• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 6 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

AK PARTİ'DEN GERÇEKER'E SERT TEPKİ!

AK PARTİDEN GERÇEKERE SERT TEPKİ!
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in açıklamalarına cevap verdi.

 







 

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in açıklamalarını ''Yargıtay'ın mazeretlerini sıralamaktan ibaret bir açıklama'' olarak algıladığını söyledi. Bozdağ, Yargıtay'ın iş yükünün eritilmesi için bir takım düzenlemeler konusunda muhtemelen adım atılacağını söyledi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, Gerçeker'in açıklamalarının anımsatılması üzerine, Gerçeker'in iş yüküne dair bir takım savunmalar yaptığını, mazeretler ileri sürdüğünü ifade etti.

Konuya ilişkin önceki ifadelerinin ''bazı basın organları tarafından çarpıtıldığını'' belirten Bozdağ, Yargıtay'ın bir günde bütün dosyalara karara bağlayabileceği gibi bir açıklamasının olmadığını, dosyaları öncelikli olarak görüşmenin Yargıtay'ın yetkisinde olduğunu ifade ettiğini kaydetti. Bozdağ, ''Sayın Başkan da benim dediklerimi yalanlamadı. Bunun yetkilerinde olduğunu doğruladılar'' dedi.

Bozdağ, Yargıtay'ın İlhan Cihaner ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili dosyalarda ''çok hızlı'' hareket ettiğini kaydetti.

Yargıtay'daki iş yükünün ağırlığının farkında olduklarını, ancak ilgili yasanın öngördüğü sürenin yaklaşık 6 yıl önce başladığını ifade eden Bozdağ, Gerçeker'in Yargıtay'ın daire sayısının artırılmasına ihtiyaç bulunmadığını, bölge mahkemelerinin kurulmasıyla bu işi kısa sürede halledebileceklerini söylediğini belirtti. Bozdağ, ''Bu, kendisi ile de çelişen bir açıklama. Bir yandan, 6 yıllık bir sürede dosyaları halledememenin mazeretlerini ileri sürerken, öte yandan 'aman Yargıtay'da daire kurulmasın, ben bu dosyaları 2-3 yıl içinde eritebilirim' diye bir yaklaşım var. Halbuki 6 senedir bu dosyaların tasfiyesi için mehil var, gerekli özen içinde bu sürenin kullanılmadığı gözüküyor. Umarım, bundan sonraki süreçte Yargıtay daireleri bu dosyaları süratle gündeme alarak değerlendirir'' diye konuştu.

Gerçeker'in açıklamasından sanki Hizbullah dosyasının ilk defa 2010 yılında Yargıtay'a geldiği gibi kanaat edindiğini belirten Bozdağ, ''Bu dosya Yargıtay'a kaç defa geldi onu da bilmiyorum. Fakat dosyanın Yargıtay'a gelişine baktığımızda tutukluğu sınırlandıran yasanın yürürlüğe gireceği tarih de dikkate alındığında gerekli özenin gösterilmediği ortaya çıkıyor. Umarım bundan sonraki davalar için Yargıtay önceliklerini tayin noktasında tutukluk ve zaman aşımı süreleri dolmak üzere olan dosyalara öncelik verir'' dedi.

-''HİZBULLAH DOSYASI KAÇ DEFA GELİP GİTTİ?''-

Hizbullah dosyasında 11 yıl öncesine giden tutuklamalar olduğunu belirten Bozdağ, şöyle devam etti:

''11 yıldır bir dava dosyası bitirilemez mi? Yargıtay Başkanımızın bunu açıklaması lazım. Örneğin Hizbullah dosyası kaç defa gelip gitti? 1996, 1998, 2000 yıllarında tutuklanıp tahliye olanlar var. Bu dosyalar niye bitmedi? Kaç defa Yargıtay'a geldi, kaç defa gitti? Bütün bunlara iyi bakmak lazım. Baktığınız zaman bu dosyaların bitmemesi ile ilgili pek çok soru ortaya çıkıyor. O nedenle, başka daireler bunları hızlandırıp sonlandırırken, 6 yıllık bir süre verilmesine rağmen bu süre zarfında bunların sonlandırılmaması konusunda elbette süreyi kullananların gerekli hassasiyeti göstermeleri kanun gereği kendilerinden beklenir. Çünkü, kanun sınır koyuyor.''

 

Yargılamanın hızlandırılması konusunda çalışma yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine de Bozdağ, Yargıtay'ın iş yükünün azaltılması için tedbirlere ihtiyaç bulunduğunu, kendilerinin de bu kanaatte olduklarını ifade etti.

Uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseseleri getirildiğini, hafif hapis cezası gerektiren bir çok suçun suç olmaktan çıkarılması için Kabahatler Kanunu'nu çıkardıklarını belirten Bozdağ, bunlarla Yargıtay'a giden dosya sayısının azaltılmasının amaçlandığını kaydetti.

Yargıtay'ın geçmişte bölge adliye mahkemelerinin kurulmasına karşı çıktığını, şimdi bunların kurulması yönünde bir yaklaşımın söz konusu olduğunu ifade eden Bozdağ, hakim ve savcı sayısını artırmaya çalıştıklarını, Danıştay kararıyla sınavların iptal edildiğini anlattı. Bozdağ, bu nedenle 2 yıla yakın süre hakim ve savcı alınamadığını söyledi.

Bozdağ, ''Pekçok iş yaptık yargı süreci hızlansın diye. Şimdi yetmiyor. Bölge adliye mahkemeleri önümüzdeki günlerde hayata geçecek. Yargıtay'ın iş yükünün eritilmesi için bir takım düzenlemeler konusunda adımlar muhtemelen atılacak'' diye konuştu.

-''SÜRECİ HIZLANDIRICI ADIMLAR ENGELLENMİŞTİR''-

''Dünyanın neresinde 10-15 yıl süren yargılama var'' diyen Bozdağ, şöyle devam etti:

''Yargı sürecini hızlandırmada hepimizin üzerine düşeni yapması lazım. Bu anlamda hepimizde kusur var. Ama maalesef konjonktürel yaklaşımlar nedeniyle süreci hızlandırıcı adımlar engellenmiştir. Örneğin bölge adliye mahkemelerinin kurulması geçmişte 'Yargıtay'a rakip yüksek mahkeme' gibi algılanmış ve bazı kesimlerce eleştirilmişti. Şimdi aynı çevreler 'bu mahkemeler yürürlüğe girsin ama Yargıtay'da daire sayısı artırılmasın' noktasında. Bunların tamamı hukuki değil siyasi yaklaşımlardır. Bu süreci hızlandıracak tedbirler neyse gereğini yapmak Meclis'in görevidir.''

Bir başka soru üzerinde ''Tahliyelerde kasıt aramadığını'' ifade eden Bozdağ, bir gazetecinin ''Yeni dairelere yeni HSYK üye seçeceği için karşı çıkıldığı belirtiliyor'' sözlerine ise şu karşılığı verdi:

''Yeni seçilen HSYK'da görev yapan hakim ve savcılar Yargıtay Başkanının taşıdığı sıfatlara ve niteliklere sahip kişilerdir, ama Yargıtay'ın üye sayısı 250 olduğu için oraya seçilememiş olabilirler. Bundan sonra Yargıtay'a seçilecek olan kişiler de aynı yetkinlikte kişiler. Bu ülkenin hakimleri ve savcıları arasında ayrımcılık yapmak hukuki bir yaklaşımdan çok siyasi ve ideolojik bir yaklaşımdır. Biz, hakimlerin hepsine aynı gözle bakılmasından yanayız.''

''Yargıtay Başkanı'nın açıklaması sizi tatmin etti mi?'' sorusuna ise Bozdağ, ''Yargıtay Başkanı'nın açıklamaları ortaya çıkan manzara ve durum karşısında Yargıtay'ın mazeretlerini sıralamaktan ibaret bir açıklama gibi geldi. Ben öyle algıladım. 6. Ceza Dairesi elindeki dosyaları pekala tasfiye ederken diğer daireler neden yapmadı? Bu soruya cevap verilemedi'' yanıtını verdi.

Yargıtay Başkanı Gerçeker'den açıklama:

BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYUYORUM

Öncelikle bu sorun ortaya çıktığında arkadaşlarımın hepsinden bilgi aldım. Bizi en çok üzen nokta, bütün arkadaşlarımızın fedakarca çalıştıklarını gördüğüm için haksız eleştiriler nedeniyle çok büyük üzüntü duyuyorum.  Ama ortada bir sakatlık var. Adalet hizmeti sağlıklı yürümüyor. Önemli olan mazeret üretmek değil çözüm bulmaktır. Sen haklısın, ben haklıyım demekle sorunlara çare bulunmuyor. 2005 yılında da 2010 yılında da daire sayımız aynı ama iş yükümüz arttı.

İŞ YÜKÜ AZALMAZ

Olayın boyutları çok büyük bu yapıyla ne kadar çalışırsanız çalışın iş yükü azalmaz. Bölge Adliye Mahkemeleri 2007 yılında devreye sokulacaktı. Bu 2010 yılına ertelendi. Ama faaliyete geçmedi. 2011 yılında Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçmeliydi ama yine mümkün olmadı.  Türkiye hakim sayısı bakımından Avrupa’nın en geri ülkesi. Hakim savcı sayısının mutlaka Avrupa standartlarına ulaşması gerekiyor. Herkes arşivlerimizin halini gördü. Bina sorunumuzu çözemedik.

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ FAALİYETE GEÇMELİ

Dün öyle söyledik bugün böyle söyledik diye bir şey yok. Adalet Bakanı Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçirileceğini söylüyor. Eğer öyle olursa daire sayılarının arttırılmasının bir anlamı yok. Yargıtay’a gelen dosya sayısı azalırsa biz de bir içtihat mahkemesi gibi çalışabileceğiz.

Bölge İdare Mahkemelerinin bir an evvel faaliyete başlaması gerekiyor. Hiçbir zaman yanlış bir şeyi kamuoyuna empoze etmeye çalışmama. Her zaman doğruları dile getiririm. Yargıtay adına benden başka kimse açıklama yapamaz. Ama bazı arkadaşlara yanlış anlama olmasın diye açıklama yapma yetkisi verdim.  Deniyor ki “bu dosyaların önlemi neden alınmadı”. Bu iddia doğru değil. Ben de ceza dairesinde görev yaptım. Bütün arkadaşlar tutuklu dosyaları gelir gelmez gerekeni yaptı. Her dosyanın inceleme prosedürü vardır. Her dosya aynı şekilde incelenmez. Tebligatların davaların taraflarına ulaşması gerekiyor. Gündemde olan dosya 85 klasör. 40 bin belde var içinde klasör. Başsavcılığa eylül ayında gelmiş. Eğer herhangi, bir noksanlık yoksa duruşma günü verilir. Ekim ayından Ocak ayına kadar bunların tamamlanması mümkün değil. 1 milyon 800 bin dosya var dairelerde. 21 bin tutuklu dosya var.

MASKEYLE DOSYA İNCELİYORLAR

Şimdi gidin arkadaşlar hala maskeleriyle dosyaları inceliyor. Önemli olan soruna çare bulabilmek. Adalet Bakanı açıklamalarından öneri paketleri olduğunu anlıyoruz ama bizim bilgimiz yok. Bizden görüş istenmedi. Tasarı haline geldiğinde belki bizden görüş sorarlar. Vatandaşın tepki göstermesi gayet doğaldır. Çünkü vatandaşın hükümetten yargıdan beklediği hakkının bir an önce teslim edilmesi suçluların bir an evvel cezalandırılmasıdır. Ancak bu, şu anki imkanlarla mümkün görünmüyor. Yasal düzenleme gerekiyorsa yasal düzenleme yapılmalı. Gecikmeden bu adımların atılması gerekiyor. Adalet sistemi hiçbir zaman siyasi bir meta geline getirilmemelidir.

50 BİN DOSYANIN ZARFI AÇILMADI

Şu anda acil olduğu için daireler tutuklu dosyalarının değerlendirmelerine devam ediyorlar. İstinaf mahkemeleri açılabilir ama yeterli personel yoksa sıkıntılar yine devam eder. Tutuklu dosyalar hiçbir zaman beklemiyor. Başsavcılıkta bekleyen tutuklu dosya sayısı 1200. 50 bin dosyanın zarfım açılmamış durumda başsavcılıkta. Devlet arşivinden yer tahsis ettik oraya gönderiyoruz dosyaları. 3 yerde bölge mahkemesi kurulması için AB bize para verdi.

HÜKÜMET NE YAPMAK İSTİYOR BİLEMİYORUM

Sadece üye seçmekle olmuyor. Ne kadar daire kurulacaksa o kadar da personel bulmamız gerekiyor.

Bölge adliye mahkemeleri faaliyete girecekse bu dosya birikimi birkaç senede eritilir ve iş kökünde çözülür. Dünyanın hiçbir yerinde 120’den fazla üyesi olan bir yüksek mahkeme görmedim. Biz yüksek mahkeme değiliz maalesef. Temyiz mahkemesi gibi çalışıyoruz.  Biz önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Yanlış ne varsa söylüyoruz. Yanlış olan şeyleri ben neden kabul etmeyeyim. Bunu çözecek olan sorumluluğu olanlardır. Bizim yazdığımız yazılara cevap gelmedi. Siyasi iradenin ne yapmak istediğini bilemiyorum. Varsayımlar üzerinden herhangi bir şey söylemek istemiyorum.

 

FARKLI DAİRELERDEN FARKLI KARARLAR ELEŞTİRİSİNE CEVAP

 

Ortada bir gecikme yok ki. Öne almama öncelik vermeme gibi bir durum söz konusu değil. O daire görevini gayet güzel yapmış. Ama o dairedeki dosya ile diğerindeki dosya bir değil ki. Oradaki dosyalar örgüt dosyaları.

Ben askeri yönetimde de çalıştım. Bize çelik kasayla verilirdi, 6 ayda okurduk dosyaları. Hakimlik vicdan sahibi olmak demektir. Yasal prosedürün işlemesi gerekir. Önemli olan bu sorunun bir an önce çözümlenmesidir.

CİHANER VE HABERAL KARARLARI

Hiçbir dosyada bir gecikme yok. öncelik almasın gereken dosyalar öncelik verilmiş. Bazı daireler var ki geldikten sonra dosya bir haftada çıkıyor. Dairelerin iş durumuna göre bu süreler değişebilir. Burada ortaya çıkmış somut bir gecikme durumu söz konusu değil. bu durum fiili imkansızlık nedeniyle ortaya çıkmış. Bugün Yargıtay daireleri sağlıklı bir şekilde çalışmıyor. Mağduriyetlerin uzamaması için arkadaşlarımız öyle çalışıyor. Normal düzene geçerseniz o dosyalar 10 yılda da bitmez. Bölge adliye mahkemeleri kurulursa buraya gelecek dosyalar azalır sorun kısa sürede hallolur. Önemli olan çözüm yolunu bulmak. Hukuk genellik isteyen bir müessesedir. Herkese kurallar aynı şekilde uygulanmalıdır. Şu bir gerçek, AİHM’nin yargı yetkisini kabul etmişiz. Bu düzenlemeleri yaparken onları da gözetmek zorundayız. Yeni düzenlemeler AB standartlarının da üzerinde bugün AB’de hiçbir ülkede 10 yıl tutukluluk süresi yok.

GÜÇ KAVGASI DÜŞÜNCEMİZ YOK”

Burada sorun o sürelerin uzunluğundan ziyade yargılamaların bu kadar uzaması. Öncelikle bu davaların makul sürede bitirilmesinin çaresini bulmak gerekiyor. Bizim önceki ertelemelerde de görüşümüz olmadı, zaten bize görüş de sorulmadı. Bugün yasayı hazırlayan bilim adamları var onların açıklamaları var, “Biz meclise 2+1 olarak getirmiştik ama önergeyle değişti” diyorlar. Bizim ‘güç savaşı’ şeklinde ne niyetimiz var ne düşüncemiz var. Önemli olan haklı haksız savaşı değil. Önemli ola sorunu çözmek.

“VATANDAŞ YERDEN GÖĞE KADAR HAKLI”

Ben Yargıtay Başkanı olarak yargının sorunu nedir çareler nedir onları söylemek zorundayım. Vatandaş yerden göğe kadar haklıdır yakınmakta. Ama bu iş insan gücünün çok üzerinde. Bu sorunun çarelerini bulamakta kim yükümlüyse bulmak zorundadır.  Bugünkü tabloyu kamuoyu en iyi değerlendirecek. Bölge mahkemeleri için HSYK kararı gerekiyor. Kurul da henüz olumlu görüş bildirmemiş O konuda da bir bilgimiz yok bizim.

YARGI SİYASET ÜSTÜ OLMALI

Yargı siyaset üstü olması gereken bir kuruldur. İnsanların kafasından ne geçtiğini okuyamazsınız. Yerel mahkeme bitmeyen bir dosyayı nasıl gönderecek. İşleyişi bilmiyorsunuz

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim