• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 22 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

ABD'nin Büyük Çıkmazı: Hamid Karzai!

ABDnin Büyük Çıkmazı: Hamid Karzai!
Karzai, Washington’un kaprislerine yaltaklanmıyor ve bunun yerine emellerinin peşinde koşuyor. Şok edici, öyle değil mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Justin Raimondo*

 

George W. Bush’un başladığı ve Barack Obama’nın kazanma sözü verdiği Afganistan’daki savaş bitti ve kaybettik. Hiç kimse henüz bunun tam olarak farkında değil, fakat zaman onlara gösterecek. Bu savaşı kaybettik çünkü bozgunumuzun meyveleri zaten gerçek bir bereket boynuzudur. Buna sebeb olan da iki temiz kelimeyle özetlenebilir: Hamid Karzai.

 

Bush yönetimi tarafından Afganistan’ın kurtarıcısı olarak biçilen model, Amerikalıların en sert tenkitçisine dönüşüyor. Tamamen inanılır açıklamayla, Taliban’la birleşmeye hazır olduğunu ilan eden Başkan Karzai problem meydana getiriyor ve “o güvenilir bir ortak değildir” şeklindeki ukala Washington’un aşağılamalarıyla ABD, kuklalarına bir darbe vurmak için, son Afgan seçimlerini manipüle etmeye çalışıyordu. Sıradan bir tercümeyle bu, Karzai, Washington’un kaprislerine yaltaklanmıyor ve bunun yerine emellerinin peşinde koşuyor. Şok edici, öyle değil mi?

 

Eski “ortağımızla” bu kadar resmî hoşnutsuzluğa sebeb olan şey nedir? Tamam, herhangi bir ilişkide, bilirsiniz, daima en ufak bir şey boşanmaya gider: Meselâ, eski en kötü düşmanınızla ilişki kurmakla tehdit ederek, tabii sadece bu kadar değil, terk etmek üzere olduğunuzu ilan ederek, boşanma yolunu açarsınız. Bütün bunlar şaka olmakla birlikte, gerçekten, biri kazanmak için ellerini kaldırmayı denediğinde seçili çiftler her zaman nişanlanır. Bu tür şeyler hoş görülebilir- en azından Edward Albee’nin (III. Edward Franklin Albee, Amerikan tiyatrosunun önde gelen yazarlarındandır. Kim Korkar virginia woolf'dan -Who's Afraid of Virginia Woolf?- adlı oyunuyla tanınan yazarıdır) bir oyun karakteriyseniz

 

Boşanma davası açmak istemediğiniz sürece, daima, dışarıya açıklamadığınız, halkın karşısına geçmediğiniz bir çizginiz vardır. Bu, Kim Korkar Virginia Woolf’ta, George ve Martha’nın hayalî oğlunun bir sırrıdır. Kim Korkar Taliban’dan mı? Bu, Martha’nın George’a. “Sen bir hiçsin” diye bağırdığı gibi, gerçekten Karzai’nin hayalî “hükümeti”nin Kabil dışında bir hiç olduğu açıkça söylenebilir.

 

Amerikalıların milyarlarca doları- niyetlerin ve amaçların gerçekte varolmadığı-Afgan hükümetine yardım olarak gidiyor. Varolan şeylerin adı, bir yardım kuruluşu, birkaç ABD-NATO ofisi araziye yerleştirilmiş, bir BM koltuğu, hepsi bu kadar. Bu örümcek ağı şebekesine ödenmiş paralar ve savaş ağaları ve aşiret liderlerinin altyapısının gerçek gücü üzerine bindirilmiş Amerikan eğitimli kuklalar zinciri, herhangi bir zamanda kırılabilecek ince bir ipliktir. Bunu hiç kimse Karzai’den daha iyi bilemez., işte sebeble, bu siyasetinin ve psikolojisinin ayakta kalmasını temin etmek için uyguladığı stratejinin yönünü değiştirdi. “Önerilen politikanın” yetersizliği, ABD-NATO’nun savaş çabalarının insanların güvenini açıkça çökertmesi hariç, London Times’ın aşağıdaki haberini yorumlayabilir.

 

“Afganistan Devlet Başkanı Karzai’nin, Güneydeki Kandahar eyaletine yerleşmiş Taliban üzerine, NATO’nun önümüzdeki yaz düzenlemeyi plânladığı ve 10 binin üzerindeki ABD askerinin katılacağı saldırıya dair şüpheleri var.”

“Karzai, Kandahar’daki yaşlı aşiret reisleriyle görüştükten ve onlardan, bu operasyon (Karzai’nin de memleketi olan) Kandahar’a emniyet değil, savaş getirecek cevabını aldıktan sonra, planlanan NATO operasyonunu- son 9 yıldaki en büyük operasyon olacak- iptal veya ertelemekle tehdit etti.”

 

“Saldırıya destek istediği ziyaretinde Başkan, destek yerine, çürüme, rüşvet ve yasadışı uygulamalarla ilgili olarak bir şikâyet yağmuru altında şaşkına döndü. 1500 aşiret lideri ve ihtiyarlar şurasında soru yağmuruna tutulduğu için, onlara askerî operasyonu veto etmeyi teklif eder göründü. “ Operasyon yapılacağı için, mutlu musunuz, yoksa mutsuz mu?” diye sorduğunda; “en yaşlıları: “Mutlu değiliz” cevabını yapıştırdı.”

 

Bunun üzerine Karzai “siz mutlu olduğunuzu söyleyene kadar, operasyon yapılmayacak” diye cevap verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

“Hemen arkasında oturan NATO komutanı General Stanley McChrytal, belirgin bir şekilde endişeli görünüyordu.”

 

Yapabileceği kadar. Kzarzai ya ayarını değiştirecek veya kendini bir “kaza” kurbanı olarak bulur: Askerî bir darbe ihtimal dışı değil. Şayet CIA istasyon şefinin yerinde olsaydım, Karzai’nin haşhaş çekerken görüntülenmiş resimlerini dağıtırdım. Şayet Karzai’nin yerinde olsaydım, Gucci’den aldıklarımı geri gönderir ve hızla kasabadan kaçardım. Zira, Bagram’da “yeryüzünün en şık giyinen adamının” durumu iyi olmayacak.

 

Bütün karakteri zayıf kimseler gibi, Karzai ne zaman otoritesinin kabul ettirmeye çalışsa, sadece iktidarsızlığını belli etti. Kandahar saldırısını kabul etmek gibi bir şansı yoktu. Şura katılanlar dahil herkes bunu biliyor. Bunu yapmakla birlikte, “temizle, dur ve inşâ et” olan Amerikan stratejisini de yakıp yıktı. Bu noktada açıkça sorulacak, tam olarak inşâ ettiğimiz -aslında tamamıyla hayalî olan Karzai başkanlığındaki millî “hükümet”, ABD tarafından açığa düşürülerek halk desteği kazanmayı ümid edebilir mi?

 

İstikrarlı ve hatta güvenilir bir Afgan hükümeti bina etmek yerine, Gen. David Petraus tarafından ortaya atılan şiddetli yeni karşı direniş doktriniyle, Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’ndeki bu derin düşünürler, Amerika’nın bozgunu için yeni şartlar meydana getiriyorlar. Öte yandan Obamacılar, Karzai onların elinde olduğu sürece, tecrübe Frankensetin canavarı meydana getirerek, en iyi durumda Amerikan varlığını savaşarak besleyen Petraus doktrininin geçerliğinin sona ermesini sağlayacağı ümid edildi. Niye Karzai’nin başkanlık sarayından çıkışını az öncesinden kehanette bulunan bir Nostradamus olmak zorunda değilsiniz.

 

Evet, Karzai çerçevesinde çalışabileceklerinin ve yerel aşiret liderleriyle pazarlık edebileceklerini söylüyorlar. Henüz bu aynı aşiret liderleri, en azından Kandahar’dakiler, Amerikan işgalinden memnun değiller.Afganistan’da üstesinden gelmemiz gereken en büyük problem Amerikan gazetecilerin tembelce “Taliban” diye adını verdikleri ve halkın açıkça sempati duyduğu ve gerçekte bir yerel direnişler serisi olan, genişleyerek eski Taliban lideri Molla Ömer’in yerini alan, işgale karşı askerî direniştir. Taliban ve El-Kaide’nin çekirdeği Pakistan’a kaçtığından beri beraber savaşmaktadır. 10 yıldır devam eden savaştığımız Afganistan taze militan yatağıdır.

 

Başkan Obama’nın ilan ettiği gibi, Afganistan’daki savaş gayelerimiz, bu ülkeye yerleşmiş El-Kaide hücrelerini bozmak ve imha etmek, bu hedef uzun süre başarıldı. Bugün, El-Kaide’nin Afganistan’da bulunduğunu söylemek, oldukça zor. Aynı şey Taliban artıkları için de geçerli. Daha da sofistike olan savaş destekçileri bunu haber veriyor. Öne sürdükleri esas problem, Pakistan, güçlü bir şekilde bin Ladin’i sakladığını ima ediyor.(Hillary Clinton buna inanmış görünmektedir)

 

Pakistan Hükümeti, Hillary’nin kabadayılık histerisine rağmen bunu inkâr ediyor. Pakistanlılar, geçmişte ve şimdi, bizim elimizdekilerden daha çok üst düzey El-Kaide liderlerini tutuklayıp, hapse attı. Şayet bin Ladin ve üst seviye adamları Pakistan’da is ve ISI bunu biliyorsa, Pentagon Pakistan topraklarında savaşmaya devam ediyorken, tam da, ABD’nin gizliliği kalmayan “gizli savaşını” durdurma kararında, onları (ABD)yi devirmeyeceğinden kim şüphe edebilir?

 

İlan ettiğimiz savaş gayelerimiz, tıpkı George ve Martha’ın hayalî oğlu gibi: bir anlatı. Hernasılsa endişelerimiz gidermek ve kendimizi mutlu etmek için kendi kendimize söylediğimiz bütünüyle özel bir hikâye, bir anlatı. Daha alçak gönüllüsü, “medeniyet” ve “ilerleme” adına bir ülkeyi köleleştiren, işkence eden ve yakıp, yıkan olarak biz.

 

Şayet bunlar bizim gerçek gayelerimiz değilse, şayet hepsi bir peri masalıysa, dünyanın bir kısmında kargaşa meydana getirmemizin gerçek sebebi nedir?

 

Cevab, korkarım, herhangi bir politik, ekonomik ve uluslar arası ilişkiler teorisinde bulunmamaktadır. Fakat, insan psikolojisinde unuttuğumuz bir saha var: Politik gücün psikolojisi ve yukarıda saydıklarımızın onu kullandığı.

 

*Justin Raimondo, kendini özgürlük yanlısı bir muhafazakâr olarak tanımlayan, Amerikalı yazar ve antiwar sitesinin genel yayın yönetmenidir.

 

Bu makale Fazıl DUYGUN tarafından TIMETÜRK için tercüme edilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

u

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim