• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 22 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

BAHATTİN 'YILDIZ GİBİ PARLAMAK!'

BAHATTİN YILDIZ GİBİ PARLAMAK!
"Bugün İsrail’in yaptığı vahşetin cevabı aynı biçimde verilmedikçe ne insanlığın kin ve nefreti soğuyacak ne de siyonistler başka bir dilden anlayacaktır. Bunun da uzun soluklu ve o yola çıkanlar için risklerle dolu bir yol olduğu bilinmelidir. Batı

 

 

 

 

 

Bahaddin Yıldız ağabeyimiz ve İHH Asya Sorumlusu Faruk Aktaş kardeşimiz Afganistan'da düşen bir uçakla şehid oldular.

 
     Hayatını Resulullah (sav.)' in yolunda hizmet için adamış değerli ağabeyimiz Bahattin Yıldız, Afganistan'da düşen uçaktaydı. Bahattin Yıldız ağabeyimiz, İHH'nın bir yetim projesini Afganistan'da hayata geçirmek amacıyla gönüllü olarak gitmişti.     
     Pamir Havayolları'na ait uçakta altısı yabancı 43 yolcu bulunuyordu. Değerli ağabeyimiz Bahattin Yıldız'ın yanısıra aynı projede görevli, İHH'nın Asya sorumlusu Faruk Aktaş kardeşimiz ve Mustafa Cebil isimli bir Türk vatandaşının daha olduğu haberlerini aldık. Kazada kurtulan olup olmadığı ise bilinmiyor.    
     Kurtarma ekiplerinin, çok yoğun kar yağışı dolayısıyla kaza mahalline ulaşamadığı da gelen bilgiler arasında. (17 Mayıs 2010 P.tesi saat 23.00.)
     30 yıldan bu yana Afganistan sorunuyla yakından ilgilenen Bahattin Yıldız ağabeyimiz, geçtiğimiz günlerde geçici olarak yaşadığı Almanya'dan Türkiye üzerinden Afganistan'a geçmişti ve 17 Mayıs 2010 Pazartesi günü sabah saatlerinde Afganistan'da düşen uçakta bulunuyordu...
     1956 Sivas doğumlu olan Bahattin Yıldız ağabeyimiz, 1975 yılında İzmir İmam Hatip lisesinden mezun olmuş, 1987 yılında Erzurum İşletme Fakültesini bitirmişti. Yazıları Mavera, Güldeste, Gurbet dergilerinde ve Milli Gazete'de yayınlanmıştı. Üçü kız ikisi erkek beş çocuğu olan Bahattin Yıldız ağabeyimizin; Savaşan Afganistan, Cihat Günlüğü, Kar Çiçeği, Karda Ayak İzleri, Güllerin Vedası isimli kitapları yayınlanmıştı ve gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde sürekli yazıları yayınlanmaktaydı...
 
     İHH Asya sorumlusu olan Faruk Aktaş Kardeşimiz ise 1974 Iğdır doğumluydu. İlk, orta ve liseyi Iğdır’da okumuştu. Çok küçük yaşlarda babasını kaybeden Faruk kardeşimiz, 2002 yılında Pakistan İslam Üniversitesi Şeriat Fakültesinden mezun olmuştu. Bir çocuğu olan Aktaş, altı aydan bu yana İHH’da çalışıyordu.
 
Bahattin Yıldız
Siyonist İsrail’in İşlevini Kavramak
Çarşamba, 07 Nisan 2010 09:30

 

19 Mayıs 1901'de Siyonizmin birleştirici babası Thedor HERZL, Sultan Abdülhamid'in huzurundadır. Batılı ülkelerin ekonomik ablukaya aldığı Osmanlı maliyesinin bütün borçlarını ödeyerek, devleti bu zor durumdan kurtarabileceklerini, karşılık olarak ta Filistin’den çok az toprak talebi vardı.
 
Abdülhamid; "Ben bir karış dahi toprak satmam. Bu vatan milletime aittir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsuldar kıldı. Onu tekrar kanlarımızla örteriz. Devletimin Suriye ve Filistinlilerden oluşan alayların neferlerinin tamamı Plevne’de şehid düştü; bir tanesi dahi geri dönmeden savaş alanında kaldı. Musevilerin milyonları kasalarında kalsın. Bizim devletimiz parçalanırsa o zaman Filistin'i karşılıksiz ele geçirebilirsiniz. Fakat sadece cesetlerimizi bölüşebilirsiniz. Kimse canlı bedenimiz üzerine ameliyat yapamaz." (Siyonizm ve siyonizm tarihi)
 
2 Kasım 1917 İngiltere Başbakanı Loyd George, Dış işleri bakanı A.James BALFOUR ve Siyonist Haim WEİZMAN, henüz Osmanlıdan kopartılmış olan Filistin’de bir Yahudi devleti kurulmasını ilan ettiler. Bu ilan tarihe BALFOUR deklarasyonu olarak kaydedildi. 
 
Aslen Musevi kökenli olan ünlü yazar Artur KOESTLER  "Bu belgeyle bir milletin  (İngilizler), başka bir millete (Yahudi), üçüncünün (Arap) ülkesini vaad ettiğini" kaydeder.
 
Lord BALFOUR'un demeci şöyledir: "Kullanılan pek önemli değil (siyonistler), yeter ki biz Orta Doğunun petrollerini elimizde tutalım. Asıl önemli olan bu petrolün ulaşabilir olarak kalmasıdır." (Siyonizm tarihi-Garodi)
 
NATO eski genel sekreteri Jozeph Luns'un dediklerine bir bakalım: "İsrail, modern çağımızın en az masraflı paralı askeri olmuştur."  (Filistin sorunu  Edward Said)
 
Üstad Roger GARAUDY ise: "İsrail devleti, dünyanın geçici efendilerinin, yani Batı tipi büyümenin temel taşı olan Orta Doğu petrollerini sahiplenme gayesi güden Amerika Birleşik Devletleri’nin batmayan nükleer uçak gemisi konumundadır." (İsrail ve Mitler s.10 )
Üstad GARAUDY'nın Batı tipi büyüme ve zenginleşme işareti çok önemli, İngiltere, Portekiz, İspanya, Fransa, Belçika, Hollanda dediğinizde o bakımlı ve nadide mimarilere baktığımızda, bugün İsrail’in Gazze de yaptığı katliamları hatırlamalısınız, Hindistan’dan, Endenozya'dan, Güney ve Kuzey Amerika’ya kadar bütün dünyanın yağmalanıp sermaye yapılıp, zenginlik kazanıldığını iyi bileceğiz, unutmayacağız. İsrail’i Orta Doğu’nun bağrına bir hançer gibi sokan, bunun için de Şerif Hüseyin gibi açgözlüleri kullanan İngiltere ve 1948 de İsrail’in devlet ilanını on dakika içinde kabul eden ABD'nin hedefi yeni sömürgeler ve kara altındı.
 
Siyonist İsrail’le barış olur mu?
 
Der Yasin Katliamı: ilk büyük katliamdır. 9 Nisan 1948'de saat 04'de başlayan saldırıda akıl almaz vahşetler işlenmiştir. "Kudüs ey Kudüs" kitabının yazarları bunu örnekleriyle anlatır.
 
Siyon Hagahan terör örgütünün komutanlarından Zvi Ankori: "Ortalık kopartılmış uzuvlar, Karınları yarılmış kadınlar, parçalanmış cesetlerle doluydu. Düpedüz katliamdı."
 
Bu katliamın planlayıcısı Manahem BEGİN: "Eğer biz bu tarz bir eylem yapmasaydık, Araplar dehşete düşüp bölgeyi terk etmeyecekti, onları sindiremeyecektik; dolayısıyla BM tarafından kurdurulan İsrail devleti kağıt üzerinde kalacaktı.(Filistin Sorunu; Edward Said )
 
Der Yasin’in katillerinden biri olan Scheib adlı siyonist 1967 yılındaki bir konuşmasında; “Der Yasin olmasaydı, bugün bu topraklarda hala yarım milyon Arap olacaktı. Ve tabii ki İsrail devleti olmayacaktı. Bunu hiç hesaptan çıkarmayın, sorumluluklarınızın bilincinde olun.
 
Siyonist İsrail’in en kanlı katillerinden biri olan Moşe DAYAN 1969  Nisanında ki demecinde “Biz Arapların zaten oturmakta olduğu bu coğrafyaya geldik. Ve burada bir Yahudi devleti kuruyoruz. Yüzde altı kadar araziyi Araplardan satın aldık (Bir siyonist yalanı gerçekte Filistindeki yabancı emlakçılardan aldıkları toprak binde ikidir) Arap köylerini yıktık, Yahudi köyleri kuruldu. Eski adlarını artık kimse bilmiyor. Onları yazan coğrafya kitaplarını da yok artık. Bu ülkede eskiden halkı Arap olmayan tek bir yer inşa edilmiş değil (HaAretz.4 Nisan 1969)
Bahçe duvarlarıyla beraber evler, mezarlıklar geride iz kalmayacak biçimde tamamen ortadan kaldırılmıştır. Gelip geçen ziyaretçilere, ‘Tamamiyle çöldü’demekteler.(Prof.İs. Shahak) 
İsrail’in bir zamanlar genel kurmay başkanlığını yapan general Gur’la  yapılan bir söyleşiye bakalım: 
 
-Mart 1978 Lübnan işgali sırasında ayrım yapmadan insanları bombaladığınız doğru mu?
 
-Ben işine geleni söyleyen birisi değilim. Yıllardır yaptığımızı bilmezlikten geleceğimi mi sanıyorsunuz. Bütün Süveyş Kanalı boyunca ne yaptık: İsmailiye’yi, Port Said’i, Port Fuad’ı bombaladık: Bir buçuk milyon insan mülteci oldu. Güney Lübnan Halkı ne zamandan beri kutsal oldu. Avivim katliamından sonra dört köyü emir almaya kalkmadan bombalattım. .
 
-Sivil, asker ayrımı yapmadan mı?
 
-Ne ayrımı? İrbit halkı ( Kuzey Ürdün’ de çoğunluğu Filistinli olan bir şehir) bizim tarafımızdan bombalanmak için ne yapmıştı?
-İddialar hep teröristler olduğu yolunda.
 
-Biraz ciddi olun. Ürdün vadisinde bir tane savaşçı yoktu ve biz bütün vadiyi sindirip boşalttık.
 
-Siz, bu halkı cezalandıralım mı diyorsunuz?
 
-Evet, bundan hiç kuşku duymadım. İşgal sırasında komutan Yanuk’a: uçakları, topları, tankları kullan dediğimde ne yaptığımı çok iyi biliyordum. Otuz yıldır köy ve kasabalarda oturan Arap halka karşı savaşıyoruz. Her seferinde aynı soru soruluyor: Sivil halka sardıralım mı saldırmayalım mı? ( El Hamişar 10 May.1978 ) 
İşte İsrail’i kuran zihniyetten örnekler. Onun hamisi ABD’ nin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombası 300.000 insanı katletmişti. İnsanlık tarihinde böyle bir vahşet yoktu.İsrail,hamisinin koruyucu kanatları altında güvenle,dünyayı ve Müslüman tepkileri umursamadan yürümektedir:İsrail projesi,Amerika projesi olduğundan,iki azgınlığı bir kefede hesaplamak önemlidir.

Bugün İsrail’in yaptığı vahşetin cevabı aynı biçimde verilmedikçe ne insanlığın kin ve nefreti soğuyacak ne de siyonistler başka bir dilden anlayacaktır. Bunun da uzun soluklu ve o yola çıkanlar için risklerle dolu bir yol olduğu bilinmelidir. Batı’nın hala travmasını sürdüren Haçlı seferleri tarihinin acıları, bir daha öyle bir acı yaşamak yerine, Yahudileri Müslümanlara karşı yeni savaşta maşa gibi kullanmak işlerine geldi. Haçlı seferleri Müslümanlar için yüz yıllık acı ve aşağılanma yaşatmıştı; fakat yeni dirilişleri de başlatmıştı. “Her zorluktan sonra bir kolaylık ve genişleme vardır.”

Filistin ve Kudüs bütün Müslümanların doğum sancısıdır.

Dünya Bülteni

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim