• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

ABD Askerini Çekti, Özel Güvenlikçileri Bıraktı!

ABD Askerini Çekti, Özel Güvenlikçileri Bıraktı!
ABD askerinin Irak'tan çekilmesinin ardından özel güvenlik şirketleri ülkede milyarlarca doları bulan 'özel güvenlik' pastasından pay kapma yarışına girdi.

ABD ordusu, 2003’te Saddam Hüseyin’in daha sonra hiç bulunamayan kitle imha silahlarını bahane ederek işgal ettiği Irak’tan hafta içinde ‘savaş’ bayrağını indirerek resmen çekildi. Ancak ABD’nin çekilmesinin ardından Irak’ın kime teslim edildiği yeni tartışma konusu odu. Irak’taki 170 bin ABD askerinden geriye kalan 4 bin asker de ay sonuna kadar ülkeyi terk edecek. Ama yine de kendi sokaklarında yürürken kimliklerini, üzerinde ABD bayrağı dikili kamuflaj giyen askerlere göstermek zorunda kalan Iraklılar için durum 9 yıldır olduğundan pek de farklı olmayacak. Irak’taki 2 bin 700 özel güvenlik şirketi görevlisinin sayısı ocaktan itibaren iki katına yani 5 bin 500’e çıkarılacak. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın özel lisansı ile çalışan bu birliklerin görevi, yalnızca ABD diplomatik yetkilileri ile ticari şirketleri korumak değil; aynı zamanda Irak ordusunu, güvenlik güçlerini de eğitmek olacak.

Irak sıcak bakıyor
Kirli geçmişlerine rağmen Bağdat, bu şirketlere kapısını kapatmıyor. Başbakan Nuri el Maliki’nin danışmanları, ordunun eğitimi için ‘askeri geçmişi olan 3 bin özel timin’ Irak’ta görev almalarına yeşil ışık yakmıştı. Maliki, hafta içinde Washington’a yaptığı ziyarette de daha fazla ABD şirketinin yatırıma gelmesi yönündeki temennilerini bizzat ABD Başkanı Barack Obama’ya iletti. Bu da, bu şirketleri koruyacak yeni özel güvenlik güçleri anlamına geliyor.

Irak için şimdiden sıradalar
ABD Dışişleri Bakanlığı lisansı ile Irak’ta büyük kazanç hedefleyen çok sayıda özel güvenlik şirketi şimdiden kolları sıvadı. Ülkedeki 17 bin Amerikalı sivilin korunması için ABD Dışişleri Bakanlığı 11 milyar dolarlık güvenlik ihalesi açtı. 2010 yılı ekiminde bakanlığın açtığı Dünya Çapında Güvenlik Hizmetleri (Worldwide Protective Services) ihalesine giren 8 şirketin 3’ü Irak’ta göreve başladı. Bakanlıkla uzun süredir çalışan DynCorp ve Triple Canopy’nin dışında, güvenlik ihalesini kazanan diğer şirketler, EOD Technology, SOC Incorporated, Aegis Defense Services, Global Strategies Group, Torres International Services ve International Development Solutions.

Söz konusu 8 şirket Irak’ta hayati önemi bulunan ABD merkezlerinin güvenliğinden 5 yıl boyunca sorumlu olacak. Blackwater’ın 2009’da Irak’tan ayrılmasıyla yerine geçen Triple Canopy, Amerikalı diplomatları korumak için 1.53 milyar dolar alırken İngiliz Global Strategies Group şirketi ise Basra’daki ABD Konsolosluğu’nu korumak için 401 milyon dolarlık anlaşma yaptı. ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’nin güvenliği ise 974 milyon dolara SOC Incorporated’a teslim edildi.
Paralı askerler, diplomatların zırhlı araçlarla ve helikopterlerle ulaşımından sorumlu olacak. ABD Dışişleri Bakanlığı, petrol zengini Musul, Kerkük ve Erbil için de güvenliği teslim almaya niyetli şirketlerle masaya oturacak.

Blackwater’a yeni isim
Dünya kamuoyu, Irak’taki paralı askerlere ve icraatlarına yabancı değil. Blackwater adlı Amerikan özel güvenlik şirketi, 4 yıl önce Bağdat’ta diplomatların konvoyunu koruduğu sırada, Nisur Meydanı’nda 17 sivili öldürmüştü. Olayın ardından Irak’taki faaliyetleri hükümet tarafından durdurulan Blackwater, Xe Services adını alarak Irak’taki varlığını sürdürdü. İmajını tazeleyen Xe Services şimdilerde yeni sahibi ile Academi adı altında Irak’tan yeni ganimetler toplama hedefinde. Şirket’in CEO’su Ted Wright, ABD’li askerlerin arkalarında bırakacağı güvenlik boşluğunu doldurmak için harekete geçti. Wright, yapılan değişikliklerle amaçlarının ‘Irak ve ABD hükümetini Irak’ta görev yapmaya ikna etmek’ olduğunu söylüyor.

Tüm dünyada operasyonlar var
Paralı askerler her ne kadar yalnızca Irak’taki faaliyetleriyle gündemi meşgul etseler de, Afganistan’dan Pakistan’a, Somali’den Kosova’ya değin birçok ülkede görev alıyorlar. Genellikle ABD ve Avrupa merkezli bu şirketler, ‘ticari kaygılar’ nedeniyle ‘ucuz eleman’ peşinde Latin Amerika’ya kadar gidiyor. Blackwater, bir İngiliz veya Amerikalı askere günlük 1000 dolara kadar para öderken, Latin Amerika’dan işe aldıkları askerlere aylık 3000 dolar, Güney Afrikalı askerlere de aylık 12 bin dolar ücret ödendiği söyleniyor. Triple Canopy Güney Amerika’da, DynCorp Somali, Kolombiya, Afganistan’da, ITT Corporation Kosova’da görev yapıyor.


‘Bu, savaşların özelleştirilmesi’
İhsan Bal: USAK Bilim Kurulu Başkanı Güvenlik Uzmanı
ABD ordusunun Irak’tan ayrılması bir kısım güvenlik zafiyetini de arkasında getirecek. Bunlardan birincisi Irak’taki iç hesaplaşma. Siyasi bütünlük sağlanamadığı için güvenlikte de sorun yaşanacak. Ulusal ordu inşa edildiği söylenemez. İç hareketi, polis mantığını da kanun hükmünde etkin bir teşkilat haline getiremediler. Bu teşkilatlara alınan personellerin etnisiteleri, bağlı bulundukları mezhepsel yapıları de dengeli dağıtılmış değil. Göreceli güvenlik alanı oluşturulmuş olması daha fazla çatışmaya sürükleyebilir. Bu, savaşların özelleştirilmesidir. Özel ordular konsepti geliştirildi. Bir kısım firmaların güvenliğini, ABD yatırımlarının, petrol boru hatlarının güvenliğini sağlıyorlar. En profesyonel güvenlik güçleri dahil eğer denetim yoksa yasaların dışına çıkmaya temayüllü oluyorlar.

Kim denetleyecek?
Peki onları kim denetleyecek? Bu özel ordu tipi güvenlik şirketlerinin denetimi hukuk dışına çıkmaları halinde ciddi anlamda tartışılacak. Bunlardaki en büyük sorun kime hesap verecekleri, kime karşı sorumlu oldukları. Irak’ta bu soruların cevabı henüz saydam bir zemine oturtulmadı. ABD görev alanlarını Irak yetkililerine devretmiş olsa dahi politik bir sorun var. Hükümetin otorite kurması zor. Bu riskin üstüne ‘daha başı bozuk’ ve ABD işgalinden, cinayetlerden sorumlu olan şirketler geldi. Gözetime alınması gerekir. Irak’ın geleceğinde çok önemli riskler oluşturabilir.

‘Rehine durumuna düşebilirler’
Ümit Özdağ: 21’inci Yy. Türkiye Enstitüsü Başkanı
Savaş hukuku açısından tanımlanmamış bir alandan bahsediyoruz. Savaşın, belirli kodları var, hukuki zeminleri, belirli rütbeleri var. Bu unsurlar, hukuk içinde değiller. Bu çok sakat bir durum. ABD değil, Türkiye, İran ve Rusya yapmış olsaydı şu an kamuoyu ayağa kalkmıştı. Ama bu adamlar senelerden beri savaşıyorlar. Savaşmanın ötesinde ABD ordusunun yapamayacağı ve yaptığı zaman öne çıkan konvansiyonun da işleri daha rahat yapıyorlar. Koruma şirketi deniyor, ama aktif operasyona giriyorlar. Diğer yandan İran’a karşı ‘uzatılmış bir savaş’ başlamış durumda. Bu paralı askerler bir anlamda şimdi ABD’nin burada bıraktığı rehineler durumuna düşebilir. İran kendisi vurmasa da Irak’taki müttefiklerine buradaki askerleri hedef aldırabilir. Irak’ta bundan sonra olacak her şeyin İran ayağı olacak. Ayrıca, bunların PKK ile bağlantısı olduğu ve PKK’yı eğittiği iddiaları var. Bunlar daha sık gündeme gelecek. Bu paralı askerler Irak’ta ‘ahlaksızlık’ yaptı. Bunlara yönelik intikam eylemleri artabilir.


Özel güvenlik timlerinin sicili kabarık
Gawker adlı internet sitesinin ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan elde ettiği bilgilere göre özel güvenlik şirketleri denetimsiz güç kullanımında kabarık bir sicile sahip. Bunlardan bazıları şöyle:

19 Şubat 2007: Blackwater konvoyu görev sırasında ‘elinde patlayıcı olduğundan’ şüphelendiği bir şoförün aracına ateş etti. Arabayı aniden durduran sürücü ellerini havaya kaldırınca, elindekinin bir bomba değil yalnızca bir cep telefonu olduğu anlaşıldı.
16 Temmuz 2007: DynCorp konvoyu Erbil’de yalnızca ‘çok hızlı gittiği’ gerekçesiyle bir araca 5 kez ateş etti. Aracın sahibinin bir hâkim olduğu ve ateş edildikten sonra yapılan incelemede ‘temiz ve sağlıklı olduğu’ belirtildi. Halbuki, doktor raporunda hâkimin bacağından vurulduğu kaydedilmişti. Olay sonrası, DynCorp şirketi hâkime aracına verilen hasarın bedeli olarak 2500 dolar ödedi.
16 Eylül 2007: Blackwater, Bağdat’ın Nisur Meydanı’nda Amerikalı diplomatların konvoyunu korurken, şüphelendikleri Iraklı sivillere düzenledikleri silahlı saldırıda 17 kişiyi öldürdü. Bu, Blackwater’ın da bölgedeki faaliyetlerinin sonunu getirdi.
2003-2004: CACI ve Titan Corp. şirketlerine bağlı 6 paralı asker, Ebu Garip Hapishanesi’nde meydana gelen şiddet olaylarının yüzde 36’sından sorumlu tutuldu. Ordunun askerlerinden farklı olarak yasal bir soruşturmadan geçirilmediler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim