• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Ahmet Şık ve Özkök, Gülen'e Karşı Operasyon Yürütüyor!'

Ahmet Şık ve Özkök, Gülene Karşı Operasyon Yürütüyor!
Amaç Gülen'e yeni bir dava açtırmak mı?

Sabah yazarı Nazlı Ilıcak köşesinde Ahmet Şık'ın cezaevi çıkışındaki sözleri ile Ertuğrul Özkök'ün bu sözlerle ilgili yazısının Gülen Cemaatine yönelik bir dava açılması için yürütülen bir operasyon olduğunu ileri sürdü.  

"Kendilerine yargısız infaz yapılmasından şikâyet edenler, ellerinde hiçbir delil bulunmadan aynı Cemaati hedef gösteriyorlar." 
diyen Ilıcak, Ahmet Şık'ın "Bu komployu kuran, yürüten polisler, savcı ve hâkimler bu cezaevine girecek; burada ant içiyorum" sözlerini, özgürlüğe kavuşma heyecanının tezahürü olarak değerlendirdi ancak Özkök'ün yazısını yerden yere vurdu:

ÖZKÖK'ÜN YAZISINA NE DEMELİ

"Eminim içerde aynı andı içen daha epey insan var. Demokrasi adına yapıldığı iddia edilen bir dava, ardında böylesine kararlı antlar, mücadele yeminleri bırakıyorsa, bilin ki o insanların yattığı yer, bir zamanların Diyarbakır Cezaevi'ne dönüşüyor demektir."


Peş peşe yazılan ya da yazdırılan kitaplar, kara propaganda para etmedi,"Dokunan yanıyor" dedik, ama Cemaat'e dokunamadık. "Her şey Hrant için; adalet için" diye bağırıp, bazı polis müdürlerini okkanın altına atmak istedik, başaramadık...

Son bir hamle... Acaba tahliye kararlarından kahramanlık öyküleri çıkarıp, pozisyonumuzu güçlendirebilir miyiz?

CEZAEVİ CEZA ÇEKİLEN YERDİR 

Silivri, "12 Eylül'ün işkencehanesi" gibi öyle mi! Hapishanelerde çile çekilir; hapishanelerde hasret vardır; haksızlık vardır; otoritenin baskısı vardır. Gece uyumak zordur; gene dört duvar arasında uyanmak ise bir başka zordur. Üşürsünüz, yeterince karnınızı doyuramazsınız, endişelisinizdir, içiniz kan ağlar... Adı üstünde cezaevleri, ceza çekilen yerlerdir. Oralarda bir yıldızlı otelin bile konforu yoktur elbette. Girip çıkan herkesin, gözü yaşararak anlattığı hadiseler yaşanmıştır bu soğuk mekânlarda. Özellikle hüküm giymeden tutuklu olarak kalanların infialini anlayıp, empati kurmak mümkün. 

28 ŞUBAT TEKRAR YAŞANMAYACAK 

Ama adalet arayışını bir komplo gibi göstermek, Emniyet ya da Yargı güçlerinin cezaevlerine tıkılacağı günü sabırsızlıkla beklemek, boş bir hevestir. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim