• BIST 106.404
  • Altın 146,968
  • Dolar 3,4891
  • Euro 4,1811
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 35 °C
  • İzmir 37 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Bahçeli Çok Kızdı: O Sözü Yalayacaksın!

Bahçeli Çok Kızdı: O Sözü Yalayacaksın!
MHP lideri Devlet Bahçeli, Trabzon'da "Konsomatris" bezetmesi yapan HAK-İŞ Başkanı Salim Uslu'ya çok kızdı.

 




 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referandumdan evet çıkması halinde Türkiye'nin bölünmeye gideceğini söyledi, "müsade etmeyiz" dedi. Referandum mitingilerine Trabzon'da devam eden Bahçeli'nin eleştirilerinden, sivil toplum kuruluşlarına "konsomatris" benzetmesi yapan Hak-İş Başkanı Salim Uslu da nasibini aldı. Bahçeli, Uslu'ya çok kızdı: "Bu sözünü yalayacaksın Hak-İş Genel Başkanı, milletten özür dileyeceksin."

 

Devlet Bahçeli, partisinin Trabzon Atatürk Alanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, 12 Eylülde anayasa değişikliğine ilişkin halk oylamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ÜLKE SİZİN KARAR SİZİN

"Öncelikle siz değerli Trabzonlulardan isteğim odur ki bu halk oylamasını önemsemeliyiz, milletimizin ve sizlerin geleceği için önemli bir dönüm noktası olduğunun şuurunda olmalıyız ve bu şuurla hareket ederek 12 Eylül 2010 Pazar günü çok özel engeller yoksa mutlaka sandığa giderek tercihiniz ne ise o tercih doğrultusunda oylarınızı kullanmalısınız. Çünkü bu ülke sizindir, karar sizindir" diyen Bahçeli, "Böyle bir dönüm noktasında tercihiniz net olarak ifade edilir ve sağlıklı bir halk oylaması yapılırsa elde edilen sonuç meşruiyet içerisinde kalır ve her türlü tartışmadan uzak tutulur. Böylelikle demokratik bir

hakkı anayasada yer almış olan demokratik bir kurum aracılığıyla kullanmış olursunuz" şeklinde konuştu.

MİLLİ GÖREV

Sandığa giderek tercihini belirleyen vatandaşların, mutlaka oylarına da sahip çıkmaları gerektiğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: "Onun üzerinde oynanabilecek her türlü hileyi, fesadı, yanlışı düzeltmek sizlerin elinizdedir. Onun için bütün sandık kurulunda temsilci, üye bulundurma yetkisine sahip bütün siyasi partilerimizin görevli elemanları mutlaka sandık başında bulunmalı, oy verme başlamasından sonuna kadar görevinden hiçbir şekilde ayrılmamalı, sayımların dürüstçe yapılabilmesine katkı sağlamalı, hem kendisinin hem de bu milletin iradesine sahip çıkmayı bir milli görev ve sorumluluk kabul etmelidir.

Bu anlayışla Milliyetçi Hareket Partisi'nin sandıkta görevli olan değerli arkadaşlarıma buradan bir kez daha sesleniyorum, sandığa gidiniz, oylarınızı veriniz, görevinizin başından bitimine kadar kalmanın azim ve kararlılığını ortaya koyunuz. Sandığı her türlü hileden uzak tutabilecek, millet iradesinin bütünüyle net bir şekilde sonuçlanmasına katkı sağlayacak görevinizi yerine getiriniz, hiçbir şart altında ihmalde bulunmayınız."

YASAMA, YARGI, YÜRÜTME BENİM EMRİMDE OLSUN DİYOR

HSYK ve Anayasa Mahkemesi ile ilgili anayasada yapılması planlanan değişiklere değinen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Uyanıklar şöyle diyor, yasama bizde, yürütme bizde, Cumhurbaşkanı kimde, içimizden bir kardeşimiz seçildi o da bizde, geriye ne kaldı? Bize ikinci bir baş ağrısı yaratabilecek bir kuruluş daha var. O da HSYK. Onu da kuşatayım, yandaşlarla çevireyim, yasama da, yürütme de, yargı da benim emrimde olsun diyor. Bu hülyayla, bu rüyayla yaşıyor. Demiyor ki ’Türkiye’de bağımsız ve tarafsız bir yargıya ihtiyaç var, köklü bir yargı reformundan yanayız, gelin bunu değiştirelim’ demiyor, sadece ve sadece HSYK’yı bu yönüyle ele geçirmeye, kuşatmaya çalışıyor.

MİLLETİ ALDATIYOR

Bunu yaparken de Anadolu’da çok gizli tarzda bir uygulama başlatıyor. Milleti aldatıyor, diyor ki ’Bu yargı, HSYK özellikle bir Alevi örgütlenmesidir. Onun için bize her zaman sıkıntılar veriyor’ diyor. Bir yandan halkın arasına bunu yayıyorsun, değişikliğin gerekçesini buraya dayandırıyorsun, ondan sonra da yedi defa Alevi Çalıştayı düzenleyip Alevi vatandaşları aldatmaya çalışıyorsun. Alevi kardeşlerimiz bu ülkenin insanları değil midir? Şurada veya burada görev almaları en tabii haklarıdır. Ama bunları ’yargıda örgütleniyor’ diyerek bazı inançlı Anadolu’daki Sünni kesimi tahrik ederek, mezhep ayrıştırmasını kaşıyarak, Türkiye’yi etnik temelde bölmeye yönelik bir çalışmayı şimdi de mezhep temelinde bir ayrışmaya götürmek, vatan sevgisiyle, Türkiye sevdasıyla bağdaşır mı?"

REFERANDUM DEMOKRATİK BİR HAKTIR

Bahçeli, halk oylamasının niçin yapıldığının, buna nereden ihtiyaç duyulduğunun, böyle bir demokratik hakkın bugün kullanılmasının gereğinin ne olduğunun çok yönlü araştırılması ve incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Halk oylaması sürecinde herkesi dinlemeliyiz, ancak aklımızın süzgecinden, vicdanımızın sesini de dinleyerek tercihlerimizi ortaya koymalıyız. Halk oylaması veya referandum bir demokratik haktır ve anayasada yeri bulunan bir kurumdur. Bir ülkenin veya bir toplumun herhangi bir milli konusunda veya sosyal, siyasi ihtiyacında millete başvurmayı gerekli gördüğümüz an bu anayasal kurum devreye girer ve her insanımız buradaki tercihini belirlemek için var olan demokratik hakkını değerlendirebilir. İşte böyle bir hakkı kullanıyorsunuz. Bunun ne olduğunu, ne gibi siyasal, sosyal sonuçlar doğurabileceğini çok iyi düşünmeliyiz."

 

DÜRÜST KONUŞUYORUM

Miting alanını dolduranlara "Burada size hitap ederken Türk siyasi hayatımda var olan, 40 yılı aşkın bir süredir köklü ve gelenekli bir siyasi kurum olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin Genel Başkanı olarak sesleniyorum, ama öte yandan da bu milletin bir evladı olarak sizlerle samimi, dürüst ve açık bir şekilde konuşmak istiyorum" diye seslenen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu an Trabzon'da var olan siyasi partilerimizi ziyaret etmiş olsanız, onların değerli yöneticileriyle sohbet etseniz ve bu sohbetiniz sırasında, 'değerli yönetici arkadaşlarımız Türkiye'de bir anayasa değişikliği söz konusu olmakta, zaman zaman da tartışılmakta, sizin partinizin bu konuda görüşü nedir, beni aydınlatabilir misiniz' diye bir soru yöneltseniz, o değerli yöneticinin vereceği ilk cevap, 'Biz parti olarak ara rejim sonraları oluşmuş olan anayasalara karşıyız ve sivil bir anayasanın oluşması inancındayız. Bunu başarabilirsek yeniden anayasayı yazmayı düşünüyoruz, ama bunu başarma imkanımız bugün için kısıtlıysa anayasanın önemli maddelerinde değişiklikleri düşünmekteyiz' olacaktır.

Bununla yetinmediniz, siyasi partilerin internet sayfasına giriniz, o internet sayfasında seçim beyannamelerini, parti programlarını inceleyiniz ve benzer bir görüşü orada da bulacağınızdan emin olunuz. Çünkü var olan bütün siyasi partilerimiz Türkiye'de bir anayasa değişikliğini benimsiyor ve bu görüşünü parti görüşü haline dönüştürerek, milletimize hizmet edebilmenin yolunu aramaktadır."

UZLAŞMA YOK

Bahçeli, 2007 yılı sonrası 7 bilimadamıyla oluşturulan bir bilim kurulunun yeni bir anayasanın yazımıyla görevlendirildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu 7 bilimadamının uzun çalışmaları, sonrası Sapanca'da bulunan bir motelde AKP yönetimine sunulmuş ve böylelikle bir anayasa değişikliği Türkiye'nin gündemine taşınmış, ancak o günden bu güne kadar bu bilim adamlarının hazırlamış olduğu anayasa metni taslağı üzerinde herhangi bir uzlaşma zemini aranmamış, tartışma birden durdurulmuş ve ötelenmiş, belli bir süre geçtikten sonra bu taslakla bağdaşmayan ufak tefek benzerlikler içeren ama AKP yönetimi tarafından aniden TBMM'ne sunulan başlangıçta 29 maddeyle yeni bir anayasa değişikliği yani 1982 Anayasası üzerinde 17. değişikliği yapmak üzere bir paket sunulmuştur. Bu Anayasa Komisyonu'na gelmiştir, oradan hızlı geçmiş Genel Kurula sunulmuştur mart ayı içerisinde."

BU ANAYASA AKP DAYATMASI

Bu anayasanın değişikliği kapsamı hakkında başta AK Parti milletvekillerinin dahi bilgi sahibi olduğu kanaatini taşımadığını öne süren Bahçeli, şu görüşlere yer verdi: "Bir avuç parti yöneticisi, Sayın Başbakan ve bir kısım danışma heyetiyle böyle bir değişiklik aniden Meclis gündemine getirilmiş, hiçbir şekilde diyalog kurma, uzlaşma arama hiç yapılmamış, siyasi partilerin varlığı kabul edilmemiş, onlar hiç dikkate alınmayarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey'in dayatmasıyla, şiddetli isteğiyle bir anayasa değişikliğiyle Türkiye muhatap kılınmıştır. Şimdi bu gerçek üzerinde durduğumuz vakit, bu anayasaya uzlaşmaya dayalı bir anayasa diyebilir miyiz aziz Trabzonlular? Bu anayasaya sizin anayasanız, milletin anayasasıdır diyebilir miyiz? Öyleyse bu anayasanın bir adı olacaksa bu Recep Tayyip Erdoğan anayasası ve AKP dayatmasıdır."

HAK-İŞ BAŞKANI O SÖZÜ YALAYACAKSIN

Bahçeli, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu'yu Çorum'da yaptığı konuşmadan dolayı eleştirerek, "Başında bir hanımefendinin bulunduğu TÜSİAD'ın bir görüşü karşısında 'bunlar konsomatris' diyerek terbiyesizleşemez, edepsizleşemez. Bu sözünü yalayacaksın Hak-İş Genel Başkanı, milletten özür dileyeceksin. Hayır oylarının her birinden hesap vereceksin" diye konuştu.

Devlet Bahçeli, konuşmasında anlattığı konuların parti görüşleri olduğunu belirterek, "Bütün ülkücülerimizin görüşleridir. Gazetelerde sözde ülkücü olarak, eskimiş ülkücüler diyerek kendilerini takdim edenlerin sözü değildir. Bu, ülkücülerin bütününün kararıdır. Bu karar 'hayır'dır" dedi.

Bahçeli daha sonra partililere karanfil attı, Ramazan Bayramı'nı kutladı, ardından da miting alanından ayrıldı.

Ensonhaber


















Y

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim