• BIST 109.166
  • Altın 153,787
  • Dolar 3,8247
  • Euro 4,5082
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 9 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Aksa İçin Meydanlardaydılar

Aksa İçin Meydanlardaydılar
İslami Cihad Hareketi'nin düzenlediği yürüyüşe binlerce Gazzelinin yanı sıra çok sayıda Kudüs Seriyyeleri savaşçıları da katıldı.

 

 

 

 

 

İslami Cihad Hareketi'nin, Batı Şeria'daki direnişçilerin hedef alınması, Mahmud Abbas'ın dolaylı müzakerelere başlama kararı ve İsrail'in mukaddesata yönelik saldırılarını protesto etmek için dün Cebeliya'da düzenlediği yürüyüşe binlerce Gazzeli katıldı.

Yürüyüşe İslami Cihad'ın askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri de askeri elbiseler giyen yüzlerce savaşçısıyla katıldı. Aynı saatlerde Kudüs Seriyyeleri'ne bağlı başka bir birlik, işgalcilerin herhangi bir saldırısına karşı, tatbikat yapmaktaydı.

Yürüyüşte konuşan İslami Cihad liderlerinden Muhammed Hindi, "Dolaylı müzakereler, 20 yıl devam eden doğrudan barış müzakerelerinde olduğu gibi halkımıza yeni bir şey getirmeyecek. Filistin topraklarının kurtarılmasına katkı sağlamayacak" dedi.

Mahmud Abbas yönetiminin Batı Şeria'daki direnişçileri hedef alan saldırılarını "düşmana hizmet" olarak niteleyen Hindi, Abbas'ın ister dolaylı isterse dolaysız barış müzakerelerine başlama kararını kınadığını söyledi.

Arap rejimlerinin, İsrail'e 4 aylık bir müzakere fırsatı daha sunmasını eleştiren el Hindi "Arap rejimleri, Filistin halkı adına, düşmanımızla müzakereleri yürütmek için yetkilendirilmiş değil" dedi.

el Hindi konuşmasında "Toprakların gasbedildiği ve Kudüs'ün Yahudileştirildiği bir dönemde, müzakerelere yeniden başlamanın, Filistin halkı için ne gibi bir çıkar olabilir?" diye sordu.

el Halil ve Kudüs'teki Filistinlilerin direnişini takdirle anan Hindi, "Siz, hak bir dava üzerinesiniz. Biraz daha sabırlı olmanızı temenni ediyorum" dedi.

İsrail'in 150 İslami eseri Yahudiliğe ait ulusal eserlere eklediği, Kudüslüleri gece vakti evlerinden kapı dışarı ettiği bir dönemde sessiz kalan Arap Birliği'nin, Fetih Hareketi'nin İsrail'le yapacağı dolaylı barış müzakerelerine onay vermesini eleştirdi.

 


 

HAMAS: Mescidi Aksa'yı Korumak İçin Tüm Seçenekler Açıktır!

Hamas'ın resmi sözcüsü Sami Ebu Zuhri, bugün Mescid-i Aksa'ya saldıran İsrail'i uyardı.

Sami Ebu Zuhri, Mescid-i Aksa ve Halil İbrahim Camii'nde bugün düzenlenen saldırılara yanıt olarak Filistin halkının önünde tüm seçeneklerin açık olduğunu söyledi.

İsrail'le müzakerelerin yeniden başlamasına karşı çıktıklarını belirten Ebu Zuhri "Mescid-i Aksa'da artan gerilim, Siyonistlerin sayısız suçlarına, Yahudileştirme ve yerleşim merkezi inşasının devam etmesine rağmen Fetih sultasıyla Siyonist işgalciler arasındaki müzakerelere Arapların onay vermesinin neticesidir" dedi.

"Mukaddesatımızı korumak için halkımızın önünde tüm seçenekler açıktır" diyen Ebu Zuhri, İsrail'in işlediği suçlara karşı İslam ümmetini harekete geçmeye çağırdı.

Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki Filistinlilerin bugün gösterdikleri direnişi takdir ettiklerini belirten Ebu Zuhri, "İşgalcilerle müzakere masasına dönmek, ulusal bir suçtur. Halkımız, bu suçu asla affetmeyecektir" dedi.

İsrail askerlerinin bugün Cuma namazı vaktinde Mescid-i Aksa'ya girmek istemesi üzerine çıkan çatışmalarda 60 Filistinli yaralanmıştı.

 


 

Salah: Mekke ve Kâbe İşgal Altında Olsaydı Ne Yapacaktınız?

Müslümanların Mescid-i Aksa'ya gerektiği gibi sahip çıkmadığını belirten Şeyh Raid Salah, Müslümanları kitlesel eylemlere çağırdı.

İsrail, 16.03.2010 tarihinde Mescid-i Aksa'nın batı duvarına sadece bir kaç m. uzaklıkta Harap adlı bir sinagog açmayı planlıyor. İsrail'e göre bu sinagog, Mescid-i Aksa'nın yıkılarak yerine inşa edilecek Süleyman mabedi için fiili bir başlangıç olacak. Uluslararası Yahudi örgütler de çağrıda bulunarak, 16 Mart gününü uluslararası bir gün ilan ederek, bugünde kutlama yapmalarını istedi.

İsrail, bir hafta önce de Halil İbrahim ve Bilal bin Rabah Camii'ni, Yahudiliğe ait ulusal eserler listesine ekledi. İsrail'in ilerleyen günlerde ilan edeceği yeni liste ise tehlikenin ne derece büyük olduğunun göstergesi. İsrail, Mescid-i Aksa'nın güney duvarından başlamak üzere, Silvan mahallesinin tamamını, Yahudiliğe ait ulusal eserler listesine eklemeye hazırlanıyor.

Kitlesel Eylem Çağrısı

İslami Hareket lideri Şeyh Raid Salah'a göre tehlike o kadar büyük ki artık yüz binlerin katıldığı protesto gösterileri ya da Kudüs'teki çatışmalar da yeterli değil. Çünkü tehlike beklenenden de daha büyük olacak.

Bununla birlikte Şeyh Salah, Müslümanların meydanlara inerek kitlesel eylemler düzenlenmesinini istiyor. Gazze savaşı sırasında İslam aleminde düzenlenen kitlesel protesto gösterilerinin son derece etkili olduğunu savunan Şeyh Salah, İslam dünyasının bugünden itibaren tıpkı Gazze savaşı sırasında olduğu gibi kitlesel protesto gösterilerine başlamalarını istedi.

Canlı Kalkan Olacağız

Aksa televizyonuna yaptığı açıklamasında Şeyh Salah "Ölünceye kadar bir saat dahi, gözlerimizi Mescid-i Aksa'dan ayırmamamız gerekiyor. Biz, düşmana karşı Mescid-i Aksa ve Kudüs'ü korumak için canlı kalkan olmaya devam edeceğiz. Kudüs'teki halkımız, üzerlerine düşen sorumlulukları kahramanca yerine getiriyor. Kudüslülerin oynadığı rol, çok mükemmel. Fakat düşmanın planlarına karşı zafer kazanabilmesi için tek başına yeterli değil.

Kudüs ve Mescid-i Aksa davası ağırdır. Müslümanlar, Kudüslülerin Mescid-i Aksa ve Kudüs için tek başlarına mücadele etmelerinin yeterli olduğunu düşünüyorsalar, yanılıyorlardır. Benim en fazla korktuğum husus, kısa bir süre sonra Kudüs elimizden çıkacak ve biz ağlayacağız. Mescid-i Aksa elimizden çıkacak ve biz ağlayacağız. Biz, Kudüslülerin oynayacağı rolün yanı sıra istisnasız tüm Müslüman ve Arapların oynayacağı role muhtacız" dedi.

Kudüs'teki gelişmelerin yeni bir intifadayı tetikleyeceğini belirten Şeyh Salah, İsrail'in dolaylı barış müzakerelerine başlama kararının da intifadayı engellemeyi hedeflediğini söyledi.

Kudüs'ün İşgali, Tüm Başkentlerimizin İşgali Demektir

Şeyh Salah, konuşmasına şöyle devam etti: "İsrail, bir Arap ya da İslam beldesinin başkentini işgal etseydi, bu ülkelerin yanıtını ne olurdu? Kudüs'ün işgal altında olması, tüm İslam ve Arap ülkelerinin başkentlerinin işgal altında olması demektir. İsrail Kudüs'ü işgal altında tutmakla, sadece Filistinlilere değil tüm Müslümanlara ve Araplara savaş ilan etmektedir. Kudüs ve Mescid-i Aksa işgal altında kaldığı sürece tüm İslam ve Arap ülkeleri, tam olarak bağımsız kalmayacak."

Şeyh Salah, açıklamasının devamında Müslümanların Kudüs'e davasına bağlılıklarının sınanacağını, Kudüs davasına gerçekten bağlı olanlarla olmayanların açığa çıkacağını bir kez daha vurguladı.

Mekke İşgal Altında Olsaydı Müslümanlar Ne Yapacaktı?

Şeyh Salah "Gerçekleşmesini istemiyorum. Fakat, ne demek istediğimi anlatabilmek için bir misal vermek istiyorum. İsrail, Mekke'yi ve Kabe'yi işgal etse Müslüman ve Arap halkları "Bu, Suudi Arabistan'ın davasıdır mı?" diyecek yoksa Filistin ve tüm İslam-Arap alemi "Suudi Arabistan, bizim de davamızdır mı" diyecek. Elbette ikincisi. O halde, Mescid-i Aksa ile Kabe arasında ne fark var. Bilmeyen varsa bir kez daha söyleyeyim, "Kudüs ve Mescid-i Aksa, işgal altında" dedi.

 İsra Haber

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim