• BIST 76.361
  • Altın 127,562
  • Dolar 3,3741
  • Euro 3,6333
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -6 °C
  • İzmir 5 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Atatürkçü Kardeşlerime / 15 Temmuz, Laiklik, F.Gülen ve Atatürk

Atatürkçü Kardeşlerime / 15 Temmuz, Laiklik, F.Gülen ve Atatürk
Fatih Tezcan yazdı...

Atatürkçü Kardeşlerime...


Allah’a imanı,
İslam’a sevgisi saygısı olan,
Fethullah Gülen’e ve FETÖ’ye karşı dimdik duran
Aynı zamanda Mustafa Kemal’i seven kardeşlerimedir bu yazı...

Bilinsin ki,

Sanıldığının aksine biz onlarla karşı karşıya değiliz.
Bilakis, eleleyiz, omuz omuzayız.
Yüreklerimiz aynı Allah sevgisiyle çarpıyor.
Aynı Peygamber’e iman ediyoruz.
Aynı Kur’an’a bağlıyız.
Din’in sömürülmesine aynı derecede öfke duyuyoruz ve bu din tüccarlarına karşı mücadele veriyoruz.
Vatanımızı aynı derecede seviyoruz ve onu savunmak için canımızı vermeye hazırız.


Atatürkçülerle İslamcılar’ı karşı karşıya getirme taktiği Emperyalizm’in bu topraklardaki klasik saha faaliyetlerinden biridir, yeter artık, düşmeyelim.

Farklılıklarımız güzelliğimiz olsun, silahımız değil.

FETÖ Düşmanı Atatürkçü Vatanseverler hapislerde yatırıldılar ve Recep Tayyip Erdoğan durumun iç yüzünü görüp 2011’de FETÖ’ye karşı onlarla birlikte saf tutana kadar zulüm gördüler.

Tayyip Erdoğan’ın FETÖ’ye karşı Atatürkçüler’e tam desteğini gören FETÖ örgüt tarihinde bir ilke imza atarak 7 Şubat 2012’de MİT’e açıktan saldırdı.

Birkaç ay sonra FBI da kendi tarihinde bir ilke imza atarak ABD’de FETÖ kuruluşları olan Gülen Enstitüsü ve Raindrop House ile birlikte çalıştıklarını ilan etti, bu Erdoğan’a bir gözdağıydı.

2013’te A Haber’de katıldığım 2 canlı yayında bu birlikteliğimizi savunmuş, FETÖ’nün hapse attığı Ulusalcılar’a destek olmadığım, olamadığım için kendi adıma özür dilemiştim. Aynı özrü 15 Temmuz sonrası Twitter’da ve başta Kadıköy olmak üzere konuşmaya çağrıldığımız meydanlarda da yineledim.

Bu benim için bir taviz, bir teslim değil, haklının yanında olamadığım, tek suçu Amerika’ya ve köpeği Fethullah Gülen’e karşı durmak olan Atatürkçü yiğitlerle birlikte hapis yatamadığım, onları o zaman destekleyemediğim, İslami camianın içinde Fethullah Gülen’den nefret edenlerden olmama rağmen kara propagandalarına inanıp “Fatih Camii’ni bombalayacaklarmış öyle mi!” diyerek Silivri’ye atılan isimleri yalnız bıraktığım için, devrimci kimliğim ve asil fikriyatım gereği mecbur olduğum bir özürdür, seve seve diliyorum.

Hakkında 1000’e yakın kitap okuduğum Mustafa Kemal’e getirdiğim eleştirileri 15 Temmuz’dan sonra tekrarlamayı düşünmüyorum ve çok sağlamsebeplerim var.

Mustafa Kemal 1918’de İngilizler’le işbirliği yaparak ve Osmanlı Devleti’nin yıkılmasına yardım ederek korkunç bir hata yapmıştır, sonrasında ister mecburen ister gönüllü olarak farketmez, ülke işgal edilse işgalciler ne yaoacaklarsa aynısını yapmıştır, bunların hepsi doğru ama tamam, yeter!

Bu konuların derinini bilmeyen, araştırmayan, inanmayan, farklı yorumlayan, ‘Atatürk Konusu’nu aklıyla değil yüreğiyle ele alan, meseleye akli değil hissi yaklaşan milyonlarca insanla daha fazla tartışmaya, onları daha fazla irite etmeye gerek yok.

Biz insanların kalplerindeki sevgiyi almaya çalışan kötücül tipler gibi görünüyoruz tarihte yaşananları sorguladıkça ve evet, sorgulayanlar sorgulamaya devam edebilirler, mecbur kalınca biz de sorgulayabiliriz ama buradan bir İslamcı-Atatürkçü gerginliği çıkarmaya lüzum yok.

Çünkü hiçkimse bir diğerinin ne dediğine bakmıyor, herkes bağırıyor ve ortaya saçmasapan bir gürültünün olduğu, Emperyalist müdahaleye açık, ayrışmış bir ülke tablosu çıkıyor.

Oysa;

15 Temmuz’da FETÖ’cülerin köprüyü kapattıklarını duyunca elindeki içkisini bırakıp Kadıköy’den Boğaz Köprüsü’ne, Kadıköy’den direnişe ve sonuçta Kadıköy’den şehadete giden Atatürkçü genci sonsuz bir minnetle selamlıyorum. Allah taksiratını affetsin. Rabbim şehadetini kabul eylesin. Ben darbeyi ilk duyuran isim oldum, Atatürk Havalimanı’nda tanklara karşı durdum, elimden gelenin fazlasını yaptım ama onun ulaştığı mertebeye ulaşamadım, Allah bize de aynı akıbeti nasib eylesin.

Bu ülkede hiçbir kesimin kibir yapmaya hakkı yoktur... Birbirine kıymaya çalışırken Emperyalizm’in kılıçtan geçirdiği bir millet olmak ahmaklığına düşmemeliyiz, düşemeyiz...

Hiçkimse sütten çıkmış ak kaşık değil...

Bu ülkede darbe yapanlar daima Atatürk ve Atatürkçülük adına yapmışlardır, 1960, 1980, 27 Nisan, 28 Şubat, hepsi Atatürkçülük adınadır, Atatürkçüler bu konuyu düşünmeliler.

Seçilmiş bir Başbakan Allah adına değil Atatürk adına asılmıştır, öldürülmüş, idam ve infaz edilmiştir bu ülkede...

Fethullah Gülen’in Küçük Dünyam kitabını okumadıysanız okuyun... Allah Muhammed ve Kur’an kelimelerini telaffuz etmeyi bile yasaklayan bir generalin neden askerde Fethullah Gülen’i yanına alıp kamuflaj üstüne cübbe sarık giydirip askerlere hutbe verdirdiğini sorgulayın lütfen ey Atatürkçü kardeşlerim...
Ve unutmayınız ki daha sonra İsrail’i ziyaret edecek ilk Genelkurmay Başkanı olan Atatürkçü Cemal Tural genç Fethullah Gülen’e bu imkanları (?!) verirken Recep Tayyip Erdoğan henüz 6-7 yaşındaydı...

Kenan Evren şeriatçı değil Atatürkçüydü öyle değil mi... Ama ne hikmetse Papa’nın Türkiye’ye gelip Dinlerarası Diyalog’dan ilk kez bahsetmesinden aylar sonra darbe yaptı ve Atatürkçü Kenan Evren’in darbesi için Amerika “Bizim çocukların işi” demişti... Bu perspektiften bakar ve Fethullah Gülen’in 1980’den sonra nasıl palazlandırıldığını düşünürseniz, işi Turgut Özal’a ihale etmeyi bırakabilirsiniz belki... Fethullah Gülen’in kendisini ziyaret edip hediyeler (!) vermesinden hemen sonra aniden can veren Turgut Özal’a...

Atatürkçüler’in düşüneceği çok şey var da Dindarlar’ın yok mu?

Dindarlar ellerinde Allah’la Aldatılmayın diyen Kur’an-ı Kerim varken neden hep Allah’la aldatıldıklarını düşünmeyecekler mi artık?

Uzaktaki ABD’ye İsrail’e öfke duyarken sırf ağzı iyi laf yapıyor diye dibindeki CIA-MOSSAD-İngiltere projesi full aksesuar tiplere Hoca, Hocaefendi diyen kim?

Charlie Hebdo’ya öfke duyan dindarlar neden İslam Peygamberi’ni sidiğini kanını içiren biri gibi anlatanlara Hoca dediklerini, neden Kur’an’da ve Peygamberimizin hayatında olmayan binlerce küfrün, şirkin, hurafenin ‘İslam Geleneği’ ambalajında rüyalar delil gösterilerek (?) dine sokulduğunu ve sonra neden bu hurafelerle kontrol altına alındıklarını, yönlendirildiklerini, Allah rızası için irdelemeli, Kur’an’ın kavramıyla söyleyecek olursak tedebbür etmeliler.

30'dan fazla Alevi Madımak'ta yakılırken seyreden Sünniler ve
50'den fazla Sünni Reyhanlı'da yakılırken seyreden Aleviler,
Hep birlikte tevbe etmeliler, kardeşçe sarılmalılar birbirlerine...  

Atatürkçüler’i Atatürk’le, Dindarları Allah’la aldatmak, Emperyalizm’in oyunudur.

Atatürk’ün hataları eleştirilir, eleştirilmelidir. Haklı olduğu konularda da saygılı olunmalı, hakkı verilmelidir.

Ama dindarların görevi daha ağır ve acildir: Allah adına konuşan, Allah'la kulların arasına girip Kur'an'ın deyimiyle Allah'a Din öğreten sahtekarlara Hocaefendi deme dönemini bizzat Müslümanlar bitirmelidir. Yoksa Fethullah Gülen ne ilk olur ne de son... Kasedi olan Hoca kafeslenir, millet de ne olduğunu anlamadan keklenir.

Atatürkçüler de unutmamalılar: Baskılanan herşeyin karaborsası çıkar. Din bunların başında gelir. Kemalizm Türkiye’de İslam’ı baskılamıştır ve sonunda ortaya Karaborsa Din veya Paralel Din veya Kayıtdışı Din, hangisini söylemeyi tercih ederseniz edin o çıkmıştır.

Bu ülkede Allah'ın Dini'ni kim baskılıyorsa Amerika'nın Paralel Dini'ni pazarlayan da odur. 

“15 Temmuz’da Atatürk’ün ve Laikliğin kıymeti anlaşıldı” sözü eğer masum bir öykünme değilse,
önce Atatürk’ün yanına sızdırdığı Kadro ile Kemalizm’i kurduran,
ama sonra Kemalizm yüzünden Komunizm’in seküler yapısına müsait hale gelen Anadolu’yu Komunizm’le Mücadeleye sevketmek için bu kez de Amerikan İslamı’nı ve alt kanadı Gülenizm’i kurduran Emperyalizm’in, 15 Temmuz sonrası kaos, kargaşa, iç savaş ve 2.dalga planlarına hizmet eden, ayrıştırıcı bir söylemdir.

Üstteki paragrafın bağlamı birkaç kitapta ancak açılabilir, farkındayım ama yerimiz ve vaktimiz yok.

Atatürkçü kardeşlerimiz Allah’la aldatanları ve bunlara aldananları gösterip laiklik’ten dem vurmasınlar ki, dindarlar da Atatürk’ün 14 Kasım 1918'de İngilizler’den valilik istemesini veya Türkiye işgal edilmiş olsa ne yapılacaksa aynısını yapmasını ileri sürmesinler.

Mesela Ali Koç 15 Temmuz sonrası laiklikten bahsetmesin ki biri de çıkıp “Ey Ali Koç! 15 Temmuz Darbesi’ni deneyen Fethullah Gülen’in Türkçe Olimpiyatları’nın premium sponsoru Koç değil miydi?” demesin...

Veya birileri Fethullah Gülen’i ve örgütünü işaret edip laiklikten bahsetmesin ki diğerleri de “Fethullah Gülen Diyanet’in resmi vaiziydi, o diyaneti kuran da Mustafa Kemal’di” demesin...

Kimse “F.Gülen’i Tayyip Erdoğan bu hale getirdi” demesin ki diğerleri de çıkıp “Fethullah Gülen kitabında hayatının her döneminde kendisini Atatürkçü (?) ordu mensuplarının koruduğunu söylüyor, Kemalizm’i ve Gülenizm’i kuran aynı Emperyalizm iken bu lanet olası şerefsiz Gülen’in ihalesi nasıl Tayyip Erdoğan’a kalıyor?” demesin...

15 Temmuz sonrası Vatan Nöbetleri’nde yanyana duran, aynı Vatan için aynı Yaratan’a el açan başörtülü ve başörtüsüz kadınlarımızın dualarına amin diyelim...

Fethullahçı köpeklerin tanklarına karşı cepheye kamyonla adam taşıyan çarşaflı teyze’nin ve yanında oturan, mermi gelse birlikte can vereceği yoldaşı başı açık teyzenin ellerinden beraber öpelim...

Sakallı şehidimizle kulağı küpeli şehidimiz yanyana bizi izlerken saçmasapan ayrışmalara girmeyelim, şehitlerimizi kabirlerinde üzmeyelim...

Küresel Şeytanları sevindirecek tartışmalardan çıkalım da Allah rızası için sarılalım birbirimize artık...

Amerikan Bombası düşerken aşağıda Atatürkçü mü İslamcı mı diye bakmaz ve bakmıyor!

Vatansever kim varsa vuruyor, öldürüyor, yakıyor!

O halde,

Uluslararası Şerefsiz Operasyon Çocuğu Fethullah Gülen Türkiye’yi Emperyalizm adına teslim almak istediği 15 Temmuz gecesi 240 şehidimizle, milyonlarca ferdimizle kurduğumuz Türkiye Barikatı’nı ideolojik tartışmalarla sarsmayalım. Farkında olarak veya olmayarak bunu yapanları ikaz edelim.

Sünniyiz, Aleviyiz, Türküz, Kürdüz, sağcıyız, solcuyuz, biz Türkiye’yiz artık kardeşim...

Dindarlar ‘Atatürkçü Kardeşlerimiz’ desinler...
Atatürkçüler ‘İslamcı kardeşlerimiz’ desinler...
Sünniler “Aleviler kardeşlerimizdir” desinler, cemevlerini ziyaret etsinler, provokasyon ihtimali olan cemevlerinin nöbetini Sünni gençler tutsunlar...
Aleviler camilere gelsinler, 1400 senelik husumetleri kenara koysunlar, sarılalım, görüşelim, birbirimizi dinleyelim, yüreklerimizi birbirimiz açalım...

15 Temmuz’da kan ter içinde kurduğumuz Türkiye Barışı’nı asla bozmayalım...

Teslim edecek vatanı olan varsa buyursun, sözümüzü düşürsün. Ama benim teslim edecek bir vatanım yok, uğruna öleceğim bir vatanım var bu vatanda bu vatanı seven, bu vatanın hainlerine karşı benim gibi dik duranlarla bazı konularda ayrı düşünsek bile kavga etmeye hiç niyetim yok...

Bilakis, hepsinin yüreklerinden öpüyorum...
Sürç-ü lisan ettiysem affola...
Bizlere haklarını helal etsinler...
Vesselam...

Fatih Tezcan
twitter.com/fatihtezcan

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim