• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 30 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

ALLAH İLE ALDATANA HODRİ MEYDAN!

ALLAH İLE ALDATANA HODRİ MEYDAN!
Kemalist Teolog olarak bilinen Yaşar Nuri Öztürk'e reddiye babında mufassal bir makale ile cevap veren Dinler Tarihi ve Siyaset Felsefesi uzmanı Dr.Lütfü Özşahin, Analiz Merkezi'ne konuştu: Yaşar Nuri Öztürk ile istediği kanalda istediği zaman tartışabili

 

 

 

 

 

 

"İlmi ve fikri namusunu koruyan her bilim adamının kabul edeceği gibi, Mustafa Kemal ile İmam-ı Azam'ı kıyaslamak yahut düşüncelerinin ve yapmak istediklerinin aynı olduğunu söylemek kasıtlı, ideolojk ve siyasal menfaatlere yönelik bir saptırma olduğu gibi, aynı zamanda anakronizmin tavana vurmuş en uçuk noktasıdır. Şimdi maddeler halinde birkaç temel noktayı aydınlatalım."


diyerek girizgahını yaptığı makalesinde, İmam- Azam Ebu Hanife ile Mustafa Kemal'i kıyaslamanın nasıl bir abesle iştigal olduğunu tavzih eden Dr.Lütfü Özşahin, Analiz Merkezi Yayın Yönetmeni Fatih Tezcan'a yaptığı açıklamada, Yaşar Nuri Öztürk'ün mezkur makaleyi okuduktan sonra kendisine ortak arkadaşları vasıtası ile döndüğünü, 'İlahiyat Fakültesi'nde bir tartışma yapabileceklerini' söylediğini ancak şu ana kadar hiçbir randevulaşmanın olmamasının Öztürk'ün 'havlu atması' olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.

İşte o makale :

 

Numan bin Sabit; İmam-ı Azam yahut Ebu Hanife olarak tüm İslam dünyasının belleğinde tartışmasız yerini alan büyük İslam hukukçusu. Fıkıhta ve İslam düşüncesinde İslam geleneğinin belkide en büyük kilometre taşı olarak kabul edilebilir.

Şimdilerde bu mümtaz sima ile asker, siyaset ve devlet adamı Mustafa Kemal'i özdeşleştiren bazı aklı evveller zuhur etti ülkemizde. Şüphesiz böyle bir karşılaştırmanın ne düşünsel, felsefi, ne akademik, ne epistemolojik, ne entelektüel ne de tarihsel bir temeli var. İlmi ve fikri namusunu koruyan her bilim adamının kabul edeceği gibi, Mustafa Kemal ile İmam-ı Azam'ı kıyaslamak yahut düşüncelerinin ve yapmak istediklerinin aynı olduğunu söylemek kasıtlı, ideolojk ve siyasal menfaatlere yönelik bir saptırma olduğu gibi, aynı zamanda anakronizmin tavana vurmuş en uçuk noktasıdır. Şimdi maddeler halinde birkaç temel noktayı aydınlatalım.

KIYASLAMA İKİSİNE DE HAKSIZLIK

8. yy.'da, farklı siyasal, tarihsel, sosyal, kültürel ve ekonomik koşullarda yaşamış bir İslam hukukçusunun fikir ve düşüncelerini, Batı'dan özelikle Fransız aydınlanmasından etkilenmiş, Türkiye'nin yönünü Batı medeniyeti, hatta muasır medeniyeti aşmak olarak göstermiş hayatının üçte ikisini asker olarak geçirmiş, harf inkilabından, takvimlerin değiştirilmesinden kılık kıyafet devrimine, medeni hukuka, keza ceza, borçlar, eşya ve aile hukukuna kadar Batı medeniyetini pozitif hukuku ölçü olarak kabul etmiş askeri ve siyasi bir lideri İmam-ı Azam'la eşitlemek tam manasıyla hem İmam-ı Azam'a hem de Mustafa Kemal'e iftira etmekle eş anlam taşımaktadır.

Zira İmam'ı Azam'ın hukuk metodolojsinin temel referansları Kur'an ve sahih sünnettir. Halbuki, modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal, tüm devrim ve inkilap hocalarının, keza hukukçu öğretim üyelerinin de kabul edeceği gibi devletin kamusal alanında geçerli olacak hiçbir devrimi ve yasayı İslam Hukuk metodolojisine, keza İslam düşüncesine göre uyarlamamıştır. Zira bunu da açıkça söylemekten çekinmemiştir. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi D. V, C. 20, Sa. 3 Mustafa Kemal Atatürk'ün 1 Kasım 1937 Meclis konuşması)

Mustafa Kemal'in yaptığı devrimlerle İmam-ı Azam'ın intikamını aldığını söylemek, yazmak ciddi bir şekilde ilmi geleneğin yerleştiği ülkelerde sizi temin ederim kişinin akademik unvanının yanı sıra ilkokul diplomasının bile iptal edilmesine neden olabilir. Neden? Hayatında İmam'ı Azam'ın hiçbir eserini okumayan Mustafa Kemal'in, 1225 yıl sonra 8. yüzyılda Halife Mansur tarafından işkence ile şehit edilen Ebu Hanife'nin intikamını aldığını söylemek hangi ciddi bir ilmi ve akademik araştırmaya sığar.

Sonra Mustafa Kemal onu şehit eden halife Mansur'u ve yardakçılarını en az 12 asır sonra Ankara'da bulamayacağına göre 20. yüzyılda onun intikamını kimden aldı. Anadolu halkından mı? Yoksa Mustafa Kemal döneminde yaşayan Anadolu halkı İmam-ı Azam düşmanı idi de biz mi bilmiyoruz? Ya da Mustafa Kemal'in muhalifleri kategorisinde değerlendirilen Kazım Karabekir, Çerkez Ethem, Cavit Bey, İskilipli Atıf Hoca, Ali Şükrü, Şeyh Said, Said Nursi, Dr. Nazım, Ziya Hurşit, Laz İsmail, Topal Osman vs. İmam- Azam'ın düşmanı olduğu için mi cezalandırıldı? Yani bu adamlar Halife Mansur'un yardakçıları olarak İmam-ı Azam'ın şehit edilmesinde görev mi aldılar? Bu ne biçim bir aklı yürütmedir? Muhaliflerin derdi Ebu Hanife'nin fikirlerinin ve hukuk anlayışının yayılmasına mani olmak mıdır? Ya da Atatürk döneminde İmam-ı Azam düşmanlığı ile meşhur, ona işkence edilmesinden zevk duyan din alimleri mi vardı? Pes doğrusu.

KİM AKILCILIĞIN ÖN CÜSÜ?

Efendim İmam-ı Azam akılcılığın ön cüsü imiş? Bundan dolayı Atatürk'le kıyaslanabilirmiş, hakikaten armutla elmaların bu derece karıştırılması her düşünce adamını çileden çıkarabilir. Zira en hafifinden Arsito mantığı okuyan her birey asla bu hatayı yapmaz. Zira İmam-ı Azam rey'e yani akla önem verirdi ama onun akıl anlayışı asla Kur'an ve sünneti red eden bir temele oturmazdı. Yani akıl, vahiy ve sahih sünnetten sonra devreye girerdi. Halbuki az buçuk felsefe okuyanlar bilir ki, doktriner anlamdaki rasyonalizm-akılcılık hiçbir konuda akıldan başka bir bilgi kaynağını temel referans olarak kabul etmez. Yani bir bilgi kaynağı olarak vahyi ve kutsal kitapları reddeder. Peki bu bağlamda İmam-ı Azam nasıl akılcı oluyor, yahut nasıl aydınlanmacı olduğu iddia edilen Mustafa Kemal'le aynı düşünüyor? Varın siz karar verin.

Efendim o zulme ve adaletsizliğe karşıymış. El cevap doğru. Fakat burada da bir saptırma var. Zira İmam-ı Azam muhalefetini mazlum ve ezilen halka karşı değil düzenin simgesi ve uygulayıcısı olan zalim Mansur'a karşı yapıyordu. Yani İmam-ı Azam ilim anlayışının yanında, aynı zamanda siyaseten muhalefeti de temsil ediyordu. Halbuki, Atatürk, Cumhuriyet Türkiyesi'nde muhalefeti değil düzenin kurucusu ve simgesi olarak iktidarı temsil eder. Bundan dolayı bu nokta da İmam-ı Azam ve Mustafa Kemal arasında konum olarak hiçbir benzerlik yoktur. Sonra İmam-ı Azam gücünü Mansur'dan almıyordu ki, kendi imanından, ilminden ve ehlibeyt sevgisinden alıyordu,

Halbuki, hiçbir ilmi kritere sığmayacak bir şekilde İmam-ı Azam ve Mustafa Kemal'i özdeşleştirmeye çalışanlar, Ebu Hanife'nin aksine, gücünü halktan değil, Mustafa Kemal'den yani cumhuriyetin kurucusundan, müesses düzenden alıyor, onun arkasına sığınıyor Ona, yani Ataürk'e sırtını dayayarak, hatta onun yaptıklarını ve düşüncelerini saptırarak tutarsız eleştiriler yapıyor. Diğer yandan İmam-ı Azam'ı hatta Hz. Peygamber'i de payanda yaparak dindar ve mütedeyyin Müslümanları keza cemaatleri hedef tahtasına koyuyor. Milletin özgür iradesi ile seçtiği iktidarı cumhuriyet düşmanı olarak gösteriyor. Halbuki, aydın olmanın en belirgin özelliklerinden birisi, adalet ve hak merkezli olarak müesses düzene karşı eleştirel bir tavır takınabilmektir..

HANGİ MİLLİYETÇİLİK

'İmam-ı Azam Arabizm'le mücadele etmiş' bu da tam bir anokronik yaklaşım. Zira İmam-ı Azam döneminde doktriner anlamda bir Arap milliyetçliği yoktu. Doktriner anlamdaki milliyetçilikler aydınlanma ve Fransız ihtilalinden sonra uluslaşma sürecinde ortaya çıkmıştır, elbette ki, Emevi ve Abbasi halifelerinin kabile, asabiyet, ganimet merkezli olarak mevali kökenlilere karşı zalimce uygulamaları olmuştur. Ancak bu doktriner anlamdaki temelini Corci Zeydan, Mişel Eflak, Salah Bitar ve Zeki Arsuzi gibi Sorbon çıkışlı oryantalist kafalı yer yer İslam düşmanı bireylerin modern Baascı Arabizmi'yle asla özdeşleştirilemez. Zira İmamı-Azam'ın mücadelesinin odak noktasında İslam akidesine dayanan Kur'an ve ehli beyti merkeze alan bir siyaset anlayışı vardır. Bundan dolayı onun mücadelesini modern anlamdaki 19. yy. Arap ırkçılığına indirgemek son derece yüzeysel, derinliksiz ve o derece gayri ilmi bir anlayıştır.

Ayrıca İmam-ı Azam'ın hukuk metodolojsini kabul etmeyen ve onun siyaset anlayışını ve fıkıh usulünü eleştiren her müctehidi sanki onun düşmanı, keza saltanat yardakçısı gibi lanse etmek, en hafifinden böyle bir his uyandırmak gayri ahlakidir. Öyle ki, ehli beytin 6. imamı İmam Cafer de İmam-ı Azam'ın kıyas metodunu kabul etmez, keza Süfyan'üs Sevri, İmam- Malik, İmam Hanbel'de tıpa tıp İmam-ı Azam'ın hukuk metodolojisini benimsemezler ama onlar ne saltanat yardakçısıdır ne de İmam-ı Azam düşmanı. Halbuki, birileri Atatürk'le İmamı-ı Azam'ı özdeşleştirmeye çalışan yazara çok rahatlıkla Atatürkçülük üzerinden zinde kuvvetlere, darbeci odaklara, mütedeyyin Müslümanları aşağılayan layüsel, otoriter, jakoben ve tuzu kuru kesimlere yardakçılık yaptığını söyleyebilir.

Yazar kitapta gelenekçiliği sürekli olumsuz anlamda kullanıyor. Halbuki, tradition düzleminde gelecek nesillere aktarılma anlamında din de bir gelenektir. Yani Kur'an ve İslam, önceki nesiller tarfından yazılıp, ezberlenip nesilden nesile bize aktarılmasaydı biz yeni bir peygamber gelmedikçe dinimizi özellikle kültür ve ritüelleriyle bilemezdik. Hatta bu anlamda herşeyin bir geleneği vardır. İlim, teknik, felsefe, sanat, irfan, edebiyat, musiki geleneksiz olarak anlaşılamaz ve aktarılamaz. Şüphesiz Kur'an'ın olum-suzladığı ilmi ve kadim (perennial) anlamdaki gelenek değil, müşriklerin Kur'an'a uymayan örf, adet ve alışkanlıklarıdır.

LÜTFÜ ÖZŞAHİN / Dinler Tarihi Uzmanı

Fatih Tezcan

AnalizMerkezi.com GYY

iLGİLİ:

ALLAH İLE ALDATANIN ÖNDE GİDENİ!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim