• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 4 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Askeri Vesayet Bitti Cemaat Vesayeti Geldi!

Askeri Vesayet Bitti Cemaat Vesayeti Geldi!
Akşam Gazetesi yazarı Kurtuluş Tayiz, Gülen grubunu askeri vesayetle karşılaştırarak, ” AK Parti iktidarı döneminde askeri vesayet geriletildi; ancak bu kez siyasi alan üzerinde askeri otoritenin yerini almak isteyen demokrasi dışı aktörler ve güç odaklar

İşte Tayiz’in bugünkü yazısı:

Hükümet ve Cemaat arasında dershane tartışmaları üzerinden başlayan ve eski defterlerin açılmasıyla siyasi hesaplaşmaya dönüşen süreci anlamaya çalışıyorum. Hükümetin verdiği mücadele, bana askeri vesayete karşı verilenmücadele kadar önemli geliyor.

Geçmişte askerden icazet almadan hükümet olunamazdı. Siyasi partiler sandıktan çıksa bile askerden olur/onayalmakzorundaydı. Siyasi alanınkontrolü askerin tekeli altındaydı. Ülkenin temel meselelerinde son sözü hep asker söylerdi. Kıbrıs, Ermeni meselesi, Alevilik ve Kürtsorunu gibi konularda askere danışmadan hiçbir hükümet adım atamazdı.

***

Siviller kendilerine çizilen sınırları zorlamaya başladıkları anda, tuhaf bir mekanizma devreye girer ve hükümetler alaşağı olurdu. Medya, yargı, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları vs. askeri vesayet sisteminin iktidar araçlarına dönüştürülmüştü. Bu vesayet çemberini kırmak kolay olmadı. AK Parti iktidarı döneminde askeri vesayet geriletildi; ancak bu kez siyasi alan üzerinde askeri otoritenin yerinialmak isteyen demokrasi dışı aktörler ve güçodakları belirdi. Tıpkı asker gibi hükümet üzerinde baskı kurmaya başladı. Temel politikalarda yön tayin etmek istedi. Devlete talip oldu, hükümet ortağı gibi davrandı. Milletvekili, bakan, vali, kaymakam atamak istedi.

TESLİM OLMASINI BEKLEMEK SAFLIK

Hükümet bu dayatmaları kabul etmeyince de ipler koptu. Gizli belgeler ortaya saçıldı, hükümet aleyhinde askeri vesayet günlerinde olduğu gibi psikolojik harekat başlatıldı. Manşetler birbiri ardına patladı. Bu süreci Başbakan Tayyip Erdoğan’ı boyun eğene kadar sürdürme kararlılığındalar. Ancak askere boyun eğmeyen Erdoğan’ın bu güç çevrelerine teslim olmasını beklemek saflık olur.

***

Bu konuda Erdoğan’ın dünkü gruptoplantısında yaptığı konuşmatarihi niteliktedir: “Millet gayri mümeyyiz değildir. Yani millet kendi kararını kendisi vermekten, kendi istikametini kendisi çizmekten aciz değildir. Demokrasilerde STK’lar, dernekler, vakıflar, sendikalar elbette çok önemli. Medya elbette çok önemlidir. Onlar eleştirilerini yaparlar ama hakaret edemezler. Nihayetinde karar verecek olan Meclis’tir. Meclis’i de hükümeti de teşkil eden millettir. Millet beğendiğini orada tutar, beğenmediğini alaşağı eder. Milli irade, sandığa, demokrasiye en fazla sahip çıkması gereken bizzat TBMM’dir. Medya Meclis’in yerine geçemez, baskı grupları, sermaye Meclis’in yerine geçemez. Özellikle de çeteler, mafyatik örgütler kendilerini Meclis’in yerine koyamaz, millet adına karar veremez. Hiçbir gücün Meclis’e, siyasetçiye ve milli iradeye boyun eğdirmesine izin vermeyeceğiz, göz yummayacağız. Sermayesini, manşetlerini, kışkırtmalarını adeta bir kurşun gibi Meclis’in üzerine çevirenlere rağmen, Meclis’in ve siyasetin saygınlığından ödün vermeyeceğiz. AK Parti olarak kurulduğumuzgünden bu yana milli iradeyi güçlü bir şekilde savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Türkiye’ye bırakacağımız en büyük eser güçlü bir milli irade olacaktır. Geride bırakacağımız en büyük eser de yollardan, okullardan, hastanelerden, güçlü bir ekonomiden öte güçlü bir milli irade olacaktır.”

Başbakan Erdoğan’ın bu sözleri AK Parti Hükümeti’nin askeri vesayetten sonra sivil vesayet odaklarına karşı da zorlu bir mücadele verdiğini gözler önüne seriyor. Sistemin demokratik dönüşümünün tamamlanması için dik durmak gerekiyordu. Başbakan Erdoğan, bu kararlılığı göstermeseydi kesinlikle kaybederdi. Erdoğan’ın seçim öncesi neden böyle bir risk aldığını anlamayanlar şu gerçeği gözden kaçırıyorlar; Erdoğan bu güçler karşısında bir kez boyun eğseydi, bir daha asla boynunu kaldıramazdı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim