• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 6 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Bakanlar Kurulu Sonrası Flaş Açıklamalar!

Bakanlar Kurulu Sonrası Flaş Açıklamalar!
Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Başbakan Yardımcısı Canikli açıklama yaptı.

 Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "Fetullahçı Terör  Örgütü'yle (FETÖ) ilgili mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği Sayın  Cumhurbaşkanımız tarafından bir kez daha ortaya konulmuştur. Bu mücadele  gerçekleştirilirken haksızlığa ve adaletsizliğe meydan, fırsat verilmemesi, bu  konuda gösterilen gereken hassasiyetin sürdürülmesi ve bu şekilde mağduriyetlere  fırsat verilmemesi yine Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ifade edilmiş ve  ayrıntılı bir şekilde FETÖ'yle mücadele konusunda bakanlıklarımızın yaptığı  çalışmalar ve gelinen nokta, alınan mesafe değerlendirilmiş ve irdelenmiştir."  dedi. 


Canikli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında  Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı devam  ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Toplantıda, G20 Liderler Zirvesi'yle ilgili değerlendirme ve  görüşmelerin yapıldığını belirten Canikli, iç ve dış güvenlikle ilgili konuların  tüm yönleriyle değerlendirildiğini ifade etti.

Canikli, Çin'deki G20 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla  Türkiye'nin temsil edildiğini ve kendisiyle geniş bir heyetin toplantılara  iştirak ettiğini anımsatarak, Erdoğan'ın zirve süresince yoğun ve kapsamlı  görüşmelerde bulunduğunu ve zirveye katılan hemen hemen tüm ülkelerin devlet ve  hükümet başkanlarıyla birebir ikili görüşmeler yaptığını kaydetti.

Görüşmeler sırasında, İtalya, Fransa, Almanya ve Türkiye'nin  katılımıyla dörtlü zirve gerçekleştirildiğini dile getiren Canikli, Erdoğan'ın  ABD, Rusya, Çin, Kanada, Güney Afrika, Avustralya, Almanya ve Hindistan hükümet  ve devlet başkanlarıyla birebir görüşmelerde bulunduğunu bildirdi.

- "Ülkelerden beklentimiz kendilerine çok açık ifade edilmiştir"

Canikli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu görüşmelerde özellikle terör, Suriye meselesi ve Türkiye'nin karşı  karşıya kaldığı 15 Temmuz darbe teşebbüsü ile ilgili ayrıntılı bilgilendirmeler  gerçekleştirilmiş ve bu ülkelerden beklentimiz kendilerine çok açık bir şekilde  ifade edilmiştir. Çünkü özellikle 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili Batı  ülkelerinde ve genel olarak uluslararası alanda farklı bir algı oluşturma  çabaları farklı çevreler tarafından yoğun bir şekilde yürütülmektedir. Bu açıdan  olan bitenin bütün boyutlarıyla, bütün gerçekliğiyle anlatılması, aktarılması son  derece önemlidir. Özellikle Suriye konusu, mülteciler, göç meselesi ve Suriye'de  yaşananlar, Türkiye'nin de dahil olduğu bu son gelişmeler, bütün bunlar bu ülke  yetkililerine Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından aktarılmıştır."

- "AB hedefimizde herhangi bir değişikliğin olmadığı ifade  edilmiştir"

Görüşmelerde, Türkiye'nin temel uluslararası politik tercihlerinde  herhangi bir sapmanın olmadığı, bu yönde Türkiye'nin 15-20 yıl önce hangi  noktadaysa bugün de aynı noktada durduğunun da aktarıldığını dile getiren  Canikli, "Demokratik değerler, hukukun üstünlüğü, evrensel değerler, Avrupa  Birliği (AB) hedefine uyum, bağlılık bir kez daha bu çerçevede ilgililere  vurgulanmış, teyit edilmiş ve Avrupa Birliği hedefimizde herhangi bir  değişikliğin olmadığı ifade edilmiştir." dedi.

Canikli ayrıca, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımız, hükümetimizin ekonomiyle ilgili olarak aldığı ve  özellikle üretimi, ihracatı, istihdamı teşvik edecek, bölgesel dengesizlikleri  ortadan kaldıracak adımlarla ilgili takdirlerini ifade etmişler ve bu  çalışmaların devam etmesi noktasındaki talimatını da iletmişlerdir. Özellikle  altyapı, üstyapı yaptırımlarının devamı ve vatandaşa doğrudan dokunacak, onları  doğrudan ilgilendirecek sağlık, eğitim yatırımları başta olmak bunlarla ilgili bu  çalışmaların devamı noktasında Sayın Cumhurbaşkanımızın bir kez daha talimatları  Bakanlar Kurulu'na iletilmiştir. Özellikle altyapı, üstyapı yaptırımlarının  devamı ve vatandaşa doğrudan dokunacak, onları doğrudan ilgilendirecek sağlık,  eğitim yatırımları başta olmak üzere bunlarla ilgili bu çalışmaların devamı  noktasında Sayın Cumhurbaşkanımızın bir kez daha talimatları Bakanlar Kurulu'na  iletilmiştir.

Fetullahçı Terör Örgütü'yle ilgili mücadelenin kararlılıkla  sürdürülmesi gerektiği Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bir kez daha ortaya  konulmuştur. Bu mücadele gerçekleştirilirken haksızlığa ve adaletsizliğe meydan,  fırsat verilmemesi, bu konuda gösterilen gereken hassasiyetin sürdürülmesi ve bu  şekilde mağduriyetlere fırsat verilmemesi yine Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından  ifade edilmiş ve ayrıntılı şekilde FETÖ'yle mücadele konusunda bakanlıklarımızın  yaptığı çalışmalar ve gelinen nokta, alınan mesafe değerlendirilmiş ve  irdelenmiştir."

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "15 Ağustos-7  Eylül tarihleri arasında bölücü terör örgütüyle mücadele çerçevesinde 13,1 ton  amonyum nitrat ele geçirilmiş, 339 adet patlayıcı yapımında kullanılan tüp ele  geçirilmiş ve 129 el yapımı patlayıcı bulunarak imha edilmiştir." dedi. 

Toplantıda diğer terör örgütleriyle ilgili olarak mücadele konusunda  gelinen nokta ve atılan adımların ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini belirten  Canikli, özellikle bölücü terör örgütüyle mücadelede de kuvvetli kararlılığın bir  kez daha teyit edildiğini aktardı.

- 15 Ağustos-7  Eylül tarihleri arasında 12 farklı noktada operasyon

Canikli, bölücü terör örgütüyle mücadele çerçevesinde, 15 Ağustos-7  Eylül tarihleri arasında 12 farklı noktada orta ölçekte operasyonların  gerçekleştirildiğini ve hala devam ettiğini vurgulayarak, bu çerçevede söz konusu  tarihlerde Kars, Bingöl, Tunceli, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Hakkari ve Ağrı'nın  çeşitli bölgelerindeki operasyonların yapıldığı bilgisini paylaştı.

Son derece başarılı sonuçların elde edildiğini, bölücü terör örgütünün  buradaki yuvalanmaları ve mesken tutmalarının, buralardan yola çıkarak Türkiye  içlerine yönelik operasyon gerçekleştirmelerinin hemen hemen ortadan  kaldırıldığına dikkati çeken Canikli, şöyle devam etti:

"Bu bölgelerden bazıları uzun yıllardan beri operasyon yapılmayan  bölgelerdir. Şu an itibarıyla Türkiye içerisinde operasyon yapılmayan hemen hemen  hiçbir bölge kalmamıştır. Bunların bir kısmı tamamlanmış, bir kısmıyla ilgili  operasyonlar ve çalışmalar devam etmektedir. Bu mücadele çerçevesinde kamuoyuyla  paylaşılmayan datayları paylaşmak istiyorum.

15 Ağustos-7 Eylül tarihleri arasında bölücü terör örgütüyle mücadele  çerçevesinde 13,1 ton amonyum nitrat ele geçirilmiş, 339 adet patlayıcı yapımında  kullanılan tüp ele geçirilmiş ve 129 el yapımı patlayıcı bulunarak imha  edilmiştir. Yine aynı faaliyet kapsamında bugüne kadar güvenlik güçlerimizin ve  istihbarat birimlerimizin yaptığı çalışmalar neticesinde 229 tane önemli olay  engellenmiştir. Bu olayların 155 tanesi patlayıcıların engellenmesi, 39 tanesi  bombalı araç patlatma teşebbüsünün engellenmesi, 19 tane canlı bomba hadisesinin  engellenmesi ve 24 olay da eylem yapma hazırlığındaki örgüt mensuplarının ele  geçirilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır."

Canikli, kamuoyuna maalesef üzücü sonuçlarıyla ortaya çıkan  hadiselerin yansıdığını ama gerçekleşenden çok daha fazlasının güvenlik  güçlerinin aldığı tedbir ve yaptığı çalışmalarla önceden engellediğinin altını  çizdi.

- "Harekatın temel amacı ülkenin sınır güvenliğinin sağlanmak"

Canikli, 24 Ağustos'ta saat 04.00'te Suriye içerisinde başlayan Fırat  Kalkanı Harekatı'na işaret ederek, harekatın temel amacının ülkenin sınır  güvenliğinin sağlanması olduğunu söyledi.

Bu durumun uluslararası hukukun Türkiye'ye verdiği hakkın kullanılması  çerçevesinde yürütüldüğünü ifade eden Canikli, son 1-1,5 ayda Suriye  topraklarından Türkiye'ye yönelik olarak bir top atışı, 27 havan atışı ve iki  roket atışının gerçekleştirildiğini, 21 vatandaşın hayatını kaybettiğini  anımsattı.

Fırat Kalkanı Harekatı'nın temel amacının, Türkiye topraklarına  yönelik saldırıların engellenmesi ve hudut güvenliğinin sağlanması olduğunu ifade  eden Canikli, şöyle devam etti:

"2015 ve 2016 yıllarında sınırlarımızdan 62 değişik ülkeden, bin 449  yabancı savaşçı Türkiye-Suriye hududunda yakalanmıştır. Bütün bunlar böyle bir  operasyonun yapılmasını zaruri hale getirmiş ve Türkiye de uluslararası hukuktan  doğan bu hakkını kullanarak, sınır güvenliğini sağlamak amacıyla bu operasyonu  başlatmıştır.

Aynı zamanda DEAŞ terör örgütü ve diğer terör örgütlerine yönelik bu  harekat başlatılmıştır. Birleşmiş Milletler kararları, DEAŞ ile mücadele  konusunda ilgili ülkelere sorumluluk da yüklemektedir. Bu çerçevede koalisyon  harekatına katkı sağlamadır. Temel amaç olmamakla birlikte temel hedef, sınır  güvenliğinin sağlanması ve başta DEAŞ olmak üzere terör örgütleriyle mücadele ama  bunun yanında; Suriyeli göçmenlerin kendi topraklarına ve ülkelerine dönmelerini  sağlamak amacıyla uygun ortam oluşturmaktır."

- "Önümüzdeki pazartesi gününe kadar su verilecek"

Canikli, şu anda Türkiye'de uzun yıllardan beri konaklayan Cerablus  orijinli Suriyelilerin, bu bölgeye dönmeye başladıklarına değinerek, "Şu anda  bunlarla ilgili tespitler yapılıyor. Suriye ile ilgili sıkıntılar başlamadan önce  o bölgede yaşayan insanların ve şu anda Türkiye'de ikamet eden Suriyelilerin bu  bölgeye göçü ya da yerleştirilmesi noktasında teşvik ediyoruz. Bu yerleşim  olduktan sonra bir müddet onlar desteklenmeye devam edilecek. Orada sistem  tamamen oturana kadar devam edecek. Bununla ilgili gerekli altyapı ve  ihtiyaçların giderilmesi çalışmaları da devam ediyor. Cerablus'a önümüzdeki  pazartesi gününe kadar su verilecek, cumartesi gününe kadar da enerji ihtiyaçları  karşılanmış olacak." diye konuştu.

Harekat yapılırken Türkiye'nin gözettiği hususlara da değinen ve bunun  başında sivillerin korunmasının geldiğinin altını çizen Canikli, bunun için  gereken her türlü hassasiyetin gösterildiğini vurguladı.
  
Canikli, "Zaman zaman içeride ve dışarıda kamuoyuna yansıyan o  bilgiler, kesinlikle doğru değildir ama ona rağmen bu tür iddiaları da ciddiyetle  araştırıyoruz. Yani sivillere yönelik olarak bu çalışmalar sırasında herhangi bir  zarar gelme ihtimalini engellemek için her türlü tedbiri alıyoruz." dedi.

Suriye devletinin toprak bütünlüğünün korunmasına riayet edildiğini  dile getiren Canikli, bunun önceliklerinin arasında bulunduğunu ve son derece  önemli olduğunu kaydetti.

- 772 kilometrekare alan ÖSO'nun kontrolüne geçti

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Cerablus'a yönelik  Fırat Kalkanı Harekatı'nda bugün itibarıyla toplam 772 kilometrekare alanın terör  örgütü DAEŞ'ten temizlendiğini ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kontrolüne  geçtiğini bildirdi. 

24 Ağustos'ta başlayan Fırat Kalkanı Harekatı'nın ikinci gününde  Cerablus'ta kontrolün sağlandığını hatırlatan Canikli, harekatın birinci  haftasında, Tüzel Çayı kuzeyindeki bölgenin tamamının kontrol altına alındığını,  Rai bölgesinden doğuya doğru 6 köyün, operasyonu başlatan kuvvetlerle  temizlendiğini belirtti.

Harekatın 11'inci gününde Rai bölgesi yani Çobanbeyli'den ilave zırhlı  birlik ve özel kuvvet taburunun harekata katıldığını anımsatan Canikli, bir gün  sonra Cerablus ve Çobanbeyli'den gelen Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının  birleştiğini aktardı.

Canikli, Fırat Kalkanı Harekatı'nın 15'inci gününde, bugün itibarıyla  toplam 772 kilometrekare alanın terör örgütü DAEŞ'ten temizlendiğini ve TSK'nın  desteklediği ÖSO'nun kontrolüne girdiğini kaydetti.

Kontrol altına alınan bölgelerde düzenin sağlanması için her türlü  çalışmanın yürütüldüğüne dikkati çeken Canikli, "Yerel yönetimlerin oluşturulması  da dahil olmak üzere altyapı hizmetleri desteği ve halkın o bölgeye  yerleştirilmesi, orada oluşturulacak olan gerekirse kamplara yerleştirilmesi ve  kendi köylerine dönmeleri için gerekli her türlü çalışma gerçekleştiriliyor."  diye konuştu.

- "4 şehidimiz, 19 yaralımız var"

İsmi aynı ancak iki ayrı bölgeden yapılan Fırat Kalkanı Harekatı'nın  15'inci günü itibarıyla 4 askerin şehit düştüğünü, 19 yaralı askerin de  yaralandığını belirten Canikli, TSK'ya ait 4 tankın ağır hasar gördüğünü  bildirdi.

Canikli, bir zırhlı muharebe aracının da hafif hasar aldığını söyledi.

ÖSO'dan 16 kişinin şehit olduğunu, 27 kişinin de yaralandığını  kaydeden Canikli, "Terör örgütlerinden ise DEAŞ, PYD ve YPG terör örgütlerinden  110'a yakın ölü, 5 yaralı var. 7 terörist teslim alındı. 6 havan topu noktası, 6  araç, 32 bina imha edildi. Terör örgütlerine ait 32 bina imha edildi. Terör  örgütlerine ait bir kontrol noktası ve bir savunma mevzisi harekat sırasında imha  edildi." ifadelerini kullandı.

Bölgede terör örgütü DAEŞ'e yönelik harekatın devam edeceğinin altını  çizen Canikli, şöyle devam etti:

"Bu çerçevede bir miktar derinlik kazanabilir. Biliyorsunuz bu  bölgenin yaklaşık 40-45 kilometre eninde ve 90-95 kilometre uzunluğundaki bir  hattın uçuşa yasak bölge olarak ilan edilmesi ve buralarda kurulacak olan  şehirlerde Suriyelilerin, evlerinden, yurtlarından, ülkelerinden ayrılmak  durumunda kalan Suriyelilerin, buralarda ikamet edilmelerinin sağlanması  noktasında Türkiye'nin bir tezi var. Bunu diğer ülkelerle, bütün aktörlerle  görüşüyoruz. Henüz tam istediğimiz noktaya gelmiş durumda değiliz ama buralarda  da ümitvar gelişmeler olduğunu söyleyebiliriz."
  
- Türkiye ile Rusya ilişkileri

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin olumlu yönde seyrettiğine  işaret eden Canikli, bu konudaki yakınlaşmanın her geçen gün ivme kazanarak devam  ettiğini kaydetti.

Ekonomik alanda, turizmde, tarım, dış politika ve diğer bütün  alanlarda, ilişkilerin gelişmesinin olumlu etkilerinin görülmeye başlandığını  dile getiren Canikli, şunları ifade etti:

"Suriye'deki çatışmaların durdurulması, akan kanın durdurulması  noktasındaki hedeflerimiz çerçevesinde de olumlu yansımaları ortaya çıkmaya  başlamıştır. Suriye ilgili bütün bu operasyonlarda elbette Rusya Federasyonu,  İran ve diğer ilgili tüm aktörleri bilgilendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde Rusya  Federasyonu ile ilişkilerimiz daha da hızlanacak, ivme kazanacak. 10-12 Ekim  tarihlerinde Türk-Rus Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı'nı  İstanbul'da gerçekleştireceğiz. Bu konuda Rus muhataplarımızla mutabık kaldık."

- Halep'te ateşkesin sağlanmasına yönelik çalışmalar

Canikli, Rusya ile bu çerçevede Halep'te ateşkesin sağlanması ve şu  anda orada mahsur kalan, kuşatma altındaki 500 bin insana, insani birtakım  yardımların yapılmasının önünün açılması noktasında da görüşmelerin devam  ettiğini bildirdi.

Bu konuda zaten ABD ile Rusya arasında görüşmelerin olduğuna ve bir  mutabakat noktasına gelindiğine işaret eden Canikli, "Sayın Cumhurbaşkanımızın da  bunu temin etmek amacıyla yoğun çalışmalar gerçekleştirdiğini biliyoruz,  izliyoruz. Ümit ediyoruz inşallah önümüzdeki kısa süre içinde ve bayramdan önce  bu konuda bir karara varılır, bir adım atılır ve oradaki mağduriyet büyük oranda  ortadan kaldırılır diye temenni ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Canikli, Bakanlar Kurulu'nda ayrıca genel ekonomik durumla ilgili bir  sunum gerçekleştirildiğini belirtti.

- Rakka'ya yönelik operasyon talebi

Ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Canikli,  "Musul ve Rakka'ya ilişkin ABD ile ortak bir operasyon gerçekleştirilecek mi? Bir  takvimlendirme söz konusu mu?" sorusu üzerine şunları kaydetti:

"Rakka'nın DEAŞ'ten temizlenmesine yönelik Sayın (Barack) Obama'nın,  Sayın Cumhurbaşkanımızdan birlikte yapılması konusunda bir talebi oldu. Sayın  Cumhurbaşkanımız da bu talebe sıcak baktığını ifade etti. Bununla ilgili teknik  görüşmelerin yapılması noktasında bir karara varıldı. Yani askerler arasında,  taraflar arasında görüşmeler. Şu an itibarıyla bu görüşmeler devam ediyor. Henüz  bir takvimlendirme anlamında bir netlik kazanmadı ama Türkiye olarak böyle bir  operasyonun birlikte yürütülmesi noktasında sıcak baktığımızı ve Sayın  Cumhurbaşkanımızın da bunu Obama'ya ifade ettiğini belirtmek isterim."

- "Böyle bir durumun olmayacağını ümit ediyoruz"

Canikli, Musul'a ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önemli açıklamaları  olduğu hatırlatılarak, "Musul'a ilişkin yeni bir irade ortaya konulacak mı?"  sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:

"Musul'a yapılacak olan operasyonda PKK'nın rol alarak meşruiyet  kazanma çabası içinde olduğunu biliyoruz. Tabii PKK terör örgütüdür, bütün  dünyanın terör örgütü olarak kabul ettiği bir terör örgütüdür. Dolayısıyla bu  şekilde, dolaylı bir şekilde terör örgütünün meşruiyet kazanması ya da  legalleşmesi anlamına gelecek bir adım atılmasına biz elbette sıcak bakmıyoruz.  Bu kanaatimizi, görüşümüzü en üst perdeden, en kararlı şekilde ilgili bütün  taraflara, her platformda ifade ediyoruz, aktarıyoruz. Böyle bir durumun  olmayacağını ümit ediyoruz. Olmaması gerektiğini düşünüyoruz çok kuvvetli bir  iradeyle. Olmayacağını düşünüyoruz, olmaması için de gereken her adımı atıyoruz."

- 50 binin üzerinde  personelin görevine KHK ile son verildi

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "50 binin üzerinde  personelin görevine Kanun Hükmünde Kararname ile son verildi, şu ana kadar 'ben  FETÖ mensubu değilim, yanlış işlem yapıldı' diyerek bize gelenlerin oranı yüzde  1'in bile altında. Bunlardan itirazları değerlendirilip haklı bulunanların oranı  şu an itibarıyla yüzde 3-5 arasında bile değil. Bu, yaptığımız işin isabet  oranının yüksek olduğunu gösteriyor." dedi. 

FETÖ ile mücadelede kamu görevlilerinin açığa alınmasıyla ilgili bir  soru üzerine Canikli, bu konuda izlenen yöntem ve yol haritasını kamuoyu ile  paylaştıklarını, bu konuda tereddütlerinin olmadığını, konunun tartışılmasının ve  çok farklı görüşlerin gündeme gelmesinin doğal olduğunu söyledi.

Canikli, bütün kamu kurumları ve bakanlıkların gerekli analizleri  yapıp, ayrıntılı tartışmalar yaptıktan sonra belirlenen kriterler neticesinde  kamudaki görevden alma ve açığı almaları gerçekleştirdiğini, kriterlerin hepsinin  somut ve net olduğunu belirtti.

- "Hangi yöntemle görevden alınmışsa aynı yöntemle göreve iade"

Görevden alma ve açığa almalarla ilgili kriterlerin kamuoyuyla açıkça  paylaşıldığına değinen Canikli, sözlerine şöyle devam etti:

"Şu veya bu gibi nedenlerle objektif olmayan iddialar ve ihbarlar da  gündeme geliyor. Biz bütün bunları ciddiyetle değerlendiriyoruz. Bu  değerlendirmeler sonucunda kriterlere uymayanlar açığa alma veya görevlerine son  verilme işlemiyle karşı karşıya kalmıyorlar. İddiaları, spekülasyonları bir  tarafa bırakmak gerekiyor. Bu ölçütleri kullanarak biz bu çalışmalarımızı devam  ettiriyoruz, ne yaptığımızı biliyoruz. Her şey çok somut, objektif. Bunları da  herkesle paylaşıyoruz. CHP ve MHP'den de işlem tesis edilen bazı kamu  görevlileriyle ilgili onların bu örgüte mensup olmadıkları noktasında bir takım  itirazlar geliyor. Onları da hangi kaynaktan gelirse gelsin, bazen açık  kaynaklardan, medyadan elde ettiğimiz bilgiler de dahil olmak üzere hepsini  değerlendiriyoruz. Bütün bu işlemlerin hata payı içerip içermediğini bir daha  gözden geçiriyoruz.

Bu kararlar verildikten sonra eğer hatalı olduğu daha sonra yapılan bu  çalışmalarda anlaşılan olursa, onları yine hangi yöntemle görevden almışsak aynı  yöntemle görevlerine iade edeceğiz. En son yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnamede,  daha önceki Kanun Hükmünde Kararnamelerde FETÖ'ye bağlı olduğu gerekçesiyle  kapatılan 15'e yakın eğitim öğretim kurumunu biz tekrar açtık ve iade ettik  ilgililerine, sahiplerine."

Canikli, FETÖ ele başı Fetullah Gülen'in çağrısı üzerine evdeki  altınını bozdurup Bank Asya'nın mali yapısını güçlendirmek için bankaya ciddi bir  rakam yatırdığı gerekçesiyle görevden alınan bir kişinin duruma itiraz ettiğini  ifade etti.

İtiraz üzerine söz konusu kişinin hesap hareketlerinin bütün  ayrıntılarıyla incelendiğini, bu kişinin altın hesabını kapatmak için teknik  olarak hesabını Türk lirası hesabına çevirdiğini ve sonra hesabını kapattığı  beyanının doğru olduğunu gördüklerini, bu durumdaki kişilerin de görevlerine iade  edileceklerini vurguladı.

- "Adaletsizlik yapmamak  için gereğini yapıyoruz"

Bu noktada düzeltme kanalarının daima açık olduğunu söyleyen Canikli,  şunları kaydetti:

"Hiçbir şekilde adaletsizlik, haksızlık yapmamak için gereğini  yapıyoruz. Bu konuda insanların kafasının karışmaması mümkün değil. At izinin it  izine karışması da bu açıklamalar çerçevesinde. Yoksa bizim tesis ettiğimiz  işlemler itibarıyla sıkıntı yok. Somut bilgi ve belge dışında adım atılması söz  konusu değil. Değerlendirme kriterlerini tablo halinde CHP ile paylaştık. İsimler  de dahil olmak üzere. Bütün kanallar açık, çalışıyor. Amacımız burada hata  oranını sıfıra indirmek. Hata oranımızın düşük olduğunu görüyoruz. 50 binin  üzerinde personelin görevine Kanun Hükmünde Kararname ile son verildi, şu ana  kadar 'ben FETÖ mensubu değilim, yanlış işlem yapıldı' diyerek bize gelenlerin  oranı yüzde 1'in bile altında. Bunlardan itirazları değerlendirilip haklı  bulunanların oranı şu an itibarıyla yüzde 3-5 arasında bile değil. Bu, yaptığımız  işin isabet oranının yüksek olduğunu gösteriyor."

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim