• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

ABD ve İsrail’in arası açık

ABD ve İsrail’in arası açık
ABD-İsrail ilişkileri Bush döneminde olduğundan çok farklı gelişiyor. ABD'yi ziyaret eden Netanyahu'nun öncelikleri İran ve Filistin ama Obama'nınki tam ters yönde...

ABD başkanı Barack Obama ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Beyaz Saray’daki görüşmesine İran’la ilişkiler konusunun hakim olmasına oldukça muhtemel gözle bakılıyor.

ABD ve İsrail’in gündemdeki konularla ilgili farklı öncelikleri var.

Obama İran’a karşı yumuşak bir yaklaşım sergileyerek, İran’ın nükleer silahları sorunun savaş tehditleri yerine diplomasi ile çözülmesi taraftarı olduğunu belirtmişti.

Obama yönetimi ayrıca, İran’dan gelen tehdite yönelik olarak Netanyahu’nun Filistinlilerle masaya oturup iki devletli çözüm üzerinde anlaşmaya varmasını istiyor.

Netanyahu ise ne Filistinlilerle diyolog başlatmaya sıcak bakıyor ne de iki devletli çözüm önerisini de onaylıyor.

Netanyahu Washington ziyareti öncesi defalarca İran’ın İsrail’in güvenliğine en büyük tehdit olduğunu ve İran’ın nükleer gücünü görmezden gelmeyeceklerinin altını çizerek belirtmişti.

Netanyahu önce İran’la kozunu paylaşmak daha sonra Filistinlilerle masaya oturmak istiyor; Ancak Obama’nın öncelikleri tam ters yönde seyrediyor.

Denge çalışmaları

ABD-İsrail ilişkileri, Obama yönetime geldiğinden bu yana George Bush döneminde olduğundan çok farklı gelişiyor.

Bush 2001’de yönetimi devraldığında Ariel Şaron Beyaz Saray’daki ilk konuklarından biri olmuştu. Şaron’a her istediğini veren Bush, İsrail’in utanç duvarını inşa etmesine ve işgal edilen topraklardaki Filistin köylerine saldırmasına dahi izin vermişti.

Buna karşın Obama İsrail’in istekleri konusunda daha dikkatli hareket ediyor. İsrail yanlısı lobinin isteklerini yanıtlayarak İsrail’e destek çağrıları yapsa da Obama’nın arada dengeyi sağlamak için adımlar attığını görmemek olanaksız.

Arap-İsrail barışını dış politikasının ana gündem maddesi haline getiren Obama, Arap liderlerine uzlaşım için elini uzattı. Beyaz Saray’da Netanyahu ile görüşmesinden haftalar önce Ürdün Kralı Abdullah’ı kabul etti.

Elçisi George Mitchell bölgeye üç ziyaret gerçekleştirerek İsrail’e işgal edilen Arap topraklarında yerleşim birimi inşa etmesi konusunda baskı yaptı. Mitchell Arap liderlerini ise İsrail’i tanımaları karşılığında barış antlaşması yapmaya ikna etmeye çalışıyor.

Obama yönetiminin denge kurma çalışmaları sırasında belki de en önemli olanı başkan yardımcısı Joe Biden’in en güçlü Amerikan İsrail Lobisi (AIPAC)’ın yıllık toplantısında yaptığı konuşmaydı.

Biden, İsrail lobisine yaptığı konuşmada "İsrail iki devletli çözüm üzerinde çalışmalıdır. Benim bunu söylememden hoşlanmayacaksınız ancak daha fazla yerleşim birimi inşa edilmemeli, ileri karakollar kaldırılmalı ve Filistinlilere serbest dolaşım hakkı ve ekonomik faatliyet fırsatı verilmeli” dedi.

Değişen öncelikler 61 yıllık Amerika-İsrail ilişkilerindeki en ciddi anlaşmazlığa neden olabilir.

Netanyahu daha önceleri 1990’larda Demokrat başkan Bill Clinton ile anlaşmazlığa düşmüştü. Bir toplantıda Netanyahu’nun Arap-İsrail tarihi hakkındaki konuşmasından sonrasında Bill Clinton öylesine sinirlenmişti ki İsrailli lider salonu terkettikten sonra ileri geri konuşmuştu.

Yaptırım

Ancak tüm bu denge ilişkisinde merak edilen bir nokta var ki, o da Obama’nın Netanyahu üzerinde ne tür bir yaptırımı olduğu.

ABD’nin İsrail’e askeri ve ekonomik yardımı dokunulmaz olarak addediliyor. Kongre’deki üyelerin ise İsrail’e para akışına, askeri işbirliğine, İsrail’in yerleşim birimi inşasına veya topraklarını genişletmesine karşı çıkması pek olası gözükmüyor.

Ancak eninde sonunda Netanyahu bir siyaset adamı ve başında olduğu zayıf koalisyon hükümeti İsrail’in bütçe düzenlemesi nedeniyle şimdiden sarsılmış durumda.

Netanyahu Obama’nın popülaritesiyle yarışabilecek konumda olmadığından dolayı Obama’nın tek yapması gereken İsrail kamuoyunu ikna etmesi. Eğer Obama İsrail kamuoyuna İsrail’in Arap hükümetleri tarafından tanınması ve güvenlik teminatı verip onların desteğini kazanabilirse Netanyahu’nun boyun eğmekten başka seçeneği kalmamış olur.

Timetürk

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim