• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Başbakan'ın, 'Zinhar Doğru Değil' Dediği Şey Neydi?

Başbakanın, Zinhar Doğru Değil Dediği Şey Neydi?
Abdülkadir SELVİ kaleme aldı...

Abdülkadir Selvi
Başbakan'ın, 'Zinhar doğru değil' dediği şey neydi?

 

Çözüm süreci ve demokratikleşme paketiyle ilgili olarak Başbakan Erdoğan önemli değerlendirmeler yapıyor.

Bir şey var ki, o iddia karşısında tepkisi sert oluyor. 'Zinhar öyle bir şey yok' diyor.

Başbakan'ın bu denli kızmasına yol açan ise, 'demokratikleşme paketi'nin İmralı'ya götürüldüğü yönündeki haberler oluyor.

'Zinhar böyle bir şey yoktur. İmralı'ya gönderilecek bir metin yok' diye kestirip atıyor. 'Demokratikleşme paketini kendi aramızda görüşüyoruz' diye ekliyor.

 

Türkiye'nin demokrasi standartlarını yükseltirken, dezavantajlı grupları dikkate aldıklarını anlatıyor.

Tabii çözüm süreci ve PKK'nın geri çekilmeyi durdurma kararı da soruluyor. Başka ne tür değerlendirmeler yaptı öğrenme imkanım olmadı ama, 'Onlar ne yaparsa yapsınlar biz çözüm konusunda kararlıyız' diye konuşuyor.

Bunlar hem sürecin geleceği açısından önemli güvenceler ama sinir uçlarını göstermesi açısından önemli hassasiyetler.

 

AK Parti'de çözüm süreci ve geri çekilmeyle ilgili değerlendirmelerde üç nokta ön plana çıkıyor.

1-Geri çekilme şarta bağlı değil. Koşulsuz bir şekilde bütün elemanları geri çekilecekler.

2-Demokratikleşme bu süreçten bağımsız olarak devam edecek.

3-Geri çekilme tamamlanmadan örgütle ve örgüt elemanlarıyla ilgili hiçbir konu ele alınmayacak.

 

Bunları biraz açmak istiyorum. Bu toplantılarda yer alan ve İmralı ile görüşmeleri yürüten MİT yöneticileri de PKK'nın koşulsuz bir şekilde geri çekileceği yönündeki mutabakatı teyit ediyorlar.

Çözüm sürecinde yola çıkılırken, üzerinde mutabakata varılan temel nokta bu.

Türkiye sınırları içinde silahlı unsurlar kalmayacak.

Bir başka nokta. Örgüt elemanlarıyla ilgili olarak, eve dönüş yasası mı genişletilecek, yeni bir yasa mı çıkarılacak? Bunlar geri çekilme tamamlandıktan sonra ele alınacak.

 

Peki çözüm sürecinin masaya yatırıldığı toplantılarda Başbakan'ın bunların altını çizmesini gerektirecek bir durum mu var?

Evet var.

İktidar cephesinde bir süredir şu rahatsızlık yaşanıyor.

Geri çekilme başladıktan bir süre sonra Kandil, çözüm sürecine aykırı bir strateji izlemeye başladı.

Önce, 'İkinci aşamaya geçilmesi için hükümetin, demokratikleşme paketini çıkarması gerekiyor' dendi.

Bu süre sonra da, 'Demokratikleşme paketi çıkmadı biz de geri çekilmeyi durdurduk' açıklaması geldi.

Kandil, İmralı ile mutabık kalınan takvime uygun olarak geri çekilmeyi yapmadı.

Ayrıca, demokratikleşme sağlanmadan geri çekilme olmayacak diye bir hüküm yok.

 

Karayılan, geri çekilmenin 8 Mayıs'ta başlayacağını ilan ettiği açıklamasında, Selahattin Demirtaş 22 Nisan ve 1 Haziran tarihli beyanatlarında, geri çekilme tamamlandıktan sonra sıranın demokratikleşmeye geleceğini belirtmişlerdi.

Örgüt kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği gibi, 'Hükümet, demokratikleşme paketini çıkarmadı. Bu yüzden geri çekilme durdu' propagandasına sarıldı.

Ankara'daki ikinci rahatsız konusu ise şu: İlan edildiği şekilde demokratikleşme paketiyle ilgili çalışmalar başlıyor. Bu kez örgüt, 'Biz geri çekilmeyi durdurduk, hükümet demokratikleşme paketini gündemine almak zorunda kaldı' propagandasına girişiyor.

 

Mecelle kaidesidir. Usul, esastan önce gelir.

Cuma günkü MKYK'dan sonra demokratikleşme paketine son şekli verilecekti. Bu kez, 'Paket İmralı'ya götürüldü' propagandasına başladılar.

Siyasi irade, PKK dayattı iktidar yaptı şeklindeki bir görüntüye imkan vermemek için çalışmayı bu haftaya erteledi.

Örgütün her aşamayı kendi dayatmasının bir sonucu gibi gösterme çabası, demokratikleşme paketinin önündeki en büyük engele dönüştü. Çözüm sürecine ciddi zararlar verecek noktaya ulaştı.

Şunu herkesin anlaması lazım. Eğer bu çözüm süreci başarıya ulaşacaksa, PKK'nın dayatmaları sonucunda değil, tam tersine siyasi iradenin bu işin arkasında durmasıyla olacak.

 

Başbakan, hiçbir siyasi liderin göze alamayacağı riski üstlenecek kadar kararlı ama mücadele söz konusu olduğu zaman gözünü kırpmayacak kadar da yürekli. 10 yıllık Başbakanlığı süresince içeride-dışarıda bunun birçok örneğini gördük.

Askeri vesayeti geriletmeden, İsrail'e özür diletmeye kadar.

İmralı bunun farkında.

Ama Kandil henüz Erdoğan'ı tanıyamadı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim