• BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 22 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Baydemir'den Ülkücülere: Kardeş Olalım!

Baydemirden Ülkücülere: Kardeş Olalım!
Osman Baydemir'in referandum sonrası açıklamaları

 

 

 

 

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, referandumda oy kullanmaya gitmeyerek, BDP'nin boykot kararını destekleyen Diyarbakırlı seçmenin para cezasını kendisinin ödeyeceğini söyledi. Ülkücülere de çağrıda bulunan Baydemir, “Eğer Başbakan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli bedel ödemek zorunda kalırsa, önce beni boğsunlar, sonra bu üçünü boğsunlar” dedi.

Başkan Osman Baydemir, 2006 yılında Koşuyolu Parkı'nda termos içine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu ölen 7'si çocuk 10 kişi için bugün düzenlenen anmaya katıldı. Patlamanın olduğu yerdeki ‘Yaşam Anıtı’ önünde konuşan Baydemir, Hakkari'de geçen 9 PKK'lının öldürülmesine tepki gösterdi. Baydemir, “Eylemsiz ortama rağmen Hakkari'de yaşamını yitiren 9 insanın anne ile babaları ve toplumun acısını, Türkiye'nin Batı yakası hissederse Kürtler de Reşadiye'deki acıyı hissederse ki, hissetti, o zaman barışın önünü açarız” dedi.

“YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ”
Anma etkinliğinin ardından referandum ve PKK'nın 20 Eylül'de sona erecek ‘eylemsizlik’ kararını değerlendiren Baydemir, yine tartışma yaratacak sözler söyledi. Referandumun bütün farklılıklara hayırlı olmasını temenni eden Baydemir, referandum bittiği için gönül rahatlığıyla ‘hayır’ kelimesini kullanabileceklerini söyledi. Baydemir, Diyarbakır ve Güneydoğu'dan çıkan sonuçları değerlendirirken, “Rabbime binlerce kez şükürler olsun ki, Diyarbakır halkının huzurunda, halkımın huzurunda ve insanlığın huzurunda mahcup olmadık. Bize mahcubiyet duygusunu yaşatmayan Diyarbakır halkına içtenlikle teşekkürlerimi iletmek istiyorum. O süreçte yaşananlar, söylenenler, o sürecin kendi içindeki mecrasına aittir. Şimdi yeni bir sayfayı hep birlikte açıyoruz” dedi.

ÜLKÜCÜLERE KARDEŞLİK ÇAĞRISI
Baydemir, Türkiye'deki ülkücülere, Kemalist'lere, cemaatlere, aydınlara, yazarlara, akademisyenlere, kaaat oluşturuculara açık ve net, ‘Kardeşleşme çağrısında' bulunmak istediğini anlatırken, “Kardeşlik tek taraflı olmuyor maalesef. Buna bir yanıt verilmesi lazım. Gelin bir kez daha halkımızın bize verdiği bu imkanı, fırsatı kaçırmayalım, değerlendirelim” diye konuştu.
Baydemir, askeri operasyonların Kürt sorunun çözümüne katkı sunmayacağını bildirirken sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eylemsizliğin olduğu bir ortam içerisinde, askeri operasyon yapmak, insanının yaşamına kastetmek, çözüme katkı, barışa katkı sunmaz. Kendi adıma hazırım. Yeter ki bu el havada bırakılmasın. Yeter ki bir kez daha Kürtlerin iradesi dışlanmasın. 21 Eylül'deki Türkiye, 3 ay öncesinin Türkiye’si olmamalıdır. Bu iş 1 haftalık mesele değildir. İstenirse hükümet CHP, MHP ve bürokrasi 24 saatte eylemsizliği sürekli hale getirebilir. Bunun zemin ve koşulları vardır. Mücadele legal sahaya taşınabilir. Haklar ve özgürlükler mücadelesi legallite içinde yürütülebilir. Bunun koşullarını yaratmak hükümet ve aynı zamanda CHP ve MHP'nin görevidir. Buna katkı sunmaya bütün hücrelerimizle, moleküllerimizle açığız. 21 Eylül'den sonra tek gerillanın, askerin yaşamını yitirmeyeceği, tek bir kadının dul kalmayacağı bir zemini, bunun garantisini oluşturmamız lazım. Gelin hep beraber pozitif bakalım. Hükümetin kolundan tutup ceketinden çekelim. MHP ve CHP'yi de, sermayeyi bırakmayalım. Milliyetçilik askerin ölümüne göz yummak değildir. Kemalizm bu ülkenin bir tarafının bombardımana tutulmasına seyirci kalmak değildir. Dindar Müslümanlık bu coğrafyada insanların duygusal kopuşa gitmesine müsaade etmek, buna seyirci kalmak değildir.”
Baydemir, akan kanın durdurması, kardeş kavgasını sona erdirmede adım ve cesaret gerektiğini belirtirken, “Sayın başbakan, sayın Kılıçdaroğlu, sayın Bahçeli bedel ödemek zorunda kalırsa, örneğin bu insanlarımızı birileri gelip dar ağacına götürürse rabbim önce benden emanetini alsın. Önce beni dar ağacına götürsün. Önce beni boğsunlar sonra bu üçünü boğsunlar. Eğer samimi ve dürüstlerse eğer kararlılarsa, biz onlar yerine de bedel ödemeye hazırız” dedi.

 AA








E

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim