• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 7 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Adalet İçin Taksim'e Çıkanlar ve Adalet'i Taksime Yanaşmayanlar!

Fatih Tezcan

 

“Doğuşumdaki tek olağanüstülük, Türk olarak dünyaya gelmemdir.“

“Biz doğrudan doğruya milliyetçiyiz ve Türk milliyetçisiyiz!”


Kamal Atatürk - 1926

“Biz bugün burada Hrant Dink’i alenen hedef gösteriyoruz!”

Levent Temiz – İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı – 26 Şubat 2004

*****

“
‘Sabiha Gökçen, 1915 katliamından kurtulan Hatun Sebilciyan adlı bir Ermeni çocuğudur.”

Agos - 6 Şubat 2004


“Agos ‘Sabiha Gökçen, 1915 katliamından kurtulan Hatun Sebilciyan adlı bir Ermeni çocuğudur.’ dedi. Yayın Yönetmeni de Hrant Dink.”

Hürriyet – 21 Şubat 2004

*****


“Görevimi en iyi şekilde yapacağım Paşam.”

Sabiha Gökçen (Dersim’de halkı bombalamadan önce)

“Sabiha Gökçen aynı zamanda Atatürk’ün Türk kadınının Türk toplumu içinde bulunmasını istediği yeri gösteren değerli ve akılcı bir sembolüdür.
Bu tip yayımların ne amaçla yapıldığı Türk toplumunun büyük bir kesimince artık anlaşılmakta ve endişe ile izlenmektedir”

Genelkurmay - 22 Şubat 2004

“Bu yazılar sizin için iyi olmaz.”

İstihbarat Yetkilisi - 23 Şubat 2004  (İstanbul Valiliği’nde Dink’e)


*****

“Ermeni’ye Bak!”

Yeniçağ – 9 Ekim 2004


"Ben gençlik yıllarının verdiği cahillikle ve eski bir sabıkalı olan Yasin Hayal'in zorlamasıyla bu cinayeti işledim. Çok pişmanım. Kullanıldım.
Hrant Dink’i vatan haini gibi gösteren yazıların ve o manşetleri atan gazetelerin sahipleri de yargılansın, Şikayetçiyim!
"


Ogün Samast

"Türkiye Cumhuriyeti benim gençliğimi, heyecanımı ve fakirliğimi kullanmıştır."

Yasin Hayal

*****

“Ben Trabzon Emniyeti’ne haber verdim, neden engellemedi?
Bana ceza’dan önce bu sorunun cevabını verin!”

Erhan Tuncel


“Trabzon Emniyeti’nde ‘istihbarat elemanları’ kılıfıyla kurulan ve direkt Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek’e bağlı olan ‘özel bir operasyon ekibi’ var.”

Doğu Perinçek – Aydınlık

*****

"Bu cinayetle alakalı herkes her şeyi biliyor ama hiç kimse konuşmaz."


Bir İstihbarat Yetkilisi ve 7-70 insan yaş grubu

...
“Verilen karar beni de tatmin etmedi”


Kararı veren heyetin başkanı olan hâkim Rüstem Eryılmaz


"Bir sanığa ceza vermeyi unutmuşuz. TİB Kayıtları’nı incelemeye de zaman yetmedi.”

Hâkim Rüstem Eryılmaz

“Örgüt var, Yeterli delil yoktu. "

Hâkim Rüstem Eryılmaz

“Örgüt de var, delil de var, hem de fazlasıyla var ama mahkeme görmek istemedi.”

Cumhuriyet Başsavcısı
Hikmet Usta

*****

“N’olmuş bir Ermeni öldürüldüyse yani!
Adı üstünde Ermeni!
Hak etmese öldürmezlerdi!”


Bir Eleştiri

“Bu nedenle, İsrailoğullarına şunu yazdık:

Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur.

Kim de onun öldürülmesine engel olursa, bütün insanları diriltmiş gibi olur.
Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir.

Yine de bunun ardından onların çoğu yeryüzünde aşırıya gitmektedirler.”

Bir Ayet

-Kur’an, Maide Suresi, 5-

*****


“Ne’ymiş!
Hrant için’miş de Adalet için’miş!
Eylem’miş bilmem neymiş!
Yok mu başka gündem?
Uzatmaya ne gerek var bu kadar!”

Bir Eleştiri

“Ey iman edenler!

Allah için gerekeni yapan hâkimler, adalet örneği şahitler olun!
Sakın bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin!
Adaletli davranın!
Takvaya en yakın olan odur.
Allah'tan korkun!
Çünkü Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”

Bir Ayet

-Kur'an, Maide Suresi, 8-


*****

Fatih Camii'nin altındaki evimden caddeye çıkarken yolu Metin Yüksel'in şehid edildiği yere düşüren ben, tabii ki Hrant Dink’in katillerini yani Yüksel’in katillerinin ruh ikizlerini es geçen güncel mahkemeyi protesto edecektim!


Daha bir ayetin günümüze dair ne dediğini çözmek için taakkul ve tezekkür edemeyenler, ve sadece eleştirmekle meşguller…

Liberallerle, komunistlerle eylemi soğuk karşılıyorlar.

Oysa canileri yüreklendirenler, cinayetleri izleyenlerdir.

Bazılarımız sadece eleştiriyor ve bir yere kadar idrak etmeleri beklenebilir ama korkarım diğer bir kısmı, Hılf’ul Fudul’de Adalet için en yoğun iş birliğini yapan Muhammed’ul Emin örnekliğini, salâvatlar eşliğinde tarihe gömmek istiyorlar.

Gözleri açmalı…

Devlet Bekâsı'na taptığının farkında olmayan devletçileri veya
İzzeti, Kur’an Devrimi’ne Sadakat’te değil de başka yerlerde arayan, 
Fikrî Saplantıların da Şirk’e götüren bir ‘Put’ olabileceğini idrak edemeyen dincileri değil,
Adalet, Tevhid ve Özgürlüğe çağıran Elçiler’i kaale alabileceğimiz fikir sistemleri kurmalı...

Sivrisineği misal vermekten imtina etmeyen Rabbimizin, 34 kaçakçı Kürt veya  bir ‘Ermeni’nin haksız yere öldürülmesi’ üzerinden, biz kullarını Kur’an Vukufiyeti ve Ahlak Bilgisi sınavı yapamayacağını mı sanıyoruz?

Kanunsuz, Mahkemesiz ense köküne 3 kurşun sıkılmak suretiyle katledilen bir Hrıstiyan’ın hakkını savunmayanların, kendileri için adalet talep etmelerindeki eğreti duruş, iyi saptanmalı...


Mesele Adalet için Taksim’e çıkmakta ya da çıkmamakta değil,
mesele Adalet’i taksime yanaşmamakta!

Biz çıktık.

Çok da güzel oldu.

Ama gönül isterdi ki, çok daha yakın görüşte olduğumuz Müslümanlar olaydı da, kol kola yürüyeydik...

Değişmez insanlık değerlerinin konsepti olan İslam mensupları, Metin Yüksel’in katillerinin ruh ikizlerini, yine yeniden bugün de es geçen odak’ları ıskalıyorsa, bu onların bileceği iş’tir.

“Hepimiz Hrant’ız Hepimiz Ermeni’yiz!” sloganına bir kez bile katılmadım ama bu her eylemde gözettiğim slogan seçiciliğimden kaynaklanan bir obsesyondu, diyebilirim.…

Yoksa on binlerce kişinin bu sloganla Etnik Aidiyetini değil, “Beni de Ermeni kabul et, gel bana da ateş et!” deme niyetini fark edemeyecek kadar aklımız, izanımız var, hamdolsun!

Ama şuncuk eylemde yüz kez ‘katil devlet hesap verecek’ dedik de bir kez olsun ‘Akepe halka hesap verecek’ sloganına katılmadık!

İşte bunun nedeni, sadece seçiciliğimiz değil.

Ben Hâkim Rüstem Eryılmaz vak’asının, AK Parti’ye karşı çok kalın bir komplo olduğunu düşünenlerdenim.

Nice rezilliklerle dolu Türkiye Hukuk Tarihi’nde ilk kez bir hâkim, kararını canlı yayınlarda kanaldan kanala gezerek izah etmek gibi bir abes’le iştigal etti.

Pespayeliği yukarıda biraz özetledim, umuyorum.

Ve ilk defa bir hâkimin sanığa hüküm kesmeyi unuttuğunu gördü Türkiye…

Ayrıca Bülent Arınç’la girdiği söz düellosu, çöken psikolojisini anlamak için yeterli bir ipucu…

Dolayısıyla evet, bir önceki yazıda genişçe ele aldık, devlet’in geninde öldürmek ve örtmek olabilir ama ben Erdoğan’ın, Hrant’ın katilleri olan şebeke’yi koruduğunu düşünmüyorum.

Daha da ileri gitmek gerekirse, ‘AKEPE Halka hesap verecek’ sloganı atılırken aslında neden tam da CHP’nin önünde ‘Kemalist Devlet Yıkılacak Elbet’ gibi bir sloganın gelmediğini de merak ediyorum…

1915’te İttihat ve Terakki varken 322 numaralı üyesi kimdi?

Yakına gelirsek, Hrant Dink’e karşı da silah gibi kullanılan 301’in AK Parti tarafından kaldırılmasına engel olup "AKP, Türklüğe hakareti suç olmaktan çıkarmaya ortak arıyor. Haydi başka kapıya. Türk ulusuna hakaret etmeyi cezalandırmak, düşünce özgürlüğüne neden engel olsun? Kendi ulusal kimliğine hakaret edince mi aydın olunuyor?" diyen kimdi?

Yazık ki, partizanca düşünüp ‘buradan partime bir zarar gelir mi?’ diyen bazılarımıza nazire yaparcasına, Hrant’ın Arkadaşları’nın adalet arayışlarının da su-i istimal edilebileceğini düşünüyorum.

Vel hasıl-ı kelam, merak gidermişizdir umarım ancak bundan sonra tavsiyem,
böyle zamanlarda nerede durduğumuzu ve olduğumuzu bize sormayın.

Adalet için 15 senedir yüzlerce eyleme, kalkıp Şam’a, Bursa’ya, Ankara’ya, Eskişehir’e giden, bazen yargılanmaktan sıkılan bir insana, ‘Müslümanlar için bir şey söyle’ deyip komik duruma düşmemek için önce orta karar bir vicdan ehli veya kötü de olsa bir araştırmacı olmak icab etmez mi…

Mesela bakın bakalım, yine bir Ermeni olan Sevan Nişanyan'ı, Taraf'tan attıran süreçte neler olmuş, kim ne yapmış...


Kısacası, bize bakmayın siz…

Bugün Suriye yanar, oradayız; yarın Tahran’a bomba düşse, Allah’ın izniyle canlı kalkan’ız!

Bugün Hrant Dink için Taksim’de yürürüz, yarın Salih Mirzabeyoğlu’nun hürriyeti için haykırırız!

Dün Vicdanî Red’di savunur, yargılanırız, Kürtler’le dayanışırız; yarın PKK karşıtı eylemde yer alırız!

O yüzden, Resuller’e meftun insanların ‘Hira’dan Hayata’ aldıkları şuur’larını idrak, şiar’larını fark etmeden, haklarında ezbere iftira şiir’leri yazanlara takılmayız…

Biz ‘Resulullah’ın Deli tarifi’ni öğrenmişiz ya;
artık bu dünyanın ne din mafyalarına ne devlet ayaklarına bakarız…

*****

"Haydi çocuğum, vakit geldi!.."

Kamal Atatürk (Sabiha Gökçen’e Dersim’i bombalatacağı günün sabahında, yatağından kaldırırken…)

…

“Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim…”

Rakel Dink (Ermeni olduğu için öldürülen eşini uğurlarken…)

 

Yorumlar
cüneyt taşoğlu
2012-02-02 23:01:09
Ben hayret ettim dogrusu. Sıkı bir makale okuyucusuyum , okuycunun pisikolojisini az cok bilirim. Merak uyandırmayan yazıların ılk paragrafını bılemedin en fazla ıkı paragrafını okur. kusura bakmayın ama az çok yazı kalitsinden de anlarım.. Nasıl olurda bunun gibi bir yazıya yorum yazılmamış şaşarım.. bir durum ancak bu kadar güzel acıklanabilirdi..eline ve fikrine sağlık. sayglarımla
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim