• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 11 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

'AFGANİSTAN VE VİETNAM'

AFGANİSTAN VE VİETNAM
Ahmed AMRABİ :'70’li yılların başlarında Amerika Başkanı Richard Nixon, Amerika askeri varlığını çektikten sonra “Vietnamization” yani Vietnamlıları birbirini kırmaya terk etme formülünü icat etmişti'
Amerika’nın şuan, Taliban liderleriyle Kabil’de hareketin esaslı ortak olacağı bir ulusal birlik hükümeti kurmanın önünü açacak dolaylı siyasi görüşmeler yaparak Afganistan’daki savaşa son noktayı koymaya karar verdiği söylenebilir mi?

Amerikan Herald Tribune Gazetesi, haftalardır Afganistan’ın başkenti Kabil’de Washington yandaşı Karzai hükümetiyle Quetta şehrinde bulunan ve şura heyeti olarak adlandırılan –bu heyet Taliban liderliğinin dışarıdaki karargâhı olarak kabul ediliyor- heyet arasındaki tartışmalar hakkında konuşulduğunu söylüyor.

Gazeteye göre bu tartışmalar, Karzai başkanlık koltuğunda kalacak şekilde Taliban’ın yönetime katılması anlaşması üzerine dönüyor.

Bu sözlerin saçma bulunması keskinlikle söz konusu değil. Amerika’nın Afganistan’a açtığı savaşın kötüden daha kötüye doğru gittiğini göz önünde alırsak bu, Amerika’nın kendisini mutlak yenilgiye götüren bir yolda bulduğunu gösterir. Tıpkı Amerikan güçlerinin 60’lı 70’li yıllarda Vietnam savaşında başına gelenler gibi. Bütün bunlara ilaveten bu çıkarsamayı teyit edecek işaretler de mevcut.

Herald Tribune, Amerikalı yetkililerle Amerikan yandaşı Afgan siyasetçilerin birlikte Taliban güçlerine karşı kesin bir zafer kazanmanın imkânsız olduğu kanaatine vardıklarını ve bu yüzden Washington’un şereflice oyundan çekilmesi için önüne koyulan tek çıkışın, hareketin liderleriyle siyasi bir çözüme varması ve bu çözümün de ancak Taliban’ın yönetime ortak olmasıyla sağlanabileceğini söylüyor.

Şu ana kadar Amerikan idaresi hareket liderleriyle dolaylı ve gizli olarak müzakerelerde bulundu. Ama bu müzakereler iki meseleyle karşı karşıya geldi. Amerika bir açıdan herhangi bir çözümün Taliban liderlerinin silah bırakmayı onayladığı bir çözüm olması diğer açıdan da hareketin el-Kaide’yle olan ittifakını ilga etmesi gerektiğinde ısrar ediyordu.

Buna mukabil Taliban herhangi bir çözümün iki taraf arasında resmi görüşmeler başlamadan önce Amerikan güçlerinin Afgan topraklarından çekilmesini içermesi gerektiğinde ısrar ediyordu.

Peki, Washington’un konumu ulusal birlik hükümeti kurma temeli üzerinde Taliban’ı da yönetime ortak etme yönünde neden değişti?

Vietnam tecrübesinin de öğrettiği gibi o ya da bu tarafın şartlarını savaş alanındaki askeri durum belirler. Ve şuan bu durum Afgan hareketi güçlerinin lehine gelişiyor.

Bu bağlamda Amerikan basın organları, Taliban Amerika’nın savaş açtığı 2001 tarihinden bu yana daha önce görülmediği kadar vahşice savaşırken her gün artan sayıda Amerikan askerinin öldüğü noktasında birleşiyor. 2009’da öldürülen Amerikan askerinin sayısı 2008’in 2 katına ulaştı.

Afganistan’daki Amerikan Askeri İstihbarat Şefi General Michael Flynn’ın hazırladığı ve Amerikan gazetelerinde kesitlerinin yayınlandığı bir raporda şu sözlere yer verildi: “Taliban hareketinin etkisi ve faaliyeti artmıştır.” Ve General Flynn durumun arz ettiği tehlikeye karşı uyardı. Taliban’ın örgütsel ve operasyon gücünün profesyonel ve coğrafi yayılmacı olarak kabul edildiğine işaret etti.

Afganistan’daki Amerikan Kuvvetleri Komutanı General Stanley McChrystal’in Financial Times gazetesine yaptığı açıklama bu raporun tehlikesini doğrular mahiyette. General gazeteye şu açıklamada bulundu: “Bu kadar savaş yeter.” Oysa sadece birkaç hafta önce savaşın Taliban’ın aleyhinde seyrettiğini söylemişti.

Bu arka planda sorulması gereken soru şudur: Amerikan’ın Afganistan’dan nihai olarak çekilmesi için çizilen plan nedir?

Tabii ki Obama idaresinden Amerikan kamuoyu ve dünyaya “Amerika yaklaşmakta olan kesin yenilgiyi defetmek için çekilmeye karar verdi” demesini beklememiz doğru olmaz. O halde aynı zamanda hem yüzsuyunu koruyacak hem de çekilme kararını hikmetli ve ikna edici gösterecek makul bahane ya da bahaneler bulmak gerekir.

Amerika’nın Vietnam tecrübesi burada ortaya çıkıyor.

70’li yılların başlarında Amerika Başkanı Richard Nixon, Amerika askeri varlığını çektikten sonra “Vietnamization” yani Vietnamlıları birbirini kırmaya terk etme formülünü icat etmişti.

Amerikan kuvvetlerinin yanı sıra güney Vietnam hükümet ordusu ortak bir düşmana karşı savaşıyordu. O da Vietnam devrim güçleriydi. Nixon’un planı, Amerikan kuvvetlerinin çekilmesiyle birlikte devrim güçlerine direnebilsin diye Vietnam hükümet ordusuna askeri yardım sunma şeklindeydi.

Şuan Obama idaresindeki üst düzey yetkililerden bu kabilden sözler duyuyoruz. Bunu da “Afganization” şeklinde adlandırabiliriz. Yani Amerika’nın tam olarak çekilmesinden sonra Karzai hükümetinin Taliban güçleriyle savaşmaya devam ettiği Afgan-Afgan savaşı.

Ama ister Vietnam ister Afgan durumunda evdeki hesap çarşıya uymuyor.

Vietnamization projesinde Başkan Nixon Amerikan’ın Vietnam’dan çekilmesiyle ajan Vietnam hükümet ordusunun devrimci güçler önünde çökeceğini çok iyi biliyordu. Şimdi de Obama’nın, Taliban eliyle Afganistan hükümet ordusunu aynı sonun beklediğini bildiği zannediliyor.

Ahmed Abrabi'nin Beyan gazetesinde yayınlanan bu analizi, Gülşen Topçu tarafından İsra Haber için tercüme edildi.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim