• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Ateist Fetullahçılardan Utanç!

Ateist Fetullahçılardan Utanç!
Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç bugünkü yazısında Marksist ideolojiye sahip Taraf Gazetesi’nin Gülen Grubu ile iş birliğini ahlaki açıdan sorguladı.

 

 

Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç seçim öncesi ve sonrasında siyaseti dizayn etmek için her türlü manipülasyon ve algı yönetimini yapmaktan geri durmayan basını analiz etti. CHP-MHP-Gülen Gurubu ittifakının basına yansımalarını ele alan Ardıç, özellikle Taraf Gazetesi’nin doğrudan Erdoğan’ı hedefe koyan ve fitne çıkarmaya yönelik manşetlerin altında yatan nedenleri açıklamaya çalıştı. Taraf’ın attığı manşetlerin Erdoğan’a duyduğu nefretle ve ya parayla ilişkisi olabileceğini yazan Ardıç, Taraf Gazetesi’nin şeriatçılarla iş birliğine girmesinin utanç verici bir durum olduğunu yazdı.

Engin Ardıç’ın Türk basınını sorgulayan yazısı:

CEMAAT TELEVİZYONLARININ YATSIYA KADAR YANAN MUMU

Seçim gecesi cemaat televizyonlarının çarpık yayınlarını, cemaat ajanslarının yalan haberlerini anlarız. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Sonuçta bu çırpınışlar, iki saat sonra sönecek, pek pek ertesi sabah buhar olacak, uçup gidecek hazin çırpınışlardır. Nitekim de öyle olmuştur.
Cahilliktir, köylülüktür, alaturkalıktır, zavallılıktır ve de gülünçtür.
Faşist gazetelerin “elektrik kesildi Tayyip kazandı” ya da “evet mühürleri çalındı Tayyip kazandı” gibi umutsuz kıvırtmalarını da anlarız. Onlardan beklenecek budur. Cibilliyetleri buna uygundur.
Halktan tiksinen solcuların “kıllılar kazandı, Türkiye kaybetti” gibilerden terbiyesizliklerini de.
Taksim çocuklarını kışkırtıp hemen o gece, sıcağı sıcağına yeni bir ayaklanma çıkarmak isteyen şerefsizleri de…
Araştırma yaptım, AKP ancak yüzde 35 alır” diyen madrabazları zaten anlamanın ötesine geçtik, yıllardır ciğerlerini tanıdık.
Hatta beklenmeyeni de anlarız… Zavallı sosyaldemokratların çaresizlikten MHP’li adaya oy verecek, şeriatçılarla işbirliği yapacak kadar yerlere düşmelerini de…

ATEİST FETHULLAHÇILAR

Fakat, bir kısmı Marksist, kimisi liberal geçinen Taraf gazetesi ekibinin Fethullah’a çalışmasını anlayamayız!
Ateist Fethullahçılar” dediklerimiz işte bunlardır.
Arkasında Virginia eyaletinin Langley kasabası var sanıyorduk, Pennsylvania eyaletinin Saylorsburg kasabası çıktı… Ama mesele “Fethullah örgütü tarafından finanse edildiği bilinen ve hükümete çamur atma yarışının en önünde giden gazete” denilip geçilecek kadar basit midir? Tek sorun para mıdır? Bu okumuş yazmış insanları bu duruma düşüren nasıl bir psikolojik umarsızlıktır?

UTANÇ VESİKASI TARAF NÜSHASI
Taraf gazetesi, pazartesi sabahı, basın tarihine geçecek bir “utanç vesikası” olarak çıktı. Zaman gazetesi bile o kadar sapıtmadı.
Günün birinde Basın-Yayın Yüksek Okulu’na “gazetecilik nasıl yapılmamalıdır” gibilerden bir ders koyarlarsa, eğitim malzemesi olarak hibe etmek üzere saklıyorum.
Tayyip balkona çıktı, durmak yok gerilime devam dedi” manşetlerini mi istersiniz, “bu seçimin tartışması bitmez” şeklinde yönlendirmeleri mi, “çok tartışılır sonuçlar” şeklinde tırışkadan analizleri mi, alt tarafı kıytırık bir beldede işlenmiş bir köylü cinayetini “seçimde kan aktı” başlığıyla satmaları mı, sekiz puan farkla sonuçlanmış İstanbul seçimini “kıran kırana geçti” diye pazarlamaları mı, “Kılıçdaroğlu’ndan demokrasi vurgusu” şeklinde yaltaklanmaları mı, bir seçim sandığının başında memelerini açıp hükümeti kendilerince protesto eden alt tarafı üç ecnebi çatlağı entel dantel parlatmaları mı?
Muhalefet, her gazetenin ve her vatandaşın doğal hakkıdır, anayasal hakkıdır.

PUROCE, PİLAN, POROĞRAM VE PUROPAĞANDA
Fakat bu kadar alçalmaya değer mi? Bu kadar “kör kör parmağım gözüne” küçülmeye değer mi?
Mesele “Tayyip nefretiyle” açıklanacaksa bireyler için vahim, “parayla” açıklanacaksa basın için ürkütücü.
Karar veremiyorum, acaba Kemalistler’in şeriatçılarla işbirliği yapmaları mı daha utanç vericidir, yoksa Marksistler’in ve ateistlerin şeriatçılarla işbirliği yapmaları mı?
Bir proje, plan, program ve propaganda değil, meğerse bir “puroce, pilan, poroğram ve puropağanda” sözkonusuymuş, yaldızı alafranga görünse de…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim