• BIST 97.717
  • Altın 144,143
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Aile eğitimi olmadan çocuk eğitimi olmaz!

Aile eğitimi olmadan çocuk eğitimi olmaz!
Çocuk dediğimiz şey gökten zembille inen veya leyleklerin getirip kapımıza bırakıp gittiği bir insan yavrusu değildir. Çocuk deyince ilk aklımıza gelen hususlardan biri ve en önemlisi ailedir.

 

 

 

 

 

Nikâh, mümin bir kadınla mümin bir erkeğin nefislerini haramdan korumak için hayatlarını birleştirmeleridir. Bu önemli fiil ayette şu şekilde dile getirilir: Ey müminler müşrik kadınlarla onlar iman edinceye kadar evlenmeyin. İman eden bir cariye, hoşunuza gitmese de putperest bir kadından daha iyidir. İman edinceye kadar puta tapan erkeklerle, mümin kadınları evlendirmeyin. (Bakara, 221) Evlenme imkânı bulamayanlar için Kur’an başka bir öneride bulunmaktadır. Evlenemeyenler, Allah kendilerini lütfu ile zenginleştirinceye kadar iffetli kalsınlar. (Nur, 33)

 

Evlilik yaşı artıyor

Hz. Âdem ve Hz. Havva hariç her çocuk bir anne ve babadan meydana gelmiştir. Bir de Hz. İsa’nın durumu müstesna. İslam anlayışına göre nikâh, yani evlenmekten maksat, çocuk sahibi olmak ve neslin devamını sağlamaktır. Evliliğin asli gayesinden uzaklaşmamak adına Allah Kur’an’da şöyle buyurur: Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlaya istediğiniz gibi varın, kendiniz için önden iyi ameller gönderin. Bir kısım âlimler önden gönderilecek iyi amellerden kastedilen şeyin hayırlı evlatlar olduğunu anlamışlardır. Bu konu Hz. Peygamberin bir hadisinde şöyle zikredilmektedir: Ebu Hureyre (ra)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:  "İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: sadaka-i cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat."(Müslim- vasiyet)

Şimdi bu ayet ve hadisler bu kadar açık bir şekilde karşımızda dururken günümüz Müslümanlarının, özellikle evlilik çağına gelmiş genç kızlarımız ve genç erkeklerimizin, nasıl bir evlilik hayal ettiklerini merak ediyor ve hayal ettikleri evliliklerin sonuçlarını görmemiz açısından sorgulanmaya değer görüyorum. Bir defa günümüzde evlenme ortalama yaşı neden bu kadar yükseldi, bunu sorgulamamamız gerekiyor. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, ülkemizde evlenme yaş ortalamasının seyri hakkında şu çarpıcı ve bir o kadar da düşündürücü bilgiyi veriyor: 30–44 yaş arasında evlenen damat sayısı 1998'den 2005'e kadar geçen 7 yıllık sürede yüzde 70,5 arttı. Aynı dönemde 30–44 yaş arasında dünya evine giren gelin sayısı ise yüzde 75,4 oranında yükseldi. Son yılların rakamlarıyla birlikte bu oranın daha da artacağı belirtiliyor."

Dedelerimiz 15–18 yaş arasında evlenmişlerdi. Anne ve babalarımız 18–20 yaşlarında evlenmişler. Bizler 20–25 yaş arasında evlendik. Fakat günümüzde 30 yaşını doldurmuş bekâr gençlerin çoğunlukta olması ve bu durumun sadece büyük kentlerde değil kırsal kesimlerde de görülmesi artık evlilik müessessinin dini kaygılarla tesis edilmediğini ortaya koymaktadır. Evlilik yaşının yükselmesinin sosyolojik, ekonomik, kültürel izahı yapılabilir ama yapılan bütün izahlar İslam’ın öngördüğü evlilik anlayışına uygun düşmeyecektir.

Uygun düşmediği için aile yapısı şiddetli geçimsizlikler ve boşanmalarla büyük yara almaktadır.  Evlilik ortalama yaşının otuzlara dayanmasına rağmen üstüne üstlük bir de evlenmek isteyen erkeklerin eş seçimindeki tercihleri arasında Allah’ın ve peygamberin ölçülerinin olmaması, durumu daha da vahim hale getirmektedir. Son zamanlarda İslami hassasiyeti bulunan genç erkeklerin, evleneceği kızların çalışıyor olmalarını tercih etmeleri tam anlamıyla bir zihin kaymasını ve modern hayata uygun bir yaşam sürme arzu ve isteklerinin olduğunu gösteriyor.

 

“Evlenin ve çocuk sahibi olun”

Modern hayat gençlerin geç evlenmelerini öngörüyor. Öncelikle bir sevgili bulmalarını, sonra bu sevgiliyle uzun bir süre “birbirlerini daha yakından tanıma” gibi masum bir gerekçeyle beraber olmalarını, flört etmelerini, daha sonra anlaşabilirlerse evlenmeleri gerektiğini öğütlüyor. Maalesef muhafazakâr aileler ve çocukları da bu öğütlerin etkisi altında kalmaktadırlar. Evlilik çağı gelmiş veya gelmemiş her bir gencin gizli veya aşikâr duygusal veya tensel, internet, cep telefonu aracılığıyla ve bizzat buluşmalar gerçekleştirerek flört ettiği birer sevgilileri bulunmaktadır. Büyük şehrin parklarında ve cafelerinde bunlara şahit olabilirsiniz.  Günümüzde aile kurumunun karşı karşıya kaldığı en büyük tehlike, evlenme yaşının 30-40’lara kadar yükselmesine rağmen, kız erkek ilişkilerinin, buna bağlı olarak sevgili olma, flört etme, cinselliğin ve gayri meşru ilişki yaşının ve toplamda ahlaksızlık yaşının ilköğretim yaşlarına kadar düşmesidir.  Bunun en büyük sorumlusu da başta ailelerdir. Çocuklarını geleceğe hazırlamakla sorumlu olan anne babalar, maalesef bu sorumluluklarını yerine getirmedikleri gibi çocuklarını ateşe atmaktadırlar. Buradaki geleceğe hazırlamaktaki kastımız onların ahiretleridir. Şimdi kendimize soralım: Bu toplumun büyük ekseriyeti çocuklarının geleceğini düşünmek adına ahretine mi yatırım yapıyor ve bunun kaygısını mı taşıyor yoksa iyi bir iş kurmak için iyi bir okul kazanmaları adına onu dershaneden dershaneye göndererek bu sorumluluğunu yerine getirdiğine mi inanıyor?

Günümüzde kaç tane aile kaç tane genç ve kaç tane yeni evlenen genç çift Allah Resulünün, ‘Evlenin ve çocuk sahibi olun, ben kıyamet günü ümmetimin çokluğu ile diğer ümmetlere karşı övüneceğim’ hadisini hatırlıyorlar ve bu hadisin ne manaya geldiği üzerinde kafa yoruyorlar.  Yoksa genç anne-baba adayları çocuk yapmak yerine kariyer yapmayı mı tercih ediyorlar?

Çocuk eğitimi ile ilgili denir ya, çocuk eğitimi ana rahminde başlar. Hayır, daha ötesi, çocuk eğitimi ana rahminde değil eş seçiminde başlamalı. Neslin ve ümmetin hayırlı çocuklarla devam etmesi ve geleceğin yeniden inşa edilmesi için bu önemlidir. Bu sebeple iyi evlatlar için iyi eşler seçmemiz gerekiyor.

 

Mustafa Ökkeş Evren / Özgün Duruş

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim