• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 28 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Açılım Hayal Kırıklığına Dönüştü!'

Açılım Hayal Kırıklığına Dönüştü!
Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Kandil ve Mahmur kampından gelen kişilerin tutuklanması üzerine bir basın açıklaması yaptı.

 

 

 

 

 

 

 

Basın açıklamasının tam metni:

Toplumun Acil Barış İhtiyacı

Hükümet'in Kürt açılımı diye gündeme getirdiği, daha sonra demokratik açılım ve nihai olarak ta milli birlik projelerine dönüşen "açılım projesi" toplumun büyük kısmını heyecanlandırdığı halde sonuç olarak tam bir hayal kırıklığına dönüşmüştür. Ameliyat için açılan bu toplumsal yara, ne yazık ki, hiç bir somut müdahale yapılmadan açık ve enfeksiyon kapacak şekilde bekletildiği için açılımı sabote edecek müdahaleler, açıkça etkili ve engel olmaya başlamıştır.  Önce KCK operasyonları adı ile yapılan,  Kürt toplumu içinde seçilmiş yöneticilerin gözaltına alınma şekli, süreci, kelepçeler ile teşhir edilmeleri, sağduyulu, barıştan yana Kürt ve Türk vatandaşların kalbini kanatmış, "açılım başlamadan bitecek mi" diye üzmüştür. Bu dönemde kamuoyunda dillendirilen, yasa değişiklikleri ile yapılabilecek, Kürtçe yer isimlerinin talep halinde iadesi, resmi kurumlarda talep halinde tercüman bulundurma gibi küçük ama onure edici küçük somut adımlar bile atılmamış, Ak parti dönemindeki Terörle Mücadele Kanunundaki değişiklik ile cezaevine gönderilen 3000 civarındaki çocuğun mağduriyetine son verecek yasa değişikliği de bu müdahil güçlerin zaman zaman devreye girmesi ve yaptıkları eylemler ile rafa kaldırılmış, bugüne kadar çıkarılmamıştır. 26 seneden beri devam eden ve onbinlerce vatandaşımızın öldüğü,  2000 den fazla köyün yakıldığı, milyonlarca vatandaşımızın göç etmek zorun da kaldığı, başta yaşam hakkı olmak üzere en temel hakların ağır şekilde ihlal edildiği bu toplumsal felaket ne yazık ki devam edecek gibi gözükmektedir. Yine sağduyu kaybetmekte, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ifadesi ile "analar ağlamaya devam etmektedir"

Son yargılama süreci ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda bir tedbir olarak öngörülen ancak Türk Yargı sisteminde konuluşundaki sınır aşılacak şekilde kullanımı teamül haline gelmiş bulunan ve cezaya dönüşen "tutuklama" tedbiri, açılım sürecine indirilen en son darbe olmuştur. MAZLUMDER, bu kamplardan açılım süreci kapsamında gelen 34 kişi ile ilgili olarak ilk yaptığı açıklamada, "gerekli hukuki altyapı oluşturulmadan, bu dönüşlerin ileride hukuki açıdan sorunlara sebep olabileceğine dikkat çekmiş idi. Bu mahzurlar açığa çıkmaya başlamış ne yazık ki tümüyle açılımı baltalayacak aşamaya gelmiştir. Kandil ve Mahmur kamplarından geldiklerinde ifadeleri alınan ve serbest bırakılan şahıslar, ne değişiklik olmuştur, daha sonraki dönemde ne tür suç olan işler yapmışlardır ki, bir yargılama tedbiri olan tutuklama kendilerine tatbik edilmiştir. Ayrıca kendi istekleriyle Türkiye'ye gelen bu şahısların kaçması ihtimaline nasıl kanaat getirilmiştir, karartabilecekleri ne tür deliller vardır ki, bu koşullar dışında hukuki sayılamayacak "tutuklama tedbirine " başvurulabilmiştir, anlamak mümkün değildir. Ancak, anlayabildiğimiz ve kesin olan tek bir husus vardır o da Irak'ın kuzeyindeki Kandil ve Mahmur kamplarından 19 Ekim 2009 günü gelen 34 kişi arasında yer alan 10 kişinin Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 3 kişinin ise Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanması toplumsal barış isteyen Türk ve Kürt vatandaşlarının açılım konusundaki ümitlerinin kırılmasına sebep olacaktır.

Çatışma ortamında, barış projelerinin etkili olması ihtimalinin zayıf olması sebebiyle, Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonları durdurmasını, PKK'nın silah bırakmasını, oluşacak sükunet ortamında toplumsal sağduyu ile barışın inşa edilmesini talep ediyor, siyası iradenin "anaların ağlamayacağı" acil – somut projeleri hayata geçirme konusunda aciliyetle adımlar atmasını talep ediyor, tüm tarafları sağduyuya ve barışa davet ediyoruz.

 

 

haksözhaber

 

 

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim