• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Başörtüsü Yasağı Kanunsuz!

Başörtüsü Yasağı Kanunsuz!
AKDER Genel Sekreteri Neslihan Akbulut Başörtüsü yasağının hiç bir kanuni dayanğı olmayan, daha çok bir yoruma dayanarak yapılan hukuk dışı bir uygulama olduğuna dikkat çekti.

 

 

 

 

 

Başörtüsü yasağı Ak parti hükümetin olmasına, YÖK’ün başında yasağa karşı bir başkan olmasına rağmen Üniversitelerde, diğer eğitim kurumlarında, kamu kurumlarında ve  özel şirketler vasıtasıyla tüm katılığı ile sürüyor. Tüm gözler hayatı örtünen kadınlara dar eden bu uygulamaların kalkması için hükümet tarafından atılacak adımlarda.  Bu alanda bir çok kuruluş özellikle de insan hakları alanında faaliyet gösteren kuruluşun çalışmaları var, ama uluslarası düzeyde çalışmaları ile diğerlerinden bir adım önde olan AKDER’in bu konudaki çalışmaları özel olarak kadınlara dönük ayrımcılıklar nedeni ile bu alanda hukuki çalışmalar ile daha bir yoğunlaşmış durumda.

Sistemin Mağdurlarından Biriyiz

AKDER Genel Sekreteri Neslihan Akbulut, Dernek başkan yardımcıs Av. Fatma Benli ile birlikte yasağın aslında kafalarda olduğunu ve başörtüsü yasaklarının kanuni bir dayanağı olmadığını savunuyor. Akbulut uygulamaların kanuni bir temele oturmamasının nedenini de uygulanan yasakların ayrımcılık içermesi olduğuna dikkat çekiyor, tam da bu nedenle başörtüsünü açıkça yasaklayan bir kanun olmadığını ifade ederek, yasakların aslında kafada olduğunu belirtiyor. Akbulut tüm bunlara rağmen başörtülü kadınların sistem tarafından mağdur edilen ne ilk grup olduğunu, ne de son grup olduğunu vurgulayarak başörütüsünün temel de bu sistemin yarattığı mağduriyetlerden sadece biri olduğunu belirtmekte.

“Şimdi bir kere başörtüsü konusunda bizim de yanlış anlamalarımız, yanlış bilgilenemlerimiz var. Bu toplumda hakikaten etnik, dini, siyasi, sosyal açıdan mağdur olan, ayrımcılığa uğrayan kesimler var. Biz başörtülü kadınlar kendimiz bu kitle içinde bir grup olarak sayıyoruz. Baktığınız zaman alevi sorunu, kürt sorunu, ermeni sorunu gibi mağduriyetler var ve elbette başörtülü kadınlar var, Bunların tümü de toplumda yankı bulmuş ardın da önemli bir toplumsal destek olan sorunlar.” diyen Akbulut bütün bu sorunların özünde ayrımcılık sorunu olduğunu kaydediyor.

 Başörtülüler Karışıklık Yaratmak İstiyor Gibi Algılatılıyor

Başörtüsü sorununun da toplumun desteğini arkasına almış ve toplumda yankı bulmuş bir sorun olduğunu söyleyen Akbulut, başörtüsü yasağının da diğer sorunlarında darbelerle başlayan anti demokratik uygulamarın bir sonucu olduğu görüşünde. 28 Şubat Darbesinin bütün bu mağduriyetlere bir de başörtülü kadınların uğadığı ayrımcılığı eklediğini belirten Neslihan Akbulut bu nedenle başörtüsü sorununun diğer ayrımcılıklardan, eşitsizliklerden bağımsız olmadığının altını çiziyor.

“Başörtüsü küçük bir azınlık dışında toplumun genelinde bir sorun olarak algılanmıyordu. İnsanlar başlarını kapayadabilirler, açadabilirler b u sadece onların bileceği bir iş diye görülüyordu. Ama ne zamanki darbe rejimi böyle bir sorun keşfedip yasaklamaya gitti, o zaman başörtüsü bir sorun haline geldi. Daha da kötüsü toplumun tümünde olmasa da belli bir kesiminde başörtülüler üniversitelerde, kamu kurumlarında sorunlar yaratmışlar, devlet de  bunun üzerine bu yasağı koymuş gibi bir algı oluştu. Sanki Başörtülüler karışıklık yaratmak istiyorlar gibi algı oluştururuluyor. Oysa sorunu başörtülüler çıkarmadaki, sorun çözülünce bir sıkıntı oluşsun. Sanki sorun çözülünce toplumun huzuru bozulacakmış gibi bir algı yaratılıyor. Bu nedenle sorunun çözümü için bir yasal düzenleme gerkiyormuş sanılıyor. Halbuki böyle bir şey yok. Başörtüsü üzerinden bir kanun yapamazsınız, çünkü kırmızı kazak üstünden bir kanun yapamazsınız, çünkü kırmızı kazak sadece giyilir.  Hiç bir yasa kırmızı kazak giymek yasaktır diye yapılamaz, ya da hiç kimse kırmızı kazak giymeyi anayasal düzeni tehdit ediyor tanımlayamaz. Tam da bu nedenle kanun bu alanda iş göremez. Aynı şekilde başörtüsünü de yasaklayan bir kanun maddesi yok olamaz da. Çünkü bu çok aşikar bir ayrımcılık olur ve uluslararası alanda zor durumda kalırsınız. Hayır Başörtüsünü yasaklayan bir kanun maddesi yok, sadece ortada bir yorum ve bu yoruma dayanarak uygulanan bir keyfiyet var. Başörtüsü aslında kanundaki bir maddeye dayanarak yasaklanmıyor, devlet gizli bir biçimde ayrımcılık yaptığı için uygulanıyor.” Diyen Akbulut çözümün ayrımcılığın suç olarak kabul edilmesi ile çözüleceğini belirtiyor.

 Enise Düğmeci / Özgün Duruş

 

 

 

 

 

 

 

 

h

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim