• BIST 106.663
  • Altın 143,662
  • Dolar 3,5540
  • Euro 4,1354
  • İstanbul 33 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 37 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

ABD ve Rusya Kırgızistan'a Hakim Olamıyor!

ABD ve Rusya Kırgızistana Hakim Olamıyor!
Hindistanlı ünlü diplomat M. K. Bhadrakumar, Kırgızistan'daki gelişmeleri değerlendirdi.

 

 

 

 

 

 

Hindistanlı ünlü diplomat M. K. Bhadrakumar, "ABD ve Rusya, Kırgızistan’ın Dümenine Hâkim Olmakta Başarısız Oluyor" başlıklı makalesinde şunlara yer verdi;

M K Bhadrakumar*

Eğer bir Orta Asya devleti olan Kırgızistan turnusol kâğıdı testi vazifesi görüyorsa ABD’nin Rusya’yla olan bağlarını yeniden ayarlaması sadece seçici olarak samimi görünüyor. Kırgızistan, iki gücün taktiksel işbirliğinde anlaşması için mükemmel bir neden ve kayda değer ortak çıkarlar söz konusu ama böyle bir şey henüz gerçekleşmiyor.

Kırgız eyaleti dağılıyor ve anayasal reform olan Pazar günkü referandum sadece krizin şiddetini arttırabilir ve yönetici sınıf arasında daha ileri düzeyde bölünmelere yol açabilir. Kırgız göçünün bölgesel istikrar üzerindeki etkisi, uyuşturucu mafyasına ve İslamcı militanlara harekete geçmek için hazırda bekleme olanağı sunuyor. Etnik ihtilafın bent kapağını açıyor.

ABD ve Rusya, Kırgızistan’ın parçalanmaması için ortak çıkarlara sahip. Yinede hiçbiri, başsız bir ülkeyi istikrara kavuşturmak için sorumluluğu üzerine alacak isteğe sahip değil.

Tek çıkış yolu müşterek güvenlikten geçmekte. Ama bu aynı zamanda en ihtilaflı mesele. Kırgısiztan’daki istikrarı sağlama çabalarını kim yönetecek?

Seçeneğin, bölgesel bir kuruluş olan ve Rusya, Beyaz Rusya, Ermenistan, Kazakistan ve Tacikistan’ı kapsayan Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütünde (CSTO) yattığı çok açık. Ama Rusya’nın bir problemi var. Bir CSTO operasyonu, insan gücü ve materyal malzeme olarak bir Moskova operasyonu olacağı için bunun külfeti Rus kaynaklarının üzerine olacak ve gerekli nakit parayı Moskova sağlıyor olacak. Bu ihtimal Rus kamuoyu ve siyasi elitleri arasında hiç taraftara sahip değil. İkinci olarak CSTO ani reaksiyon gösterme gücünden yoksun. Üçüncü olarak Kırgızistan’ın geçici hükümetinin meşruiyetiyle alakalı olan zor bir soru karşımıza çıkıyor. Yani kimin talebi üzerine CSTO harekete geçmiş olacak, henüz açıklığa kavuşturulmayı bekliyor.

Dördüncü olarak bir bataklığa müdahil olma gibi gerçek riskleri barındırıyor. Son olarak, bazı CSTO üyesi ülkeler, özellikle Özbekistan, Kırgızistan’a bir CSTO müdahalesinin teamül oluşturmasından çekiniyor.

Bu son nokta Washington’un Taşkent’e karşı neden kuşatıcı bir diplomatik ve büyüleyici bir hücum gerçekleştirdiğini açıklıyor. Bir seferinde parya rejimi olarak aşağılayan Washington, şimdi Özbek başkan İslam Kerimov’a karşı tutkulu bir şekilde kur yapıyor.

ABD dışişleri bakanı Clinton, Kerimov’u telefonla arayarak “krizle ilgili potansiyel çözümler noktasında fikir alışverişinde bulundu”. Clinton, Özbek lidere Kırgızistan’daki karışıklıkla alakalı garanti ve etnik Özbek unsurlarla ilgili güvence vererek, konunun “ABD’nin ajandasının üst sıralarında yer aldığını” söylediği Özbek Milli Haber Ajansı tarafından alıntılandı. Clinton yardımcısı Robert Blake’ı Ferghana Vadisinde yer alan Özbek bölgesi Andican’daki mülteci kampını ziyaret etmesi için görevlendirdi.

Blake bol keseden Taşkent’in siyasi egosunu okşadı, Kırgız krizine yaklaşımlarını coşkulu bir şekilde meth ederek : “Özbekistan’ın liderliği ve girişimleri birçok hayatı kurtardı ve binlerce savunmasız insanın acılarını hafifletti” dedi. Özbek hükümetinin beş yıl önce kanlı bir şekilde bastırdığı Washington’u hayal kırıklığına uğratan ayaklanmanın olduğu yerden konuştu. Blake, Andican’dan ABD’nin “uluslararası bir organ tarafından güvenilir bir soruşturma başlatılmasını istediğini” söylediğinde tam bir ironi ortaya çıktı.

Haziran’ın ortasında başlayan şiddet olaylarından ve başkan Kurmanbek Bakiyev’in yerinden edilmesinden (şimdi Beyaz Rusya’da sürgünde) beri 200 den fazla insan öldü ve 2000 den fazlası da yaralandı.

Blake’in odaklandığı bir görevi var. Jeopolitik gerçeklik şu ki; Washington bu krizin Kırgızistan’ın Manas şehrindeki ABD üslerine sıçramasından çekiniyor. ABD politikası CSTO’yu her zaman Sovyet sonrası ortaya çıkan alanda Rus hâkimiyetini sağlamanın bir aracı olarak görüyor ve Moskova’nın liderliğindeki ittifakın Kırgızistan’a müdahil olmasını kısıtlama noktasında Taşkent’e güveniyor.

ABD, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütünün (OSCE) uluslar arası toplum tarafından yapılacak bir müdahale için uygun bir araç olduğunu ileri sürüyor. Hükümetler arası OSCE şaşırtıcı bir seçenek. 20 yıl önce Yeni Bir Avrupa İçin Paris Sözleşmesinin Kasım 1990 da imzalanmasıyla doğan örgüt, soğuk savaş sonrası düzenlemede birleşik Avrupa güvenlik vizyonunun Avro-Atlantik bölgesine taşıması ve bölünmezliğini sağlaması olarak yüksek beklentilerin ortasında yer aldı.

Ama 56 ülkenin üye olduğu OSCE vaatlerini yerine getirmede başarısız olarak, Avro-Atlantik bölgesinin güvenlik tedbirine döndü. Moskova yükselen bir şekilde, Batı’nın OSCE’yi insan hakları ve seçimler için gözetleme fonksiyonu olarak veya medya özgürlüğü kılığında propaganda amaçları doğrultusunda kullanma eğilimine karşı çıktı.

Peki, neden ABD, Kırgızistan için OSCE’yi öneriyor?

Bir, propaganda düzleminde, ABD, Moskova’nın ve CSTO’nun Kırgızistan’daki sorumluluğu üstlenme noktasındaki başarısızlığına dikkat çekiyor. Gerçekten, Batı medyasında Moskova tumturaklı bir bölgesel güç olarak alay konusu haline geldi. İki, CSTO’nun, mağrur bir hava yaratan ama gerçekte önemini yitiren bir organizasyon olarak maskesi düştü. Üç, ABD, Rusya’yla onun en yakın Orta Asya’lı müttefiki olan Kazakistan’ın arasına engel koymayı ümit ediyor ve Kazakistan şimdi OSCE’nin dönemsel başkanlığını yürütüyor. Kazakistan CSTO ile OSCE arasında seçim yapmak için şiddetli bir baskıya maruz kalıyor.

Aynı zamanda, daha derin bir ABD planı var. OSCE’yi canlandırma çabaları, Rusya yeni bir Avrupa güvenlik anlaşması için kendi taslağını ısrarla ilerletirken, ki ABD bu çabayı OSCE’yi (ve NATO’yu) etkisiz kılma girişimi olarak yorumluyor, önemli bir noktaya varıyor.

Tartışmalı olarak eğer OSCE, Rusya ve Kuzey Amerika’yı içeren bir işbirliği mümkünse, Moskova’nın yeni bir güvenlik anlaşması hazırlığının var oluş sebebi gerçekte ne olabilir? Bu arada Çarşamba günü, OSCE’nin Orta Asya özel temsilcisi Kimmo Kiliunen Bişkek’ten bazı kurnazca ağız aramalarda bulundu. OSCE’nin AB dışişleri bakanlarıyla Kırgızistan’da güvenliği güçlendirmek için konuşmalar yürüttüğünü öne sürdü.

“Benim düşüncem, belirli bir uluslararası polis gücü operasyonunun teknik danışmanlık yapması ve belki uluslararası polisin burada (Kırgızistan’da) bulunması gerçekten işe yarayacaktır” dedi. Kiliunen’in iddiasına göre AB dışişleri bakanları çoktan, kriz yönetimi desteği sağlamak için polis kullanma seçeneğini tartışıyor.

AB, alınmalara karşı yaptığı izahta, Kırgızistan’daki delegasyonunu güçlendirmesinin sebebini sadece ve sadece “sahada yeterli uzmanlığın bulunduğundan emin olmak için” olduğunu belirtti ama hakikatte oyun başladı.

Bu CSTO genel sekreteri Nikolai Bardyuzha’nın Bişkek’e hareket ettiği bir döneme denk geliyor. CSTO Moskova’da bir beyanatta, bir çalışma grubunun Kırgızistan’daki durumu değerlendireceğini ve “hukukun güçlendirilmesine yardım ederek… Kırgız güçlerini mahallî olarak muhafaza edip, karışıklığı bastırıp, şiddet olaylarını önleyip daha ileri hazırlıkların CSTO üyeleri için geliştirileceğini söyledi.

Rusya’nın pozisyonu, Kırgız otoritelerini durumu kendilerinin istikrara kavuşturması şeklinde olmaya devam ediyor. Dışişleri bakanı Sergei Lavrov bu hafta “problemin esası Kırgız otoritelerinin durumu kendi başlarına istikrara kavuşturmaları gerçeğinde yatıyor ve dış yardım Kırgız otoritelerine uyacak formlarla sınırlı tutlmalı” dedi.

Kırgızistan’da ortak güvenlik girişimi üzerindeki Rus-Amerikan gölge oyununda sabit olan şey Çin’in duruşunun Moskova’nın yaklaşımının yararına olduğu. Pekin, Moskova’nın girişimini destekliyor. Bir Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “Çin, CSTO’nun Kırgızistan’daki durumu tartışmak için bir toplantı düzenlediğini not ediyor ve Orta Asya’da barışı ve istikrarı muhafaza etmek için sarf ettiği çabayı onaylıyor” dedi.

1300 kadar Çinli kargaşaya yakalanmış olan Oş bölgesi terk ederken bu Kırgız krizine Çin’in müdahalesi insani yardım sağlamakla sınırlanmış durumda. Ama Pekin kendi komşusu olan bir ülkedeki, ABD’nin diplomatik manevraları karşısında kolay pes etmeyecektir. Bu Çin’in orta ve uzun vadedeki güvenliği için hayati öneme sahip.

Global Times gazetesinin, bir Orta Asya uzmanı olan Sun Zhuangzhi’den alıntıladığı raporda Moskova ve Washington’un Kırgızistan’la ilgili bir anlaşmaya varabileceğine dair bir kuşku ifade ederek, “bu değiş tokuşun Çin’in bazı çıkarlarını da içerebileceğini” belirtiyor.

The Global Times aynı zamanda “Orta Asya’da istikrarı sağlamadaki Çin’in rolü” başlıklı Kırgızistan’daki duruma odaklanan bir başmakalede yayınladı. Bu başmakalede, “Çin’in kendi rolünü sadece Çin vatandaşlarını tahliye etmek ve insani yardım sunmakla sınırlayamayacağı” öne sürüldü. Aynı zamanda Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Tacikistan ve Özbekistan’dan oluşan Şangay İşbirliği Örgütünün rehber bir üyesi olması ve “düzeni-normalizasyonu sağlamak için tedbirlerin” alınması gerektiğini belirtti.

Makalenin öne sürdüğüne göre “Kırgızistan’a komşu ülkelerin dışişleri bakanlarının bir toplantı düzenlemesi sadece bir seçenek değil, aynı zamanda Çin’in kendi çevresindeki karışıklık çözülürken pasif kalma niyetinde olmadığının bir işareti. İstikrarlı bir Orta Asya Çin’in yararına.”

Etkili bir günlük gazete olan The Global Times, Oş’un Kırgızistan’ın güneyinde ve Urumçiden “sadece bir saatin üzerinde bir uzaklıkta” olduğuna işaret ederek Balkan tarzı bir krizin “Çin için bir kâbus” olacağının belirtti. Urumçi, Sincan Uygur Özerk Bölgesinin başkenti ve buradaki Uygur halkı arasında bir kargaşa çıkması ihtimaline karşı Pekin çok hassas ve dikkatli.

Pekin’in, OSCE’nin Kırgızistan’daki güvenlik boşluğunu doldurması yönündeki ABD projesine karşı olmasını bekleyebiliriz. Şangay İşbirliği Örgütünün (SCO) “Kırgızistan’da istikrarı sağlama ve düzeni kurma” noktasında bir role sahip olması için Pekin ısrarını sürdürürken, bu konuda ilk tercihini Moskova yönetimindeki CSTO’dan yana koyuyor.

The Global Times’ın başmakalesi son olarak :

“Bölgede tarihi bir işbirliği birikimi ve uluslar üzerinde nüfus kabiliyeti olmaksızın Çin’in pozisyonu bir hayli tarafsız konumda. Ama ekonomik işbirliğinin gelişmesiyle birlikte, Çin’in bu tarafsızlık politikasını sürdürmesi gerekip gerekmediği ve Orta Asya’da barış ve istikrarı sağlamak için en iyi yolun ne olduğu sorusu üzerinde kafa yorulması gereken bir soru.”

Yukarıdaki perspektiften bakınca, pazartesi günü SCO tarafından yayınlanan beyanat çok daha fazla anlam kazanıyor.

Bu beyanat, etnik ihtilafın bir Kırgız-Özbek “karşılaşması” çıkarmak niyetiyle uyandırıldığı şeklinde bir tanımlama yaptı. Durumun “erken bir tarihte” istikrara kavuşacağı beklentisi yüksekti. Daha önemlisi, barış ve istikrarı korumak için “akıllı Kırgız halkına” bel bağlanmıştı ve dış müdahalenin acil bir ihtiyaç olmadığına işaret edilmişti. Son olarak, durum hakkında önemli endişeler belirtilerek “Orta Asya’nın barış ve istikrarı için Kırgızistan’daki durumun istikrara kavuşturulmasının çok önemli olduğu” vurgulanarak ifade edildi.

SCO rekabete girerek, Orta Asya’nın müşterek güvenliği ile ilgili temel rolünü tekrarlamaya başlamıştır ve hiçbir dış güç bunu görmezden gelemez.

*Büyükelçi M K Bhadrakumar, Hindistan Dışişlerinden eski bir diplomat. Sovyetler Birliği, Kuzey Kore, Sri Lanka, Almanya, Afganistan, Pakistan, Özbekistan, Kuveyt ve Türkiye’de görev yaptı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

tımetürk

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

z

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim