• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 12 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Açılım Sürecinde Söz Var İcraat Yok!

Açılım Sürecinde Söz Var İcraat Yok!
Beşir Atalay, açılım süreciyle ilgili vaatlerde bulundu. Toplumsal beklentilerin karşılanmasıyla ilgili umutların yavaş yavaş tükendiği şu günlerde, Atalay'ın yeniden umut veren konuşmalar yapması, eskisi kadar heyecan uyandırmadı.

 

 

 

 

 

Abant Platformu, “Yeni Bir Toplumsal Mutabakat İçin Demokratikleşme” adı altında 2 gün süren toplantıda konuşan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, hükümetin önceliğinin demokratikleşme olduğunu söyleyerek, anayasa değişikliğinin gündemde olduğu bir dönemde böylesi bir toplantının düzenleniyor olmasının son derece anlamlı olduğunu belirtti. “Biz çok umutluyuz, Türkiye normalleşiyor” diyen Bakan Atalay, “Toplumumuzun gündeminde olan demokrasiyi geliştirme adına böyle bir platform düzenleniyor. Bazı önemli tasarıların Meclis'e taşınacağı ortamda böyle bir toplantı verimli olacaktır” dedi. Ankara Rixos Otel'deki toplantının açılışında konuşan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, “Bizim önceliğimiz demokratikleşmedir. Bütün programlarımızda ekonomiyi değil sosyal sorunları başa aldık” diye konuştu.

 

BEŞİR ATALAY YİNE UMUT DAĞITTI

Bakan Atalay, açılım konusunda ise “Demokratik açılım süreci kararlı bir şekilde devam ediyor. Kararlı, cesaretli olmak çok önemli. Konuşulmadan, tartışılmadan mesafe alınmaz. Duygusal tepkiler azaldı, daha rasyonel yaklaşılıyor. Bizleri hain ilan edenler oldu. Sürece iki parti dışında temelde karşı çıkan yok. CHP ve MHP'liler de eleştirilecek. Engellediğiniz ve provoke ettiğiniz için. Türkiye bölünmez, korkmayalım. Artık Türkiye eski Türkiye değil” değerlendirmesinde bulunarak, sürecin ısrarla devam etmesi bağlamında umut dağıttı.

Öte yandan, Taraf gazetesinden Lale Kemal’e verdiği röportajda İçişleri Bakanı Atalay, “Habur’dan girişler yeniden başlar mı” sorusuna, “Hepsinin üzerinde çalışıyoruz. Irak’la ilgili eylem planı bunun hepsini kapsayacak. İzin verirseniz artık önceden haber vermiyorum, olduğu zaman duyacaksınız” diye cevap verdi.

“Kürt sorununa çözüm bulmayı amaçlayan demokratik açılım projesinin neresindeyiz” şeklinde sorulan soruya, “Demokratik açılım süreciyle ilgili çalışmalarımız bütün ciddiyetiyle devam ediyor. Bunun çok boyutlu bir iş olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir boyutu, demokratikleşmeyle ilgili. Geçen yıl 13 Kasım’da TBMM’deki konuşmamda içeriğini açıklamıştım. O içeriği yürütüyoruz. O çalışma; yasal düzenlemeler, yönetmelikler, genelgeler ve kanunları içeriyor. Kısa, orta ve uzun vade olarak bunların hepsi şu anda yürüyor” dedi. Demokratik açılım çalışmalarımızın kanun tasarıları bölümünde, kamuoyunda ‘taş atan çocuklar’ olarak geçen ve çocukların durumunun düzeltilmesini amaçlayan terörle mücadele kanunundaki değişikliği öngören karar tasarısının bir-iki hafta içinde yasalaşacağını umuyorum. Muhalefetle görüşerek, mutabakat sağlanması için çalışıyoruz. Bu yasa değişikliği çerçevesinde Abdullah Öcalan’a af çıkması söz konusu değil.”

 

GÜNDEMİMİZDE GENEL AF YOK!

“AK Parti olarak bizim gündemimizde bir genel af yok. Açılımla ilgili geçen yıl ağustos ayında yaptığım açıklamada da bunu söyledim. Biz aynı tutum içindeyiz, şu anda mekanizmalarımız var, mevzuatımız var, ceza kanununun 221. maddesi var, bütün bunlar rahat işletilebilir. Her şey tabii silahların teslimi, terörün bitmesi, onlar olduktan sonra bütün diğer mekanizmalar, görüşmeler daha kolaylaşır.”

“Terör veçhesinin bir boyutu yurtiçi, diğeri yurtdışı. Çok boyutlu görüşmelerle terörün mümkün olabildiğince demokratik ve insani çerçevede çözümlenmesi ve bitirilmesi hedefleniyor. Şunu kesinlikle söylüyorum: Türkiye eski Türkiye değil. Bugün Türkiye uluslararası alanda gücü artmış, sözü artmış bir ülke. Bölgesinde lider bir ülke, uluslararası sorunlara müdahil bir ülke. Şimdi Avrupa ülkelerinde, hepimiz biliyoruz, yıllar boyu (PKK) örgütlenmeler oldu, finansman yönünden çalışmalar oldu. Biz Avrupa ülkelerine, veyahut komşumuz Irak ve Amerika’ya, Kuzey Irak’a, ‘Sınırımıza bu kadar yakın mesafede kamplar olacak, terör oluşumu olacak, biz buna izin vermeyiz, bunları taşımayacak artık Türkiye’ diyoruz. Diğer yandan, bildiğiniz gibi bizim mevzuatımızda zaten bu konuda (PKK’nın dağdan indirilmesi) çözümlemeler var, Ceza Kanunu’nun 221. maddesi, Pişmanlık Yasası var. Dileğimiz makul, demokratik, insani çözümler bulunması, bunu dünyaya da ilan ettik. Türkiye bu yönde demokrasisini genişletiyor, vatandaşlarımızın makul taleplerini yerine getiriyor. Ülkemizde gerçekten şiddetin, terörün olmadığı, ama düşünce özgürlüğünün sonuna kadar olduğu bir ortam olsun istiyoruz.”

 

SEÇİMLERDE KÜRTÇE PROPAGANDA SERBEST OLACAK

“Üçlü mekanizmayı önemle yürütüyoruz. ABD’nin Irak komuta ekibi geldi buraya, toplantılar yaptık. Tekrar geldiler, eylem planı üzerinde çalışıyoruz. Bu planı kısa sürede hazırlayalım dedik. Şu anda Irak’ta seçim olduğu için eylem planımız tam şekillenmedi ama hem Irak, hem ABD, hem Kuzey Irak, hepsiyle biz bu süreçte ciddi şekilde görüşüyoruz ve diyoruz ki ‘Kuzey Irak’ta Türkiye’ye dönük terör oluşumları yaşanmayacak, bunu birlikte çözelim.”

“Ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik kurulu kanun tasarısı ile ilgili kurumlardan görüşler geldi. Bakanlık olarak bu tasarıya şu anda son şeklini veriyoruz. Bu pazartesi değil ama bundan sonraki Bakanlar Kurulu’na getireceğimizi zannediyorum. Bunun dışında tabii anayasa paketi çalışmaları devam ediyor. Başbakanımızın ifadesiyle mart sonuna kadar yine bu çalışmaların bir devamı ve demokratikleşme yönünde önemli bir adım anayasa paketi Meclis’e ulaşmış olacak. Ona dayalı olarak da bazı kanunlarda da değişiklik olacak. Siyasi partiler mevzuatında özellikle seçim ve mitinglerde yerel dillerin serbest bırakılması konusu var. Bu konularda geri adım atmayacağız.”

 

YER İSİMLERİ YASAYLA DEĞİŞEBİLİR

“Özellikle ifade etmek istiyorum, bu konular (demokratik açılım) büyük konulardır. Büyük konular büyük kararlar ister, riski göğüslemeyi ister. Doğrusu ben bu vesileyle başbakanımıza tekrar teşekkür ediyorum. Başta lideri risk alan, cesaretli kararlar veren bir hükümet, bir partiyiz. Biz bu konuyu o çerçevede büyük bir dirayetle yürütüyoruz. Yer isimleri konusunda ilçe ve il isimleri konusu yasa konusudur. Köy isimlerinde ise İçişleri Bakanının yetkisi vardır. Köyde vatandaş referandum gibi oylama yapar, köyün yarıdan fazlası bunu istiyorsa kaymakamlık, vilayet bize yazar, biz de onaylarız ve Resmî Gazete’de yayımlanır, köyün ismi de değişir. Esasen bu yönde yoğun bir talep gelmedi henüz. Neticede köyün isminin ne olacağını en çok orada oturanların tercihi belirler.”

 

AVRUPA OPERASYONLARI TERÖRE KARŞI YAPILDI

“Avrupa’da geçen ilkbaharda önce Fransa başlattı. Fransa belki en çekimser ülkeydi. Sonra İtalya ile ikisi ortak yaptı operasyonu. Son olarak da Almanya ve Belçika operasyon yaptı. Ama önce ABD, uyuşturucu ticaretine dikkat çekerek PKK üzerindeki baskıyı artırdı. Birincisi, Türkiye eski Türkiye değil, biz Türkiye olarak bu konularda eskisinden daha güçlü talepler iletiyoruz. İkincisi, Türkiye, AB ile müzakere yapan bir ülke ve Avrupa ülkeleri bu konuları daha ciddiye almak durumunda. Üçüncüsü terör öyle hafife alınacak bir şey değil. Terör nerede olursa olsun yarın kendilerine de döner. Ve tabii demokratik açılım, içeriden çok dışarıda yankı buldu. Hem komşularımızda hem Avrupa’da. Türkiye bir açılım programı başlattı, çok ileri, ciddi bir demokratikleşme süreci başlattı, özgür siyasetin yolları giderek daha da açılıyor. Ayrıca Avrupa’daki operasyonlarda silah ve uyuşturucu bulundu. Hele silahın bulunması Avrupa ülkeleri için çok önemli.”

 

AÇIKLAMALAR HEYECAN UYANDIRMADI

Daha önce kısa, orta ve uzun vadede yapılacaklar noktasında hazırlanan yol haritasının projeleri ile ilgili bir türlü somut adımların atılmadığı düşünüldüğünde, açılım sürecinin hükümet tarafından algılanan frekanslarının, toplumun frekanslarıyla arasındaki makasın açıldığını gösteriyor. Yol haritası sonrasında açılım sürecinin merkezi sorunlarından biri olan Kürtlerle ilgili sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda atılması gereken adımların atılmadığı, aksine son KCK operasyonlarındaki skandal uygulamalar, Mahmur ve Kandil dönüşlerinin bitirilmesi, kapsamlı bir affın çıkarılmaması, Avrupa Kürt diasporasına dönük barışa katkı sağlayacak dönüş projelerinin yerini Roj TV ve Mezopotamya radyonun MİT destekli Avrupa ülkelerindeki operasyonlarla çok sayıda tutuklamaların yapılması, taş atan çocukları terör örgütü üyesi gibi görüp cezalandırılması gibi olaylar, sürecin barışçıl, yapıcı iklimiyle paradoks oluşturan ve süreçle ilgili umutları yavaş yavaş tüketen bir duruma getirdi.

 

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Bize destek olur musunuz?12 Ocak 2017 Perşembe 00:05
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim