• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 21 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Arınç: AB Üyeliğini Halkımıza Soracağız!

Arınç: AB Üyeliğini Halkımıza Soracağız!
Başbakan Yardımcısı Arınç, Bali Demokrasi Forumu için geldiği Endonezya'da, bu ülkenin medya patronları ve yöneticileriyle kahvaltıda biraraya geldi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Türkiye AB'ye katılmak istiyor. Bu çok eski bir konu. Önümüze pek çok engel çıkıyor veya çıkarıyorlar. Biz bize düşen görevleri yapmak için gayret ediyoruz. Ama Türkiye seçenek olarak sadece AB'ye yönelmiş bir ülke değil. AB üyeliğini halkımıza soracağız' dedi.

Türkiye ile Endonezya arasında tarihten gelen köklü beraberlik olduğuna işaret eden Arınç, şöyle konuştu:

'60 yıldır diplomatik ilişkilerimiz var, ama halklarımız 16. asırdan beri tanışıyor. Halklarımız birbirini çok seviyor. Tarihimiz, inancımız, kültürlerimiz birlik içinde. Uluslararası platformlarda BM'de İslam İşbirliği Teşkilatında, G-20'de D- 8'de beraberiz.

Son yıllarda Endonezya'da ekonomik büyümeyi takdirle izliyoruz. Demokratikleşme alanında da önemli adımlar atıldı. Endonezya ve Türkiye'de istikrar ve gelişme birlikte devam ediyor. Birbirimizin birikimlerinden ticarette, turizmde eğitimde yararlanmamız gerekiyor.

Bundan sonraki görüşmelerimiz, 'bu iyi ilişkilerimizi daha ileri nasıl götürebiliriz?' şeklinde gerçekleşmesi lazım. Görüyorum ki İslam kardeşliği dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye ve Endonezya arasında da büyük bir güç olarak karşımızda duruyor.'

Kendini bir Endonezya dostu olarak nitelendiren Arınç, 'Endonezya'nın dünyada etkin bir güç haline gelmesi bütün Türklerin olduğu gibi benim de dileğimdir. Özellikle Aceh'te etkili olan tsunami felaketi sonrası Türk halkı yaraları sarmak için seferber oldu. Geçen ay Van depremi sonrası bütün dünya yardıma koşarken, yardımların en cömerti Endonezya'dan geldi. Bu vesileyle teşekkürlerimi tekrar sunuyorum' dedi.

'Endonezya'nın savunma sanayisi taleplerini karşılamaya hazırız'

Endonezya'yı, Asya'ya açılan kapı olarak gördüklerini dile getiren Arınç, şunları kaydetti:

'Güneş doğudan doğar; bunu bir kez daha görüyoruz. Endonezya her yönüyle dünyada bir güç, bir potansiyel olarak kendini ifade ediyor. Türkiye olarak biz de Asya'nın batısındayız. Asya ve Avrupa arasında çok önemli bir köprüyüz. Son yıllarda büyüme hızında Türkiye rekorlar kırdı. Milli gelirimiz hızla artarken, enflasyonumuz tek haneli rakamlarda. Endonezya'da yatırımlarımız kısıtlı, ama bizim için cazip bir ülke. İş adamlarının karşılıklı yatırımlarla işbirliğini artırabilir.

Müteahhitlik gibi pek çok sektörde dünyada öndeyiz. Karşılıklı yatırımlar yapılacağı gibi üçüncü ülkelerde ticaret ve yatırım için ortaklıklar kurulabilir. Son yıllarda savunma sanayisinde de atılım içindeyiz. Endonezya'nın son dönemde savunma sanayisi alanında atılım içinde olduğunu biliyoruz ve Endonezya'nın taleplerini karşılamaya hazırız.'

Son yıllarda Türkiye'de demokratikleşme alanında önemli gelişmelerin yaşandığına dikkati çeken Arınç, 'Askeri darbeler döneminde yapılan anayasalarla durum idare ediliyordu. Ancak geçen yıl yapılan sivil anayasa değişikliğiyle Türkiye'de önemli demokratikleşme yaşandı. Şimdi yeni anayasayla demokrasi seviyemiz daha da ileri gidecek. Dış politikada da dünya barışına katkı sağlıyoruz' dedi.

'Güvenlik ve demokrasi birarada olabilir'

Konuşmasında teröre karşı işbirliği mesajları veren Arınç, 'Unutmayalım ki dünyada terör var. Terör insanlığa karşı işlenmiş en adi suçtur. Teröre karşı hiçbir ülke kendi imkanlarıyla baş edemez, muvaffak olamaz. Teröre karşı işbirliği platformuna ihtiyaç var' diye konuştu.

Ortadoğu'da son aylarda yaşanan gelişmelere de değinen Bülent Arınç, şunları söyledi:

'Artık halklar diktatörlüklerle, tek partili rejimlerle yönetilmek istemiyor. Artık halklar, haklı demokratik taleplerini istiyor. Türkiye, bu halkların taleplerine karşı sessiz kalmadı. İşte son dönemde Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da önemli gelişmeler yaşanıyor. Bizim bu olaylar ve talepler karşısında duruşumuz şudur: Hiçbir ülke yönetimi bu taleplere karşı durmamalı, baskı ve şiddet uygulamamalıdır. Farklı görüşlere, farklı taleplere imkan verilmelidir.

Her ülkenin toprak bütünlüğüne önem veriyoruz. Güvenlik önemli, ama güvenlikle demokrasi arasında denge kurulmalı. Her düşünce özgürce ifade edilmeli, ama bu düşünceler cebir şiddet ve tehdidi içermemelidir. Eğer kendi kimliklerini ifade edip, düşüncelerini rahatlıkla ifade ederlerse sorun yok. Ama 'hadi silahlanın; bu düşüncelerimizi zorla kabul ettirelim' düşüncesi, demokrasi içinde yeri olmayan bir eylem tarzıdır. Silahsız düşüncelerin korunması gerekir. İnanç, düşünce ve teşebbüs özgürlüğü en önemli ve en temel özgürlüklerdir.'

'Medya işbirliği artmalı'

Endonezyalı medya temsilcilerine Türkiye'deki kamu yayıncılığı konusunda bilgiler veren Bülent Arınç, şöyle devam etti:

'Türkiye'de kamu yayıncılığı yapmakla görevli TRT vardır. 14 kanalı vardır. Arapça kanalı 350 milyon nüfusa hitap eder. Türkiye'de yaşayan ve anadili Kürtçe olan kanal olan TRT 6 aynı zamanda bütün Ortadoğu'ya yayın yapmaktadır. TRT Avaz kanalı da Türk dünyasına yayın yapmaktadır. Ayrıca Anadolu Ajansı 91 yıllık tecrübesiyle bütün dünyaya haber akışı sağlamaktadır. Ayrıca İngilizce ve Arapça web sitesinden yayın yapmaktadır. Web sitelerimizden 30'dan fazla dilde yayın yapılmaktadır.

Anadolu Ajansı ile Antara arasında TRT ile Endonezya Devlet kanalı arasında işbirliği anlaşmaları vardır. Arşivler karşılıklı olarak birbirine açıktır. Ayrıca, çocuk, spor belgesel kanalları var. Endonezya ile müşterek programlar yapmak, belgeseller çekmek isteriz. Endonezya'dan özel televizyon kanalları da destek isterse o desteği veririz.'

Televizyon dünyası ve internet medyası

Başbakan Yardımcısı Arınç, internet alanındaki düzenlemelere ilişkin, 'Demokratik olmayan yönetimler, bu güçlerini korumak için sosyal paylaşım sitelerini, interneti engellemek istedi. Fakat Tunus'ta fakirliği protesto etmek için kendini yakan gencin görüntüleri, bu sosyal ortamlarda, internette yayıldı. Yasakla netice alınmaz' diye konuştu.

İnternetin sorumsuz ve sınırsız bir alan olduğunu dile getiren Arınç, 'Maalesef pek çok şiddet içeren, pornografik yayın yapan siteler var, hatta nasıl öldürebilirsin gibi cinayete teşvik eden siteler var. Bütün bunlardan merak saikiyle bile insanlar istifade etmeye çalışıyorlar. Artan suçlarda daha önce işlenmemiş suç şekillerinin artmasından maalesef bunun da rolü var' dedi.

'Haber portallarını, basın kanunu içinde düşündük. Haber sitelerinde görev yapanların basın kartı alabilmesine fırsat verdik' diyen Arınç, 'Paylaşım sitelerini bir sisteme oturtmak mümkün değil. Ancak internet yoluyla işlenen suçlarla ilgili ceza kanununda düzenleme var. Endonezya ile sosyal medya ve internet alanına ilişkin düzenlemelerimiz konusunda enformasyon sunabiliriz' dedi.

Medya yöneticilerinin soruları üzerine, Türkiye'deki RTÜK Kanunu ve RTÜK'ün görev ve sorumluluk alanı hakkında bilgi veren Arınç, 'Eğer Endonezya'da bu konuda bizden destek ve işbirliği isteği olursa, bizdeki uygulamalar ve yasalar konusunda bilgi verebiliriz' diye konuştu.

Bilim ve havacılık işbirliği

Katılımcıların, bilim ve teknoloji alanında üniversiteler arasında işbirliği geliştirilmesi önerisi üzerine Arınç, Türkiye'deki üniversitelerle Endonezya'daki üniversiteler arasında aracılık yapacağını söyledi.

Bülent Arınç, havacılık alanında işbirliğinin artırılması ve Endonezyalıların umre ve hac öncesinde ve sonrasında İstanbul'u da ziyaret etmesi için öneriler üzerine, konuyu yetkili bakanla görüşeceğini kaydetti.

'AB üyeliğini halkımıza soracağız'

Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin ne durumda olduğunun sorulması üzerine Arınç, şunları söyledi:

'Türkiye AB'ye katılmak istiyor. Bu çok eski bir konu. Önümüze pek çok engel çıkıyor veya çıkarıyorlar. Biz bize düşen görevleri yapmak için gayret ediyoruz. Ama Türkiye seçenek olarak sadece AB'ye yönelmiş bir ülke değil. Bir taraftan AB, diğer taraftan ABD var. Türkiye ABD ile model ortaklık içinde. Bir taraftan Asya, diğer taraftan Afrika ile ilişkiler içindeyiz. Afrika'da son dönemde 30 büyükelçilik açtık. Tek odaklı dış politika olmaz. O geçmişteydi. Biz Türkiye'nin gücünü kalitesini ve dünyaya olan katkısını tanıtmak istiyoruz. AB, bizim için olmazsa olmaz değil. Biz AB ile bir diskoda tanışarak, anlaşarak, severek birlikteliği ortaya koymadık. 1963'teki beyandan bu yana devam eden bir süreç bu.

Avrupa'da pek çok ülkede kriz sebebiyle iktidarlar değişti. Ama Sarkozy ve Merkel 'Merkozy' denilen şekilde birbirlerine destek olarak, borç alarak iktidarda kalmaya devam ediyor. Siyasi istikrar ile ekonomik istikrar siyam ikizi gibi birbirinden ayrılamaz. Türkiye bu istikrarı 50 yıl sonra buldu. Türkiye, AB'nin istediği reformları yaptı. Biz AB'yi bir demokrasi standardını yakalamak için düşündük. Ama şimdi yeni sivil anayasa yapıyoruz. Türkiye son dönemde sivil-asker ilişkileri bakımından da en ideal noktaya geldi. Şimdi AB'ye, 'bizi nolur alın' noktasında değiliz. Onlar önce düştükleri ekonomik krizden nasıl kurtulacaklarını düşünsünler. AB konusunda kararı halkımızın vermesini isteyeceğiz.'

'AB'ye girecek olmamız Endonezya ile ilişkilerimizi keseceğimiz anlamına gelmez'

Arınç, Türkiye'nin AB üyesi olması durumunda İslam dünyasıyla ilişkilerinin nasıl bir yola gireceğinin sorulması üzerine, şöyle konuştu:

'Biz AB'ye tam üyeliğe önem veriyoruz. Bu hedefimizden vazgeçmiş değiliz. Çünkü tam üye olduğumuz zaman halkı Müslüman olan ilk ülke olacağız. Unutmayın biz bu dünyaya yabancı değiliz. Avrupa'daki Müslüman sayısı 10 milyondan fazladır. Avrupa'da 4 milyon Türk yaşıyor. Müslüman ülkelerin AB'deki temsilcisi olacağız. Bu dünyanın birikimlerini AB'ye taşımak, Avrupa'nın birikimlerini bu dünyaya taşımak istiyoruz. AB'ye girecek olmamız Endonezya ile ilişkilerimizi keseceğimiz anlamına gelmez. Bir ayağımız Türkiye'de olacak. Diğer ayağımızla tüm dünyayı dolaşacağız. Türkiye merkezli çok yönlü diplomasi. AB'ye girecek olmamız sizi endişeye sevk etmesin.'

Toplantıya eski Endonezya Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Endonezya Kızılayı Başkanı Yusuf Kalla, Kabine Sekreteri Dipo Alan, Sosyal İşler Bakanı Salim Segaf Al Jufrie, İletişim ve Enformasyon Bakanı Tifatul Sembiring da katıldı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim