• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Amerikan “Yandash Medyası”ndan Cehalet ve Çarpıtma Dolu 3 Örnek!

Amerikan “Yandash Medyası”ndan Cehalet ve Çarpıtma Dolu 3 Örnek!
Türkiye gazetesi yazarı Yıldıray Oğur bugün üç haberle özellikle Amerikan basınının son dönemde artan Türkiye haberlerindeki cehalet, çarpıtma ve kara propagandayı çarpıcı biçimde gözler önüne serdi.

 

“Amerikan ‘yandash medyası’ndan haberler okudunuz” diyen Oğur’un verdiği üç örnekte de 3 imzada da bir Türk gazetecinin imzası vardı.

İşte güne damga vuracak yazı:

DÜNYANIN EN BÜYÜK HABER AJANSININ HER CÜMLESİ CEHALETLE DOLU HABERLERİ
 
Şöyle başlayan bir haber:

“Düzeltme: 14 Ocak tarihli İstanbul’daki İslam Devleti grubu destekçileri haberinde, The Associated Press yanlışlıkla İstanbul’dan başkent diye bahsetmiştir. Ankara Türkiye’nin başkentidir, İstanbul en büyük şehridir.”
Gerisini okumaya ne gerek var hissi uyandıran bir düzeltme.
Ama dünya çapında 1700 gazete, 3000’e yakın TV abonesi olan Amerika merkezli dünyanın en büyük haber ajansının milyonlarca insana ulaşan haberinin neredeyse her cümlesi böyle düzeltmeleri gerektiren cehaletlerle dolu.
Cehalet doğru kelime mi emin olamıyor insan. Çarpıtma, dezenformasyon, haberciliğin en temel ilkelerini çiğneyip geçme, daha doğru olurdu sanki.
 
İŞTE CEHALET ÖRNEKLERİ
 
Amerikan medyasında son bir ayda çıkan pek çok başka Türkiye haberinde olduğu gibi, diye eklemek de. Obama yönetiminin Türkiye ile IŞİD kapışmasıyla aynı anda cehalet, çarpıtma, dezenformasyonla dolu bir medya kampanyası başladı Amerikan medyasında.

Adını koymadan önce neden bahsettiğimize birkaç örnekle yakından bakalım.
Raphael Satter ve Işıl Sarıyüce imzalı AP haberi İstanbul’dan yapılmış. Haber, skandal düzeltmesinin ilk cümlesinden anlaşılacağı gibi “İstanbul’daki IŞİD izlerini sürme” iddiasında.

Bundan biraz daha iddialı başlığı şöyle: İstanbul IŞİD desteğinin işaretleriyle sarsıldı/titredi. Habere göre IŞİD’e desteğin işaretleri İstanbul’un her yerine yayılmış…

Peki neymiş bu İstanbul’u titreten IŞİD işaretleri?
İlki haberin üzerine oturtulduğu 26 Eylül’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki olayda görülmüş.
AP haberinin videolu versiyonunda tekbir getirip masa-pano dağıtan maskeli bir grup var. Grubun saldırdığı Kobani afişleri ve standı açan kız öğrencinin söylediğine göre bunlar IŞİD’çi. (Bu eylemi yapanlar arasında PKK’nın üniversite gençlik örgütlenmesi olduğunu ise bilmemize zaten gerek yok.) AP de iddia edilen diyor ama, zaten tekbir getirip Kobani protestosuna saldırdıklarına başka ne olabilir ki? Adamlara siz kimsiniz diye sormamışlar da.

O eyleme saldıran grup Müslüman Öğrenciler adıyla biliniyor. Grubun IŞİD’le uzaktan yakından örgütsel ya da fikirsel olarak bir alakası yok. IŞİD’in lideri Bağdadî’nin kısa pantolonla Bağdat’ta dolaştığı günlerden beri var olan Müslüman Gençlik adlı ünlü İslami gençlik örgütlenmesinin devamı olduklarını iddia eden dar bir grup bu. Örgütlü olarak yaptıkları tek şey de kampüste İslam’a hakaret edildiğini düşündükleri afiş, eylemcileri önce uyarıp sonra da saldırmak. Kobani standına saldırmalarının sebebi de IŞİD bahanesiyle İslam’a hakaret edildiğini düşünmeleri. IŞİD Suriye’de destekledikleri gruplardan biri bile değil. Ama bunca ayrıntıya ne gerek var. Onlar İstanbul’u titreten IŞİD’çiler işte.

Ama IŞİD’in bütün İstanbul’u sardığı haberine bu dar öğrenci grubu delil olarak yetmez. AP, üniversiteden birkaç blok ötede olduğunu söylediği küçük bir kitapçıda almış soluğu. Nereye gitsen IŞİD ya. Osman Akyıldız’ın sahibi olduğu Küresel Kitap’ta Bin Ladin kapalı dergiler, siyahlı beyazlı cihadist bayraklar, kitaplar falan… Peki IŞİD nerde?

Kitapçıda çekilen fotolardan birinin altında IŞİD bayrağı yazıyor. Bayrak IŞİD’in siyahlı bayrağının beyazı. Kenarlarında da altın renkli süslemeler olanı. Hz. Muhammed’in rayesi (bayrak) siyah olduğu için 1400 yıldır cihad bayrakları siyah olur. Ayrıca yine IŞİD’i “Siyah Sancaklılar” üzerine bir hadisin motive ettiği düşünülürse o bayrağın dişi-beyaz versiyonunu da kullandıklarını pek zannetmiyorum. Zaten kitapçıda IŞİD işaretleri olarak çektikleri diğer fotoğraflara bakınca AP muhabirlerinin Peygamber’in mührünün IŞİD’çi tasarımcıların elinden çıktığını zannettikleri düşünülebilir. Halbuki IŞİD bayrağında kullanılan o mührün orijinaline de epey yakın yerlerde dolaşmışlar. Allah’tan birkaç blok ötedeki Topkapı Sarayı’na gidip Kutsal Emanetler Dairesi’ne girmemişler, yoksa Hz. Muhammed’in Mukavkıs’a gönderdiği mektubun altındaki mührü de İstanbul’daki IŞİD işaretleri listesine ekleyebilirlermiş. IŞİD işareti diye fotosunu çektikleri diğer siyah bayrakta ise IŞİD bayrağında olduğu gibi La İlahe İllallah Muhammedün Resulullah yazıyor. Bu bayrağın yeşili de Suudi Arabistan’ın bayrağı. Hani jetleriyle IŞİD’i vuran ülkenin.

Zaten Küresel Kitab’ın sahibi Osman Akyıldız’ın kim olduğu da bir Google uzaklığında. Akyıldız IŞİD’le Amerika’dan daha sert kapışan cihadist teorsiten Makdisi’yi Türkçe’ye çeviren, IŞİD karşıtı cihadist gruplara yakın bir isim. Hatta geçen sene bir ara da “her yerin IŞİD olduğu” İstanbul’da polis tarafından tutuklanmıştı.
AP haberinde durum böylece 2’de 0 oldu. Tabii Bağcılar’daki Türkiye medyasında da haberleri çıkan “IŞİD hediyelik mağazasına” da gitmişler. Hani camına hiçbir grupla bir alakamız yoktur diye afiş asmak zorunda kalan İslamcı cihatçı sert tshirtler satan dükkana. Onlar da komşulardan ve polisten gelen baskılara dayanamyıp kapatmak zorunda kalmış. İstanbul’un her tarafını saran IŞİD işaretlerinde durum 3-0.

“Koskoca şehirde olur bu kadarı, belki hiçbiri IŞİD’çi değil” diye arada nağmeler de geçilen (o zaman neden bu haber) haberde yorum da Afgan Kraliyet ailesi mensubu Kemalist-Neo-con olayla hiçbir alakası olmayan tam tarafsız bir akademisyene yaptırılmış: Bu işler hep böyle başlar işte.

Ama her tarafı dökülen, önüne geleni IŞİD’çi deyip, dememiş gibi de yapan haberin sonu da IŞİD korkusuyla dolu öğrencilerle bitirilmiş: “Bütün Ortadoğu’yu terorize eden bir grup üniversitenize girerse siz ne hissedersiniz?”
Ne diyelim umarız AP haberini okuyan koalisyon güçleri İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni de vurmaz.
 
ÜÇ CEHALET, ÇARPITMA, DEZENFORMASYON DOLU HABERLERE İŞTİRAK EDEN TÜRK GAZETECİLER
 
Diğer haberlere pek yer kalmadı.

New York Times’da Tim Arango ve Şebnem Arsu imzalı bu habere örneğin. http://www.nytimes.com/2014/10/15/world/europe/turkey-airstrike-kurds-isis.html?_r=0.

Kobani ayaklanması günleri PKK’lıların doçkalarla Dağlıca Karakolu’na saldırmasından sonra Suriye devriyesi için havada olan jetler tarafından Türkiye sınırları içinde saldırgan grubun vurulmasını şöyle vermişti gazete:

“Uluslararası baskı artmaktayken, Türkiye Pazartesi günü kararlı bir askerî harekâta girişti. Ama Türkiye’nin Batılı müttefiklerinin onu mücadele etmeye teşvik ettiği İslâm Devleti militanlarına karşı değil, İslâm Devleti’yle savaşan Kürt militan grubuna karşı.”

IŞİD’le savaşan Kürt grupları vuran Türkiye. Sadece Dağlıca’nın haritadaki yerine bakmak bile yeterli haberdeki art niyeti, çarpıtmayı görmek için. Tabii haberde bir karakola saldırı üzerine bu bombalamanın olduğunu bulabilenler. Ayrıca Kandil bile kimsenin ölmediğini açıkladığı bu olaydan New York Times kadar rahatsız olmadı. Yine NYT’ye kötü haber bu çözüm sürecindeki ateşkesin bittiği anlamına da gelmedi.

Bu olayı ateşkesin bitişi olarak veren The Wall Streed Journal’dan Emre Peker’in haberine göre ise http://online.wsj.com/articles/turkish-warplanes-bomb-kurdish-pkk-in-turkey-1413296160?tesla=y, Kobani olayları sırasında 36’dan fazla insan polisle girdikleri çatışmada öldü.

Kobani olaylarında PKK’lıların saldırılarında ölenlerin faillerini üç harflilere bağlayan İHD’nin raporu bile daha objektif.

Bu üç cehalet, çarpıtma, dezenformasyon dolu haberin altında isimleri yer alan, herhalde politik angajmanları nedeniyle bunca cehalete, dezenformasyona büyük bir zevkle iştirak eden Türk gazeteciler Amerikalı meslektaşlarına tarif eder artık.

Artık adını koyabiliriz: Amerikan “yandash medyası”ndan haberler okudunuz…
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim