• BIST 107.763
  • Altın 151,770
  • Dolar 3,7007
  • Euro 4,3511
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

başlıksız

İran'ın, Türkiye'de propaganda yapması için açtırdığı onlarca -başarısız- medya araçlarından biri olan Taha Haber, resmen kendini ve ülke içindeki diğer Farsi medya kuruluşlarını deşifre etti.



Türkiye gündeminin dezenforme edilerek İran’ın lehine seyredebilmesi için açılan haber siteleri, televizyon kanalları ve medya araçları, onlardan biri olan Taha Haber tarafından adeta deşifre edildi.

Türkiye hükümetinin diplomatik adımları ve yönetim tarzını, İran merkezli direktifler ile maddi-manevi kaynaklar doğrultusunda karalamak üzere açtırılan Taha Haber, 23.08.2013'de yazarlarından Nuri Akçay'ın yayınladığı bir yazı ile Türkiye'deki İran medyasını teker teker sıralayarak, Suriye meselesi başta olmak üzere, Türkiye ile zıt kutuplarda yer aldıkları konularda propaganda savaşı yürüttüklerini ve bu savaşta başarısız olduklarını ilan etti.


"Taha Haber, medyaşafak ve Abna dışındaki yayın organları kamuoyu oluşturma savaşında etkili olamadılar. Buna rağmen bu üç site bile 2. Sınıf bir haber sitesi olmanın ötesine gidemedi."
itirafında bulunan Akçay, "Büyük paraların akıtıldığı Kanal on4 ise ne yazık ki bu propaganda savaşının hiçbir yerinde yer almadı." Diyor.


İran'ın salahı için, gizli kalması gereken mahrem bilgileri sıralamaya devam eden Akçay, Türkiye'ye galebe çalabilmek için ülke içerisindeki tüm İrancı basın üyelerinin birleşerek, bu propaganda savaşında birlikte çalışmanın gerekliliğini şu sözlerle açıklıyor:

"İşi şansa bırakmamak ve propaganda savaşında etkili olabilmek adına bir şeyler yapmamızın vakti gelmiştir. Artık oturup bu işe kafa yormalı güçlerimizi birleştirip sesimizin gür çıkabilmesi için bir şeyler yapmalıyız. Sosyal paylaşım siteleriyle birlikte, diğer medya kitle iletişim araç-gereçlerini de kullanıp, toplumları etkilemeye çalışmalıyız."


Bu medya savaşının, en az Hizbullah ile aynı cephede çatışmak kadar önemli olduğunu söyleyen İrancı yazar, Hamaney’in medyaya yönelik çağrısını kendi köşesinde yineleyerek “böyle bir gücün oluşması için üzerimize düşeni yapıp en kısa sürede harekete geçmeliyiz.” Telkininde buluyor.

İşte Türkiye’deki İrancı medyanın bizzat mensupları tarafından deşifre edildiği o yazı:

“Propaganda Savaşında Direniş Taraftarlarının Konumu

Nuri Akçay

Büyük bir propaganda savaşının içindeyiz ve ne yazık ki direniş cephesi taraftarları medya savaşında sınıfta kalıyor. Taha Haber, medyaşafak ve Abna dışındaki yayın organları kamuoyu oluşturma savaşında etkili olamadılar. Buna rağmen bu üç site bile 2. Sınıf bir haber sitesi olmanın ötesine gidemedi.

Büyük paraların akıtıldığı Kanal on4 ise ne yazık ki bu propaganda savaşının hiçbir yerinde yer almadı. Büyük ümitlerle kurulan Kanal on4, hala gerekli siyasi tutumu takınıp konum alamazken, iktidarın korkusu nedeniyle tavrını netleştiremeyip maslahat ve takiyye adıyla kendini düşmanlarına sevdirtmeye çalışıyor.

Türkiye'deki bütün İslami cemaatler tek bir ağızdan Suriye-İran ve Hizbullah'a karşı büyük bir karalama kampanyasını sürdürüp düşmanca politikalar izliyor. Bu doğrultuda haberler yapıp, paneller düzenleyip kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar, bizler ise buna sadece seyirci kalıyoruz.

Aşura törenerine binleri-on binleri-yüz binleri topluyor; fakat Suriye ve Hizbullah'ın propaganda savaşında sessiz kalıp yeniliyorsak neler oluyor diye kendimizi sorgulamalıyız.

Buradan yazımı okuyan herkese seslenmek istiyorum! oturup medya işine ciddi anlamda kafa yormazsak ne yazık ki birçok cephede yenileceğiz. Elimizdeki basın yayın organlarını revize edip bu savaşın içinde daha etkili ve profesyonel bir şekilde yer almazsak elimizdekileri de kaybedeceğimizin farkına varmalıyız.

Gerekirse direniş cephesi saflarında yer alan yayın organları, yazarlar, kanaat önderleri bir araya gelip daha güçlü bir medya organı nasıl oluşturulur fikri üzerine kafa yormalı ve birlikte hareket edebilmeliler.

Şunu da unutmayalım eğer İran-Hizbullah ve Suriye cephesi, Türkiye'deki medya savaşında henüz yenilmemişse bunu önce Allah’a, sonra solcu muhalif basına borçludurlar. Zira bu cephe adına Türkiye’de hala bir kamuoyu sağlanabiliyorsa bunu birkaç yazar ve birkaç muhalif site sağlamıştır.

İşi şansa bırakmamak ve propaganda savaşında etkili olabilmek adına bir şeyler yapmamızın vakti gelmiştir. Artık oturup bu işe kafa yormalı güçlerimizi birleştirip sesimizin gür çıkabilmesi için bir şeyler yapmalıyız. Sosyal paylaşım siteleriyle birlikte, diğer medya kitle iletişim araç-gereçlerini de kullanıp, toplumları etkilemeye çalışmalıyız.

Unutulmamalıdır ki Türkiye’deki direniş taraftarları, direniş cephesine en büyük katkıyı, propaganda yapabilecek bir medya gücü oluşturarak sağlayabilirler. Bugün her ne kadar Hasan Nasrallah ve Hizbullah ile aynı cephede savaşamıyor olsak dahi; unutmayalım ki onların haklı savaşını tüm dünyaya duyurmamız, kendileriyle omuz omuza savaşıyor olmamız kadar önemlidir.

Her ne kadar Seyyide Zeyneb’in (sa) türbesini koruyanlardan biri biz değilsek de, burada o türbeyi koruyanların haklılığını herkese duyurmamız en az o türbeyi korumak kadar önemlidir.

Ne demek istediğimi Aziz Rehberimiz Seyyid Ali Hamanei’nin medyanın önemine dair yaptığı aşağıdaki konuşmasından daha iyi anlayabilirsiniz.

“Bugün uluslar arası alanda devletlerin kendi düşman ve muhaliflerine karşı kullandıkları en etkili silah propaganda silahıdır. Kitle iletişim araçları silahıdır. Medya silahıdır. Bu günümüzün en güçlü silahıdır. Bu atom bombasından daha kötü ve daha tehlikelidir. Elinizde olan ve kolaylık sağlayan bilgisayarlar, internet bağlantıları, sanal ve siber alem vs.. bunları eğer kullanmasını öğrenebilirseniz, doğru ve hak sözünüzü tanımadığınız binlerce kişiye ulaştırabilirsiniz. Bu fevkalade büyük bir fırsattır. Bu fırsatı sakın kaçırmayınız. Bu fırsatı değerlendiremezsek, Allah’u Teala bunun hesabını benden ve sizden sorar. Hedef bellidir. Hedef; tehdit, para, güç ve zora dayalı olan gelişmiş teknolojik imkanlara sahip bir medya hareketine karşı, her açıdan saldırıya uğrayan İslam nizamını ve İslam cumhuriyetini korumaktır.”

Değerli Rehberimizin medya savaşında yer almayanların, Allah’a hesap veremeyeceği sözlerini aklımızdan çıkarmamalı ve böyle bir gücün oluşması için üzerimize düşeni yapıp en kısa sürede harekete geçmeliyiz.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim