• BIST 98.492
  • Altın 143,674
  • Dolar 3,5686
  • Euro 3,9881
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Balyoz Gerçekleşseydi Ne Olurdu?!'

Balyoz Gerçekleşseydi Ne Olurdu?!
12 Eylül mağdurları Balyoz Darbe Planı gerçekleşseydi neler olabileceğini anlattı.
Balyoz davasında çıkan karara ‘fazla’ diyenlere 12 Eylül’de cezaevlerinde işkence görenler tepki gösterdi. Balyoz Planı ‘elde olmayan nedenlerle’ teşebbüs aşamasında kalmasaydı olabilecekleri anlattılar.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Balyoz Darbe Planı Davası ile kararının yankıları sürerken çokça tartışılan ‘ceza süreleri’ akıllara ‘Ya darbe olsaydı’ sorusunu getirdi.

Dönemin 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın 1 numaralı sanık olarak planlayıcısı olduğu Balyoz Darbe Planı, 12 Eylül’de uygulanan ‘Bayrak Harekat Planı’nın kopyası olarak gösterilmişti. Kopya Darbe Planı olan Balyoz Darbe Planı davasında, darbe girişimi ile suçlanan emekli ve muvazzaf generaller ile subayların çeşitli cezalara çarptırılmaları, darbe dönemlerinde işkencelerden geçirilmiş isimler tarafından olumlu karşılandı.

Star gazetesinin haberine göre, cezaların ‘caydırıcı’ yönüne dikkat çeken mağdurlar, "Türkiye’de bir daha bizim yaşadıklarımız yaşanmasın diye, bu cezalar önemli’ mesajını verdi.

Darbe dönemi mağdurlarının Balyoz yorumları şöyle;

"12 EYLÜL'DEN DAHA ÜRPERTİCİ OLACAKTI"

SUAT BAYSAL (Dev-Yol Davası sanığı - 12 Eylül’de uzun süre işkence gören isimlerden):
"Balyoz’a cezaları normal karşılıyorum. Yargılanan insanların mahkeme süreçlerinde cezaya çarptırılmaları hukuki bir durumdur. Darbeye teşebbüs edenlerin cezalandırılması önemlidir. Balyoz darbesi ortaya konulsaydı 12 Eylül’den daha ürpertici bir sonucu olurdu, onu aratırdı."

CELALETTİN CAN (78’liler Vakfı Başkanı):
"Türkiye’de darbe hegemonyası kuranların ceza alması, girişimin de cezalandırılması çok olumludur. Bugün sadece 2 generalinin yargılandığı 12 Eylül darbesi var. O darbenin hazırlanma süreci var. Mamak var, Metris var, Diyarbakır var, Balyoz da bunun uzantısıdır. Seçimle gelmiş hükümete darbe planlamak kabul edilecek bir şey yok. Darbe girişiminde bulunursan aldığın ceza normaldir. Yapılsaydı karanlık günler geri gelirdi"

YILMAZ ODABAŞI (Şair - Yazar):
"Ben Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde 12 Eylül döneminde Filistin askısından geçtim, falakaya yatırıldım, elektrik yedim, dayak deyim. Yapmadıkları işkence, etmedikleri zulum kalmadı. Şu anda Balyoz ve Ergenekon gibi davaları düşünüyorum da bunlar amaca ulaşsa idi, Türkiye karanlık günlere tekrar geri dönerdi."

YILMA DURAK (Mamak’ta işkence gördü):
"MHP davasından tutuklu bulunduğum Mamak Askeri Cezaevi’nde gördüğüm işkencelerden ötürü çenem kırıldı, kalıcı fiziki izler kaldı, işkence sırasında ve sonrasında halüsinasyonlar gördüm. Darbe girişimlerinin ceza alması, Türkiye demokrasisi için çok önemlidir. Türkiye demokratik bir ülke olsun isteriz. Hayata geçse büyük kıyım yaşanacaktı"

ADNAN TANRIVERDİ (Emekli Tuğgeneral):
"Bu darbe gerçekleşse idi hangi planların uygulanacağı da gündeme gelmişti. Toplumun bir kısmı görevlerinden tecrit edilerek ne muameleler yapılacağı belliydi. Kararı değerlendirirken planları da göz önünde tutmak lazım. Planlar hayata geçse idi çok büyük yıkımlar yaşanabilirdi."

MUSTAFA HACIMUSTAFAOĞLU (ASDER Genel Başkan Yardımcısı):
"28 Şubat döneminde Ankara Etimesgut’taki kışlada işkence gördüm. 12 Eylül ve 28 Şubat’ı yapanların yaptıkları yanlarına kaldı. Bana göre Balyoz davasında yargılananların aldıkları cezalar fazla değil az. İşledikleri suç çok büyüktür. Birçok insan timsah gözyaşları döküyor, acaba yeniden darbe olur diye mi korkuyorlar? Balyoz kararına ben çok sevindim. İçimdeki intikam duygusundan değil Türkiye adına çok sevindim. 1997’de irticai faaliyette bulunduğum gerekçesiyle Balyoz’u organize eden şebeke tarafından ordudan atıldım. Maddi ve manevi olarak büyük acılar çektim. Etimesgut’taki işkence merkezinde işkence gördüm."

"GÖZÜ DÖNMÜŞLERDEN HER ŞEY BEKLENİRDİ"

HASAN CELAL GÜZEL (Eski Bakan):
"Türkiye gerçekten ciddi bir tehlikenin eşiğinden döndü. Çetin Doğan ve bir takım generellar irtacının kökünden sarsılması için bir sıcak darbe planladılar. Bir taraftan 28 Şubat darbesini darbe için yapılan her şeyi vurgularken bir taraftan da böyle kanlı bir sıcak darbe planlıyorlardı. AK Parti iktidara gelir gelmez 28 Şubatçılar bir araya geldiler. Balyoz’u planladılar. Fatih Camii gibi binlerce kişinin ibadetini yaptığı yerde bomba patlatmayı düşünecek kadar gözünü kan bürümüş ise, kendi uçağını düşürecek şeyleri yapıyorsa bu kişilerden her şey beklenir."

FAİK TARIMCIOĞLU (Emekli Askeri Hakim):
12 Eylül’de komünizm vardı. Komünizm öyle bir öcü olarak gösterildi ki, Nazım’ın şiirlerini okuyanlar bile komünist olarak görüldü. Türkiye Balyoz darbesini görse idi, bu kez öcü olarak görünen dindarlar irtica paranoyası içinde büyük sıkıntılar geçirirdi. İslam karşıtı bir kavga çıkardı. Balyoz başarılı olsa idi işkence haneler kurulabilirdi.

"BALYOZ GERÇEKLEŞSE NE OLACAKTI?"

-BALYOZ Planı’nın ‘Vazife’ bölümünden:
“Ulu Önder Atatürk’ün ‘Söz konusu olan vatansa gerisi teferruattır’ veciz sözü ile emrettiği üzere; demokrasinin tamamı ile askıya alınması da dahil olmak üzere nihai amaç olan irticai yapılanmanın tek bir ferdi dahi kalmayacak ve bir daha hortlamayacak şekilde ortadan kaldırılıncaya kadar gerekli her türlü tedbir alınacak.”

Sakal, Çarşaf, Oraj ve Suga ile cuma namazı sırasında camiler bombalanıp, kendi savaş uçağımız düşürülüp kaos yaratılıp darbe yapılacak.
Darbenin ardından ise:

-Gözaltı sayısı yüzbinlere ulaşacağı için Burhan Felek Spor Salonu, Fenerbahçe stadyumu, Ümraniye NETAŞ Misafirhanesi gibi büyük yapılar nezarethane olacak.

-Halkı rejime karşı kışkırttığı değerlendirilen tüm dernek, vakıf ve kuruluşlar kapatılarak yönetici kadroları tutuklanacak.

-Ülke dışına para çıkışı engellenecek ve bankacılık işlemleri durdurulacak.

-İrticai, bölücü ve yıkıcı terör örgütlerine mensup kişi, kurum ve kuruluşların menkul, gayrimenkul, ayni ve nakdi malvarlıklarına el konulacak.

-Yabancı uyruklu şahıs ve şirketlerin bankalardaki paralarına el konulacak.

-TSK kategorilendirilmiş personelden tamamen arındırılarak, boşalacak kritik kadrolara arkadaşlarımız atanacak.

-İrticai, yıkıcı ve bölücü faaliyetleri desteklediği bilinen bütün kamu personeli, hiçbir istisnaya tabi tutulmadan atılacak.

-Polis, jandarmaya bağlanacak, MİT’te temizlik yapılıp başına general atanacak.

-Türkçe ezan dâhil tüm ulusal değerler hayata geçirilerek Arap ve Kürt unsurların Türk kültürüne verdikleri zararlar telafi edilecekti.

1980 DARBESİNİN BİLANÇOSU

-TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.

-650 bin kişi gözaltına alındı.

-1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

-Darbenin ardından açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

- 7 bin kişi için idam cezası istendi.

- 517 kişiye idam cezası verildi.

- Haklarında idam cezası verilenlerden 18’i sol görüşlü, 8’i sağ görüşlü, 23’ü adli suçlu, 1’i de Asala militanı olmak üzere toplam 50 kişi asıldı. İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.

- Mahkemelerde 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.

- 388 bin kişiye pasaport verilmedi.

- Fişlenen 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için kamudaki işlerinden atıldı.

- 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

- 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

- 171 kişinin sorgu sırasında ya da cezaevlerinde “işkenceden öldüğü” belgelendi.

- Yerli ve yabancı toplam 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.

- 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

- Darbenin ardından 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin
işine son verildi.

- Farklı görüşlerden 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

- 31 gazeteci cezaevine girdi.

- 300 gazeteci saldırıya uğradı.

-3 gazeteci silahla öldürüldü.

- Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 144’ü kuşkulu bir şekilde öldü, 14’ü açlık grevinde öldü, 16 kişi ‘kaçarken’ vuruldu, 95 kişi ‘çatışmada’ öldü, 73 kişiye ‘doğal ölüm raporu’ verildi, 43 kişinin ‘intihar ettiği’ bildirildi.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim