• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 20 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

"Açık Kadınlar Yüzünden Deprem Oluyor!"

Açık Kadınlar Yüzünden Deprem Oluyor!
Çocuklara Kur'an Kursu'nda anlatılanlar Kur'an'a aykırı ve tüyler ürpertici! Körpecik zihinler çakma din'ciler tarafından "Deprem=Allah'ın Gazabı" safsatalarıyla kirletilmiş!

Gündem Çocuk Derneği, Van-Erciş depreminin birinci yılında çocukların durumunu rapor yaptı. Çocuklar, Kuran kurslarında imamların kendilerine, depremi  “ Allah’ın gazabı”, “ açık giyinen kadınlardan dolayı Allah’ın verdiği bir ceza” olarak öğrettiklerini söyledi. Raporda,  “Çocukların şiddete eğilimli davranışlarında artışa’ dikkat çekildi.

 

Birinci yılında çocukların durumu, eğitimden, psikolojik duruma kadar ayrıntılarla belirtildi. Raporlama çalışması 19- 24 Ekim 2012 tarihleri arasında; çocuklarla, velilerle, sınıf, branş, rehber ve ana sınıfı öğretmenleriyle, sivil toplum temsilcileriyle ve çocuklarla çalışmalar yürüten kişilerle, birebir görüşmeler sonucunda hazırlandı. Görüşmelerden edinilen bilgiler, gözlemler ve değerlendirmeler  Eğitim, Afet Yönetimi- Hasar Tespiti ve Barınma,  Sosyal Yardım ve Psikolojik Destek ile  Değerlendirme bölümünde toplandı.  Raporda çarpıcı  değerlendirmeler şöyle.

 

'Pek çok okulda  devamsızlık oranı  yüzde 50’yi aştı'
 

-Depremin ardından geçen bir yıla rağmen eğitim ortamlarında normale dönülememiştir. Pek çok okulda okula devamsızlık %50’yi aşmaktadır. Görüşme yapılan öğretmenlerden bazıları sınıflarında yoklama fişlerine devamsız olanları değil okula gelenleri yazarak devam takibi yapabildiklerini belirtmişlerdir.

 

-Bazı okullarda sınıf mevcudu 80-90 kişiyi bulmaktadır.

 

-Birleştirilmiş bir okulda eğitim görmek, çocuklar ve öğretmenler arasında ayrımcılığa varan uygulamaları ve gerginliği arttırmaktadır. Ev sahibi okulun öğretmenleri ile misafir okulun öğretmenleri arasında bile şiddete varan sorunlar görülmektedir. Bu gerginlik öğrencileri ve öğretmenleri çok olumsuz etkilemektedir.

-Depremin hemen ardından bölgeye atanan öğretmenlere, uygun koşullar vaadedilmiş ancak hiçbiri sağlanmamıştır. Öğretmenlere verildiği belirtilerek basına gösterilen deri koltuklu, çamaşır makinalı lojman gerçeği yansıtmamış hiçbir öğretmene bu koşullar sağlanmamıştır. Öğretmenler belli dönemlerde 10 kişi aynı daireyi paylaşmak durumunda kalmışlardır.

-Yapılan görüşmelerde okulların açıldığı 17 Eylül’den bu yana bir ay içerisinde 9  öğretmen değiştiren sınıflar olduğu tespit edilmiştir.”

Depremin ardından köy, çadırkent ve konteynırlarda imamlar  ders verdi

-Deprem dolayısıyla yaşanan sorunlarına bu yıl 4+4+4 ile kesintili 12 yıllık eğitim sisteminin getirdiği sorunların eklenmesiyle, özellikle ilkokul birinci sınıflarda müfredatın uygulanması mümkün olmamıştır.

Örgün eğitimde sorunlar bir yanda ağır bir şekilde yaşanırken depremin hemen ardından başlayarak ve gittikçe yaygınlaşan şekilde dini eğitim ve din temelli destek çalışmaların çok daha düzenli ve etkin bir şekilde uygulandığı tespit edilmiştir. Deprem ardından tüm köylerde, çadırkent ve konteynır kentlerde kuran kursları açılmış, imam ve imameler eliyle din temelli destek hizmet verilmiştir.

 

‘Deprem Allah’ın  gazabı’
 

-Çocuklar kendilerine bu kurslarda depremin “Allah’ın gazabı” olarak aktarıldığını, üniversitelerden ve açık giyinen kadınlardan dolayı Allah’ın verdiği bir ceza olduğunun öğretildiğini söylemişlerdir. Bu yanlış, ayrımcı ve ayrıştırıcı bilgilerin devlet eliyle ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen destek hizmetler kapsamında verilmiş olma ihtimalinin yanı sıra denetim olmadan yürütülmesi oldukça kaygı vericidir. Nitekim bu hizmetlerin yürütülmesinde çeşitli cemaat ve tarikatların da etkin olduğu belirtilmiştir.

-Milli Eğitim Bakanlığı yaşanılan sorunların farkında olmasına karşın denetim, ölçme, değerlendirme ve takip sistemlerini işletmeyerek yaşanan sorunların görünür olmasını engellemektedir.

-Van-Erciş depremi ardından yapılan harcamalar ve yardım dağıtımlarıyla ilgili konuşulan yolsuzluk iddiaları; yanı sıra adamı, tanıdığı olanların daha kolay yemek, tüp, su, çadır, konteyner ve nihayet kalıcı konuta kavuşabildiği bir afet yönetimi ortamında çocukların adalet duyguları kalıcı olarak zedelenmektedir.

 

'Yangınlarda  20 çocuk hayatını kaybetti'
 

-Afet yönetimindeki aksaklıklar ve geçici barınma alanlarının kurulması ve yönetilmesindeki eksikliklerden dolayı kış boyunca çıkan yangınlarda toplamda 20 çocuğun yaşamını yitirdiği belirtilmiştir.

-Deprem ardından ortaya çıkan ihtiyaçların (konut, gıda, ulaştırma, altyapı, vb.) karşılanması sürecinde ciddi usulsüzlükler yapıldığı, yolsuzluk ve istismarların yaşandığı düşünülmekte ve yöre halkının tabiriyle ‘depremzedeler’ yanında bir de “depremzadeler” ortaya çıktığı söylenmektedir.”

 

TOKİ evleri sosyal bir sorun
 

-Depremden bir yıl sonra yaşanan sıkıntıların ardından özellikle kadınların ve çocukların öncelikli gündeminin TOKİ’ye taşınmak olduğu anlaşılmıştır. TOKİ konutlarına geçmeleriyle birlikte çocukların okulları tekrar değişecek, geçmişte yakın akraba ve hısımlarıyla komşu olmaya alışık olan aileler bundan farklı olarak hiç tanımadıkları insanlarla komşu olacaklar. Bu durumların yaratacağı sosyal sorunların şimdiden değerlendirilmesi gerekli görünmektedir.  

 

Çocuk işçiliği  arttı
 

-Depremden önce bir milyon civarında olan, ancak depremin ardından psiko-sosyal destek eksikliği ve afet yönetimindeki eksiklikler sebebiyle büyük bir göç yaşararak 200.000’e kadar düşen kent nüfusunun depremin bir yıl ardından 800.000’e yükseldiği ortak bir tespit olmuştur.

-Sosyal hizmetteki çöküntü sokakta yaşayan ve çalışan çocuk sayısında gözle görülür bir artışa sebep olmuştur. İnşaat, işporta vb. alanlardaki çocuk işçiliği ciddi olarak görünür olmuştur

  

Devlet, STK’lara engelleyici tavır
 

-Devlet kendi yapmadığı ya da yapamadığı sosyal hizmetin sivil toplum kuruluşları eliyle verilmesi konusunda da isteksiz davranmış, zaman zaman engelleyici tavır takınmıştır. Oluşan baskı ortamı sebebiyle depremin bir yıl ardından bölgede Van dışından gelen sivil toplum kuruluşlarınca sürdürülen hiç bir sosyal ya da psiko-sosyal destek çalışması kalmamıştır. STK’larca yapılmak istenen çalışmalara ilişkin mülki amirliklere iletilen yazılı izin talepleri ya reddedilmekte ya da reddedilmese bile sümen altı edilerek aylarca sürüncemede bırakılmaktadır.

 

Köylerdeki tarama sonuçları nerede?
 

-Köylerde aylarca yapılan sağlık taramaların sonuçlarının nerede olduğunu kimse bilmemektedir. Taramalar yapılmış ancak tespit edilen vakaların takibi yapılmamıştır ya da yapılamamıştır.”

 

Vanlı kayıplarının yasını tutarken, devlet coşkulu açılış yaptı
 

-Depremin birinci yıl dönümünde Vanlılar mezarları başında kayıplarının yasını tutarken devlet erkanının coşkulu açılışlar ve anahtar teslim törenleri için kente gelmesi halkın gündemi ile devletin gündemi arasında süren çelişkiyi göstermesi açısından önemli bir veridir.

-Akut dönem hariç çocuklara yönelik sistemli bir psiko-sosyal çalışma yürütülmemiştir.

-Çocukların zamanla depremi unuttukları ifade edilse de travma sonrası bozukluklar göstermeye devam ettikleri vurgulanmıştır.

 

Çocuklarda şiddet  eğiliminde artış
 

-Çocukların şiddete eğilimli davranışlarında artış olduğuna dikkat çekilmiştir.

-Çocukların özellikle afet yönetimi sürecindeki ve sonrasındaki yaşantıları adil olma ve adalet duygularını zedelemiştir.

-Eğitim sisteminin ayağa kaldırılması ile ilgili yatırım tercihleri doğru ve zamanında yapılmamıştır.

-Dolayısıyla çocukların ileriki dönemlerde depremin iyileştirilmemiş psikolojik ve sosyal travmatik etkilerini daha da ağır bir şekilde yaşamalarından kaygı duyulmaktadır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Musab
2012-11-14 11:52:19
bu tespitin mantıklı bir yanını bulmadım, aksine depremin acık kadınlardan ziyada sokak ortasında zinadan dolayı olduğu daha mantıklı, bizden önce helak olan lut kavmi ne için helak olmuştu? yada sali peygamberin kavmi? azgınlık ve sapıklık değilmiydi...
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim