• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 10 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

AGİT gözlemcisi Kılıç AA'ya konuştu

AGİT gözlemcisi Kılıç AAya konuştu
Ukrayna’da kaçırılmasından 32 gün sonra serbest bırakılan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) personeli Memet Kılıç AA'ya konuştu

ANKARA (AA) - Ukrayna’da ayrılıkçılar tarafından kaçırılmasından 32 gün sonra serbest bırakılan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) personeli Memet Kılıç, kendisiyle beraber kaçırılan 3 gözlemcinin Türkiye ile ilgili çok ciddi beklentisi olduğunu belirterek, "Onlar Türkiye’nin hiçbir yol kalmazsa bir operasyon düzenleyip personelini çıkaracağına emindiler" dedi. 

Yaşadıklarını AA'ya anlatan Kılıç, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında Doğu Avrupa ile ilgili çalışmalar yürüttüğünü ve uluslararası misyon olarak da 2011 yılında Bulgaristan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde uzun süreli gözlemci olarak görev yaptığını belirtti.

Ukrayna’daki krizin başlamasının ardından AGİT üyesi ülkelerle AB, ABD ve Rusya arasında krizin daha fazla tırmanmaması için inisiyatif geliştirilmek istendiği ve Türkiye’nin de aktif olarak destek verdiği bu süreçte AGİT’in Ukrayna Özel Gözlem Misyonu'nun oluşturulduğunu söyleyen Kılıç, taraflar arasında diyalog süreci başlatmak için arabuluculuk yapma görevi üstlenen misyonun başına da emekli Büyükelçi Ertuğrul Apakan'ın atandığını hatırlattı.

Daha önce Doğu Avrupa ile ilgili çalıştığı için başvuru yaptığını ve Dışişleri Bakanlığı ve AGİT'in onayıyla bölgeye gittiğini dile getiren Kılıç, Ukrayna'nın Donetsk bölgesinde bir ay boyunca birçok yeri dolaştıklarını, resmi ve resmi olmayan gruplarla görüşme fırsatı bulduklarını anlattı.

Ülkede, şehir giriş ve çıkışlarının ayrılıkçılar ya da Ukrayna yanlıları tarafından kontrol edildiğini ve kendilerinin de görev süresince kontrol noktalarında bekletildiğini vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti:

"Ayrıca daha önce AGİT’in 8 personelinin kaçırıldığını biliyorduk. Dolayısıyla, o süreçte başımıza böyle bir şey gelme ihtimalini değerlendiriyorduk. Psikolojik olarak hazırdım. Telefon rehberimin yedeğini almış ve bazı eşyalarımı saklamıştım. Ancak kaçırılmanın bu kadar uzun süreceğini hiç beklemiyorduk. Daha önceki gözlemciler 8 günün sonunda serbest bırakılmıştı. Onlar ülkelerin gönderdiği bireysel gözlemcilerdi. Biz ise 57 ülkenin mutabakatıyla oluşturulmuş uluslararası misyonun temsilcisiydik ve dokunulmazlığımız vardı. Bütün tarafların orada kabul ettiği bir fonksiyon icra ediyorduk. Bir tür ses getirme amaçlı bu eylemde birkaç günde salıverileceğimiz düşüncesini taşıyorduk. 

Benimle birlikte İsviçre, Danimarka ve Estonyalı gözlemciler de kaçırıldı. Bize fiziksel olarak zarar vermeyeceklerini tahmin ediyorduk. Türkiye bölgede çok güçlü bir ülke. Benimle beraber olan 3 arkadaşın Türkiye ile ilgili çok ciddi beklentisi vardı. Onlar, Türkiye’nin hiçbir yol kalmazsa bir operasyon düzenleyip personelini çıkaracağına emindiler. Rusya’nın salıverilme sürecimizde etkisi olacağını tahmin ediyorduk ve bu 4 ülke arasından bu ülkeye etkide bulunabilecek tek ülke Türkiye’ydi." 

-"Psikolojik olarak zor bir süreç"-

Bu süreçte en çok ailesini düşündüğünü dile getiren Kılıç, "Siz sağlıklı olduğunuzu biliyorsunuz ama aileniz bunu bilmiyor. Haberin oraya nasıl aksettiğini, sizi yakalayan kişilerin kimler olduğunu ve nasıl açıklama yaptığını bilmiyorsunuz. Dolayısıyla bu psikolojik olarak zor bir süreç" diye konuştu. Alıkonulduğu süreçte en çok ailesi için endişelendiğini söyleyen Kılıç, bıraktığında 6 aylık olan kızının döndüğünde 8 aylık olduğunu ifade etti.

Kaçırıldıkları süreçte kronik bademcik enfeksiyonu nedeniyle hastaneye kaldırıldığının altını çizen Kılıç, şunları söyledi:

"Bulunduğumuz yere doktor getirdiler. Doktor, hastaneye götürmek gerektiğini belirtti. Birilerinin bizi öldürmesinden endişe ediyorlardı. Bu da bize bir anlamda moral oldu. Çok ciddi güvenlik önlemleri altında hastaneye götürüldüm." 

Kaçıranların, kendilerinin kim olduğunun tam olarak farkında olmadığına dikkati çeken Kılıç, "İlerleyen süreçte Müslüman olduğumu ve et yiyemediğimi söyleyince hassas davrandılar. Etleri yemekten ayrı gönderiyorlar veya benim için ayrı paket gönderiyorlardı. Kendi şartlarından daha iyi yemek sağladılar bize" dedi.

-"Tekrar gitmem söz konusu olabilir"-

AA muhabirinin bir daha bu tür bölgelere gidip gitmeyeceği sorusunu yanıtlayan Kılıç, "Muhtemelen benzer görevlere gidebilirim. Bu, işin bir parçası. Bizim çalıştığımız coğrafya, yaptığımız iş belli. Başkalarının başına gelen bir şey, sizin de başınıza gelebiliyor. Bu tür riskler trafiğe çıkmak gibi. Kaza yapma riskiniz var ama bu, trafiğe çıkmayacağımız anlamına gelmiyor. Görevim eylül ayında bitecek. Tekrar gitmem söz konusu olabilir ama ailemin de fikrini almam gerekecek yaşadıklarımdan dolayı. Onların kararı benim için önemli" ifadelerini kullandı.

AGİT’in dönem başkanlığını yürüten İsviçre'nin bu süreçle ilgili bir çalışma grubu oluşturduğunu hatırlatan Kılıç, gruptaki diplomatların İsviçre, Almanya ve Türkiye’nin sürece dahil olmasının müzakerelerin neticelenmesinde çok ciddi payı olduğunu söylediklerini aktardı. 

Kendilerini kaçıran grubun, Rus Kazakları olduğunu öğrendiklerini belirten Kılıç, "Bu gruplarla Türkiye’nin ilk teması ben değilim tabii ki. Osmanlı döneminde, 1600’lü 1700’lü yıllarda başlayan bir şey var. Dolayısıyla bizim yabancı olma ihtimalimiz yok bu tip şeylere" şeklinde konuştu. 

-"Türkiye sevgim artarak döndüm"-

Böyle durumlarda Türkiye'nin, uluslararası alanda çok ciddi bir etkisi olduğunun fark edildiğine değinen Kılıç, bölgedeki her türlü çözüm süreci içerisinde mutlaka görüşü alınması, dinlenmesi gereken bir ülke olduğunun altını çizdi. "Bunu kendi ağzınızdan değil de yabancılardan duyduğunuzda ve gözlemlediğinizde daha farklı oluyor tabii" diyen Kılıç, Türkiye sevgisi artarak döndüğünü kaydetti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, eşi Zehra Kılıç'ı bizzat aradığını ve böylelikle ailesinin bu süreci psikolojik olarak hasarsız atlattığını vurgulayan Kılıç, şu bilgileri verdi:

"Konuyu Rusya’da düzenlenen bir uluslararası toplantıda da muhataplarına iletmiş Sayın Bakan. Sayın Başbakanımızın da konu ile ilgili muhatabına talepte bulunduğunu biliyorum. Başbakan Yardımcımız Emrullah İşler’in de konu ile girişimlerde bulunduğunu öğrendim. Ertuğrul Apakan da gözlemci arkadaşlarımıza destek olup, müzakereleri bizzat yürütmüş. Herkese teşekkür ediyorum."

Musul’da Türkleri alıkoyanlara da seslenen Kılıç, "Silahsız insanların zorla bir yerde alıkonulması hiçbir şekilde insani bir şey değil ve bununla doğru olarak hiçbir şeyi anlatma şansınız yok. Adında İslam geçen birileri bunları yapıyor ise bu İslam’a asla sığmaz. Buna bir an önce son vermeleri çağrısında bulunuyorum" dedi.

Salıverilme sürecine ilişkin de bilgi veren Kılıç, Dışişleri Bakanlığı'nın çok hazırlıklı davrandığını, önce İsviçre'nin sağladığı özel bir uçak ile Viyana’ya, ardından da Türkiye'nin sağladığı özel uçak ile Ankara’ya geldiğini anlattı. Kılıç, "Oradan ilk ayrılan ve işlemlerini en hızlı şekilde tamamlayan ülke Türkiye’ydi" şeklinde konuştu.

Memet Kılıç'ın eşi Zehra Kılıç da çok sıkıntılı bir süreçten geçtiklerini vurguladı. Ukrayna’daki krizden haberdar olduklarını ancak eşi tarafsız bir gözlemci olarak gittiği için herhangi bir sıkıntı olacağını tahmin etmediklerini dile getiren Kılıç, "Böyle bir şey aklımıza gelmemişti" diye konuştu.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim