• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 29 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

ATATÜRK KADAR DÜNYASI OLANLAR

ATATÜRK KADAR DÜNYASI OLANLAR
ANALİZ MERKEZİ YORUMU: MUHAMMED'E TAPAN VARSA BİLSİN Kİ MUHAMMED ÖLDÜ! ALLAH'A TAPAN VARSA BİLSİN Kİ ALLAH ÖLMEZ!

 

 

 

 

 

Ne zamandır o tabancayı arıyordum.   “Sarı Zeybek”in final sahnesinde patlayan o tabancayı...
10 Kasım sabahı Atatürk’ün yaveri Salih Bozok’un kalbine sıktığı tabancayı...
Geçen ay Yapı Kredi Yayınları’na uğradığımda, “Biliyor musunuz, o tabanca bizde” dediler.
İnanamadım.
Az sonra bankanın zengin tarih arşivinin kasaları açıldı; içinde özenle korunan tabanca çıkarıldı.
Smith Wesson marka, sedef kabzalı, 228411 seri numaralı bir silahtı bu...
Banka, tabancayı bir koleksiyonerden satın almıştı. Salih Bozok’un diğer bazı eşyaları, notları, kitapları, fotoğraflarıyla birlikte...
Bu sayede Atatürk’ün çocukluk arkadaşı ve hayat boyu yoldaşı olmuş yaverinin şahsi tarihçesi, gördüğüm en düzenli arşivlerden birinde koruma altına alınmıştı.

Anıların eksik bölümü

Arşivden çıkan bir başka sürpriz, daha önce benim Salih Bozok’un oğlu Muzaffer Bozok ile birlikte yayıma hazırladığım anılar kitabının (“Yaveri Atatürk’ü Anlatıyor”, 2001) eksik olan giriş bölümüydü.
1 Nisan 1926 tarihli bu “Mukaddime” de Salih Bozok’un elyazısıyla bu arşivdeydi. Şöyle başlıyordu:
“Küçük yaşdan beri Mustafa Kemal Paşa ile beraber bulunduğumu bilen arkadaşlarım, Paşa’ya ve onun özel hayatına ait bildiklerimi kaydedip etmediğimi bana sordular. Ve şayet şimdiye kadar bunu yapmamış isem tarihe bir hizmet etmiş olmak için hatıratımı yazmak hususunda beni çok teşvik ettiler. Ben de düşündüm arkadaşlarımın söylediklerini haklı buldum ve tekmil hatıratımı yazmaya karar verdim.”


Bir vasiyet

Hatıralarının 80 yıl ortaya çıkmayı bekleyen bu girizgâhında Atatürk’le tanıştığı çocukluk yıllarını anlatıyordu Bozok...
Yakında diğer anılarla birleşecek bu “Giriş” faslında Atatürk’le başlayan anılar, 10 Kasım 1938 gününe ait notlarla ve yine Atatürk’le son buluyordu.
Aynı koleksiyoner tarafından tabancanın yanında Yapı Kredi’ye devredilen “Cemil Salih” (Salih Bozok’un büyük oğlu) imzalı bir kartvizit üzerindeki elyazısı notta ise şu satırlar vardı:
“Bu tabanca ailemiz için çok kıymetli bir hatıradır. Atatürk öldüğü gün babam kalbine bu tabanca ile kurşun sıkmıştı. Oğlum Salih’in bunu hayatı boyunca saklaması vasiyetimdir.”

Planlı intihar

Bu, 10 Kasım’ın üzüntüsüyle o an karar verilmiş bir intihar girişimi değildi.
Planlıydı.
Atatürk’ün sağlığının hepten bozulduğu 1938’in sonlarına doğru bir gün Salih Bozok 17 yaşındaki oğlu Muzaffer’i Dolmabahçe Sarayı’na çağırtmış, karşısına oturtup şöyle demişti:
“Bak Muzaffer! Artık koca adam oldun. Atatürk ölüyor. Şunu bil ki eğer Atatürk ölürse ben de hayatıma son vereceğim. Sen artık koca adam oldun. Ailenin erkeği sensin. Annen, ablaların sana emanet. Aileye bakarsın. Oku, memleketine faydalı bir adam ol.”



Yürekteki iz

Muzaffer Bozok, intihar edeceğini açıklayan babası karşısında hiçbir şey söyleyememiş, sadece ağlamış, yüzünü saklamış ve bitik bir vaziyette eve dönmüştü.
Sonra bir sabah okula giderken babasını banyoda görmüş, tıraş olduğunu sanmıştı. Oysa Salih Bozok, elindeki tentürdiyotla Atatürk öldüğünde kalbine ateş edeceği yeri işaretliyordu.
10 Kasım sabahı Salih Bozok’un oğlunu okul müdürü çağırttı, “Derhal eve gidiyorsun” dedi.
Muzaffer yolda bayrakların yarıya indiğini görmüş, Atatürk’ün öldüğünü anlamıştı.
Ya babası?
O da planladığını yapmış, Atatürk’ün ölüm haberini alınca bir odaya kapanmış, tabancasını çıkarıp kalbine sıkmış, ancak kurşun kalbi bulmadığı için yaralı olarak Şişli Sıhhat Yurdu Hastanesi’ne kaldırılmıştı.
İşte 10 Kasım sabahı Dolmabahçe’de Atatürk’le dolu bir yüreğin üzerinde patlayan o tabanca ilk kez gün ışığına çıkıyor.
“Ölesiye bağlılık”ın en somut kanıtı olarak...

Can Dündar/Milliyet

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim