• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 18 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Başbakan Erdoğan: Suç Duyurusu Yapıyorum!

Başbakan Erdoğan: Suç Duyurusu Yapıyorum!
Başbakan Erdoğan, MÜSİAD Genel Kurulunda konuştu. Gündeminde 28 Şubat, CHP ve BDP vardı.

MÜSİAD'ın yeni genel başkanının seçileceği MÜSİAD'ın 21'inci Genel Kurul Toplantısı'na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir konuşma yaptı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

MÜSİAD'ın yıllar içerisinde hangi zorlukları atlatarak bugünlere geldiğini dile getiren Başbakan, geçtiğimiz hafta başlatılan 28 Şubat soruşturmasının MÜSİAD'ı da yakından ilgilendirdiğini söyledi.

28 Şubat'ın Anadolu'daki iş adamlarına vurulan bir darbe olduğunu söyleyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

"Hiç kimse Kusura bakmasın 28 Şubat, Anadolu'nun bu başarılı adımlarına vurulan bir darbedir. 28 Şubat'ta bu markaları buraya sokmayın dediler. Müdahalelerin ekonomik gerekçeleri en az siyasi sonuçlar kadar önemlidir ve bunlar artık tartışılmak zorundadır. Müdahaleler kimlerin ekmeğine yağ sürmüştür?

MÜSİAD mağduru olurken bazıları neden bu sürece destek tuttular. 5'li çete nasıl askeri müdahalenin bir parçası haline geldiler. 1997 yılında MÜSİAD'ın üye sayısı 2 bin falan. 2002 yılında bu rakam 2 binin altına geriliyor.

Cadı avı mağdurları görmek isteyenler MÜSİAD'a baksınlar. Ne dediler yeşil sermaye bu şekilde etiketlediler. İrticacı şirketler dediler. Şirketleri ihaleye almadılar ve belli şirketlere keyfi vergi ve sigorta cezaları kesildi.

İzmir'de köfte satan bir firmayı fişlediler. Anadolu'da tüm bunlar yaşanırken ekonominin e'sini bilmeyen enteresan emekli vatandaşlar görev almaya başladılar. Siyasetin merkezinin sustuğu kadar iş dünyasının merkezi de sustu.

Eğitim merkezinde kaplan kesilenler 28 Şubat'ta sus pus olmuştu. İşte bizim bunu cesaretle sorgulamamız gerekiyor. Hakkımızı aramamız ve o günlerin hesabını hukuk yoluyla sormamız gerekiyor. İntikam ve cadı avı söylemleriyle konuyu saptıranlara inat tarihin bu karanlık dönemlerini hep birlikte aydınlatacağız."

"28 ŞUBATÇILARA BORCU VAR"

28 Şubat soruşturması ile ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel tutumunu da eleştiren Başbakan, Kılıçdaroğlu'nun 28 Şubatçılara borçlu olduğunu söyledi:

"CHP Genel Başkanı önce intikam dedi sonra çark etti ve ben darbelere karşıyım dedi. Yargının son tasavurları karşısında yeniden çark etti. 28 Şubatçılar'a borcu var. Kendisini ssk koltuğuna oturtanlara borcu var. 15 gün içinde tam 3 kez çark etme becerisi göstermiştir.


TV kanallarının altında borsa verileri akar. Böyle giderse CHP Genel Başkanı'nın tavrını gösteren veri bantları yayınlanmaya başlanacak. CHP Genel Başkanı şu an demokrat şimdi darbe sever. Saati saatine uymuyor. Çıkıyor 27 Nisan bildirisi Ak Parti'yi güçlendirdi diyor. Zulüm karşısında dik durursanız kaybetmezsiniz kazanırsınız.


27 Mayıs darbesi karşısında CHP dik dursaydı bugün millet nezdinde karşılığı olurdu. Bundan ötürü milletimiz bunlara tek başına iktidar olma gücü vermediler ve inanıyorum ki vermeyecekler. Dünyanın genleriyle oynadılar bir de bunların genleriyle oynasalar çok şey değişecek."

"MESELELERİN TEMELİNDE CHP ZİHNİYETİ VARDIR"

Türkiye'nin halihazırda yaşıyor olduğu pekçok problemin sebebinin CHP zihniyeti olduğunu söyleyen Başbakan, Kürt meselesinin de, sivilleşme meselesinin de, ekonomik meselelerin de aşılması için bu zihniyetle yüzleşilmesi gerektiğini belirtti.

"Dersim'le ilgili, kitapların yakılmasıyla ilgili camilerin ahır yapılmasıyla ilgili belgeler açıkladık. Biz gündemi değiştirmek için değil bugün de varlığını koruyan zihniyeti deşifre etmek için bu belgeleri çıkardık.Türkiye'de büyük bir nesil bu gerçekleri bilmiyor. Kürt meselesinin temelinde, azınlık hakları ve sivilleşme meselelerinin arkasında tek parti CHP zihniyeti vardır.

Ekonomik meselelerin temelinde de bu zihniyet vardır. Bu meselelerle yüzleşmeyen Türkiye değişimini tamamlayamaz. Devasa o muhteşem SultanahmetCamii'ni 6 yıl kapatan zihniyeti anlatmayacak mıyız? Her milletin övündüğü eserler var. Bunlar dinimizin gereği olarak ibadetimizi yerine getirdiğimiz muhteşem eserler. Bugün de devşirme sahte ve sahtekar din adamlarıyla bir zihniyet devşirme arayışında olan din adamları var özellikle Güneydoğu Anadolu'da. Bu zihniyeti deşifre etmek bizim boynumuzun borcu."

ERDOĞAN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Başbakan Erdoğan, 28 Şubat'ın yaratmış olduğu sosyal yıkıntının dışında büyük ekonomik çalkantılar da oluşturduğunu söyledi. Başbakan 28 Şubat ertesinde bu ekonomik dalgadan kimler faydalandıysa hesaba çekilmesi gerektiğini söyledi:

"28 Şubat'ın hemen ertesinde hatırlayın bir gecede faizin yükselmesiyle Türkiye yoksullaşmıştır, acaba kimler burada vurgun yaptı. Aslında işte onların hesaba çekilmesi lazım, o vurgunu yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyorum buradan.


26 Nisan günü borsa rekor kırıyor 27 Nisan günü malum bildiri yayınlanıyor. Bir gecedeki toplam kayıp yüzde 9. Borsada işlem gören şirketlerin toplam değeri 20 milyar dolar azalıyor. 1 puanlık faiz artışınınTürkiye'ye yıllık maliyeti 2 milyar.. 2007 yılının 3. çeyreğinde büyüme fren yaptı. Ve ben bunu ilgili çevrelere özel görüşmelerimde de anlattım. Türkiye'ye bu faturayı ödetmeye kimin ne hakkı var? Bir bildirinin Türkiye'ye sadece faiz maliyeti 2 Milyar lira. Bunun bedelini biz ödüyoruz. Bu bedeller ödenmesin diye özgürlüklere ve reformlara sahip çıkacağız.

Sırtını statikoya dayayan ve bundan nemalananlar bundan rahatsızlar. Bu ülkenin iş adamları arasından ayrımcılık yapmadan bu süreci inşallah 2023'e taşıyacağız. hükümet olarak biz millet iradesine her zaman sahip çıktık. Aynı şekilde iş adamları ve sanayicilerin istikrara sahip çıkmasını bekliyoruz. MÜSİAD tavrını biz bütün iş çevrelerinde görmek istiyoruz."

"TERÖR ÖRGÜTÜYLE ASLA MÜZAKERE ETMEYİZ"

Yaklaşık 30 yıldan bu yana devam eden terör olaylarının hem ekonomik hem de sosyal alanda açtığı yaralara da değinen Başbakan Erdoğan, terör örgütleri ile mücadele etmeye kararlı olduklarına da vurgu yaptı.
30 yıldır Türkiye terörle mücadele ediyor. Gencecik çocuklarımızı kaybediyoruz. Siyaset terörden doğrudan etkilendi. Terör üzerinden Türkiye için siyaset mühendisliği yapıldı. Türkiye ekonomisi terörden çok büyük zarar gördü. Bir hesaplamalara göre terörün maliyeti 350 milyar dolar olduğudur.

Yüksekova'da havaalanı temeli atılacak önü kesiliyor ve törene gelmek isteyen insanlar engelleniyor. Havaalanı inşaatı adeta savaşarak ilerliyor. İş makineleri yakılıyor. Siz bölgeye hizmet vermiyorsunuz diyorlar. Barajlarda çalışanların tehdidi var. Müteahhit firmalar biz tehdide rağmen bu mücadeleyi sürdüreceğiz diyorlar. Kaçırdıkları doktorlar hemşireler..
Kendilerine göre haraçları var alıyorlar sonra bırakıyorlar. Siyasi kanat da diyor ki biz size yardımcı olalım. Yapacağın bişey varsa yap. Bir taraftan mağdurların yanındayız diyoruz bir taraftan da mağdurlar üretiyorsunuz. Sadece kamunun imkanlarıyla bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi mümkün değil. Yatırımcının bölgeyi kapsaması lazım. Biz özellikle birinci derecede bölgenin para sahiplerini memleketlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Engelleri yollardan temizliyoruz.

Bizim çözüm noktasındaki adımımız sonrası PKK ve onun siyasi uzantısı bu sorunun çözülmemesi için ellerinden gelen bütün adımları attı. Benim Kürt kardeşlerimin temsilcisi BDP değildir. Partimin bölgede aldığı oy BDP'nin aldığı oydan fazladır. Çözümde olumlu rol oynamak isterse oturu konuşuruz. Ama bölücü terör örgütüyle asla müzakere etmeyiz onlarla mücadele etmeye devam ederiz. Güvenlik güçlerinden silah bırakma talebinde bulunanlar gaflet içerisindedir. Bu onun kendi asli enstrümanıdır. PKK ve Suriye muhaliflerini karşılaştırması kadar büyük bir gaflet var. Türkiye'de bir baas rejimi yok eğer varsa bunun tek numunesi CHP'dir. Her türlü katılımcı noktada aktivitesini yapabiliyor. Ama ne yazık ki bugün yaptıkları gibi tahriklere devam ederlerse kaybeden kendileri olur. Bölücü terör örgütünü bir terör örgütü olarak tanımayanlar bunların bütün kanlı eylemleri için suç ortağıdırlar. Silahlı halk hareketi olarak tanıyanlar acıyı meşrulaştıran bir yanılgının içindedirler. Amerika'ya gidip bunu silahlı halk hareketi diye konuşanlar uyuşturucu konusunu görmezden geldiler. Kendi örgüt mensuplarına yaptığı katliamı görmezden geldi. BDP meselenin çözümü için hiç iyi bir sınav vermedi. Süreci tıkamak için ellerinden geleni yaptılar. Benim Kürt kökenli kardeşim şunu görsün; BDP CHP'nin izinden giderek bölgeyi baskı altına almak için çaba sarfediyor. Bölgedeki güvenlik birimleri tam bir koordinasyon içerisinde çalışıyorlar. Dershaneyi bombalayıp kurşunlayabiliyorlar. Ve bölücü terör örgütünün bütün tehditlerine rağmen oradaki kamu görevlileri sabırla işlerini yapıyorlar. kalkıp doktorları tokatlayacak kadar edep adap dışına çıktıklarını görüyorsunuz. Biz 9 yıldır meydanları terör örgütü ve yandaşlarına bırakmadık.

MÜSİAD'ın bu yolda bizimle olduğuna yürekten inanıyoruz. Bize yol arkadaşlığı yapacağına yürekten inanıyoruz. Biz 28 Şubat'tan başımız dik çıktık. Biz 27 Nisan'da onurlu bir duruş sergiledik ve inşallah Kürt meselesini de birlikte çözeceğiz. Türkiye eski Türkiye değil. Türkiye'yi prangalarından safralarından temizliyoruz."
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim