• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

AB ŞOKTA

AB ŞOKTA
Ludford, Anayasa Mahkemesinin askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi iptal etme kararını “korkunç ve şoke edici” olarak değerlendirirken ordunun yargı sistemi üzerinde hi,çbir etkisi olamayacağını söyledi.

Avrupa Parlamentosu üyesi İngiliz milletvekili Lord Sarah Ludford, Anayasa Mahkemesinin askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi iptal etme kararını “korkunç ve şoke edici” olarak değerlendirdi. Ludford, "İngiltere'de de askerî mahkemeler var, ama bunlar sadece disiplin suçlarına ve savaş alanındaki düzenleme ve görevlendirmelere bakarlar. Türkiye'deki durumu tarif etmek çok zor. Disiplin dışındaki suçları ilgilendiren konularda ordunun yargı sistemi üzerinde hiçbir rolü olamaz." dedi.

MEVCUT ANAYASA AB STANDARTLARINA UYMUYOR

“Neden iki başlı, iki sınıflı bir yargılama ve adalet sistemi getiriliyor?” diye soran Ludford, demokratik bir Avrupa ülkesinde ordunun hükümete değil, hükümetin orduya emir verdiğini belirterek, "Kesinlikle ordu kendi etrafında dönen Ergenekon ve diğer darbe iddialarıyla ilgili sivil yargıya ifade vermelidir” diye konuştu. Anayasanın AB standartlarına uymadığını kaydeden Ludford, Türkiye anayasası Türkiye-AB ilişkilerine yardımcı olmayan faktörlerin en başında geliyor” ifadesini kullandı.

Askere sivil yargının iptali AB’yi şoke etti

AVRUPA Parlamentosu (AP) üyesi İngiliz milletvekili ve aynı zamanda “Lord” unvanını taşıyan Sarah Ludford, Anayasa Mahkemesi’nin askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi iptal etme kararını, “korkunç” ve “şoke edici” olarak değerlendirdi. Sarah Ludford, askeri mahkemelerin sadece askerin ordu içindeki ‘disiplin’ suçlarına bakmakla yükümlü olduğunun altını çizerek, “İngiltere’ye baktığınız zaman burada da askeri mahkemeler var ama bu mahkemeler sadece disiplin suçlarına ve savaş alanındaki düzenlemeler ve görevlendirmelere bakar. Türkiye’deki durumu tarif etmek çok zor. Disiplin dışındaki normal suçları ilgilendiren konularda ordunun yargı sistemi üzerinde hiç bir rolü olamaz” dedi. Aynı eleştiriyi ABD’de Guantanama üssüyle ilgilide de dile getirdiğini anlatan Sarah Ludford, şöyle konuştu: “Guantanamo’da hala yasal olmayan bir şeklide tutulan esirlerin ABD’de askeri mahkemelerde yargılanacağı konuşulunca, yine aynı şekilde bu öneriyi eleştirdim. Amerika’da da askeri mahkemelere karşı çok büyük eleştiriler var. Nitekim ABD Başkanı Barack Obama, bu kişilerin askeri değil sivil mahkemelerde yargılanacağını açıkladı. Bu da doğru bir karardı. Şimdi Türkiye’de Anayasa Mahkemesi sivillere karşı suç işleyenlerin askeri mahkemelerde yargılanmasına karar verdi. Neden iki başlı, iki sınıflı bir yargılama sistemi, bir adalet sistemi getiriliyor?”

“ERGENEKON'UN ÜZERİNE GİDİLSİN”

Ludford, normal bir demokratik Avrupa ülkesinde ordunun hükümete değil, hükümetin orduya emir verdiğine işaret ederek, “Ergenekon” ve en son geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan “Balyoz” planı iddialarına da değindi. AP parlamenteri Ludford, “Kesinlikle ordu kendi etrafında dönen Ergenekon ve diğer darbe iddialarıyla ilgili sivil yargıya ifade vermelidir. Maalesef tekrar söylüyorum Anayasa Mahkemesi’nin bu davranışı korkunç bir adım oldu. Bu kararı değerlendirirken çok iyimser olamıyorum. AB Komisyonu da bu karardan ötürü büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Sonuç olarak, Türk anayasal sistemi, Türkiye-AB ilişkilerine yardımcı olmayan faktörlerden biridir” dedi.

"ANASAYA AB STANDARTLARINA UYMUYOR

DTP’nin kapatılmasının Türkiye’de anayasal değişikliğinin aciliyetini bir kez daha gösterdiğini anlatan Ludford, AKP’nin de bir dönem kapatılmaktan kıl payı kurtulduğunu ama hala değişiklikler için somut bir adım atamamasının da yadırganacak bir durum olduğunu söyledi. Ludford, anayasanın AB standartlarına uymadığını belirterek, “Anayasanın hâlâ değiştirilmemiş olması Avrupa Konseyi tarafından da kınandı. Bu anayasa Avrupa standardının demokratik sistemine uymuyor. Anayasanın DTP’yi kapatma kararında kendine özgü bir sebebi vardır ama bu mantıklı görünmüyor. Türkiye’deki siyasi parti işleyişi önünde engel oluşturuyor. Türkiye Anayasası Türkiye-AB ilişkilerine yardımcı olmayan faktörlerin en başında geliyor” diye konuştu.


“CHP, MODASI GEÇMİŞ

TUTUM SERGİLİYOR”

Sarah Ludford, konuşması sırasında Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP’yi de sert bir şekilde eleştirerek, “CHP, Türkiye’nin canlı ve modern bir Avrupa ülkesi olma süreci önünde modası geçmiş bir tutum sergiliyor. Açıkçası ana muhalefet partisinin oynadığı rol, tam bir hayal kırıklığı diyebilirim” ifadesini kullandı.CHP’yi Türkiye’de özgürlüklerin genişletilmesinin önünde esnek olmamakla suçlayan AP üyesi Sarah Ludford, şöyle devam etti: “Türkiye’de Atatürk’ün mirasını taşıdıklarını iddia edenler bugün insan haklarının ve özgürlüklerin genişletilmesine karşı isteksiz olmaları beni şaşırtıyor. Siz iki kimliğinizle yine de çok iyi bir vatandaş olabilirsiniz. Türk ama aynı zamanda İngiliz vatandaşı olan da var. Neden Türk vatandaşı Kürt olmasın ya da neden Kürtlerin kendi kimliklerini ifade etmeleri sorun edilsin. Bunu anlayamıyorum. Türkiye’de ana muhalefet partileri ülkenin Kürtlerle bir işbirliğine gitmelerine karşılar. Ana muhalefet partisi, daha çok siyasete sık sık müdahale etmekle bilinen askerle ilişkisi var.”


“TÜRKİYE AB ÜYESİ OLACAK”

Son olarak kendisinin Türkiye’nin AB üyesi olmasını çok istediğini ve bunun gerçekleşeceğine inandığını dile getiren Ludford şunları söyledi: “Türkiye’nin AB üyesi olmasına büyük destek veriyorum. Ben iyimserim. Türkiye çok büyük bir değerdir AB için. Demokrasiyi istemek Türk halkının kendi iradesiyle istediği bir hak olmalıdır. Türkiye’nin AB’ye ekonomik ve stratejik büyük katkısı olacaktır. Sadece ekonomik değil, Türkiye’nin Orta Doğu’daki konumu, kendi bölgesindeki ülkelerle ilişkisi ve enerji alanındaki avantajlarını ve genç nüfusunu düşünecek olursak çok büyük bir değerdir. Tarihi konumuyla Türkiye’nin üyeliği, Avrupa’nın dünya ile ilişkilerinde büyük bir katkısı olacaktır.”


Kaynak:Yeniasya
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim