyordu. Ama sayın Baykal'a fiili bir darpta bulunulmamasında üzüntümüzü azaltan bir durum olarak değerlendirdik. Hemen ardından mülkiye müfettişleri olayı inceledi. Benim aldığım bilgiye göre dün itibariyle İçişleri Müfettişlerinin hazırladığı rapor İçişleri Bakanlığı'na intikal etmiştir. İçişleri Bakanlığı bugün yarın bir karar verecektir. Türkiye hukuk devletidir. Denetim mekanizması işlemektedir. Buna göre de hüküm tesis edilmektedir. Kimsenin yaptığı yanlış yanına kar kalmamalıdır. Bu kamu görevlisi de olsa." dedi.

"GEREKİRSA HUKUKA BAŞVURURUZ"

"CHP'nin kaset olayı ile ilgili partinize yönelik suçlaması devam ederse hukuki bir yola başvuracak mısınız? " yönündeki soruya ise Çelik, kendilerinin nezaketten asla taviz vermeyeceklerine işaret ederek, "Biz CHP'nin kullandığı nahoş argümanları hiçbir zaman için kullanamayacağız. Biz kirli zeminlerde siyaset yapmayacağız. Kirliliklere de alet olmayacağız. Ama elbette bize hakaret ederlerse, başta sayın başbakanımız olmak üzere mensuplarımızın kişiliğini rencide edici tutumlar takınırlarsa, hukuk devletinde hukuka başvurmaktan öte yapacağınız bir şey yoktur. Böyle bir şeyin de olmaması ve devam etmemesini temenni ediyorum." dedi.

"BİLDİKLERİNİ SAVCILARA ANLATSIN"

"Sayın Başbakan, Sayın Baykal ile ilgili görüntüler konusunda bakanlara da talimat vermişti. Bunlar açıklanmıştı. Bugünkü MYK toplantısında bu incelemelerle ilgili bilgi verdi mi Sayın Başbakan? Ayrıca bugünkü gazetelerde bir haber var. 'Sayın Baykal savcı tarafından davet edildi ve bilgi vermedi' şeklinde. Bu süreç sizce nasıl yürüyor, nasıl değerlendiriyorsunuz?'' yönündeki sorusu üzerine Çelik, şöyle konuştu:

"Sayın Baykal önce kendisine, kendi partisine ve Türkiye'ye yardım etmek istiyorsa, bu meselenin aydınlatılmasına katkıda bulunmak istiyorsa elbette bütün bildiklerini savcılara anlatmalıdır. Eğer sayın savcı, Sayın Baykal'ın görüşlerine başvurmak üzere kendisini davet etmişse ve Sayın Baykal da bundan çekinmişse, bunu yapmamışsa bence sorumlu davranmamıştır. Ortaya bir iddia atıp bu iddianın sadece konuşulmasını sağlamak sorumlu bir siyasetçiye, hele hele Sayın Baykal gibi tecrübeli bir siyasetçiye yakışmaz. Bildiğiniz bir şey varsa Cumhuriyet savcılarıyla paylaşın. Bazı şüpheleriniz varsa bunu İçişleri Bakanlığı ve bağlı birimlerle paylaşın. Eğer telekomünikasyon, iletişim konusunda bildiğiniz bazı ipuçları varsa bunu Ulaştırma Bakanlığı ile paylaşın. Paylaşın ki gerçekten sizin de derdinize deva olunabilsin."

(CİHAN)

 

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim