• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 34 °C
  • İzmir 36 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan 'Bank Asya' Açıklaması!

Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan 'Bank Asya' Açıklaması!
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bank Asya'nın TMSF'ye devredilmesi ve durdurulan MİT TIR'larıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bank Asya yönetiminin TMSF'ye devrine ilişkin, "Bu tamamıyla teknik, mali, finansal değerlendirmeyle ilgili bir durumdur. Paralelle mücadele de kendi doğası içinde ayrıca yürütülür. Bu bankanın normal bankacılık işlevi dışına çıkmasının sebebi, bu Paralel Yapı'yla ilişkileri" dedi.

Davutoğlu, Habertürk televizyonundaki "Türkiye'nin Seçimi 2015" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bank Asya yönetiminin TMSF'ye devrinin Paralel Devlet Yapılanması'yla mücadelenin bir parçası mı yoksa teknik veya siyasi bir konu mu olduğunun sorulması üzerine Başbakan Davutoğlu, "Türkiye'de bir hukuk devleti olarak BDDK, TMSF ve bankaların nasıl çalışacağı belli ilkelere bağlandı. Bunlar da son derece temiz ve ilkesel çalışan kurumlar. Bir siyasi talimat üzere harekete geçen kurumlar değil" diye konuştu.

Söz konusu devir işleminin zamanlamasına ilişkin tartışmaların hatırlatılması üzerine Davutoğlu, şunları kaydetti: "Zamanlaması, eğer bunda bir siyasi irade ya da başka bir faktör olsa 1,5 senedir el konurdu. Belli şartlar sağlanmadığı için ve bankacılığın temel fonksiyonlarını ifa etmek bakımından bu şartlar yerine getirilmediği için gerek hukuki gerek mali açıdan bu şekilde bir tasarruf icap etti. Doğru bir şey ne zaman doğruysa o zaman yapılır. 'Seçimden bir hafta önce' diye ertelenmez, 'seçimden bir hafta sonra olsun' diye geri bırakılmaz. Bunların hepsi hukuk kuralları içinde, itirazı olana da hukuk kapıları her zaman açık. Bu tamamıyla teknik, mali, finansal değerlendirmeyle ilgili bir durumdur. Paralelle mücadele de kendi doğası içinde ayrıca yürütülür. Bu bankanın normal bankacılık işlevi dışına çıkmasının sebebi, bu Paralel Yapı'yla ilişkileri. Ekonomi de çok basit bir kural vardır. Bütün ekonomi eğitiminde de işleyişinde de rasyonel aktör kuralı. Yani herkesin rasyonel aktör olarak davranacağı bir çerçevede işler düşünülür. Mesela kimse durup dururken zarar etmek istemez. Kimse gereksiz bir yatırım yapmaz, kimse kendisine faydalı olmayan bir tüketim yapmaz. Rasyonel aktör. Halbuki baktığınızda bu yapıda irrasyonel bir tavırla belli kaynakların toparlanarak belli yerlere aktarılması üzerinde yürüyen bir çerçeve var. Hukuka uygun yapılıyorsa yine dokunulmadı. Ama bir de hukuk dışı yapılmaya başlandığında, sahibi bilinmeyen ortaklıkların, ortaklar, gerçek ortak niteliği taşımayan ortaklar olduğunda, bazı kimliklerle ilgili şüpheler doğduğunda işte o zaman bankacılık sisteminin dışına çıkılıyor."

- "Bu, BDDK'nın tasarrufudur"

Bankacılığın esasında, Türkiye'de bankacılık sistemine güvenilmesinin temelinde şeffaflığın yer aldığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Kim ortak bilinir, kim kredi alır, kredi nerede kullanılır bilir. Aksi takdirde bütün o şeyi devletin ödemesi gerekiyor. Çünkü devlet teminatı altında" diye konuştu.

"Bank Asya'da bu soruların cevabı mı yok" denilmesi üzerine Davutoğlu, "Cevabı olmadığı için, evet. Türkiye'deki bankacılık sisteminde uyulması gereken kurallara, işlemlere uyulmadığı için ve bu soruların cevabı olmadığı için, bu hem buraya para yatıranların hukukunun korunması hem de sistemin etkilenmemesi için böyle bir tasarrufa ihtiyaç hissedildi. Sonuçta bu, BDDK'nın tasarrufudur" dedi.

Başbakan Davutoğlu mudilerin durumuna ilişkin soru üzerine de "Onların hukukları korunur. Mudilerin hukukunu korumak ayrı bir husustur ama yönetimin hukukları zedeleyecek şekilde davranmasına müdahale etmek ayrı bir husustur" karşılığını verdi.

DURDURULAN MİT TIRLARI

Başbakan Ahmet Davutoğlu, durdurulan MİT TIR'ları konusunda veremeyecekleri hesapları bulunmadığını belirterek, "Türkiye hiçbir yerde, hiçbir şekilde terör örgütlerini desteklemedi, sicilinde de böyle en ufak bir leke yoktur" dedi.

Davutoğlu, durdurulan MİT TIR'larıyla ilgili sorular üzerine, olayın işleyişi ve zamanlamasına dikkati çekti.

"Dünyanın herhangi bir yerinde, devletin bir kurumu, devletin başka bir kurumunun talimat üzerine yaptığı faaliyeti bir suçmuş gibi yansıtabilir mi?" diye soran Davutoğlu, "Yani Amerika'da istihbarat örgütü bir faaliyet yapıyor ama Pentagon gidip baskın yapıyor. Siyasi otorite bir talimat vermişse, yine siyasi otoriteye bağlı bir kurumun, siyasi otoritenin iznini almadan o talimata müdahale etmesi çok ciddi suçtur" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, Bayır Bucak'ta o günlerde çok ciddi çatışmalar yaşandığını, o dönemde Suriye Türkmen Cephesi Başkanı Samir Hafez'in, Türkiye'den yardım istediğini anlattı.

Hafez'in bugün "Eğer Türkiye yardım etmeseydi, 1 milyona yakın Türkmen katledilecekti" şeklindeki açıklamalarının basına yansıdığını aktaran Davutoğlu, Hafez'in, yardım talebini, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de bildiğini söyledi.

Davutoğlu, "Ama Bahçeli örtüyor şu anda. Bunun manevi hesabını verirler. Eğer yardım etmeseydik de katledilseydi 'Türkmenlere sahip çıkmadınız' diye aynı saldırıda bulunacaklardı bunlar. Genel Başkan yardımcıları da bilir, onlar da Türkmenlere yardım edilmesi gerektiğini ifade ettiler" diye konuştu.

- "Casusluktur, isyandır"

"Türkmenleri orada ezdirmeyeceksiniz, yardım edeceksiniz" talimatı verdiklerini, bunun üzerine de istihbarat birimlerinin harekete geçtiğini anlatan Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti: "Kimin haddine... Eğer bir yanlış uygulama olduğunu düşünüyorlarsa gelip bize soracaklar. O zaman Başbakan Cumhurbaşkanımız, ben de Dışişleri Bakanıyım, bürokratik kanaldan bize sorarlar. Başka bir şey yaparlarsa bu casusluktur ya da isyandır. Biz devlet idare ediyoruz, oyun oynamıyoruz. Biz talimat vereceğiz Türkmenleri koruyacaksınız diye, başka bir beyefendi veya paralel yapı, bir grup, hükümeti zaafa uğratmak için tam da o günlerin psikolojisini düşünün, 17-25 Aralık. 'Buradan bir darbe vuralım' diye gelip bunu yapacaklar, bu da basın özgürlüğü olacak öyle mi? Amirinden izin almadan kimin haddine baskın yapmak. Amiri kim onların, hükümet, hükümeti kim seçmiş millet, millete yönelik bir eylemdir bu. Onların görevi değil o. Hem de orada görevli olmayan bir savcı müdahil oluyor."

- "Bu casusluk işini yapanlar bir taşla kaç kuş vuruyor"

Başbakan Davutoğlu, olaydan iki gün önce Harran'da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Başkanı ve komşu ülkelerin Dışişleri Bakanlarıyla mültecilerle ilgili toplantı yaptığını hatırlatarak, dünyada "Türkiye, mültecilere mükemmel yardım yapan ülke" algısının oluştuğunu söyledi.

Bu toplantının ardından Büyükelçiler Konferansı için 100'ü aşkın büyükelçiyle Adana'ya gittiğini anlatan Davutoğlu, "Gittikten bir gün sonra bu yapılıyor, biz daha oradayken" dedi.

Olayın hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olarak Avrupa Birliği toplantısı için Brüksel'e, kendisinin de Dışişleri Bakanı olarak Suriye ile ilgili görüşmelere katılmak üzere Cenevre'ye gideceğini ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu: "Bu casusluk işini yapanlar bir taşla kaç kuş vuruyor, 'bakmayın siz bunların Harran'da yaptıklarına, aslında bunlar teröristlere yardım ediyor' diyor, Adana'da yaptığım büyükelçiler konferansına gölge düşürüyor, Türkiye-AB ilişkilerini görüşmek Brüksel'e giden Başbakanın gündemini AB'ye değil de Suriye'ye kaydırıyor ve benim iki gün sonra yapacağım toplantıda, Türkiye'yi suçlayacak gündem oluşturuyorlar. Suriye Dışişleri Bakanı da dönüp bana, 'teröristleri mi destekleyeceksiniz?' diye soru soruyor. Yeni Suriye rejiminin eline koz veriyor. Bu açık bir casusluk, isyan faaliyetidir. Buna kimse izin vermez. Bu kadar üzerinden geçtikten sonra şimdi niye çıkarıyorlar bunu, 'teröristleri destekleyen bir AK Parti seçime giriyor' diye. Bu da manipülasyondur. İçinde ne var? İçinde ne olduğu kimseyi ilgilendirmez, gidilen yer, hedef ilgilendirir. 'Lojistik destek, insani yardım' dedik. Eğer o tedbir o gün alınmamış olsaydı, mülteci sayısı 500 bin daha artabilirdi. Orada onları tutmak için gıda da lojistik malzeme de göndeririz. Biz sınırlarımızda Türkiye'ye sadık, Türkiye'ye dönmüş kişileri yalnız bırakmayız. Bu casusluk faaliyetinden sonra Bayır Bucak Türkmenleri orada büyük kayıplara uğradılar. Yardım ulaşamaz oldu, iyi mi oldu. O operasyon içinde olan birileri, konuyu saptırmak için hala bu malzemeler üzerinde spekülasyon yapıyorlar. Bu devlet mahremiyetidir."

- "Veremeyeceğimiz bir hesap yok"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin coğrafyasındaki olaylara karşı kayıtsız kalamayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Birileri, devletin yürüttüğü bir faaliyeti, bu şekilde itham ve izan ederek, devlet içinden bir operasyonla, uluslararası alanda Türkiye'ye karşı bir kampanya yürütmeye niyetliyse bu gayri meşru bir durumdur. Buna da gerekli cevaplar verilir. Bu konuda veremeyeceğimiz bir hesap yok, Türkiye hiçbir yerde, hiçbir şekilde terör örgütlerini desteklemedi, sicilinde de böyle en ufak bir leke yoktur."

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim