• BIST 97.380
  • Altın 144,344
  • Dolar 3,5577
  • Euro 3,9738
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Başbuğ hemen çıkarılmalı

Başbuğ hemen çıkarılmalı
MHP Lideri Bahçeli, "Bundan sonra Sayın Başbuğ'un bir saniye bile cezaevinde tutulması çok ciddi sorun ve sonuçlara meydan açacaktır" dedi

ANKARA (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bundan sonra Sayın Başbuğ'un bir saniye bile cezaevinde tutulması çok ciddi sorun ve sonuçlara meydan açacaktır. Devamında hakkındaki iddialardan aklanması ve tam anlamıyla temize çıkması için yargılamanın Yüce Divan nezdinde yapılması sağlanmalıdır" görüşünü dile getirdi.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un Anayasa Mahkemesine yaptığı müracaatın dün karara bağlandığını hatırlatarak, Yüksek Mahkeme'nin vardığı sonuçla Başbuğ'un kişi hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiğine hükmettiğini ve tahliyesinin yolunu açtığını belirtti. 

"İrticayla Mücadele Eylem Planı" davasıyla birleştirilen "İnternet Andıcı" davasının görülmesine 12 Eylül 2011'de başlandığını hatırlatan Bahçeli, "İnternet Andıcı" davasına bakan Özel Yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin talepleri doğrultusunda İlker Başbuğ'un İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya dahil edildiğini ve 6 Ocak 2012 tarihinde "terör örgütü yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüs etmek" iddialarından dolayı tutuklanarak cezaevine konulduğunu ifade etti. 

Türkiye'de ilk defa Genelkurmay Başkanlığı yapan bir kişinin "terör örgütü kurmak ve yönetmek iftirasının hedefi yapıldığını" öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Başbakan, sıkışınca tutuksuz yargılamadan bahsetse de AKP'nin tetikçi sözcüleri, Sayın Başbuğ'un tutuklanmasını Türkiye'nin demokratikleşmesinde ciddi bir adım olarak değerlendirmişlerdir. Hiç kuşku yoktur ki bu mahkeme kararı, milli vicdanlarda kabul görmemiş, adaletin doğasına ve mantığına taban tabana aykırılık teşkil etmiştir. Asıl teröristlerin müzakere yoluyla güvenceye alınıp rahata kavuşturulması amaçlanmışken, ömrünü Türk Silahlı Kuvvetlerine ve ülke savunmasına veren değerli komutanların terörist muamelesine maruz kalmaları haksızlığı ve hukuksuzluğu adeta tescillemiştir."

Başbuğ'un yargılanmasına konu olan davanın 5 Nisan 2012'de Ergenekon dava sürecine eklemlenmesinin yeni bir durumu ortaya çıkardığını vurgulayan Bahçeli, bu kapsamda Özel Yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 5 Ağustos 2013'te kararını açıklayarak yargılanan birçok kişiye "yağmur gibi ceza" verdiğini dile getirdi. İlker Başbuğ'un da terör örgütü kurmak, yönetmek ve darbeye teşebbüs etmek suçlamasından müebbet hapis cezasına çarptırıldığını anımsatan Bahçeli, bu kararın hukuku katlettiğini öne sürdü. 

"AKP'nin derin yargısı, tarafsızlığını ve bağımsızlığını çoktan elden çıkaran yandaş hakimler, TSK'dan intikam almak için önüne geleni cezalandırmıştır" görüşünü dile getiren Bahçeli, yakın tarihin en büyük hukuk ve insan hakkı ihlallerinin "sözde darbe davalarında görüldüğünü" ileri sürdü. Bahçeli, şu değerlendirmeleri yaptı:

"TSK'ya kumpas kurulduğunun bizatihi AKP cenahından itiraf ve ilanıyla darbe davalarındaki iddia ve isnatların hepsi buharlaşmış, verilen mahkeme kararlarının inandırıcılığı tamamıyla ortadan kalkmıştır. Anayasa Mahkemesinin Sayın İlker Başbuğ hakkında verdiği karar çok açık olup tartışmaya mahal herhangi bir tarafı görülmemiştir. Sayın Başbuğ'un özgürlükten yoksun bırakılmasının hukuki olmadığı iddiasının yerel mahkeme tarafından etkili bir şekilde incelenmeden reddedilmesi ve mahkumiyete ilişkin gerekçeli kararın açıklanmaması hak ihlaline yol açmıştır. Anlaşılacağı üzere, Özel Yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi haksız, mesnetsiz ve uyduruk gerekçelerle kişi hak ve hürriyetini çiğnemiştir. Bundan sonra Sayın Başbuğ'un bir saniye bile cezaevinde tutulması çok ciddi sorun ve sonuçlara meydan açacaktır. Devamında hakkındaki iddialardan aklanması ve tam anlamıyla temize çıkması için yargılamanın Yüce Divan nezdinde yapılması sağlanmalıdır. Bu itibarla söz konusu şahıs hakkında lazım gelen tahliyenin derhal yapılması hem adaletin gereği hem de aziz milletimizin beklentisi olarak yorumlanmalıdır."

-"ÖYM'lerin tamamen kaldırılması bile günahları hafifletmeye yetmeyecektir" 

Bahçeli, halen cezaevinde bulunan, uzun tutukluluk sürelerinin kurbanı olan ve Başbuğ'la aynı kaderi paylaşan mahkumiyet almış diğer kişiler için de benzer yol ve yöntemin çalıştırılması gerektiğini belirterek, milletin "TSK'ya kumpas kuran, suç imal eden, darbeci yaftası vurarak itibar suikasti yapan faillerden hesap sorulmasını ve kimliklerinin ifşasını" beklediğini ifade etti.

Bahçeli, açıklamasında şunları kaydetti:

"Başbakan Erdoğan'ın savcı rolüne soyunduğu sözde darbe davaları çerçevesinde kimler işbirliği yapmışsa, Türk ordusuyla teröristleri kimler aynı kefeye koymuşsa teker teker ortaya çıkarılmalı ve bu reziller hak ettikleri hukuki yaptırımlarla yüze yüze kalmalıdır. Sayın Başbuğ'la birlikte onlarca suçsuz ve günahsız şahsiyetin yıllarca cezaevinde tutulması geçiştirilecek, hafife alınacak ve pardon denilip örtbas edilecek bir mesele değildir. Yargıya açık açık müdahale eden, savcı atamalarıyla yakinen ilgilenen, mahkeme kararlarının değiştirilmesi için adaletsizliğin lobi çalışmasını yapan Başbakan ve hükümeti birikmiş mağduriyetlerin vebalini taşımaktadır. Bu vebal telafi edilmeden ve Başbakan Erdoğan işlediği suçlarla ilgili yargı karşısına çıkmadan Türkiye'nin belini doğrultması söz konusu olmayacaktır. Özel Yetkili Mahkemelerin tamamen kaldırılması bile şu an itibariyle günahları hafifletmeye, yanlışları gizlemeye yetmeyecektir. Haram lokmayla kursakları tıka basa dolan Başbakan, hanedanı ve hükümeti için yolun sonu görünmüş, bitiş çizgisi belirmiştir. Başbakan Erdoğan duvara toslamış, gerçek ve kirli niyetleri birer birer açığa çıkmıştır. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 17 Aralık'tan sonraki kanunsuzlukların, hukuk ve insaf tanımaz ahlaksızlıkların faturası iyice kabarmıştır. Medya patronlarını ağlatan, işadamlarına tuzaklar kuran Başbakan, ihaleye fesat karıştırmasının, mahkeme kararlarını keyfi şekilde karartmasının, rüşvet ve yolsuzlukla içice geçmesinin hesabını herhangi bir ülkeye kaçamadan verecektir. Türk milleti AKP'ye ve başındaki Recep Tayyip Erdoğan'a Allah'ın izniyle "Artık yeter" diyecek ve haramilerin, TSK'yı terörist gösteren hainlerin defterini dürecektir."

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim