• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 11 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Bahçeli: Cumhuriyet'in Temellerine Linç!

Bahçeli: Cumhuriyetin Temellerine Linç!
Haftanın ilk grup toplantısını MHP gerçekleştirdi. Konuşmasının tamamında hükümete sert sözlerle yüklenen Bahçeli, cumhuriyetin temellerinin acımasızca linç edildiğini öne sürdü..

 





 

Gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan MHP lideri Bahçeli, konuşmasının tamamında AKP hükümetine yüklendi. Bahçeli ekonomik ve siyasi alanda atılan adımları eleştirerek, ' AKP'nin iktidar olduğu 8 sekiz yıldır aşınmadık hiçbir milli ve manevi değerimiz kalmamıştır. Cumhuriyetin temelleri acımasızca linç edilmiştir.' dedi.

İşte MHP lideri Devlet Bahçeli’nin konuşmasının satır başları:

Cumhuriyetin temel değerleri zayıflatılmaya çalışılıyor, açılım denilen yıkım projesiyle milletimiz bölünmenin eşiğine getirilmiştir. AKP'nin iktidar olduğu 8 sekiz yıldır aşınmadık hiçbir milli ve manevi değerimiz kalmamıştır. Cumhuriyetin temelleri acımasızca linç edilmiştir.

Hükümetle yaptığı müzakerelerin yolunda gitmemesi halinde milletimizi tehdit etmeyi de ihmal etmemiştir.

AKP'nin bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği merak ediliyor.

Başbakan Erdoğan'ın milli birlik ve kardeşlik uydurmasının kararlılıkla sürdürülecektir sözleri bu sürecin sonuna kadar devam ettirileceğini ortaya koymaktadır.

PKK VE ÖCALAN GÜÇLENDİ

İzlenen süreç nedeniyle PKK ve İmralı canisinin siyasi anlamda güçlenmesine neden olmuştur.

AKP iktidarı yıkım konusunda ısrarcı oldukça, Peşmerge abisinden nasihat alacak ve ülkemizin şerefini iki paralık edecektir.

Masumlar sadece Mavi Marmara gemisinde ölmemiştir. Kandil'e operasyonu kimin engellediği ortadadır. Kandil'den sınırlarımız içine girerek ölüm saçanlara ABD'nin yıllardan beri duyarsız kalması nasıl açıklanacaktır. İsrail'e tepki göstermediği için ABD'ye tepki gösteriyor da aynı şekilde Kandil'den sızıp Türkiye'ye saldıran teröristler için neden ABD'ye tepki göstermiyorlar.

ABD'YE SADECE İSRAİL İÇİN TEPKİ GÖSTERİYOR...

Erdoğan İsrail karşısında sahte kabadayılık yaparken, Kuzey Irak'tan sızıp yapılan saldırılar karşısında neden sesini çıkartmamaktadır. Yerdeki şehit kanının bedelini kim ödeyecektir?

Başbakan Erdoğan'ın bu kokuşmuş siyasetinin artık farkına varılmalıdır. Mehmetçik toprağa düşerken sessiz kalacaksın, sonra dönüp ABD'ye İsrail'e tepki göstermiyor diye tavır alacaksın. Vadilerde, dağlarda teröre karşı kanını akıtan şehitlere nasıl hesap vereceksiniz? Peşmerge resilerini kırmızı halılarla karşıla-yarak mı şehit kanlarının hesabını soracaksınız.

Başbakan Erdoğan'ın gerçekleri çarpıtan yalan sözleri, gizlenen gerçeği örtmemektedir. Başbakan Türkiye'nin sorunlarından haberdar değil. İkinci dil gibi küstahça açıklamalarla muhatap oluyoruz. Alt kimlik unsurlarının siyasi bağımsızlıklarının da önüne geçilmesini nasıl planladıklarını merak ediyoruz.

Bölücü talepler şantajların gölgesinde artmıştır. Başbakan Erdoğan'ın affedilmez hataları ve pişkince tavırları etkili olmuştur.

EĞER BU PROJELERDE ISRAR EDİLİRSE...

Başbakan hala yıkım projesinde ısrar ederse alt kimlik adımlarının milletimizi nasıl parçalayacağını da görecektir.

Başbakan'ın farklılıkları övmesine karşılık kullandığı şu cümlelere bakın: Bize yakışan farklılıklarımız üzerine değil ortaklıklarımız üzerinde yoğunlaşmalıyız. Farklılıklarımızı bir yana bırakıp bir ve bütün olduğumuzu ifade etmemiz son konuşmalarında vardır. Bunların hangisi Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarındaki gerçek sözlerdir.

Anadolu coğrafyasında yaşayan vatandaşımız aynı ülkü etrafında toplanmış ve millet olma bilincine ulaşmıştır. Türk milletinin hiç bir ferdi farklılıkların daha fazla tahrip edilmesine izin vermeyecektir.

AKP iktidarı yıkım projelerinde ısrar ederse, bugünkü sınırların bir arada tutulması çok zor olacaktır. elbette biz bölünmenin sonuna kadar karşısında duracağız. Fitne fesat projelerden mutlaha hesap soracağız. Türk'ün şamarını da yeri geldiğinde üst üste yüzlerine indireceğimzden kimsenin endişesi olmasın.

ÖZAL VE EŞREF BİTLİS'İN ÖLÜMÜ

Son günlerde 1990'lı günlerde yaşanan olaylar tekrar ısıtılıp gündeme getirilmiştir. Turgut Özal'ın öldürülmesi iddialarıdır. Suikast iddiaları sürekli dillendirilmektedir. Bahsedilen kişinin 17 Nisan 1993 tarihinde hayata veda etmesi bizim konuya bakış açısını etkilemektedir. Bir çok kişi şüpheleri dile getirmektedir. Çankaya köşkü zavallı bir mekan olmamıştır. Orada bulunan kişi milletin namusuna ve şerefine aittir.

İmralı canisinin Özal'la ilgili yorum yapması ilginç ve manidar bir durum ortaya çıkartmaktadır. İddialar ve imalar terör örgütü ile görüşme arayışları nedeniyle bir cumhurbaşkanının öldürülmüş olması yönünde. Artık Özal'ın ölümüyle ilgili sır ve gizem ortadan kaldırılmalıdır.

Bir diğer konu ise Eşref Bitlis'in ölümüdür. Uçak kazasında ölmesi bazı kuşkuları beraberinde getirmektedir. Konu bütün yönleriyle açığa kavuşturulmalıdır. Hükümette yer alan başbakan yardımcısına düzenleneceği iddia edilen suikast iddialarının ne aşamada olduğu ortaya çıkartılmalıdır. Faili meçhullerin, işkencelerin, karanlık senaryoların sorgulandığı bir Türkiye olması için Başbakan Erdoğan bu konuları çözüme kavuşturmalıdır.

Ülkemizde olduğu gibi şiddeti farklı da olsa açlıkla hayata tutunma arayışındaki insanlar vardır. Küresel sistemin eşitsiz düzeni ne yazık ki bu alandaki uçurumu daha da arttırıyor.

YOKSULLUK VE EKONOMİ

2002 yılında yüzde 14 olan göreli yoksulluk oranı yüzde 15'in üzerine çıkmıştır. Yoksul insan sayısı 15 milyona ulaştı. Başbakan'ın uyguladığı sosyal politikalar yoksulu daha yoksul yapmış zengini de daha zengin yapmıştır.

Milletimiz bize iktidar olma imkanı verdiğine her yoksula ulaşmış olacağız.

İstikrarlı bir büyüme tesis edilerek üretilen katma değerden herkesin adil pay aldığı bir sosyal düzen sağlanacak.

Başbakan Erdoğan'ın rakamlardan yola çıkarak yaptığı geliştik büyüdük açıklamaları sanal bir ekonomik gelişme aldatmacasına kimse itibar etmemektedir. İşsizlik rakamlarına bakarak ülkemizin her köşesinde iş arayanları dikkate almamaktadır.

Mısır ticaretine, yumurta üretiminde büyük bir yetenekle girişen bir talihe ne yazık ki sahip olmayan gençlerimiz var. Yükselen altın fiyatları nedeniyle eşinin dostunun düğününe gidemeyen aileler var.

Gıda fiyatları yüzde 8 oranında artış göstermiştir. Domates ve kıyma-et fiyatlarındaki amansız artışa bakınız. Ekmeğe gelen zam ise cabası. Hala güçlü bir ekonomimiz var diyen Başbakan iki yüzlülüğünü sürdürmektedir.

Aç bıraktığın gariplerin hesabını mutlaka vereceksin. Tarım ve hayvancılık alanında da büyük sıkıntı yaşamakta. Özellikle hayvancılık alanındaki kaos büyük tehlikelere gebe.

Et ithalatına başlanmış ve ek bir ithalat politikası da hayata geçirmiştir. Besicilerimiz besilerini ucuza satmaya başlamıştır. Uluslararası alanda ülkelerin hayvancılık alanında kendi üreticilerini koruma arayışına karşın biz ithalata ağırlık veriyoruz. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı da giderek artmaktadır. Vatandaşlarımız AKP'nin marazi hayvancılık politikalarından dolayı pahallı et yemeye neden olmaktadır. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin ucuz yeme ulaşmadan boğuştukları sorunlardan kurtulması kısa vadede mümkün değildir.

Bugün kasaptan manavdan boynu bükük çıkıyorsa bilin ki bunun sebebe başbakan Erdoğan'dır. kaşıkla verip kepçeyle geri alan asıl bu hükümettir. Artık AKP'nin yorgun yüzü iyice belirginleşmiştir. Milletimizi zamlarla perişan eden AKP gidecek MHP iktidara gelecektir. Milletimizin şaşmaz bağlılığına inanıyorum.

HSYK SEÇİMLERİ

Geçtiğimiz hafta yapılan gurup toplantımızda, yargıdaki gelişmeleri dile getirmiştik. Yargının siyaset yörüngesine oturtulması için sürdürülen çalışmalarda yeni bir sürece geçilmiştir.

HSYK'nın 10 asıl 6 yedek üyesi belirlenmiştir. Seçim hükümetin istediği şekilde yapılmış ve Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı liste kazanmış ve Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı liste kurula girmiştir. Sıra Yargıtay ve Danıştay'a gelmektedir. AKP'nin kendi yargılarını oluşturma çalışmalarını bir gün tersine döneceğini göreceğiz.















E

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim