• BIST 108.750
  • Altın 153,321
  • Dolar 3,8341
  • Euro 4,5139
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 9 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Aynı oyunu Menderes'e de Turgut Özal'a da oynadılar!

Aynı oyunu Menderese de Turgut Özala da oynadılar!
Başbakan Tayyip Erdoğan, son günlerde medyada tartışılan 'sivil darbe, tek parti rejimi, sivil faşizm' iddialarına sert çıktı.

 

 

 

 

 

Partisinin dünkü grup toplantısında, bazı köşe yazarlarının dile getirdiği "Türkiye'de askerî vesayet kadar AK Parti'nin tek parti diktasına gitme tehlikesi var" tartışmasına değinen Erdoğan, net mesajlar verdi. "AK Parti'nin kitabında totaliterlik, otoriterlik, vesayetçilik, dayatmacılık, baskıcılık, tek seslilik yoktur, bundan sonra da olmayacaktır." diyen Başbakan, siyaset sahnesinde oldukları müddetçe hiçbir baskıya da izin vermeyeceklerini vurguladı. Bu yakıştırmaları, tek parti zihniyetiyle yoğrulmuş olanların yapmasının ilginç olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Nasıl Menderes'e aynı oyunu oynadılarsa, nasıl Özal'ı suçladılarsa, şimdi AK Parti'ye 'tek parti' yaftası yapıştırmaya, otoriter bir anlayışa sahipmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Olay budur."

Türkiye'nin demokratikleştiğini ve değiştiğini dile getiren Başbakan, iktidarda oldukları 7 yıl boyunca çeşitli kavramların zaman zaman tedavüle sokulduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin demokratikleştiğini ve değiştiğini dile getiren Erdoğan, "Bundan kim, neden, nasıl rahatsız olabilir?" sorusunu yöneltti. Erdoğan, son günlerde 'tek adam diktası'ndan bahsedilmeye başlandığına sözü getirerek, "Demokrasi yükseldikçe bazılarının alışkanlıkları değişecek, değişmek zorunda kalacaktır. Ama onların teminatı yine biziz. Onların da yaşam tarzının güvencesi yine biz olacağız." teminatını verdi.

Başbakan, bu iddiayı ortaya atanlara da şu soruları yöneltti: "Bu ülke, 7 yıl öncesine göre bugün, daha demokratik bir yapıya sahip midir, değil midir? Demokratik reformları kim yaptı? Türkiye'nin, AB katılım müzakerelerini kim başlattı? Bakınız, şu anda Alevi vatandaşlarımızın sorunlarını bugüne kadar kimse gündeme getirdi mi? Azınlıkların meseleleriyle bugüne kadar hangisi ilgilendi? DGM'leri kaldıran kim? Terörle Mücadele Kanunu'nun 8. maddesini ne çabuk unuttuk. TRT-Şeş, işte orada duruyor. Hani bu kadar ürktüler, korktular ne oldu? 7 yıl boyunca millet iradesini kim savundu? Milli iradeye yönelik vesayet girişimleri karşısında kim dik bir duruş sergiledi? Her türlü tehdidi göze alarak çetelerle, mafyayla, hukuk dışı örgütlenmelerle kıyasıya mücadele eden kim?"

Türkiye'de kafa karıştırmak isteyenlerin çok olduğuna işaret eden Erdoğan, "Peki biz Türkiye'yi daha ileri demokrasiye taşırken, sivilleştirirken, değişim ve dönüşümle hak ve özgürlük standartlarını geliştirirken, bize bu iftiraları atanlar kimlerdi? Değişimden rahatsız olan statükoculardı. Demokrasiye tahammül edemeyen jakobenlerdi. Hak ve özgürlükleri içine sindiremeyen totaliterlik özlemcileriydi. Kısacası, tek parti özlemcileriydi. Şimdi birileri kalkmış 'AK Parti'ye nasıl çamur atarız' diye farklı kavramlar üretiyorlar.'' görüşlerini savundu. İktidarda oldukları 7 yıl boyunca çeşitli kavramların tedavüle sokulduğunu hatırlatan Başbakan, Türkiye'nin bir korku tüneline hapsedilmeye çalışıldığını savundu. Örnek olarak da 'mahalle baskısı', 'bölünme', 'vatana ihanet' gibi kavramları sıraladı. Şimdi daha farklı kavramların tedavüle sokulduğunu ve oradan korku tüccarlığına soyunulduğunu ifade etti. Başbakan, şöyle devam etti: "Bu şekilde kitleleri korkuttular. Bu şekilde kendilerine iktidar devşirmeye, millet iradesini gasp etmeye kalkıştılar, Türkiye, demokraside ilerleme kaydettikçe bunların kirli örgütlenmeleri açığa çıktı, kirli ilişkileri açığa çıktı, kirli emelleri, kaos planları açığa çıktı."

Demokrasi için hangi bedeli ödediniz?

Erdoğan, Türkiye'de değişimin, demokratikleşmenin, sivilleşmenin ve özgürlüklerin bir numaralı lokomotifinin AK Parti olduğunu savundu. Bu iddiaları dile getiren köşe yazarlarına "7 yıl öncesine kadar bazı kurumları eleştirmek hayal dahi edilemiyordu. Manşetlerin nerede pişirilip nerede servis edildiğini, bu millet açık açık gördü. Köşe yazılarının ana fikirlerinin nerede oluştuğunu da millet gördü.'' şeklinde göndermede bulundu.

Erdoğan, Türkiye'nin serbestçe, özgürce, demokrasi içinde yolunu sürdürdüğünü belirtirken, "Demokrasi standartlarının her geçen gün yükseldiği bir dönemi 'tek parti diktatörlüğüyle' suçlama girişiminde bulunanlar, çetelerin, darbelerin, karanlık günlerin hüküm sürdüğü zamanlarda demokrasi için hiçbir bedel ödememiş olanlardır. O günlerin bedelini ödeyenler, bugünler hakkında en doğru yargıya varıyorlar ve bugünleri 'sessiz devrim' olarak takdir ediyorlar.'' diye konuştu. Sadece AK Parti'ye oy verenlerin değil, 72 milyonun hükümeti olduklarını ifade etti.

Sen Demokrasiyi Kabul Etmedinki...

Erdoğan, CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Suha Okay'ın, "Başbakan ile Genelkurmay Başkanı'nın bu kadar sık görüşmesi normal demokrasilerde olmaz." eleştirisine de cevap verdi: "Niye rahatsız oluyorsun? Sen demokrasiyi tanımadın ki. Siz çetelerle, mafyayla, avukatlarınız vasıtasıyla görüşüyorsunuz, biz de Genelkurmay'ımızla, Silahlı Kuvvetler'imizle görüşüyoruz."

Ortadoğu'nun Nobel'i Kral Faysal Ödülü, Erdoğan'ın

Başbakan Erdoğan Kral Faysal Fonu tarafından verilen "İslam'a Hizmet Ödülü"ne layık görüldü. Yapılan açıklamada, "Erdoğan, halkının güçlü desteğiyle İslam dünyasının ve Filistin halkının haklarını savunarak İslam'a önemli bir hizmette bulundu." denildi. Kral Faysal Uluslararası Ödülü verilen isimlerin bazıları, sonraki yıllarda Nobel Barış Ödülü'nü de almıştı.

Türkiye son yıllarda izlediği dış politika ile İslam ülkelerinin ve halklarının takdirini kazanırken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Suudi Arabistan Kral Faysal Fonu tarafından verilen "İslam'a Hizmet Ödülü"ne layık görüldü. Ödül açıklamasında, "Halkının güçlü desteğiyle İslam dünyasının haklarını ve haklı davasını, özellikle Filistin halkının haklarını savunarak İslam'a önemli bir hizmette bulundu." ifadesi dikkat çekti. İslam dünyasının prestijli ödülleri arasında yer alan Kral Faysal Uluslararası Ödülü'nü çeşitli alanlarda alan 15 isim, büyük bir bölümü sonraki yıllarda olmak üzere Nobel'i de almaya hak kazandı.

1979 yılından bu yana Kral Faysal Fonu tarafından verilen ödüller önceki gece resmen açıklandı. Türkiye'den bir isim ilk kez "İslam'a Hizmet Dalı"nda bu ödülü layık görüldü. Prof. Dr. Fuat Sezgin 1979, Dr. Mikdat Yalçın ise 1988 yılında "İslami Çalışmalar" dalında ödül almıştı. Kral Faysal Uluslararası Ödülleri, dünyada pozitif farklılıklar oluşturan, İslam dünyasına ve İslam'a hizmet edenlere, matematik, kimya, fizik, biyoloji gibi dallarda bilim adamlarına veriliyor.

Erdoğan'a ödül verilme gerekçesinde Türkiye için de övgü dolu ifadeler kullanıldı. Erdoğan'ın, İslam ve küresel meselelerle ilgili birçok konuda kararlı tutumuyla başta İslam dünyası olmak üzere tüm dünyanın saygısını kazandığı belirtilen gerekçede, "Geniş vizyonlu bir devlet adamı olarak öne çıkaran bir dizi reformu uyguladı." denildi. Başbakan'ın aynı zamanda diyaloğun, barış içinde bir arada yaşamanın ve farklı kültürler arasında uluslararası işbirliğinin de güçlü bir savunucusu olduğu da ifade edildi.

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri ve Kral Faysal ödülleri jüri üyesi Ekmeleddin İhsanoğlu da "Bu yıl Sayın Başbakan'ımıza verilmiş olması, onun önemli katkılarının ve fevkalade başarılarının takdirle karşılanmış olmasının neticesidir." ifadesini kullandı. Fon Genel Sekreteri Dr. Abdullah El Useymin, "Ödül, aynı zamanda İslam dünyasında liderlik özellikleri nedeni ile verilmiştir." dedi.

15 İSİM NOBEL ALDI

Kral Faysal Uluslararası Ödülü'nü alanlar, sonraki yıllarda aralarında Nobel'in de bulunduğu çok sayıda uluslararası ödül kazandı. İslam dünyasının prestijli ödülleri arasında yer alan Kral Faysal Uluslararası Ödülü'nü çeşitli alanlarda alan 15 isim, büyük bir bölümü sonraki yıllarda olmak üzere Nobel'i de almaya hak kazandı. Örneğin 2002 yılında Nobel Tıp Ödülü'nü kazanan İngiliz Sydney Brenner, 1992'de Kral Faysal Vakfı tarafından bilim dalında ödüllendirilmişti. Almanya'dan Gerd Binnig ve İsviçre'den Heinrich 1984'te Kral Faysal ödülünü aldıktan 2 sene sonra Nobel'i kazandı. İki ödülü de alan isimlerden bir kısmı şöyle belirlendi: Mısırlı bilim adamı Ahmed Zewail 1989'da Kral Faysal, 1999'da ise Nobel ödülünü aldı. Steven Chu (1993 Kral Faysal-1997 Nobel), Günter Blobel (1996 Kral Faysal-1997 Nobel), Carl Wieman ve Eric Cornell (1997 Kral Faysal-2002 Nobel) ve Barry Sharpless (1995 Kral Faysal-2001 Nobel) ve Ryoji Noyori (1999 Kral Faysal-2001 Nobel).

Kral Faysal ödüllerinde yalnızca İslam'a Hizmet Ödülü için aday olunmuyor; ödül, doğrudan seçim komitesi tarafından veriliyor. Ödül alanlara, bir belgenin yanı sıra, 200 gram 24 ayar altın ve 200 bin ABD Doları veriliyor.

SÜLEYMAN KURT ZAMAN

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim