• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

BAYKAL CÜBBELİYİ TELEFONLA ARIYOR!

BAYKAL CÜBBELİYİ TELEFONLA ARIYOR!
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasına giderek söylediklerini, dün düzenlediği basın toplantısında açık yüreklilikle anlattığını ifade ederek, ''İçeriden dışarıya çıktığı zaman yaptığı konuşmayla dün

 

 

 

 

 

Arınç NTV'nin canlı yayınında, Ankara Temsilcisi Murat Akgün'ün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun dün yaptığı ''Sayın Arınç elinden gelse, imkan bulsa, fiziki şiddet uygulamaktan bile çekinmeyecek durumdaydı'' sözlerine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Arınç, TBMM'de yaşananların hoş olaylar olmadığını söyledi.

Kendisini haklı gördüğünü belirten Arınç, şöyle konuştu:

''Ben dün çok açık yüreklilikle yaşanan olayı anlattım. Sayın Güldal Mumcu'nun odasına gittiğimi, kendisine ne ifade ettiğimi, bunu ne amaçla yaptığımı da söyledim. Ben dürüst bilinen, dürüst kalmaya özen gösteren bir insanım. İnkar etmedim, reddetmedim, tevil etmedim. Olayın nasıl yaşandığını bizzat açıkladım. Ona karşılık diğerlerinin yaptığı açıklamalar olayı görmeyen, bilmeyen ama peşin suçlamayla hareket eden insanların tavrını gösteriyor. Sayın Güldal Mumcu aslında o gece oturumu tekrar açtıktan sonra bir konuşma yaptı. Orada dedi ki 'Yürütmenin bir bakanı odama geldi, kötü yönettiğimi, nasıl yönetmem gerektiği konusunda bana talimat verdi' dedi. Bu kadarla iktifa etti. Ben onun üzerine tekrar salona girip bu konuda bir açıklama yapacaktım ama olaylar böyle gelişince ona fırsat olmadı. Dolayısıyla dün bu açıklamamı yaptım.

Bir defa benim bayanlara karşı ne milletvekili ne başkanvekili ne çalıştığım mesai arkadaşlarım ne de hiçbir bayan muhabire karşı bir saygısızlığım olmuştur. Bunu parlamento muhabirleri bilirler. Kendileriyle dostluk, arkadaşlık içinde ilişkilerimiz devam eder. Ben eleştirdim, eleştiri hakkımı kullandım. Bunu kürsüde yapabilirdim, kürsüde yapmadım. Arkasından konuşabilirdim, arkasından konuşmadım. Bizzat yanına gittim ve ne yapması gerektiğini söyledim.''

Mumcu'nun odasına gitmesinin bile bizzat bir eleştiri konusu olduğunun hatırlatılması üzerine Arınç, kendisinin de 5 yıl boyunca o odayı kullandığını, odanın genel kurulun arkasında başkanlık divanı üyelerinin zaman zaman istirahat etmesi, özel bir konu konuşması gerektiğinde her zaman kullanıldığını belirtti.

Odanın sadece başkanvekilinin, oturumu yöneten insanın tek başına kullandığı bir yer olmadığını kaydeden Arınç, ''Bu özel bir oda, başkanlık divanı için ayrılmıştır ama genel kurulda bulunan herkesin kullanma imkanı var'' dedi.

Arınç, ''Kapı da açıktı. Hanımefendi kendisi de oradaydı, Murat Özkan arkadaşımız da orada oturuyordu. Yani içeriye girerek 'Bu kötü bir yönetim, yanlış bir yönetim, bunun sonunda gürültü, kavga olur' demenin neresi hatadır? Kaldı ki benim sözlerim gerçekleşti. Keşke gerçekleşmeseydi. Ben bunu söyledim 2 saat sonra Meclis kavga alanı haline geldi'' diye konuştu.

-''ARKADAŞLARIMIZ ŞİKAYETÇİDİRLER''-

Bülent Arınç, ''Benzeri bir olay olsa yine gider aynı şekilde davranır mısınız? '' sorusunu şöyle yanıtladı:

''Bu yasama döneminden beri Sayın Başkan'ın tutumu, Meclis'i yönetimi hep gerginliğe yol açmıştır. Arkadaşlarımız bu konuda hep şikayetçidirler. Benim genel kurullara katıldıklarım, katılmadıklarım var ama tutanaklar incelenebilir. Mesela Sayın Mumcu, Köksal Toptan döneminde vekalet ediyordu, Sayın Toptan da bir yerdeydi. 301. maddeyle ilgili değişiklik Meclis'e gönderildi. Komisyona havale etmesi gerekti. 'Benim kafam buna müsait değil, ben bunu kabul etmiyorum' dedi, komisyona havale etmedi. Partisinden gelen talimatla 301. maddedeki değişikliği Adalet Komisyonuna havale etmedi. Sayın Toptan 4-5 gün sonra dışarıdan döndü kendisi bizzat havale etmeye mecbur kaldı. Böylece kendi anlayışı, kendi inisiyatifle Meclis'i yönetmeye kalkıyor. CHP grubunun bütün isteklerini kesinlikle yerine getiriyor ama muhalefet açısından veya iktidar açısından AK Parti'ye bu konuda çok fazla yer vermiyor.

Geleceğim nokta şudur: Bu açıklama duygusal bir açıklamadır. Kesinlikle benim odayı basmak gibi -bugün bazı köşe yazarları da aynı hataya düşmüşler- bir fiil olarak yorumlanamaz. İçeride birisi var zaten. Eğer o odaya Sayın Mumcu'dan başka kimse giremeyecekse benden önce birisi basmış zaten orayı ve orada oturuyor. Ben kapıdan girdiğim zaman kendisini gördüğümde 'Olaylar çıkacak lütfen daha iyi yönetin. İç tüzüğe bağlı kalın. Bakın tekrar tekrar söz veriyorsunuz, kullandığı sözlere dikkat etmiyor. 63. madde var, Temiz dille konuşacak, şahsiyet yapmayacak, kişilik haklarına ilişmeyecek diyor'. Ama bütün bunları, tutanaklardan baktığınız zaman fazlasıyla yapanlar var. Onların konuşmasına müsaade ediyor. Bunu izah etmek isteyenlere de 'Konuşmayın, ben böyle bir sataşma görmedim' diyor. Bu ikazı yapmak için odasına girmekle, affedersiniz 'odayı basmak' tabirleri nasıl yan yana gelebilir? Bu çirkin bir yakıştırma."

-''YAŞADIĞIMIZ PEK ÇOK OLAYLAR VAR''-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, eşi Emine Erdoğan'ın GATA'ya giremediğine ilişkin açıklamaları ile ''Söylenecek çok şey var ama ülkem kaldırmaz, bazı şeyleri söylemek için zaman istiyor'' dediğinin hatırlatılması ve ''Siz en yakın çalışma arkadaşlarından birisiniz, başka yaşanan neler oldu? Neden şimdi açıklanmıyor? Ya da GATA'yı açıkladığına göre ne oldu da GATA'yı açıkladı?'' soruları üzerine Arınç, ''Dünkü yaşanan olaylarda bunun katkısının bir gerginlik sebebi olarak düşünülmemesi gerekir. Kaldı ki MHP'nin dün konuşan grup başkanvekili de 'GATA'da uygulanan bu davranışı kesinlikle biz de reddediyoruz' dedi. Herkes şunu söyledi ki 'GATA'da böyle bir ayrımcılık yapılmışsa bu fevkalade yanlıştır, çirkindir' dedi. Bunun bir gerginlik sebebi olması söz konusu değil'' diye konuştu.

Bülent Arınç, şöyle konuştu:

''Öyle durumlar vardır ki mesela Sayın Sezer'in rahmetli Ecevit'e fırlatıverdiği şöyle bir Anayasa kitapçığının ve bunun dışarıda açıklanmasının 2000-2001'lerde Türkiye'ye ne büyük bir kriz yaşattığını hepimiz biliyoruz. Biz bunun bin mislini yaşadık ama bunlar herhalde şimdi konuşulmayacak şeyler. Böyle olaylar veya buna benzer olayların belli bir dönem içerisinde yaşanmamış olduğunu, buna benzer olaylarla karşı karşıya gelmediğimizi kimse söyleyemez.''

Arınç, ''Siz de siyaseti bıraktıktan sonra açıklamayı düşünüyor musunuz?'' sorusuna, ''Türkiye demokratikleşiyor. Dünden bugüne çok mesafe katedildi. O yüzden sabırla o günler bekliyoruz'' yanıtını verdi.

-''EMASYA AĞIRLIĞI OLAN BİR KONU''-

Bülent Arınç, EMASYA Protokolü'nün kaldırılmasıyla ilgili çalışmalara ilişkin soru üzerine, protokolün kaldırılması için yasa, anayasa ya da yönetmelik değiştirilmesine gerek olmadığını vurgulayarak, "Çok eleştirilen hatta hakkında soruşturma başlatılan ciddi görülen bazı konuların yasal dayanağı haline geldiği söyleniyorsa bu protokolün, o zaman süratle gözden geçirilip bunun tek taraflı olarak da iptal edilmesi, tek taraflı olarak değiştirilmesi de mümkün, karşılıklı bir araya gelip bunu tamamen yürürlükten kaldırmak veya itiraz edilen konuları yeniden şekle bağlamak da mümkün. Bence bu protokol tamamen yürürlükten kaldırılabilir, bence kaldırılması da gerekir" diye konuştu.

Arınç, ''Protokolle ilgili olarak kaldırılış tarihinin 28 Şubat olacağına dair iddialar dolaşıyor. Hükümetin planlamasında böyle bir şey var mı?'' sorusu üzerine, ''Tarihi itibarıyla böyle bir şeyi düşünmedim ben, konuşulmadı da bildiğim kadarıyla. Şimdi şubat ayındayız. 28 Şubat bir yıl dönümüdür. Hiç sanmıyorum. Belki bugünlerde bu işin sonucu açıklanacak'' dedi.

-MİLLİ GÜVENLİK SİYASET BELGESİ-

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ndeki ''iç tehdit'' bölümüyle ilgili olarak ne gibi bir değişiklik yapılmak istendiğinin sorulması üzerine Arınç, belgeyle ilgili görüşlerini 23 Nisan 2006'da TBMM'de yaptığı konuşmasının bir bölümünde ''Gizli bir anayasanın veya kırmızı kitabın olmaması gerekir. Bu siyaset eğer demokratik bir ortamda hazırlanacaksa parlamentonun da bundan bilgilenmesi gerekir'' diyerek dile getirdiğini ifade etti.

Arınç, Türkiye'nin önceliklerinde iç ve dış tehditlerdeki değişikliklerin konunun görüşüleceği toplantıda ''en özgün fikirleriyle ve en geniş özgürlük anlayışlarıyla'' ortaya koyacaklarını söyledi.

CHP'nin yıllardır tehlike olarak nitelediği konuların artık tehdit olmadığını gördüğünü kaydeden Arınç, partililerin 29 Mart yerel seçimleri öncesinde tarikat büyüklerinin çocuklarına ve çarşaflı kadınlara törenle rozet takarak ''Bunlar bizim zenginliğimizdir, biz onlarla siyaset yapacağız'' dediğini ifade etti.

-BAYKAL'IN CÜBBELİ AHMET HOCA'YI ARADIĞI HABERLERİ-

Arınç, şöyle konuştu:

''Hatta inanmayacaksınız belki ama Sayın Baykal, birkaç gün evvel Cübbeli Ahmet Hoca'ya da telefon açarak 'Geçmiş olsun beyefendi' dedi. Gazetelerde okudum. Cübbeli Ahmet Hoca efendiyi biliyorsunuz. Biz onu yanımıza alsak, birlikte bir fotoğraf sergilesek başımıza neler geleceğini az çok tahmin ediyoruz ama bir televizyon kanalı neredeyse kadrolu yorumcusu yaptı. Her hafta programlara çıkartıyor ve bu hoca efendinin incilerini gülerek izliyor ve izlettiriyorlar. Demek ki tehlike olmaktan çıkan bazı şeyler var Türkiye'de. CHP iktidarda olsaydı MGK'da bu düşüncelerini açıklayacak ve 'Artık Türkiye'de irtica tehlike olmaktan çıkmıştır' diyecekti. Ben olsam herhalde böyle bir kanaate varacak ama bundan farklı düşüncelerimizi MGK'da söyleyeceğiz.''

Anayasa değişikliği tartışmalarının gündemde olduğu hatırlatılarak, ''Böyle bir ortamda kısa vadede bir anayasa değişikliği sizce mümkün mü?'' sorusu üzerine Arınç, Meclis'in yasama faaliyetlerine devam ettiğini, birkaç kişinin kavga etmesi veya nahoş durumların ortaya çıkması nedeniyle bundan vazgeçilmesinin söz konusu olmayacağını söyledi.

Önemli olanın nitelikli çoğunluğun bulunup bulunamaması ve bunun dışındaki faktörlerin de gözardı edilmemesi olduğunu ifade eden Arınç, Meclis'teki oylamanın sonucunun 330'la 367 arasında olması halinde referandum imkanı bulunduğunu, 367'nin üzerinde gerçekleşmesi halinde ise doğrudan kabul edileceğini hatırlattı.

Bir soru üzerine oylamada her partiden olduğu gibi AK Parti'den de fire olabileceğini ifade eden Arınç, ''Biz kimsenin kalbine mühür koyacak değiliz. İçeriye girecek ve gizli oylamada yapacak. Ama ben biliyorum ki AK Parti yüzde 99 çoğunlukla getirilen teklife elbette sıcak bakacak ve oyunu kullanacak" diye konuştu.

Anayasa değişikliğinin içeriğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Arınç, değişiklik kapsamında olacağı konuşulan konuların tamamının ya da bir kısmının gündeme gelebileceğini belirtti.

Bülent Arınç, ''Muhalefetin desteğini istemek bir parça hayalci olmuyor mu? Anayasa paketinde ne olabilir ki o partilerin size desteği gelsin?'' sorusunu yanıtlarken de CHP ve MHP'nin geçmişte değişmesi gerektiğini savundukları maddelerin önlerine gelmesi durumunda, bunlara 'AK Parti getirdiği için' itiraz etmelerinin kamuoyunda yansıması olacağını söyledi.

"Her halükarda AK Parti'nin 184 milletvekiliyle getireceği anayasa değişikliğinin parlamentoda 330'dan fazla oyla kabul edilmesi yüzde 100. 367 demiyorum, ama 330'un altına düşmeyiz" diye konuşan Arınç, "Bunların milletvekillerini kurşun asker olarak gördüğüm için söylemiyorum, parlamentonun yapısı bu. Nereden 'evet' oyu geleceğini kimse ipotek altına koyamaz. Bir tek şartım var, Baykal çıkıp da 'hiçbir CHP'li milletvekili oylamaya girmeyecek' demesin. Girerse en az 25, 30 milletvekili alırız" dedib

-''DİLERİM AYRIMCILIK BİR GÜN BİTER''-

Arınç, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşinin GATA'ya giremediğini açıklamasının ardından gündemin yeniden türbana kilitlenmesi olasılığını görüyor musunuz?'' sorusuna da ''Hayır'' yanıtını verdi.

-''BAYKAL ANKETİN NASIL OKUNACAĞINI BİLMİYOR''-

Arınç, partisinin oy oranı ve kamuoyu araştırmalarıyla ilgili soruyu yanıtlarken de kendilerine gelen en son araştırmada AK Parti'nin oylarının yüzde 38 oranında olduğunun görüldüğünü söyledi.
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bizim doğrudan 3 kuruluşla her ay yapılan anket çalışmaları var. Orada yüzde 40'lar civarında görülüyordu. Tabii Sayın Baykal'ı çok sevindiren bir anket, kim tarafından yapıldı, nasıl yapıldı bilmiyorum ama... Kendisi hiçbir anket çalışması yaptırmadığı için bir anketin nasıl okunacağını da çok fazla bilmiyor. 'Yarın seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?' denildiğinde çıkan bir çıplak sonuç vardır, bir de kararsızlar dağıtıldıktan sonra o partilere eklenen sonuçlar vardır. Genelde kararsız görünen yüzde 20'lik yüzde 25'lik, o da değişkendir, oradaki tablo eski oy oranları veya geneldeki temayüller içerisinde partilere dağıtılır. Bunların hiçbirisinde AK Parti yüzde 38'den aşağı oy göstermiyor.''

-ASKER-HÜKÜMET İLİŞKİSİ-

Arınç, bir başka soruyu yanıtlarken, hükümet ve asker ilişkisini bugün geçmişe oranla çok daha sağlıklı, iyi niyetli, demokratik ve katılımcı bulduğunu, bunu bizzat bildiği, inandığı, hissettiği ve kısmen müşahede ettiği için söylediğini aktardı.

Asker-iktidar ilişkisinde herkesin kendi görev sahası içinde işini iyi yapmasının ve birbirine müdahale etmemesinin ideal olduğunu belirten Arınç, toplumsal hayatın da iyi okunması, halkın bütünlüğünü, beraberliğini çok daha iyi temin edebilecek bir noktaya doğru taşınması, geçmişteki korku ve vehimlerden sıyrılmış halkı kucaklayan bir yapıda olması gerektiğini de söyledi.

Arınç, ''Bu korku ve vehimler hala geçerli mi?'' sorusuna da ''Geçerli. Bugün yapılan tartışmalar...Yani çoğu gitmiş olsa bile kalan azının hala vehimler, korkular ve tedirginlikler yaşadığını gösteriyor'' karşılığını verdi.
''Silahlı kuvvetlerden kaynaklanan bir takım korku ve endişelerin hala devam ettiğini mi söylediniz?'' denilmesi üzerine de Arınç, ''Bu karşılıklı. Askeri kesimler de sivil iktidarların bazı davranışlarından, konuşmalarından, hareketlerinden, yapmak istediklerinden endişe duyuyor olabilirler. Bunun tam karşıtı olarak da iktidarların askerin bazı davranışlarından, sözlerinden, hareketlerinden hala endişe duyuyor olabilirler. Önemli olan endişeleri giderebilmek, birlikteliği temin edebilmek ve birbirlerine güveni tam manasıyla sağlamaktır. Bu zaman içerisinde olacaktır. Ve herkesin kendi görev sahası içinde kalmasıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin niteliklerine sıkı sıkıya bağlı olarak, belki bunu kabul etmekle gerçekleşecek'' şeklinde konuştu.

Bülent Arınç, programın sonunda sözlerine ilave yapmak istediğini belirterek, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'yla yaşanan olaya ilişkin şunları kaydetti:

''Gerçekten o ne derse desin ben onu kadınlık gururu incinmiş bir psikolojiyle yazılmış, duygusal bir açıklama olarak görüyorum. Ben şuna dikkat etmemiş olabilirim, içime sinmediği için tekrar son söz olarak söylüyorum, benim bir hanımefendiye, bir bayana karşı saygısız davranmam hiçbir zaman söz konusu olmadı. Hele hele dünkü konuşmamda sıfatlarını saydığım Sayın Mumcu'ya böyle bilerek, isteyerek bir saygısızlık yapmayı, odasını basmayı, hakaret etmeyi, fiili tecavüzde bulunmayı düşünmem. Ama gururunun incinmiş olabileceğini hesaplamalıydım. Belki bu eleştirilerimi farklı bir şekilde yapmış olabilirdim diye düşünüyorum. Çünkü bir bayandır, kendisine karşı yapılan bu eleştirileri gururunu incinmiş olarak kabul edebilir. Bundan dolayı da üzgün olduğumu söylemeliyim.''

AA
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim